GENEL - 25 Haziran 2023 Pazar 10:52

Yüzlerce başıboş köpek açlıktan birbirlerini yemeye başladı

A
A
A
Yüzlerce başıboş köpek açlıktan birbirlerini yemeye başladı

Kahramankazan ilçesine bağlı Peçenek köyü etrafından geçen Kaplu Deresi Yolu’na her gün onlarca başıboş köpek bırakılıyor.

Kahramankazan ilçesine bağlı Peçenek köyü etrafından geçen Kaplu Deresi Yolu’na her gün onlarca başıboş köpek bırakılıyor. Sahipsiz köpeklerin açlıktan birbirini yediği ifade edildi.


Kahramankazan’ın Peçenek Mahallesi başta olmak üzere civardaki tüm mahalle ile köyler Kaplu Deresi Yolu’na bırakılan yüzlerce sahipsiz köpeğin bakımsız olduğunu kaydeden vatandaşlar, hayvanların hem insanlara hem de inek ve tavuklara saldırdığını söyledi. Sahipsiz köpeklerin açlıktan birbirini yediğini anlatan bölge sakinleri, yetkililerden yardım istedi.



“Biz köpeklerden şikayetçi değiliz. Onlara yaşam alanları ve barınak istiyoruz”


Kurumuş olan Kaplu Deresi etrafına konumlandırılan başıboş 500’den fazla köpek olduğunu söyleyen Kahramankazan ilçesi Peçenek Mahallesi Güzelleştirme ve Yaşatma Derneği Başkanı Kemal Karabacak, “Biz köpeklerden şikayetçi değiliz. Köpekler sahipsiz oldukları için onlara yaşam alanları ve barınak istiyoruz. Köpekler burada çok aç ve susuz kalıyorlar, dolayısıyla birbirlerini yiyorlar. İneklerimize, hayvanlarımıza hatta insanlarımıza zarar veriyorlar. Yetkililere sesleniyorum, buraya bir an önce barınak yapılmasını rica ediyoruz. Bu kurumuş derenin etrafında 500’ün üzerinde sahipsiz başıboş köpek var, insanlar buradan geçerlerken tedirgin oluyorlar. Sürekli olarak civar ilçe ve mahallelerden köpekleri toplayıp buraya atıyorlar. Buradan bir araç geçerken tüm köpekler aracın etrafına toplanıp aracı durdurmaya çalışıyorlar. Buradaki köpekler birbirlerini parçalayıp yemeye başladılar. Durumları o kadar kötü ve acınacak durumda. Bu köpekler köylerimize inip kümeslerimizdeki tavuklarımıza saldırıyor” ifadelerini kullandı.



“Bu canları sağa sola atmayla bu iş olmaz. Burada 500 tane hayvan var. Buraya bir barınak yapılması şart”


Başıboş köpeklerden korktukları için çocuklarını ve hayvanlarını dışarı bırakamadığını ifade eden mahalle sakini Murat Hisarcı, "Çocuklarımın başına bir şey gelirse bunun hesabını kim verecek" diyerek isyan etti. Bu hayvanların da bir can olduğunu hatırlatan Hisarcı şu sözleri kaydetti:


“Murat Hisarcı, belediyeler hayvan barınaklarına fazla gelen köpekleri buraya getiriyorlar. O yüzden buradaki köpeklerin büyük çoğunluğu küpeli. Belediye mensupları ve köpekleri yavruyken alıp da besleyemeyen insanlar, bu köpekleri buraya atıyorlar. Köpeklerin kemikleri sayılıyor, hatta birbirlerini parçalayıp yemeye başladılar. Bir noktaya yem bıraktığımız zaman baskın olan köpekler mamayı yiyebilmek için diğer zayıf gördüğü köpeğe saldırıyor ve ona zarar veriyor. Hemcinsleri tarafından öldürülen köpekler burada çok pis bir koku yapıyor. Bunlar candır, buradaki canlara yardım edilmesi lazım. Sadece gelip benim bahçemde 25-30 tane tavuğumu yediler. Şimdi yaz sezonu açıldı. Köyümüze çocuklarımız gelmeye başladı, çok tedirgin oluyoruz, Allah korusun her an saldırabilirler. Bu çocuklara eğer bir şey olursa bunun hesabını kim verecek. Bu canları sağa sola atmayla bu iş olmaz. Burada 500 tane hayvan var. Buraya bir barınak yapılması şart.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Sağlıklı Hayat Merkezi vatandaşları bekliyor Erzurum Aziziye Sağlıklı Hayat Merkezi, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerini ağırladı. Konu ile ilgili yapılan paylaşımda, "Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan tüm hizmetler tamamen ücretsiz olup, yapılan başvurular e-Nabız sistemine yansımamakta, muayene nedeni görülmemektedir. Böylece endişe sebebi olan kayıtlar oluşmaz. Sağlıklı bir gelecek için iş birliğiyle çalışmaya devam ediyoruz" denildi. "Sağlıklı Hayat Merkezleri uzman ekiplerle hizmette" İl Sağlık Müdürü Gürsel Bedir, vatandaşları Sağlık Bakanlığının ’’hastalığa değil, sağlığa yatırım yapma’’ anlayışı doğrultusunda aktif hizmet veren ve tüm hizmetleri ücretsiz olan Sağlıklı Hayat Merkezlerine davet ederek, "Vali Yardımcımız Didem Dinç Özay ve kurum amirlerimizle beraber Aziziye Saltuklu Sağlıklı Hayat Merkezimizi ziyaret ettik. İlimizde Şükrüpaşa, Ceylanoğlu, Solakzade, Yıldızkent ve Aziziye Saltuklu Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde uzman ekiplerimizle sizlerin hizmetindeyiz. Sağlıklı Hayat Merkezlerinde; Beslenme Danışmanlığı (Diyetisyenlerimizle fazla kilolar ve obezite ile mücadele), Kronik Hastalıklar ve Fiziksel Aktivite Danışmanlığı (Spor salonumuz ve fizyoterapistlerimiz), Kadın ve Üreme Sağlığı Danışmanlığı, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (Ketem) Danışmanlığı, Ruh Sağlığı Danışmanlığı (Psikologlar), Çocuk ve Ergen Sağlığı Danışmanlığı, Tütün ve Madde Bağımlılığı Danışmanlığı, Enfeksiyon Kontrol Hizmetleri, Koruyucu Ağız ve Diş Sağlığı Danışmanlığı ve Diğer Tıbbi Hizmetler tamamen ücretiz olarak sunulmaktadır" dedi.
Erzurum Şehit Semih Güven için mevlit programı düzenlendi 15 Nisan 1995 tarihinde hain terör örgütü PKK ile girilen çatışmada şehadet mertebesine ulaşan kahraman Jandarma Komando Şehit Semih Güven için, şehadet yıl dönümünde Aşkale’de ailesi tarafından mevlit programı düzenlendi. Düzenlenen programa Aşkale Kaymakamı Emre Oğuztürk, Belediye Başkanı Şenol Polat, İlçe Jandarma Komutanı, şehit ailesi, yakınları ve mahalle sakinleri katıldı. Programda Kur’an-ı Kerim tilaveti okunarak dualar edilirken, kahraman şehidimiz bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla anıldı. Aşkale Kaymakamı Emre Oğuztürk yaptığı açıklamada, kahraman şehidimizin vatan uğruna gösterdiği fedakârlığa vurgu yaparak şu ifadelere yer verdi: "15 Nisan 1995 tarihinde Bitlis’in Mutki ilçesine bağlı Yaygın Köyü Varuhuri Deresi mevkiinde bölücü terör örgütü ile girilen çatışmada kahraman silah arkadaşlarımız büyük bir cesaret örneği göstermiştir. Şehidimiz Semih Güven, vatanın bölünmez bütünlüğü uğruna canını hiçe sayarak teröristlere karşı mücadele etmiş ve şehadet mertebesine ulaşmıştır. Onların göstermiş olduğu bu fedakârlık, milletimizin birlik ve beraberliğinin en güçlü teminatıdır." Kaymakam Oğuztürk, şehitlik mertebesinin millet nezdinde en yüce makam olduğuna dikkat çekerek, "Bu topraklar, kahraman şehitlerimizin aziz hatıralarıyla vatan olmuştur. Şehitlerimizi unutmayacak, onların emanetine sahip çıkmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Erzurum’un Aşkale ilçesi nüfusuna kayıtlı olan Şehit Er Semih Güven’in ilçe şehitliğinde medfun bulunduğu belirtilirken, program sonunda tüm şehitlerimiz için dualar edildi.
Erzurum ETÜ’de kalite süreçlerine yönelik bilgilendirme Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Kalite Koordinatörlüğü tarafından, Kurum İç Değerlendirme Raporu (KİDR) kapsamında yükseköğretim kurumlarında yürütülen kalite güvencesi sistemlerine ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenlendi. ETÜ’nün eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve toplumsal katkı süreçlerini "planlama, uygulama, kontrol etme ve önlem alma (PUKÖ)" döngüsü çerçevesinde değerlendirmek ve kurumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen toplantıya ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Fatih Yetim, Prof. Dr. Ceren Sultan Elmalı ve Prof. Dr. Naim Ürkmez’in yanı sıra dekanlar, akademisyenler ve idari personel katıldı. Programın açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak, üniversitenin önemli bir değerlendirme sürecine hazırlandığını belirterek, gerçekleştirilen eğitimin bu sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Rektör Çakmak: "Gelişime açık alanlarımızı da samimiyetle değerlendiriyoruz" Önümüzdeki günlerde Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından yapılacak dış değerlendirme öncesinde son hazırlıkları gözden geçirmek ve kurumsal düzeyde ortak bir anlayış oluşturmak amacıyla bir araya geldiklerini dile getiren Çakmak, söz konusu eğitimin yalnızca teknik bir bilgilendirme olmadığını, aynı zamanda üniversitenin kalite süreçlerine bakış açısını güçlendirmeyi hedeflediğini vurguladı. Değerlendiricilerle gerçekleştirilecek görüşmelerde verilecek cevapların tutarlı, açık ve kanıta dayalı olmasının sürecin başarısı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Çakmak, "Bu süreçte en önemli husus; olduğumuz gibi görünmek ve yaptığımız çalışmaları doğru, açık ve şeffaf bir şekilde ifade edebilmektir. Amacımız, üniversitemizin güçlü yönlerini ortaya koyarken gelişime açık alanlarımızı da samimiyetle değerlendirmektir. Kalite kültürü ancak bu anlayış üzerine inşa edilebilir." dedi. "Ortak bir dil, güçlü koordinasyon" Eğitim sürecinde daha önce benzer değerlendirme süreçlerini tecrübe etmiş yöneticilerin rehberliğinde, muhtemel sorulara nasıl yaklaşılması gerektiğinin ele alınacağını belirten Çakmak, bu tür çalışmaların kurumsal bütünlüğü güçlendirdiğini ve personelin sürece olan güvenini artırdığını ifade etti. Değerlendirme sürecinin yalnızca belirli birimlerle sınırlı olmadığını, üniversitenin tamamını kapsayan bütüncül bir süreç olduğunu vurgulayan Çakmak, ortak bir dil, güçlü koordinasyon ve tüm paydaşların katkısıyla bu sürecin başarıyla tamamlanacağına inandığını sözlerine ekledi. Dekan Gürol: "Ortak bir dil ve yaklaşım" Sunumunda PUKÖ döngüsünün her aşamasının somut verilerle desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Gürol, birimlerin faaliyetlerini kanıta dayalı olarak ortaya koymasının dış değerlendirme sürecinde belirleyici olduğunu ifade etti. Eğitim-öğretim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarında yürütülen çalışmaların düzenli izlenmesi, analiz edilmesi ve iyileştirilmesinin sürdürülebilir kalite kültürünün temelini oluşturduğunu belirtti. Ayrıca Gürol, değerlendiricilerle gerçekleştirilecek görüşmelerde açık, tutarlı ve şeffaf bir iletişim kurulmasının önemine değinerek, üniversite genelinde ortak bir dil ve yaklaşımın benimsenmesinin sürecin başarısını doğrudan etkileyeceğini dile getirdi. Toplantı, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Van Van’da geleceğin diplomatları toprakla bağ kurdu Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) yerleşkesinde 100 öğrencinin katıldığı etkinlikte yerel meyve fidanları toprakla buluşturuldu. Van’da İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü ve Genç Diplomatlar Topluluğu’nca geniş katılımlı bir fidan dikme etkinliği düzenlendi. Dışişleri Bakanlığı Van Temsilcisi Büyükelçi Emre Zeki Karagöl ve öğrencilerin girişimiyle hayata geçen projede, kampüs içerisindeki meyve bahçesine çok sayıda fidan dikildi. Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, Büyükelçi Emre Zeki Karagöl, akademisyenler ve yaklaşık 100 öğrencinin katıldığı etkinlikte; elma, armut, şeftali, ayva, kiraz ve vişne gibi Van’ın yerel meyve fidanları toprakla buluşturuldu. Tarım ve Orman İl müdürlükleri ile üniversitenin Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün destek verdiği çalışmada, fidanlara ilk can suları protokol üyeleri ve öğrenciler tarafından verildi. Etkinlikte konuşan Rektör Prof. Dr. Hamdullah Şevli, nisan ortasında olmalarına rağmen kar yağışının ardından düzelen havayı değerlendirdiklerini belirtti. Rektör Prof. Dr. Şevli, "Buradaki temel amaç, öğrencilerimizde üniversiteye karşı bir aidiyet duygusu oluşturmak, onları toprakla buluşturmak ve bir ağacı sahiplenmelerini sağlamaktır. Bu aslında bir bütünleşme sürecidir ve oldukça güzel bir etkinlik oldu. Üniversitemizde ağaçlandırma faaliyetleri her yıl devam ediyor. Ancak son yıllarda özellikle Van’ın yerel meyveleri olan elma, armut, şeftali, ayva, kiraz ve vişne gibi türlere ağırlık vererek meyve bahçelerine de önem verdik. Burası üniversitemizin bir meyve bahçesidir. Bugün öğrencilerimiz, mevcut bahçedeki boşluklara yeni meyve fidanları dikti. İleride bu meyveler yetiştiğinde gelip tadabilecekler; böylece üniversiteyle aralarında güçlü bir bağ kurulmuş olacak" dedi. "Öğrencilerimizin üniversiteyle bir bağ kurmalarını istedim" Dışişleri Bakanlığı Van Temsilcisi ve aynı zamanda bölümde ders veren Büyükelçi Emre Zeki Karagöl ise projenin 1,5 ay önce öğrencilerle planlandığını dile getirerek, "Bu proje bizim 3-4 farklı projemizden bir tanesidir. Van YYÜ Park ve Bahçeler Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Hilmi Kara’dan bunu gerçekleştirirken büyük destek aldık. Açıkçası öğrencilerin hem geleceğe bir şey bırakmalarını hem de toprak yoluyla üniversiteyle bir bağ kurmalarını istedim. Aynı zamanda bu projeyle doğa sorunlarına da dikkat çekmek istedik. Etkinlikte 30-40 kişi bekliyordum ancak uluslararası ilişkilerin farklı sınıflarından 100’e yakın katılım oldu. Hocalarımız da geldiler, sağ olsunlar. En başta rektörümüz geldi; kendisi bizi hiç yalnız bırakmıyor, onun için minnettarım. Hava da çok güzel, çok güzel bir proje oldu" diye konuştu. "Daha güzel bir gelecek için buradayız" Etkinliğe katılan öğrencilerden Hilal Ekinci, çevre kirliliği ve orman yangınlarına dikkat çekmek istediklerini vurgulayarak, "Son zamanlarda çevre kirliliği nedeniyle havamız da etkilendi. Orman yangınlarıyla ağaç sayımız azaldı. Biz de arkadaşlarımızla beraber daha güzel bir gelecek için ağaç dikmeye geldik" şeklinde konuştu. Etkinlik, fidan dikiminin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle tamamlandı.