ÇEVRE - 21 Haziran 2020 Pazar 10:40

Nesli tükenen Ankara Kedisine çipli takip, labaoratuvar titizliğinde yetiştiriliyor

A
A
A
Nesli tükenen Ankara Kedisine çipli takip, labaoratuvar titizliğinde yetiştiriliyor

Başkentin nesli tükenen Ankara Kedisi, 3 yıldır koruma altında.

Başkentin nesli tükenen Ankara Kedisi, 3 yıldır koruma altında. 22 yetişkin kediyle başlanan projede 150 sağlıklı yavru yetiştirildi. Uzun tüylü kedilerin atası olarak bilinen Ankara Kedisi, özel merkezde çiplerle takip ediliyor, adeta bebek gibi özenle bakılıyor.


Pursaklar Belediyesi’nin 3 yıl önce başlattığı Ankara Kedisi koruma ve yetiştirme Projesi meyvelerini verdi. 22 yetişkin kediyle başlanan projede 150 sağlıklı yavru dünyaya geldi. Deri altına uygulanan özel çiplerle soyağaçları tutulan sevimli kediler, merkezin maskotu haline geldi. Avrupa’da ve Amerika’da da yetiştiriciliği yapılan saf Türk Kedisi, İran Kedisi ve Van Kedisiyle benzerlik gösteriyor. Tüy yapısıyla diğer kedilerden ayrılan Ankara Kedisi, yaz kış farklı görünüme bürünüyor.


Kışın aslan yelesini andıran tüyleriyle soğuğa dirençli hale gelirken, yazın azalan tüyleriyle yaz mevsimine uyum sağlıyor. Adeta bir laboratuvar titizliğinde çalışılan merkezdeki yavruları sahiplenmek için, sokak hayvanlarına bir süre mama desteği sağlamak gerekiyor. Kediler, sahiplendirildikten sonra da gözlemlere devam ediliyor. Ayrıca merkez vatandaşların ziyaretine de açık.


Merkezde yetiştirilen Ankara kedisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a da hediye edilmişti. Projeyle her eve bir Ankara Kedisi sahiplendirilmesi amaçlanıyor.


Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin,"Ankara Kedisi Ankara’nın en önemli değerlerinden biri. Ankara Kedisi, Ankara Keçisi, ve Ankara Tavşanı endemik türlerden biri. Üç beyaz diye de geçiyor bunlar. Biz bu tesisi inşa ettiğimiz zaman Ankara Kedisinin soy takibini yaptık. Türkiye’de tanınır hale getirmeyi amaçlamıştık. Bir çok platformda Ankara Kedisi denildiğinde akla bu Belediyemizin bu projesi geliyor. Dünya ölçeğinde bir ödül kazandık projemizle. Dünya Belediyecilerinin bir araya geldiği toplantıda Ankara’mızın kültür özelliğini göstermiş olmak bizi ayrıca mutlu etti. Burası üretim çiftliği şeklinde tasarladık. Tarım ve Orman Bakanlığımızdan bunun iznini aldık. Üretim çiftliği denilince insanların aklına nasıl sahiplenildiği geliyor. Burada kedi sahiplenmek isteyenlerde seçici davranıyoruz. Daha önce yaşadığımız kötü örnekler var. Bir heves götürülüyor, iyi olmayan şartlarda bakılmak isteniyor. Biz buna müsaade etmiyoruz. Kedilerimizin hepsi çiple takip edilen kediler. Sahiplenmek isteyenler, en azından sokak hayvanları için düzenli olarak yaptığımız yemleme için yem talebinde bulunuyoruz. Onlar bize yem getiriyor bizde uygun gördüklerimize kedi sahiplendiriyoruz"


"Ankara Kedisi bizim milli meselemiz"


Pusaklar Belediyesi, Ankara Kedisi Koruma ve Yaşatma Merkezi’nde idari sorumlu olan Veteriner Teknikeri Ayşe Korkmaz, projeye ilişkin," 3 yıldır çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu merkez sadece Ankara Kedisi için yapıldı. Burada ıslah çalışmaları yapılıyor. Soyağaçları tutuluyor. Her birinin üzerinde çip takılı, her birinin üzerinde kimlik numaraları var. Biz bu kimlik numaraları sayesinde biz şuan 3 soyu üretiyoruz. Erkek kedilerimiz ayrı bir kafeste, dişi kedilerimiz ayrı bir kafeste. Kontrollü eşleşme yapılıyor. Yavrularımız yine çipleniyor doğduktan sonra, soyağacına kayıt ediliyor.


Projenin 2017 yılında 22 yetişkin kedi ile başlatıldığını ifade eden Korkmaz,”Şuan 60 yetişkin kedimiz 30 büyüyen yavrumuz var. Bu yıllar içerisinde uygun ailelere, bürokratlarımıza, sahiplendirmeler yaptık. 3 yılda 150 yavru elde ettik. Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan hanımefendiye bir Ankara Kedisi hediye ettik. Şuan bu merkezden bir kedi onların evinde evlat. Ankara Kedisi, büyük ve karşıya bakan kulaklar, üçgen yüz yapısı , badem formunda göz yapısı, ipeksi tek kat tüy yapısı ön bacaklardan arkaya doğru yükselene bir yapısı var. Bu kürkleri yazın kısalıyor, Ankara’nın mikroklima özelliğine göre kışın kabarık bir tüy yapısına sahipler. İnsan odaklılar. Evini sahiplenir Ankara Kedisi, Evde çocuklarla çok uyumludur. Kendine has karakteri vardır. Bozulmamış bir ırk, doğada da yaşayabilen kediler. Bahçemizde gezen kuşlara bile hemen bir av pozisyonu alıyorlar. Türkiye’den çıkışları yasak. Ankara Kedisi bizim milli meselemiz. Bununla ilgili yurt dışında yetiştiriliyor" dedi.


"Ankara Kedisini Koruma, Yaşatma ve Tanıtma Merkezi Projesi", 2020 Uluslararası İdealkent Ödülü’ne layık görülmüş, Fransa’nın başkenti Paris’te Kent Araştırmalar Enstitüsü tarafından UNESCO Genel Merkezi binasında verilen ödülü Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin almıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."