SAĞLIK - 04 Ekim 2019 Cuma 09:41

2 milyon 500 bin kadına meme kanseri taraması yapıldı

A
A
A
2 milyon 500 bin kadına meme kanseri taraması yapıldı

Sağlık Bakanlığı, dünyada ve ülkemizde önemli bir sağlık sorunu olan meme kanserini erken teşhis edebilmek için 2 milyon 500 bin kadına meme kanseri taraması yaptı.

Sağlık Bakanlığı, dünyada ve ülkemizde önemli bir sağlık sorunu olan meme kanserini erken teşhis edebilmek için 2 milyon 500 bin kadına meme kanseri taraması yaptı.


2018 yılında ülke genelinde 2 milyon 500 bin kadın meme kanseri taramasından geçirildi. Bu taramalarda 102 bin kişiye meme kanseri şüphesiyle ileri tetkik yapıldı ve 36 bin vaka erken evrede teşhis edilerek tedaviye başlandı.


Meme kanseri, kadınların en sık karşılaştığı kanser türleri arasında ilk sırada bulunuyor ve görülme sıklığı dünya çapında giderek artıyor. Erken evrede teşhis edilen meme kanserinin tedavisi başarılı bir şekilde yapılabiliyor. İleri evrelerde ise tedavi süreci zorlaşıyor ve hastalık ölümle sonuçlanabiliyor. Toplum tabanlı taramalarla ülkemizde her geçen yıl erken teşhis oranı artıyor. Türkiye’de toplum tabanlı meme kanseri taramaları Sağlık Bakanlığı tarafından Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinin (KETEM) yanı sıra Aile Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde ücretsiz olarak yürütülüyor.



40 ile 69 yaş arası kadınlar yılda bir sağlık kuruluşlarında meme muayenesi olmalı


20 ile 40 yaş arası kadınların ayda bir kendi kendine meme muayenesi yapması, meme kanseri belirtilerinden biri görüldüğünde vakit geçirmeden doktora başvurması gerekiyor. 40 ile 69 yaş arası kadınlar ise ayda bir kendi kendine meme muayenesi yapmalı, yılda bir sağlık kuruluşlarında meme muayenesi olmalı ve iki yılda bir mamografi çektirmeli. Meme kanserinin en sık rastlanan belirtisi memede ağrısız, zamanla büyüyen bir kitlenin ele gelmesi veya hissedilmesi oluyor. Ayrıca tek memede akıntı, kaşıntı, yanma, ağrı, meme ucunda çekilme gibi belirtiler de meme kanserini işaret edebiliyor. Bu hastalık ileri dönemlere gelene kadar belirti de vermeyebiliyor. Bu nedenle rutin kontroller çok önemli yer tutuyor. Tüm kanserlerde olduğu gibi doğru ve sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve fazla kilodan kaçınma meme kanseri riskini azaltıyor. Ayrıca emzirmenin meme kanseri riskini azalttığı biliniyor. Meme kanseri tedavisi her hasta için farklılık gösteriyor. Tedavi kararında hastalığın yeri, evresi, hastanın yaşı ve diğer sağlık sorunları gibi birden fazla faktör rol oynuyor. Meme kanserinde cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi gibi farklı tedavi seçenekleri uygulanabiliyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."