GENEL - 08 Ekim 2019 Salı 10:37

(Özel haber) MKE Silah Fabrikasındaki silah üretimi 3 yılda 2.5 katına çıktı

A
A
A
(Özel haber) MKE Silah Fabrikasındaki silah üretimi 3 yılda 2.5 katına çıktı

Makine Kimya Endüstrisi Silah Fabrikası, güvenlik güçlerinin ihtiyaçları için yerli silah üreterek ve yoğun talebi karşılamak için kapasitesini artırarak 2018 yılında 45 bin olan silah üretim sayısını 2019 yılında hedef olarak 66 bin silaha çıkardı.

Makine Kimya Endüstrisi Silah Fabrikası, güvenlik güçlerinin ihtiyaçları için yerli silah üreterek ve yoğun talebi karşılamak için kapasitesini artırarak 2018 yılında 45 bin olan silah üretim sayısını 2019 yılında hedef olarak 66 bin silaha çıkardı.


Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Silah Fabrikası bu sene üretilmesi planlanan 66 bin silahın 48 binini üreterek sevkiyatları tamamladı. Makine Kimya Endüstrisi Kurumu Silah Fabrikasının 1935 yılında kurulduğunu ve 85 yıldır Türk Silahlı Kuvvetlerinin ağır silah ihtiyacını karşıladığını anlatan Makine Kimya Endüstrisi Kurumu Silah Fabrikası Müdür Vekili Ali Gümüş, “Bu vazifeyi bir hakkın ifa etmekte. Bundan sonraki süreçte de bu vazifeyi görmeye devam edecek. Fabrikamız 1940’lı yıllarda Vartay tipi tabanca üreterek sürece başlamış. 1970’lerde yoğun miktarda G-3 üretimi yapmış, 1974 yılından itibaren MG-3 dediğimiz makineli tüfek üretimini yapmış. 1986 yılından itibaren MP-5 ismini verdiğimiz makineli tabanca üretimimizi yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. 2000 yılında HK33e ismini verdiğimiz 5.56 mm kalibreli piyade tüfeğini üretmeye başladık. Üretim aşamasındaki bu süreçte, 2004 yılında kendimize ait milli silahlarımızın tasarım çalışmalarına başladık. Bizim ilk göz ağrımız BORA-12 (keskin nişancı tüfeği) 2004 - 2009 yılları arasında yaklaşık 5 sene tasarım süreci yaşadık. Sonraki yıllarda peyderpey yıllık 200 ile 600 adet üretim miktarıyla Jandarma Genel Komutanlığına 3 bin civarında teslimat yaptık” ifadelerini kullandı.



"Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmek üzere 33 bin adet MPT-76 siparişi daha aldık"


Milli Piyade Tüfeği MPT-76’nın tasarım çalışmalarının 2009 yılında başladığını ve yaklaşık 6 yıl sürdüğünü vurgulayan Gümüş, “2015-2016 yıllarında tasarım tamamlandı. 2017 yılından itibaren seri imalata geçtik. MPT-76 olarak şu ana kadar bizden ilk sözleşmede istenen 23 bin adet silahı teslim ettik. İlk kafileyi bitirdikten sonra, Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmek üzere 33 bin adet silah siparişi daha aldık Savunma Sanayi Başkanlığından ve 33 bin adetlik üretimin geçtiğimiz haftalarda ilk 4 bin 500 adetlik bölümünün üretimi ve testlerini bitirerek teslimatını gerçekleştirdik. Sonraki süreçlerde de her teslimat 4 bin 500, 5 bin olmak üzere geriye kalan silahların üretimine devam ediyoruz. Şu anda ikinci 4 bin 500’lük kafilenin üretimi devam ediyor. Bunu da Ekim ayı içerisinde muayene heyeti için hazır hale getireceğiz” diye konuştu.



"52 bin adet olan MPT-55 siparişlerinin 44 bini teslim edildi, 8 bin adet ise hazır durumda"


Milli Piyade Tüfeği MPT-55’in tasarım çalışmalarının 2016-2017 yılları arasında yaklaşık 1.5 yıl sürdüğünü ve 2018-2019 yılları arasında seri üretime geçildiğini ifade eden Silah Fabrikası Müdür Vekili Ali Gümüş, “Seri üretime geçildikten sonra 1.5 yıllık süre içerisinde toplam 52 bin adet sipariş aldık. Aldığımız siparişin şu anda 44 bininin teslimatını gerçekleştirdik. Geriye kalan 8 bin adetlik miktarında üretimi bitmiş durumda, silahlarımız ranzalarda hazır bekliyor. Muayene heyetleri oluşup gelecek, muayeneler bittikten sonra da teslimatları bitireceğiz” dedi.



Fabrikadaki silah üretimi 3 yılda 2.5 katına çıktı


Fabrikadaki silah üretimleri devam ettikçe tecrübelerinin arttığından ve daha da hızlandıklarından bahseden Ali Gümüş, “Bizim kurulu kapasitemiz son 3 yıla kadar yılda 20-25 bin silah üretimiyken, 2018 yılında 58 bin silah ürettik. 2019 yılında 66 bin silah üretimini hedefimize koyduk. Şu ana kadar da 46-47 bin civarında silah ürettik bu yıl içerisinde, seri imalatın miktarı arttıkça bizde hızlanıyoruz. Bu süreçte, hem fabrika imkanlarımızı kullanıyoruz hem alt yüklenici portföyümüzü artırdık. Onlarında üretim süreçlerini çok sıkı takip ediyoruz. Hem fabrikamızda hem alt yüklenici süreçlerin takibiyle bu sayıyı şu anki rakamlara getirdik. Bundan sonra da siparişler devam ettikçe, biz bu rakamların altına düşmeden üretimimize devam edeceğimizi iddia ediyoruz ve siparişlerin atmasını bekliyoruz. 2020 yılının ortalarına kadar 33 bin adet MPT-76 silahın üretimi ve teslimatı devam edecek. Ama sonraki süreçlerde yeni gelen siparişlere göre yeni teslimatlarımız olacak” şeklinde konuştu.



"1986’dan bugüne 150 binin üzerinde MP-5 ürettik"


Makine Kimya Endüstrisi Silah Fabrikasında üretilen MP-5 silahlara değinen Fabrika Müdür Vekili Gümüş, “MP-5’in üretimi 1986 yılından itibaren devam ediyor. Bu süreçte 150 binin üzerinde MP-5 aile grubundan silah ürettik. MP-5’i kendi iç piyasamıza gerek Jandarma Genel Komutanlığımıza gerek Emniyet Genel Müdürlüğümüz ağırlıklı olarak teslimatımızı yaptık. Yurt dışında daha çok sürümü olan bir silah MP-5 grubu, Ukrayna, Belarus, Vietnam, Malezya, Endonezya’dan tutun Avrupa’da Almanya, Amerika dahil MP-5’lerin sivil versiyonu şeklinde yarı otomatik şekilde sattığımız yerler var. Tam otomatik sattığımız yerler var. Bu bahsettiğim ülkeler ve bunun yanında birçok ülkelere 300-500 adet, Amerika’ya 3 bin adet sattığımız dönemler oldu. MP-5 grubu olarak bu tarzdaki ihracatımız devam ediyor” ifadelerini aktardı.



MPT-76’nın keskin nişancı versiyonu KNT-76 ordu’nun yeni göz bebeği


Milli silahlarımız arasında olan MPT-76’nın Keskin Nişancı Versiyonu olan KNT-76 silahın özelliklerini aktaran Gümüş, “Silahımızın, şu anda 619 adet üretimi yapılıp Kara Kuvvetlerine teslim edilmiş bir silah, bunun yanında en son sipariş olarak 393 adet silahında üretimini bitirdik. Önümüzdeki hafta içerisinde Kara Kuvvetleri Komutanlığından silah muayenesi için gelecekler. Hazırlanan silahları da teslim ettikten sonra toplamda binin üzerinde KNT-76’yı sevk etmiş olacağız. KNT-76, MPT-76’nın keskin nişancı versiyonu, çoğu özellikleri birbirine yakın sadece menzil olarak MPT-76 600 metreye kadar etkiliyken, KNT-76’nın 800 metreye kadar etkili menzili var” ifadelerini kullandı.


Yakın süreçte silahlı kuvvetleri personeliyle buluşmak için Güneydoğu’ya bir teknik ekip gittiğini söyleyen Gümüş, “Personelin sıkıntısı var mı, eksikleri var mı ? Ne tür ihtiyaçları var. Silahla ilgili verilebilecek eğitim var mı ? Arıza durumu varsa yerinde müdahale maksatlı, oradan yapılan geri dönüşte silahın hiçbir şekilde sıkıntısının olmadığını, silahtan çok memnun olduklarını ifade etti arkadaşlar, sadece bazı aksesuar gruplarında daha çok gelişmeye yönelik talepler oldu. Onların üzerine de eğileceğiz” dedi.



"Hiçbir silah, atış testinden geçmeden fabrika dışına çıkamaz"


Silahların üretim aşaması hakkında bilgiler veren ve bir silahta 300’ün üzerinde parça olduğunu vurgulayan Ali Gümüş, şunları kaydetti:


“Gerek yurt içi gerek yurt dışından malzemeleri dışarıdan aldıktan sonra bütün parçaları burada kendimiz üretebilme kabiliyetimiz var. Ama üretimin yoğunluğundan dolayı alt yüklenici kullanarak da üretim yaptırıyoruz. Gelen malzeme kalite kontrol testinden geçtikten sonra, üretimde parça bazında üretimler yapılır. Alt yükleniciye yaptırdığımız parçaları, malzemesini biz veriyorsak malzeme yollayıp alırız parçayı, eğer kendileri malzeme kullanıyorsa, kendileri malzeme kullanarak üretip bize yollarlar. Dışarıdan gelen parçalarda, içeride üretilen parçalarda gerek ara muayene gerek son muayene ile kalite kontrol testlerine ve mastar muayenelerine tabi tutulur. Bir silahın yaklaşık 300’ün üzerinde parçası var. Bu parçaların üretimi tamamlandıktan sonra üretimi olur. Bazı parçalar ısılı işlemle sertleştirilir. Tüm bunlar yapıldıktan sonra her operasyonun arkasına ya da ara muayene veya son muayene diyebileceğimiz mastar kontrol süreçleri yaşanır. Uygunluğuna karar verilen parçalar montaja alınarak birleştirilir. Montajı biten silahlar da montaj muayene testleri olur. Burada da fiziksel ve fonksiyonel kontroller yapılır. Silah bunlardan da geçtikten sonra poligon safhası başlar. Silahların tamamı atış testlerine tabi tutulur. Hiçbir silah atış testinden geçmeden fabrika dışına çıkamaz. Her bir silahla 100-150 arasında atış yapılır. Silahların hem yüksek basınca dayanıklılık testi yapılmış olur hem fonksiyonel olarak atışlarda sorun var mı ona bakmış oluruz, hem de ‘dakikada ki atım sayısı kriterlere uyuyor mu’ diye test etmiş oluruz. Sorun olan silahlar tekrar elden geçirilir bu kriterlere uygun hale getirilir ve ambarlara konulur.”



Platformüstü Makine Tüfeklerin (PMT-76) testleri bittikten sonra seri üretim başlayacak


Tasarımı tamamlanan Platformüstü Makineli Tüfek PMT-76 projesinin prototip üretiminin ardından teste tabi tutulacağını aktaran Gümüş, "Bu silahımız araç üzerine monte edilerek kullanılacak bir silah, yaklaşık 3 senelik bir tasarım süreci yaşadık. Şu anda da 4 adet prototip silahımızı hazırladık. Bunlarla 15 civarında testten geçtik ve silahımız bizim nazarımızda kalifiye edilmiş duruma geldi. Ama bundan sonra ki safhada da Eylül ayı sonuna kadar 6 - 10 arasında prototip silahın üretimini bitireceğiz. Bu silahlarla da tekrardan 35 civarında kalifikasyon testine gireceğiz. Bu testleri yaparken de gerek kullanıcı gerekse Savunma Sanayi Başkanlığına (SSB) bağlı ilgili birimler burada olacak, testler beraber yapılacak. Kalifikasyon bittikten sonra, SSB tarafından kullanıcılara verilmek üzere sipariş verilmesini bekliyoruz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Hattat Emrullah Demirkaya’nın eserlerinin 34 yıl sonra ilk kez bir araya geldiği sergiye yoğun ilgi Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte hüsn-i hat sanatına önemli katkılar sağlayanHattat Emrullah Demirkaya’nın, vefatından 34 yıl sonra ilk defa bir araya gelen 73 eseri Kastamonu’da sergiye açıldı. 1 ay açık kalacak sergi ilk gününde yoğun ilgi gördü. Kastamonu’da 1894 yılında dünyaya gelen ve hat sanatında önemli çalışmalara imza atanHattat Emrullah Demirkaya, düzenlenen sergi ile yad edildi. Ankara’da 1992 de vefat eden Demirkaya’nın 7 farklı koleksiyonerden toplanan eserleri doğup büyüdüğü şehir olan Kastamonu’d ailk defa gün yüzüne çıktı. Kastamonu Valiliği’nin organizasyonu ile "Hattat Emrullah Demirkaya Hüsn-i Hat Sergisi", Kastamall AVM’de açıldı. Serginin açılışına Kastamonu Valisi Meftun Dallı, İstanbullu Kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören, Hattat Mahmut Şahin, kolleksiyonerler, kurum müdürleri, STK ve siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Sergi açılışının ardından Kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören ve Hattat Mahmut Şahin tarafından Vali Meftun Dallı’ya hat yazısı hediye edildi. Vali Meftun Dallı tarafından da sergiye katkı veren kolleksiyonerlere teşekkür belgesi takdim edildi. Açılışın ardından katılımcılar sergiyi gezerek eserlerle ilgili bilgi aldı. Sergiye yoğun ilgi Sergi, Ankara’da 96 yaşında vefat edenHattat Emrullah Demirkaya’nın 70 yıllık sanat hayatı boyunca elinden çıkan yüzlerce eserden, günümüzde bir araya getirilebilen 73 eseri ilk defa güçlü bir organizasyon oldu. İstanbullu kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören’in elindeki 40’ı aşkın eserin Kastamonu’da sergilenmesi fikri ile başlayan sergi fikri, Mustafa Gezici, Emrah Küçükşengün, Mahmut İslamoğlu, Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi, Oğuzhan Arslanoğlu ve Osman Sarıkaya koleksiyonlarında yer alan 30 civarı eserleri de emanet alınarak açıldı. 1 ay boyunca açık kalacak sergi, klasikhatsanatının inceliklerini, estetik derinliğini ve irfan köklerini KastamonuluHattat Emrullah Demirkaya’nın eserleriyle günümüz sanat meraklıları ile buluşturmayı hedefliyor. Sergi ilk gününde vatandaşlardan da yoğun ilgi gördü. "98 yıllık bereketli bir ömrü var" Sergideki eserler ve Hattat Emrullah Demirkaya’nın hayatıyla ilgili bilgi veren Yazar ve Koleksiyoner İbrahim Ethem Gören, "Uzunca bir hayatı var, 98 yıllık bereketli bir ömrü var. Burada hüsn-i hatla meşgul oluyor, yazıyla meşgul oluyor. Dini ve sivil mimari eserler kazandırıyor. Aynı zamanda kendisi hakkak, mermeri oyuyor. Mermer sanatında da eserler meydana getiriliyor. Çok bereketli bir hayat sürüyor. Üstad Necip Fazıl’ın bir sözü var, der ki, ‘laf var ki laftır, laf var ki iştir, iş var ki laftır.’ Bize iş kalıyor, hamle çapında iş lazım. Bereketli ömründe hamle çapında bir sanat telakkisi ortaya koyuluyor. Biz kendisine bu vefatından 34 yıl sonra Kastamonu Valimizin hürmetleriyle saygı sunuyoruz" dedi. "Üstadımızın 73 eserleri yer alıyor" Hattat Emrullah Demirkaya’nı ömrü boyunca farklı sanatlarla ilgilendiğini dile getiren Gören, "Kastamonu koleksiyonerlerden, Kastamonu Yazma Eser Müzesinde bulunan eserlerden ve bizim aile koleksiyonumuzda bulunan eserlerden toplam üstadımızın 73 eserleri yer alıyor. Ben bu serginin hayırlara, bereketlere ve üstada rahmetle vesile olması niyazıyla Sayın Valimiz’e teşekkür ediyorum" diye konuştu. Sergi açılışında konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı ise, "Ayasofya Camimizdeki büyük Lafzatullah ismini yazan Mustafa İzzet Efendi başta olmak üzere Kastamonumuzun pek çok hattatı var. Hüsn-i hat sanatına Kastamonu’da hizmet eden pek çok şahsiyet çıkmış ki her birisi Kastamonu çapında bir vilayete değil, bir ülkeye onur verecek kadar değerli şahsiyetler. Hepsini rahmetle yad edelim, hepsinin mekanları cennet olsun. Tabii, özellikle de Emrullah Demirkaya merhum üstadı rahmetle yad edelim. Onun da mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin. Ben İbrahim Ethem hocama, Mahmut Şahin hocama, Erhan Bektaş hocama ve diğer talebelerimize ve geldikleri bu sergimizi bizimle teşrif ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Sizlere katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Sergimizin gençlerimizle hem sanatı hat sanatına bir ilgi uyandırması hem de bu güzelliği görüp en azından estetik anlamda buradan bir hüner ve değer kazanmaları, kendilerine bir değer katmalarına vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Sergide konuşan Hattat Mustafa Şahin ise Kastamonu’nun hat sanatı için önemli bir şehir olduğunu ifade ederek, "Kastamonu’da Sayın Valimiz Meftun Dallı’nın himayesinde Emrullah Demirkaya hat eserleri sergisini açtık. İbrahim Ethem Gören, koleksiyoner ve yazar, sanat yazarı bir ağabeyimiz. Onun koleksiyonlanan ve Kastamonu’da koleksiyonerlerde yer alan eserlerle böyle bir sergi açıldı. 73 tane eser var. Rahmetli Emrullah Demirkaya, Osmanlı’dan günümüze köprü olan insanlardan bir tanesi. Hat sanatını İstanbul’da askerlik yaptığı dönemdeReis-ül Hattatin Kamil Akdik Hoca’dan ve Mehmet Hulusi Yazgan Hoca’dan meşk etmiş. Çok güzel bir, keyifli bir şey. Allah nasip ederse burada Kastamonu’da bir müze niyetimiz var. İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş’le geçen geldiğimizde, Valimizle görüştük. Allah nasip ederse Kastamonu’ya yakışır bir hüsn-i hat müzesi de düşünüyoruz. Hattat Mehmet Şevki Efendi Hüsn-i Hat Müzesi Kastamonu’nun kendi sanat rununa tekrar dönmesine vesile olacak. Çok büyük medeniyetlerin kurulduğu bir şehir. Buradan Üsküdar’a kadar Kastamonu vilayeti olarak geçer. O ihtişamını tekrar canlandırıp hattın ve sanatın merkezi yapacak bir müze çalışması ve sergiler devam edecek" ifadelerini kullandı.
Kocaeli 27 kilo veren kadının sadece kilosu değil hayatı da değişti Kocaeli’de kadınlara yönelik yaşam merkezinde başlayan süreçte 38 yaşındaki kadın, düzenli spor ve beslenme desteğiyle 103 kilodan 76 kiloya düşerek hem fiziksel hem de psikolojik açıdan büyük dönüşüm yaşadı. Kilo kaybının ötesine geçen bu süreçte eğitimine devam eden ve yeni bir meslek alanına yönelen kadın, kazandığı özgüvenle hayatını yeniden şekillendirdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kadınların yaşam kalitesini artırmak amacıyla hayata geçirdiği Anne Şehir Merkezleri, sağlıklı yaşamdan spora, psikolojik destekten kişisel gelişime kadar birçok alanda sunduğu hizmetlerle dikkat çekiyor. Bu merkezlerden faydalanan 38 yaşındaki Nurdan Tem, pandemi döneminde başladığı değişim sürecinde sadece kilo vermekle kalmayıp, hayatını baştan aşağı değiştirdi. Nurdan’ın azmi ve kararlılığıyla ortaya koyduğu dönüşüm, hem fiziksel hem de ruhsal anlamda kadınlara ilham veriyor. "Sağlıklı yaşamı burada öğrendim" Pandemi sürecinde Anne Şehir ile tanıştığını belirten Nurdan Tem, bu sürecin hayatında dönüm noktası olduğunu söyledi. Tem, "Pandemi döneminde çok hareketsiz kalmıştık. Spor yapmaya karar verdik ve Anne Şehir ile tanıştım. Hem beslenme hem hareket anlamında hayatım tamamen değişti. Bu süreç bana sadece fiziksel değil, psikolojik olarak da çok iyi geldi. İlk geldiğimde kendimi hem görüntü olarak hem de psikolojik olarak çok iyi hissetmiyordum. İnsan bir noktadan sonra özgüvenini kaybediyor. Ama burada tekrar sosyalleştim, kendimi toparladım. Kendimi iyi hissetmeye başladıkça özgüvenim de yerine geldi" diye konuştu. 103 kilodan 76 kiloya uzanan değişim Spor ve beslenme desteğiyle önemli bir değişim yaşayan Tem, "Bu sürece 103 kiloyla başladım. Sonrasında 97’ye düştüm, şu an 76 kilodayım. Ama bu sadece kilo vermek değil; nasıl beslenmem gerektiğini ve neyi neyle dengeleyebileceğimi öğrendim. Artık kendimi kontrol edebiliyorum. Artık 6,5 kilometre yürüyüp geri gelebiliyorum. Toplu taşıma yerine yürümeyi tercih ediyorum. Spor hayatımın bir parçası oldu. Eskiden zor gelen şeyler şimdi çok normal" şeklinde konuştu. "Bu süreçte kendime yatırım yaptım" Anne Şehir’in kişisel gelişimine de katkı sağladığını vurgulayan Tem, "Eğitim hayatıma tekrar başladım. Liseyi bitirdim, direksiyon eğitmenliği belgesi aldım. Hem çocuklarıma örnek oldum hem de kendime olan güvenimi yeniden kazandım. Bu değişim sadece dış görünüş değil, içsel dönüşümdü. Kadınlar önce kendilerini ihmal etmemeli. İnsan kendine iyi bakmadığında ne ailesine ne de çocuklarına yeterli olabiliyor. Önce kendimiz, sonra sevdiklerimiz için gelmeli" ifadelerini kullandı. (RBA-FK-
Adana Başkan Demirçalı, 2 yıllık hizmet sürecini değerlendirdi Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, göreve başladığı ilk dönemde yalnızca 1 mahallede imar verilebilirken, bugün 8 mahallede tapu tescil işlemlerini tamamlayarak kentsel dönüşümün önünü açtıklarını söyledi. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, görevdeki iki yıllık hizmet sürecini düzenlenen basın toplantısıyla değerlendirdi. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Yüreğir Belediyesi 2. Yıl Değerlendirme Toplantısına CHP milletvekilleri, belediye başkanları ve çok sayıda basın mensubu katıldı. İlçede hayata geçirilen projeler, devam eden yatırımlar ve planlanan hizmetlere ilişkin detaylı bir sunum yapan Başkan Demirçalı, özellikle altyapı, sosyal belediyecilik, çevre düzenlemeleri ve kültürel projeler alanında önemli ilerlemeler kaydettiklerini ifade etti. Başkan Demirçalı, "Yüreğir’i daha modern, daha yaşanabilir bir ilçe haline getirmek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Geride kalan iki yılda halkımızın ihtiyaçlarını önceleyen projeleri hayata geçirdik. Basınımız aracılığıyla bu çalışmaları kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz" dedi. Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Başkan Demirçalı’nın, ilçede hayata geçirilen çalışmaları şu şekilde sıralandı: "Göreve geldiğimizde belediyemizi 1 milyar 150 milyon TL borç yüküyle devraldık. Kısa sürede hayata geçirdiğimiz disiplinli ve planlı mali yönetim anlayışıyla bu tabloyu tamamen değiştirdik. İki yıl gibi kısa bir sürede, geçmiş dönemden kalan 1 milyar 150 milyon TL’lik borcun tamamını ödedik. Böylece hem belediyemizin mali yapısını güçlendirdik hem de yerel ekonomiye önemli bir katkı sunduk." Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, ilçeye 2 yılda 2 kent lokantası kazandırıldığını söyleyerek, "Dervişler ve Başak kent lokantaları, vatandaşlara uygun fiyatlı ve sağlıklı yemek sunarken, sosyal belediyeciliğin somut örneklerini sergiliyor. Amacımız hiçbir vatandaşımızın sıcak yemek ve dengeli beslenmeden mahrum kalmamasıdır. Kent lokantalarımız, dayanışmanın ve sosyal adaletin buluşma noktasıdır" dedi. 35 yılda sadece 2 kreş yapılan Yüreğir’e, Başkan Demirçalı 2 yılda 2 yeni kreş kazandırdıklarının altını çizerek, "Minik Yürekler ve Yenidoğan Mahalle kreşi ile ilçede kreş sayısı 4’e yükseldi. Kazım Karabekir Mahallesi’nde hizmete açtığımız Minik Yürekler Kreşi ve Yenidoğan Mahalle Kreşimiz ile çocuklarımızın kaliteli eğitime erişimini artırıyoruz. Yüreğir halkına daha hızlı, kaliteli ve etkin hizmet sunabilmek amacıyla, kullanım süresini doldurmuş saha araçlarımızı yenileyerek araç filomuzu önemli ölçüde güçlendirdik. Toplam 29 yeni hizmet aracını filomuza dahil ederek, ilçemize daha hızlı, modern ve verimli hizmet sunma kapasitemizi artırdık. 9 yeni parkın yapımını tamamladık ve vatandaşlarımızın kullanımına sunduk. Toplam 206 parkımızın iyileştirmesini gerçekleştirerek nitelik kazandırdık. Whatsapp iletişim hattını devreye aldık. Çağrı Merkezimizi yeniledik, gelen 140 bin çağrıyı cevapladık, vatandaşlarımızın sorunlarına çözüm sunduk. Halk Masası’na başvuran 12 bin vatandaşımızın sorununu çözdük" diye konuştu. İnsan odaklı belediyecilik anlayışını rehber edindiklerini belirten Demirçalı şunları söyledi: "Vatandaşlarımızın en zor günlerinde yanlarında oluyoruz. Belediye ekiplerimiz, taziye çadırı ve yemek ikramı hizmetleri ile cenaze evlerinin misafir yükünü hafifletiyor. Bu kapsamda, Yüreğir’de iki yılda 500 bin kişilik taziye yemeği desteği sağladık. Yüreğir’de sporu ve sporcuları her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Çocuklarımıza, gençlerimize, amatör spor kulüplerine ve altyapının gelişimine kapsamlı destek sağlıyoruz. Yüreğir Belediyesi Spor Okullarımızda 26 branşta 40 bin genci sporla buluşturduk. Yüreğir Belediyesi, ilçe genelindeki amatör spor kulüplerine 1 milyon 350 bin TL’lik nakdi destek sağladı." Göreve başladığı ilk dönemde yalnızca bir mahallede imar durumu verilebilirken, bugün sekiz mahallede tapu tescil işlemlerini tamamlayarak kentsel dönüşümün önünü açtıklarını vurgulayan Demirçalı, "Planlı ve etaplı şekilde yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında 17 mahallede imar uygulamaları aralıksız devam ediyor. 2026 yılı içerisinde tamamlanması hedeflenen bu süreçle birlikte; daha düzenli, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir Yüreğir inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı.