SAĞLIK - 06 Aralık 2017 Çarşamba 12:24

Bahçeci Sağlık Grubu 12. tüp bebek merkezini Ankara’da açıyor

A
A
A
Bahçeci Sağlık Grubu 12. tüp bebek merkezini Ankara’da açıyor

Kuruluşundan bu yana yaklaşık 40 bin bebeğin dünyaya gelmesini sağlayan Bahçeci Sağlık Grubuna ait tüp bebek merkezi başkent Ankara’da açılıyor.

Kuruluşundan bu yana yaklaşık 40 bin bebeğin dünyaya gelmesini sağlayan Bahçeci Sağlık Grubuna ait tüp bebek merkezi başkent Ankara’da açılıyor.


Bünyesinde 4’ü Türkiye’de ve 8’i komşu ülkelerde olmak üzere toplam 12 tüp bebek merkezi barındıran Bahçeci Sağlık Grubunun Genel Müdürü Ahmet Hamdi Bahçeci, yatırımlarını ihtiyacı olan bölgelere yaptıklarını belirterek, "Hizmetimizi ihtiyacı olanların ayağına götürüyoruz. Böylelikle tüp bebek tedavisi için İstanbul’a gelmek durumunda kalan çiftlerin zaman ve maliyet kaybını da önlemiş oluyoruz” diye konuştu.


Ankara Tüp Bebek Merkezinde dünya standartlarında embriyoloji laboratuvarı, en son geliştirilen ultrasonografi cihazları, ameliyathaneler ve konforlu hasta odalarıyla hizmeti anne-baba olma hayali kuran çiftlere ulaştırdıklarını bildiren Bahçeci, Ankara’da açılan merkez ile birlikte başkent ve civar illerdeki tedavi standartlarını ciddi oranda yükseltmeyi amaçladıklarını belirtti. Tüp bebek tedavilerinde başarıya giden yolun öncelikle doğru teşhis ve bu teşhise uygun başarısı kanıtlanmış tedavi yöntemlerini uygulamak olduğunu belirten Bahçeci, “Bugüne kadar çiftlerin bebek hayalini gerçekleştirmenin haklı gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye’de Diyarbakır’dan sonra Ankara’da da açtığımız yeni merkezimiz ile tüp bebek tedavisi için İstanbul’a gelen çiftlerimizin sağlık göçünü engellemek için çaba sarf ediyoruz. Halkımıza kendi memleketlerinde tedavi olabilecekleri imkanları sunmaya çalışıyoruz” dedi.


Kişiye özel tedavi yaklaşımı ve bilimsel gelişime katkı sağlayan uzman kadrosu sayesinde Newsweek tarafından dünyanın en iyi üç tüp bebek merkezinden biri seçilen Sağlık Grubunun bünyesinde gerçekleştirilen tüp bebek uygulamaları ile her yıl ortalama yüzde 30 civarında büyüme sağladıklarını bildiren Hamdi Bahçeci, “Bu artışın kurum olarak teknoloji ve inovasyonu tedavide etkin bir şekilde kullanmamıza bağlı olduğunu gözlemliyoruz. Yüksek başarı elde etmek ve bu başarıyı sürekli olarak daha da iyileştirmek için kurumsal açıdan üç şartımız var; yenilikçi olmamız, etkin şekilde sunulan tanı ve tedavilere odaklanarak teknoloji ile iç içe olmamız ve kişiye özel tedavi planlamaları yapmamız” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."