ÇEVRE - 29 Mayıs 2026 Cuma 10:14

Kökenleri Osmanlı Süvari atlarına dayanan Toroslar’ın özgür ruhları yılkı atları

A
A
A
Kökenleri Osmanlı Süvari atlarına dayanan Toroslar’ın özgür ruhları yılkı atları

Antalya'nın İbradı ilçesi Ormana Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 90 bin dönümlük Eynif Ovası'nda özgürce yaşayan yüzlerce yılkı atı, yavrularıyla birlikte görüntülendi. Kökenleri Osmanlı Süvari atlarına kadar dayandığı bilinen ve özgürlüğün simgesi olarak bilinen yılkı atları ve yavruları dron ile görüntülendi.

Toros Dağları'nın eteklerinde yer alan Eynif Ovası'nda yaşamlarını sürdüren yılkı atları, özellikle ilkbahar aylarında yavrularıyla birlikte ovada oluşturdukları görüntülerle dikkat çekiyor. Sürü halinde dolaşan ve özgürlüğün simgesi olarak görülen yılkı atları, doğanın içerisinde kartpostallık görüntüler oluşturdu.
Yeni doğan yavrularını emziren yılkı atları dron ile görüntülenirken, renk renk görüntüleriyle dikkat çeken atlar ovada kilometrelerce alanda özgürce dolaştı. Zaman zaman yüzlerce atın bir arada görülmesi ise bölgeye gelen ziyaretçileri hayran bıraktı.

Kökenleri Osmanlı Süvari atlarına dayanan Toroslar’ın özgür ruhları yılkı atları

"Doğaseverlerin ilgi odağı oldu"

Konya'yı Akdeniz'e bağlayan Demirkapı Tüneli'nin hizmete girmesiyle birlikte bölgeye ulaşımın kolaylaşması, Eynif Ovası'na olan ilgiyi de artırdı. Özellikle doğa fotoğrafçıları ve doğaseverler yılkı atlarını görmek için bölgeye geliyor.
Akseki ilçesinden Eynif Ovası'na yılkı atlarını izlemeye gelen Hüseyin Çatlı, gördüğü manzaranın kendisini etkilediğini belirterek, "90 bin dönümlük bu ovada atları yavrularıyla birlikte görmek harika bir şey. Bugün şansımıza yüzlerce yılkı atını bir arada gördük. Hatta ovada bulunan ineklerle birlikte yayılmaları da çok güzel bir görüntü oluşturuyor" dedi.

Kökenleri Osmanlı Süvari atlarına dayanan Toroslar’ın özgür ruhları yılkı atları

"Özgürlüklerinden taviz vermiyorlar"

Özgürlüklerine düşkün olmalarıyla bilinen yılkı atları, insanları kendilerine fazla yaklaştırmıyor. Vahşi yaşamın içerisinde özgürce hareket eden atlar, genellikle 10 ila 12 attan oluşan gruplar halinde dolaşıyor. Bu grupların liderliğini bir erkek at üstlenirken, diğer üyeleri ise kısraklar ve yavrular oluşturuyor.

Kökenleri Osmanlı Süvari atlarına dayanan Toroslar’ın özgür ruhları yılkı atları

"Osmanlı süvarilerinden günümüze uzanan miras"

Eynif Ovası yılkı atlarının varlığı ve soyları ile ilgili de farklı değerlendirmeler bulunuyor. Atların kökenlerinin Osmanlı sipahilerinin atlarına kadar dayandığı iddia edilirken akademik çalışmalara da giren bilgilere göre Ormana köyü ağaları Osmanlı yönetiminden Eynif Ovası'nın tapusunu (7 tapu) Ormanalı gençleri savaş döneminde sipahi ocağına yazdırma karşılığında talep ederler. Savaş bitip Osmanlı devleti dağılıp, askerler memleketlerine dönerken atlarını da getirirler. Ancak bu bölgenin ağır arazi koşullarında yük ve çeki hayvanı olarak hızlı koşu atlarından daha güçlü atlara ihtiyaç olduğu için bu atlar ovaya salıverilir. O günden beri bu atların bu bölgede doğa koşullarına adapte olup, artarak varlığını sürdürmekte oldukları bilinmektedir. Son dönemlerde kırsal kesimde atın önemini yitirmesiyle de salıvermeler artmıştır. Eynif Ovası'nda sayıları kesin olarak bilinmemekle beraber binden fazla oldukları ve gruplar halinde yaşayan yılkı atı olduğu öğrenilmiş
olup gözlemler de bunu teyit etmektedir. Aileler şeklinde yaşayan at gruplarında taylar, kısrak, tor (genç) dişi ve erkek atlar ile grubun en güçlü üyesinin liderlik ettiği bir hiyerarşik yapı söz konusu.

Ayşe Çatlı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: "Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu?" Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde yaptığı açıklamalarda, "Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu? Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi?" dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı’nın 4’üncü gününde partisinin genel merkezinde partililer ve vatandaşlarla bir araya gelerek bayramlaştı. Burada açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, CHP’nin arınarak siyasi yoluna devam edeceğini belirtti. CHP’nin bir halk yuvası olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, CHP’nin kimliğinde rüşvet, hırsızlık ve adam kayırmanın olmadığını vurguladı. CHP’nin mahkeme salonlarında sürünmeyeceğinin de özellikle altını çizen Kılıçdaroğlu, bu olaylar neticesinde sorumlulardan hesap soracağını sözlerine ekledi. "Burası halkın yuvasıdır" CHP’nin halkın bir evi, halkın merkezi olduğunu ve tüm Türkiye ile birlikte var olacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Burası halkın yuvasıdır. Bugün burada CHP’nin tarihi namusunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik güvenliğini, millet iradesinin onurunu ve devlet aklının geleceğini konuşmak için bulunuyorum. Çünkü yaşadığımız mesele yalnızca bir kurultay tartışması değildir. Yalnızca kimin genel başkan olacağı meselesi de değildir. Bu mesele Türkiye’de siyasetin ahlakla mı parayla mı, hukukla mı operasyonla mı, millet iradesiyle mi veya aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir. Kimseyi aşağılamadan, hedef göstermeden ve kimseye haksızlık etmeden gerçeği söyleyeceğim. Çünkü bizim geleneğimiz budur. Çünkü biz CHP’liyiz. Bizim kitabımızda intikam yoktur. Bizim kitabımızda iftira yoktur. Bizim kitabımızda kin yoktur. Bizim kitabımızda mertçe helalleşme vardır, hesaplaşma vardır. Bizim kitabımızda arınma vardır ama bu arınma tasfiye değil, yeniden bir doğuştur. 38. Kurultayda bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün ‘CHP’de demokrasi esastır’ dedik ve geri çekildik. Maalesef gördük ki durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar, o günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimize şunu göstermiştir. Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse, milletin iradesine duyulan güven sarsılır ve derin bir yara alır" diye konuştu. "Ahlaki meşruiyet sorunu yaşanırsa, o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir" CHP iradesinin mahkeme salonlarına ve rüşvet operasyonlarına kadar düştüğünü vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Ahlaki meşruiyet sorunu yaşanırsa, o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir. Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Emanetimizi kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kapalı kapılar ardındaki küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet etti? Şimdi bana ne yapacağımı soruyorlar. Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım, herkes bunu bilsin. Sonra kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Tertemiz bir kurultay yapacağız. Partililerimiz, partimizin güvenli limanını inşa edecek. O güvenli limana hep beraber gideceğiz. Doğru düzgün bir limana gideceğiz. Güvenli limanı ben değil, sizler inşa edeceksiniz. O sandıktan kim çıkarsa partinin lideri olacaktır. Başımızın tacı olacaktır. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz. Ben hayatı boyunca hem bürokratik yaşamında hem de siyasi yaşamımda sadece vatana ve millete hizmet etmiş bir kardeşinizim. Hesap uzmanlığından genel müdürlüğe, milletvekilliğinden genel başkanlığa kadar devletin ve milletin her kademesinde görev yaptım. Boğazımdan aşağı tek bir kuruş haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim" şeklinde konuştu. "Benim tek odağım vatandır" Kendisine ve partililere çamur atmaya kalkışanların amaçlarına ulaşamadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Benim tek odağım vatandır ve Türkiye’dir. Bize çamur atmaya kalkanların çamurları kendi ellerinde kalmıştır. Tarih önünde de hep ellerinde kalacaktır. Bu yürüyüş benim yürüyüşüm değil. Bu yürüyüş adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin son büyük nöbetidir. Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın, çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş asırlık çınarı kuruluş kodlarına, tertemiz ahlaki zemine geri oturtma yürüyüşüdür. Birilerinin siparişleriyle, birilerinin fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama ‘hain’ diye bağıranları duydum. Onlara o sloganları attıran kirli zihniyete tarih önünde sesleniyorum. Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi kıldan ince, kılıçtan keskindir. Bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez. Bu çaba sadece ve sadece kendi acizliklerinin, kendi korkularının tecellisidir. Ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu kardeşinize, tam da bu noktada tarih önünde açıkça hakkınızı helal edin. Benim bu millete, cefakar örgüte bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan gizlice sızan, ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe, biz millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum" dedi. "Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu?" Yaklaşık 3 yıldır süregelen rüşvet operasyonları ve diğer olumsuzluklar için tüm Türkiye’den özür dileyen Kılıçdaroğlu, "Sizin o nasırlı ellerinize, helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları o haram sofralara meze yapanları fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. CHP’nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların, Mustafa Kemal’in partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için sizlerden özür diliyorum. Halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip, rüşvete talanına bulaşan o rüşvetli belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım, onları tek tek ayıklayamadığım için sizlerden özür diliyorum. Hakkınızı helal edin ve beni affedin. Uşak Belediyesi’nde rüşvete ve talana göz yummak, yetimin hakkını peşkeş çekmek baba ocağının kitabında yazar mı? Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu? Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi? Baba ocağında FETÖ’cü hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu? Baba ocağı helaldir ve temizdir. Baba ocağımız vatandır. Biz bu baba ocağının sahipleriyiz. Baba ocağının sofrasında asla haram lokma olmaz. Her şey helaldir. Çünkü baba ocağıdır. Baba ocağında oturanlar, Gazi Meclisi’nin çatısı altında rüşvet iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu ki bu lekeyi Gazi Meclisimize ve Cumhuriyet Halk Partimize düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz? Biz değil. Siz karar vereceksiniz. Kapatma olursa yedek parti hazır diyenler şunu çok iyi bilsinler. CHP devlete istikamet çizen bir partidir. CHP; ahlakın, erdemin, ülkesine ve vatandaşına hizmet etmeyi temel ilke edinenlerin, demokrasiyi savunanların partisidir" ifadelerini kullandı. "Rüşvetçilerden ve hırsızlardan arınacağız" CHP’nin rüşvet operasyonlarında adı geçen belediye başkanlarından ve yardımcılarından arınacağının sözünü veren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rüşvetçiler ve hırsızlardan arınacağız. Önce CHP, sonra Türkiye arınacak. Biz kendi evimizi hukukla, ahlakla temizlerken asıl görevimiz olan bu milletin dertlerini unutmayacağız. Sokaklarımızı zehirleyen uyuşturucu baronları da dinlesin. Halkın tepesine çöken mafya artıkları da dinlesin. Kemal Kılıçdaroğlu hayatta olduğu müddetçe, bu can bu bedende kaldığı müddetçe size asla ve asla geçit vermeyeceğiz. Sizden korkmayacağız. Ben bu kavgayı yeniden başlatıyorum. İçerideki haramzadeleri maşa gibi kullanarak Türkiye’yi sömüren uluslararası tefeciler ve Türkiye düşmanları siz de iyi dinleyin. Herkes şunu çok iyi bilsin. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu iradesi CHP’dir. Bu iradenin sarsılmaz ve sönmez ruhu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Biz bugün burada o kurucu iradeye canımız pahasına sahip çıkıyor şerefle ve gururla taşıyoruz. CHP dimdik ayaktadır, yıkılmayacaktır ve dağılmayacaktır. Biz sadece geçmişi temizlemeyeceğiz. Biz geleceği de inşa edeceğiz. Bu ülkenin tüm namuslu evlatlarını bir araya getireceğiz. Adaletin, ahlakın ve dürüstlüğün sarsılmaz kalesi olarak bu anlayışı hep birlikte yeniden inşa edeceğiz. Geçmişte söyledik, şimdi de söylüyoruz. Umutsuzluğu çöpe atın. Güneşli günler çok yakın." Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklama sonrası kendisine verilen beyaz güvercinleri gökyüzüne bıraktı. Program Kılıçdaroğlu’nun tekrardan makamına geçiş yapmasıyla son buldu.
İstanbul Arkanı tarafından 16 yaşında 17 bıçak darbesiyle öldürülen Abdülbaki doğum gününde unutulmadı Büyükçekmece’de kendisinden sigara isteyen 16 yaşındaki çocuğa "Yok" dediği için 17 yerinden bıçaklanarak katledilen 16 yaşındaki Abdülbaki Demirel’in doğum günü unutulmadı. Mezarı başında toplanan aile üyeleri ve yakın arkadaşları dualarla andı. Sürpriz doğum günü yapmayı planladıklarını belirten arkadaşları ise mezarı başında yaşadıkları acının tarifinin bulunmadığı belirtti. 10 Mayıs Pazar günü akranları tarafından sigara vermediği gerekçesiyle defalarca bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in doğum gününde de unutulmadı. Büyükçekmece Güzelce Mahallesi’nde bulunan mezarı aile üyeleri ve yakın arkadaşları tarafından ziyaret edilirken, doğum günü dualarla anıldı. Geçtiğimiz yıl doğum gününde sürpriz yaptıklarını, bu yılda sürpriz doğum günü yapmayı planladıklarını belirten arkadaşları ise sorumluların gerekli cezayı almasını istediklerini belirtti. "Yaşasaydı sürpriz yapacaktık" Ecrin Yaren Bakar, "Abdülbaki benim en yakın arkadaşımdı, gerçekten çok iyi bir insandı. Kimseye kötülüğü olmadı, o bizi incitmedi, umarım toprakta onu incitmez. Biz katillerin en büyük cezayı almasını istiyoruz, daha fazla ailenin canı yanmasın istiyoruz. Bugün doğum günüydü, yaşasaydı sürpriz yapacaktık. Maalesef mezarını ziyarete geldik. Abdülbaki, Atlas, Ahmet gibi birçok çocuk katledildi, bununla ilgili kanuni düzenleme istiyoruz." dedi. "Bende korkuyorum" Hamza Ali Kumur, "Geçtiğimiz yıl doğum gününü Büyükçekmece Sahili’nde kutlamıştık. Bu yılda beğendiği şeyleri göstererek ‘Benim doğum günüme az kaldı, bunları istiyorum hediye olarak’ demişti. Böyle gitmesini hiçbirimiz istemezdik. Bu şekilde canice katledilmeyi kimse istemezdi. Abdülbaki için adalet istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz. Bende korkuyorum, benim başıma veya eşimin, dostumun başına bir daha böyle bir şey gelebilir. Gerekli önlemlerim alınmasını istiyoruz" diye konuştu. "Cinayetler umarım bizim ailemiz ile son bulur" Muhammet Demirel, "Arkadaşlarının gelmesine biz çok sevindik. Sabahta gelmişler, şimdi bizimle de bir kısmı geldi. Zaten ailecek biz her gün buradayız. Bugün doğum günüydü, keşke aramızda olsaydı. Biliyorum ki cennette onun doğum günü kutlanıyor şimdi. Kardeşim masumdu, bu şekilde aramızdan ayrılmasını istemezdik. Bu tarz cinayetler umarım bizim ailemiz ile son bulur, bizden başka kimsenin evine ateş düşmez. Adalet bakanına, cumhurbaşkanına sesleniyoruz, bu suça sürüklenen çocuk denilen kavram ortadan kalksın. Kardeşimin katilleri gereken cezayı alsın" ifadelerini kullandı.