ASAYİŞ - 13 Kasım 2021 Cumartesi 14:41

Silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden garson kan davasına kurban gitmiş

A
A
A
Silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden garson kan davasına kurban gitmiş

Başkentte bir otobüs durağında işe gitmek için beklerken uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden 46 yaşındaki Efrayim Babadağ’ın 2017 yılında karıştığı bıçaklı kavgada ölen Murat Çelik’in kuzeni Erdal Çelik tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı.

Başkentte bir otobüs durağında işe gitmek için beklerken uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden 46 yaşındaki Efrayim Babadağ’ın 2017 yılında karıştığı bıçaklı kavgada ölen Murat Çelik’in kuzeni Erdal Çelik tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı.


Mamak’ta 8 Kasım günü işe gitmek için durakta otobüs beklediği esnada silahlı saldırıya uğrayan garson Efrayim Babadağ (46) vücuduna isabet eden 3 kurşun sonucu hayatını kaybederken, seken kurşunlardan birinin isabet ettiği Hasan Duyar ise hafif yaralanmıştı. Olayın ardından katil zanlısının yakalamak için çalışma başlatan Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şüphelinin taksi ile olay yerine geldiğini belirledi. Plakası tespit edilen taksinin şoförünün sorgusunda şüphelinin bir lüks sitenin önünden araca bindiği saptandı. Sitede güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesinin ardından şüphelinin Fatih Kemal G.’ye ait evden çıkan Erdal Çelik (35) olduğu belirlendi.


Katil zanlısıyla birlikte toplam 4 kişi gözaltına alındı


Polis ekiplerince söz konusu eve yapılan baskında evin boş olduğu belirlenirken, cinayetle ilgisi olabileceği ihtimali bulunan ve Fatih Kemal G.’nin evinden çıktığı belirlenen 3 kişi daha tespit edildi. Siteden 3 farklı otomobille ayrılan şahıslardan Ercan G. Çankaya’da, Nurullah B. ve Erkan Ç. ise Adana girişinde yakalanarak


gözaltına alındı. Saldırıyı yapan Erdal Çelik ise Mamak ilçesinde saklandığı evde yakalanarak gözaltına alındı.


Ölen kuzeninin intikamı almak için cinayeti işlediği itiraf etti


Silahlı saldırıyı yapan Erdal Çelik’in, 2017 yılında Efrayim Babadağ’ın da karıştığı bıçaklı kavgada hayatını kaybeden Murat Çelik’in kuzeni olduğu ortaya çıktı. Babadağ’ın ise cinayetle ilgili şüpheli olarak ifadesinin alındığı, daha sonra serbest bırakıldığı bildirildi. 8 ayrı suç kaydı bulunan şüpheli Erdal Çelik, emniyetteki ifadesinde, yaklaşık bir ay önce Batman’dan Ankara’ya geldiğini söyleyerek, "Olayda kullandığım silahı yaklaşık 8 yıl önce ismini bilmediğim kişiden aldım. Babadağ’ı da ben öldürdüm. Kendim karar verdim ve tek başıma planlayarak Babadağ’ı öldürdüm" dedi.


Şüpheli Erdal Çelik, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, Ercan G., Nurullah B. ve Erkan Ç. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."