SAĞLIK - 09 Ağustos 2019 Cuma 09:15

Ankara Şehir Hastanesinde bir ilk daha

A
A
A
Ankara Şehir Hastanesinde bir ilk daha

Ankara Şehir Hastanesinde Göğüs Cerrahisi Uzmanları bir ilke daha imza attı.

Ankara Şehir Hastanesinde Göğüs Cerrahisi Uzmanları bir ilke daha imza attı.


Eskişehir den Ankara’ya eşi İsmail Varal ile birlikte tedavi için gelen Ayşenur Varal, Ankara Şehir Hastanesinde Doç. Doktor Erdal Yelkeler ve ekibinin yaptığı başarılı ameliyat sonucunda 7 ay sonra yemek yedi, su içti ve düzgün nefes almaya başladı.


Ameliyatın zor ve nadir olduğunu belirten Ankara Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahisi uzmanı ve Doç. Doktor Erdal Yelkeler, “ Aslında nefes borusu ameliyatlarında göğüs cerrahisini yaptığı nadir ve çok zor işlerden bir tanesidir. Nefes borusunda en sık karşılaştığımız ameliyat gerektiren, daha çok yoğun bakımda kalmış hastalarda ortaya çıkan nefes borusu darlıklarıdır. Yoğun bakımda uzun süre yatan hastalarda özellikle solunum cihazına bağlı hastalarda, nefes borusuna yerleştirdiğimiz tüpler var, bu tüpün uzun süre kalması neticesinde nefes borusunda darlıklar ortaya çıkmaktadır. Nefes borusunda yaptığımız diğer büyük tümör, yani kanserleri veya iyi huylu tümörleri sıralayabiliriz” şeklinde konuştu.



“Ayşenur hanım 7 aydır yemek yiyemiyor, su içemiyordu”


Hastalık hakkında bilgiler veren Yelkeler, sözlerine şöyle devam etti,”Nefes borusu ile yemek borusu arasındaki yırtıklara Trakea Özofagus diyoruz. Bir çok büyük merkezde ulaşamayan hastalarımız için bu nefes darlığını ortadan kaldırmak için nefes borusuna delikler açılmasıdır. Hastamız yaklaşık 7 aydır nefes borusu ile yemek borusu arasında darlık arkasındaki açılan delik nedeniyle yaklaşık 7 aydır ağızdan sıvı alamıyor, yemek yiyemiyor vaziyette. Konuşma ve nefes darlığı vardı. Hastamız bize bu şekilde başvurdu. Hastamızı göğüs cerrahine yatırdık ve arkasından ameliyatımıza başlamış olduk.”



“Ankara Şehir Hastanesinde 9 ameliyatta da başarılı olduk”


Üzücü bir durum yaşamadıklarını belirten Yelkeler, “Ameliyatlar gerçekten zor ameliyatlar. Bazen dikiş tutmuyor daracık alanlarda dikiş tutmuyor. Her şey yolunda giderse 2 haftaya taburcu ediyoruz. Ülkemizde bu ameliyatın korkulan kısmı dikişlerin tutmaması, artık hastalar açısından ve hekimler açısından da bazı problemler oluşturuyor. Ankara Şehir Hastanesi bu anlamda nefes darlığı, nefes yırtılması, yemek borusu yırtılması durumunda, açıldığı bu tarihten yana 9 tane bu şekilde ameliyat gerçekleştirdi. Bu ameliyatlar Türkiye de çok az merkezlerde yapılmakta ve bu vakte kadar yaptığımız ameliyatlarda neticesinde elde ettiğimiz sonuçlar güzel, üzücü bir durum yaşamadık” diye konuştu.


Yaşadıkları zorlukları anlatan İsmail Varal, “7 ay önce hastaneye gittik. Yoğun bakıma girdik nefes borusuna delik açtılar. Daha sonrasında Ankara şehir hastanesine geldik. 15 gün sonra burada ameliyatı yapıldı. Çok şükür sağlığına kavuştu. Eskişehir de bu gibi tedaviler pek bilinmiyor.


Hocamıza teşekkür ederim. Allah razı olsun. Ankara şehir hastanesindeki doktorlar olsun , çalışanlar olsun ilgi bakımından olsun gayet iyi. Bu hastalığı olanlar buraya gelsinler.


7 ay sonra yemek yiyebilmenin ve su içebilmenin mutluluğunu yaşayan Ayşenur Varal,”Çok şey hatırlamıyorum yoğun bakımdaydım. Yaşadığım zorlukları hatırlatıyorum. Şimdi gayet iyiyim. 7 ay sonra yemek ve su içmek çok güzel bir duygu. Hastaneyi ve doktorlarımızı çok güzel buldum. Bayramı da ailemle geçireceğim içinde çok mutluyum” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Tuzluca tuz mağaralarında bayram yoğunluğu yaşandı Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde bulunan tuz mağaraları, şifalı havası ve doğal yapısıyla Kurban Bayramı tatilinde de yoğun ilgi gördü. Solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiği belirtilen mağara, 9 günlük bayram tatilinde 16 binin üzerinde yerli ve yabancı turisti ağırladı. Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde yer alan tuz mağaraları, bayram tatilinde yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olmaya devam ediyor. Doğal tuz oluşumları ve yer altındaki etkileyici atmosferiyle dikkat çeken mağara, özellikle astım, bronşit ve nefes darlığı gibi solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılan havası dolayısıyla sağlık turizmi açısından da önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Bayram tatillerinde yoğun ziyaretçi ağırlayan tuz mağaraları, 4 günlük Kurban Bayramı’nda yaklaşık 10 bin kişiyi misafir ederken 9 günlük bayram tatilinde ise toplamda 16 binin üzerinde yerli ve yabancı turisti ağırladı. Aileleriyle birlikte bölgeye gelen ziyaretçiler hem mağaranın doğal güzelliklerini keşfediyor hem de şifalı olduğu değerlendirilen havasından faydalanma imkanı buluyor. Tuz mağarası gişe personeli Cemil Gümüştekin, Kurban Bayramı ile birlikte açılış saatlerinde değişikliğe gittiklerini belirterek, "Çalışma saatlerimiz yaz uygulamasında sabah 09.00 ile akşam 18.00 arasındadır. Kışın ise sabah 08.00’de açıp akşam 17.00’ye kadar hizmet veriyoruz. Bayram dolayısıyla sabah 08.00 gibi açıyoruz. Akşam kapanış saatimiz ise ziyaretçi yoğunluğuna göre değişiyor. Bazen 19.00, bazen de 20.00’ye kadar açık kalıyoruz. Yoğunluk oldukça fazla. Bu yoğunluğun pazartesi gününe kadar devam etmesini bekliyoruz" dedi. Tuz mağarasının fotoğraflardan daha güzel olduğunu söyleyen Erkan Güzel ise, "Biz Bitlis’in Tatvan ilçesinde oturuyoruz. Doğu turuna çıktık. Önce Iğdır’a geldik, ardından Kars tarafına doğru geçeceğiz. Yol üzerindeyken tuz mağarasını da görmek istedik. Gezi öncesinde internette Iğdır’da gezilebilecek yerleri araştırırken tuz mağarasını gördük. Fotoğraflarda güzel görünüyordu ancak buraya geldiğimizde fotoğraflardan çok daha etkileyici olduğunu gördük. Burası kesinlikle görülmesi gereken bir yer. İnsan içeri girince gerçekten büyüleniyor. Oldukça etkileyici ve keyifli bir ortamı var" diye konuştu. Arkadaşlarının tavsiyesi ile tuz mağarasına geldiğini belirten Alaattin Günal, "Giresun’dan geliyorum. Iğdır’daki arkadaşlarımızın tavsiyesi üzerine Tuzluca tuz mağarasını ziyaret ettik. Daha önce hiç görmemiştim. Iğdır’a geldiğimizde, misafir olduğumuz aile dostlarımız burayı görmeden dönmememiz gerektiğini söyledi. Geldik ve gördük. Gerçekten devasa bir mağara. Herkese tavsiye edeceğim yerlerden biri. Çok güzel bir tuz mağarası" dedi. Ailesi ile fırsat bulduğunda sürekli tuz mağarasına geldiğini ifade eden Beran Kaylan, "Ben Iğdır’da yaşıyorum. Tuzluca ilçesi yakın olduğu için her yıl buraya geliyoruz. Her gelişimde buranın daha da geliştiğini görüyorum. Çok güzel bir yer. Türkiye’nin 81 ilindeki herkesin gelip burayı görmesini tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. Tuz mağarasının birçok rahatsızlığa iyi geldiğini söyleyen ve Kars’tan gelen Baran Genç ise, "Tuzluca mağarasını gezmeye geldik. Burası çok güzel ve görülmeye değer bir yer. Herkesi buraya davet ediyoruz. Kendi memleketimiz olmasına rağmen çok sık gelemiyorduk. Birkaç kişi bize tavsiye etti. Özellikle bazı rahatsızlıklara iyi geldiği söyleniyor. Bacak ağrısı çekenler ve nefes darlığı yaşayan kişiler için faydalı olduğunu duyduk. Bu nedenle hastalarımızı da sağlıklarına kavuşmaları ümidiyle buraya getirdik. Burayı herkese öneriyoruz" dedi. Gişe görevlisi Necmettin Bozyiğit, yaz aylarında da vatandaşların mağara içerisinin serin olması nedeniyle tuz mağarasını ziyaret ettiğini belirterek, mağaranın yılın her döneminde yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Bozyiğit, "Mağara, 2021 yılından bu yana aktif olarak hizmet veriyor ve halka açık. Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından ziyaretçiler geliyor. KOAH, bronşit ve astım hastalarına iyi geldiği belirtiliyor. Yaz-kış mağara içerisindeki sıcaklık yaklaşık 12 derece oluyor. Bu nedenle kışın sıcak, yazın ise serin bir ortam sunuyor" ifadelerine yer verdi. Iğdır turizminin önemli destinasyonları arasında yer alan tuz mağaralarının, her yıl artan ziyaretçi sayısıyla bölge ekonomisine de katkı sunduğu bildirildi.
Zonguldak Zonguldak’ın doğa harikası Gökgöl Mağarası’na bayramda ziyaretçi akını Zonguldak’ın jeolojik zenginlikleri ve eşsiz doğal yapısıyla öne çıkan simgelerinden Gökgöl Mağarası, Kurban Bayramı tatili boyunca adeta ziyaretçi akınına uğradı. Arefe günü dâhil olmak üzere bayram dönemi boyunca mağarayı toplam 5 bin 884 kişi gezdi. Giriş istatistiklerine göre doğa harikası alan; arefe günü 757, bayramın birinci günü 680, ikinci günü bin 509, üçüncü günü bin 446 ve dördüncü günü ise bin 492 doğaseveri ağırladı. Şehir merkezine yakınlığıyla ulaşım kolaylığı sağlayan mağara; göz alıcı sarkıt, dikit, sütun ve traverten oluşumlarının yanı sıra çevreyle uyumlu yürüyüş yollarıyla da büyük beğeni topluyor. Toplamda 875 metrelik bölümü turizme açık olan alan; cam köprüleri, seyir terası ve doğal dokuya zarar vermeden ilerleyen yürüyüş aksıyla konforlu bir gezi imkânı tanıyor. Girişte yer alan bilgilendirme panoları ise gelenleri mağaranın etkileyici tarihi ve jeolojik yapısı hakkında aydınlatıyor. Türkiye’nin en uzun 10. mağarası Yaklaşık 3 bin 350 metreye ulaşan uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun 10’uncu, Zonguldak’ın ise ikinci büyük mağarası olma özelliğini taşıyan Gökgöl Mağarası, Karbonifer dönemine uzanan geçmişiyle yaklaşık 350 milyon yıllık bir oluşumun izlerini taşıyor. İçerisinden akan yeraltı deresinin sularını doğal bir sifon sistemiyle Erçek Deresi’ne ulaştıran bu doğa harikası, damlataş zenginliğiyle dikkat çekiyor. Mağaranın iç kısımları yapısal özelliklerine göre; "Fosil Giriş", "Astım Salonu" ve "Harikalar Salonu" gibi isimlerle adlandırılıyor. Mağara ortamının özellikle astım hastalarının rahatlamasına yardımcı olduğuna yönelik bilgiler, alanın sağlık ve yaşam turizmi açısından da cazibe merkezi olmasını sağlıyor. Bayram tatili rotası kapsamında İstanbul’dan bölgeye gelen 65 yaşındaki emekli subay Ali Gürsel Ovalı, mağaradaki düzenlemeleri çok başarılı bulduğunu belirterek, "İstanbul’dan geliyoruz. Bolu’yu gezdik ardından Safranbolu, Amasra, Bartın ve Zonguldak. Buradan da İstanbul’a döneceğiz. Çok güzellikler gördük. Özellikle tarihimizi yansıtan yerler gezdik. Burayı da çok güzel organize etmişler. Safranbolu’da bir mağara gezmiştik. Bu kadar güzel dizayn edilmemişti. Gökgöl Mağarası çok güzel sarkıt ve dikitleri olan herkesin mutlaka görmesi gereken bir mağara. Her bakımdan herkese tavsiye ederim. Tekrar yolumuz düşerse uğramak isterim" dedi.