YEREL HABERLER - 01 Mart 2012 Perşembe 16:02

MAMAK BELEDİYESİ`NDEN DOĞADAKİ HAYVANLARA ŞEFKAT ELİ

A
A
A
MAMAK BELEDİYESİ`NDEN DOĞADAKİ HAYVANLARA ŞEFKAT ELİ

Mamak Zabıtası ağır kış şartlarından dolayı doğa hayvanlarının aç kalmaması için ekiplerce belirlenen noktalara yiyecek bıraktı.
Hayvanların açlıktan ölmelerini önleyen Mamak Belediyesi ilçe genelinde ağır kış şartlarının olumsuz etkilerine karşı tüm tedbirlerini alırken doğadaki hayvanlara da şefkat elini uzatıyor. Mamak Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü’ne bağlı Veteriner Hizmetlerince, Mamak’ta bulunan evcil hayvanlara da, ücretsiz muayene ve tedavi gerçekleştiriliyor. Evcil hayvanların karma ve kuduz aşılarının yanı sıra, antiparaziter ilaç uygulamaları da yapılıyor. Sahipsiz sokak hayvanlarının rehabilitasyonu, yani aşılama,
küpeleme ve antiparaziter ilaç uygulamasını gerçekleştiren Sokak Hayvanları Merkezi de büyük beğeni topluyor. 250 hayvan kapasiteli barınak ta kısırlaştırılıp gerekli bakımları yapılan hayvanlar yeniden alındığı ortama bırakılıyor.
Doğadaki tüm canlıların yaşam hakkına sahip olduğunu belirten Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, özellikle soğuk kış günlerinde yiyecek bulmakta sıkıntı çeken hayvanların beslenmesine önem verdiklerini söyledi. Akgül, "Yiyecek bulmakta zorlanan doğadaki hayvanlara Mamak Belediyesi olarak sahip çıkıyoruz. Zabıta ve Veteriner hizmetlerimiz kar yağışının ilk gününden itibaren hayvanların aç kalmaması için Kusunlar, Kızılcaköy, Gökçeyurt Hatıra Ormanı ve Nenek Hatıra Ormanı alanlarında periyodik olarak
yiyecek bırakıyor. Böylece sokakta kalan hayvanların açlıktan ölmeleri engelleniyor. Her canlı yaşam hakkına sahiptir. Doğadaki hayvanlarının da en az bizler kadar yaşam hakkı var. Mamak Belediyesi olarak sokak hayvanlarına yönelik her türlü veterinerlik hizmeti veriyoruz. Kutludüğün’de bulunan hayvan barınağımızda yılda 1000 sahipli, 500 başıboş hayvanın kuduz aşılarını gerçekleştiriyoruz. 250 hayvan kapasiteli barınağımızda kısırlaştırılıp gerekli bakımları yapılan hayvanlar yeniden alındığı ortama
bırakılıyor. Amacımız, hiçbir canlının mevsim koşullarından olumsuz etkilenmemesidir" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.