DÜNYA - 20 Mart 2012 Salı 16:55

BURSASPOR KUPADA ÇEYREK FİNALE YÜKSELDİ

A
A
A
BURSASPOR KUPADA ÇEYREK FİNALE YÜKSELDİ

Ziraat Türkiye Kupası 4. tur maçında, Bursaspor deplasmanda Bugsaşspor’u uzatmalarda bulduğu gollerle 2-0 yenerek, çeyrek finale yükseldi.
Bursaspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, zor bir karşılaşma oynadıklarını söyleyerek, "Karşımızdaki takım iyi bir takım belli, oyuncu kalitesi üst düzeyde. Bugün de çok iyi bir futbol ortaya koydular. Açıkçası bize çok sıkıntılı bir maç gösterdiler. Maçı baştan sona düşünüyorum herhalde bir tek aldığımız 2-0’lık skoru ön plana çıkararak sevinmemiz lazım" şeklinde konuştu.
"Kupada iddiası olan bir takım gibi oynamadık, mücadele etmedik" diyen Sağlam, şunları kaydetti:
"İlk bölümde futbolun şansı yanımızdaydı. Rakibin iki topu direkten döndü. Sonuçta, istemediğimiz bir oyun ve istemediğimiz bir mücadele ama sonucunda gelen tur. Bu yüzden mutluyuz. Ancak bu gibi karşılaşmaları bizim daha iyi oynamamız lazım. Hem ligde hem kupada hedefi büyük olan takımın bu türlü maçları oynamaması lazım. Kaldı ki yine 3 gün önce küme düşmesi kesinleşen Ankaragücü’yle ligde maalesef son dakikada yendik. Beni sadece 2-0’lık sonuç mutlu etti. Oyunun diğer yönleri açıkçası sıkıntılıydı.
Bunu halletmemiz lazım. Her şeye rağmen turu geçmek güzel"
Kaptan Ömer Erdoğan da açıklamasında, Bugsaşspor’u mücadelelerinden dolayı tebrik ederek, "Gönül istedik ki maçı ilk 90 dakikada bitirmek ancak uzatmalarda 2 golle turu atladık. Bu yıl kupayı çok istiyoruz. Finale kadar gideceğiz" dedi.
Erdoğan, Spor Toto Süper Lig’in 32. haftasında oynayacakları Fenerbahçe’yi yenerek play-off yolunda iddialarını sürdürmek istediklerini belirtti.
Bursasporlu oyuncu İbrahim Öztürk de, maçın zor olacağını bildiklerini kaydederek, "Finale kadar gitmeyi istiyoruz ve şampiyon olarak Ziraat Türkiye Kupası’nı Bursa’ya getireceğiz" dedi.
BUGSAŞSPOR CEPHESİ
Genel Menajer Abdulkadir Dişçi de maçın ardından yaptığı açıklamada, "Eğer maçın ilk 90 dakikasında tur atlayan biz olsaydık herhalde sürpriz olmazdı" dedi.
Uzatmalarda yedikleri golün ofsayt olduğunu dile getiren Dişçi, "Bizim hedefimizde Türkiye Kupası yoktu ancak kupaya renk kattıysak ne mutlu bize. Bugün istedik, mücadele ettik. Bursaspor’la aramızda kalite farkı var ama daha çok mücadele ederek bu açığı kapatmaya çalıştık. Bursaspor’a kupada başarı diliyorum" şeklinde konuştu.
Dişçi, Bugsaşspor’u Bank Asya 1. Lig’e çıkarmak için ellerinden geleni yapacaklarını belirtti. Bugsaşspor’un kaptanı Baki Mercimek, takım arkadaşlarını sergiledikleri mücadeleden dolayı tebrik ederek, "Saygıdeğer bir takıma karşı böyle bir oyun sergilemek bize gurur verdi" dedi.
"Bursaspor’u elimizden kaçırdık" diyen Mercimek, "Çünkü onlar da bizim böyle oynayacağımızı düşünmüyorlardı. Maçtan sonra Bursasporlu oyunculardan tebrik aldık ’2. Lig’de nasıl 7. olursunuz’ diye. Bu övgüler güzel ancak ne yazık ki ceza sahasına yaklaştığımızda biraz daha uyanık, biraz daha sabırlı olsaydık bu maçı söküp alabilirdik" ifadelerini kullandı.
Savunma oyuncusu Yaşar Çetin ise iyi bir takıma karşı ellerinden geleni yaptıklarını belirterek, "Şanssız bir gol yedik, ardından gardımız düştü. Kupaya renk kattık. Bursaspor’u tebrik ediyorum" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum BBP Genel Başkanı Destici, Erzurum kongresinde konuştu: Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye’nin hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmayacağını ifade ederek, "Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir" dedi. İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde düzenlenen BBP 13. İl kongresinde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yaklaşık bir aydır devam eden ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan süreci değerlendirdi. İçinden geçtiğimiz sürecin bölgemizde güç dengelerinin yeniden şekillendiği, stratejik denklemlerin yeniden yazıldığı bir süreç olduğunu anlatan BBP Genel Başkan Mustafa Destici, "Sadece askeri değil; dezenformasyon, algı yönetimi, psikolojik harp unsurları ve dijital/siber alanı kapsayan çok boyutlu bir enformasyon mücadelesinin yürütüldüğü kritik bir eşiktir. Bu toz duman içerisinde "son günler" Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu, bazı kesimlerce speküle edilmeye çalışılsa da, esasen devletimiz tek bir pusulaya odaklıdır: o da Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ve sarsılmaz milli egemenliktir" dedi. Son dönemde bölgemizdeki krizin uzaması ihtimaline binaen dile getirilen "geniş koalisyon" tartışmaları, kamuoyumuzda bazı soruları beraberinde getirdiğini ifade eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şunun altını net bir şekilde çizmek gerekir: Türkiye, hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmamalıdır ve olmayacaktır. Bu çerçevede, Türkiye’nin herhangi bir askeri veya siyasi angajmana dahil olması ancak uluslararası hukukun meşruiyet zemini, doğrudan milli güvenlik tehdidi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesiyle, Cumhurbaşkanımız ve hükümetin kararıyla mümkün olabilir" diye konuştu. "Birilerinin bölgedeki vekalet savaşları üzerinden kurguladığı koalisyon senaryoları, Türkiye’nin milli çıkarları ve bölgesel barış vizyonuyla uyuşmadığı sürece bizim için sadece birer dış gözlemdir" diyen Genel Başkanı Destici konuşmasını şöyle sürdürdü; "İsrail’in saldırgan tutumu karşısında Türkiye ve Türk Milleti olarak sergilediğimiz ilkeli duruş, sadece söylemde değil, bölgedeki dengeleri koruma gayretimizde de vücut bulmaktadır. Ne ABD-İsrail saldırılarının yanında taraf olmalıyız ne de İran karşıtı blok diye oluşturulmaya çalışılan yapı içinde aktif bir şekilde yer almalıyız. Tarafsızlığımızı korumalı ve tarafsızlık sıfatımız algısına zarar verecek hamlelerden ve siyaset dilinden uzak durmalıyız. Bizim için asıl olan, komşularımızın istikrarsızlaştırılması üzerinden ülkemize yönelebilecek tehditlerin önüne geçmektir. Bilhassa saldırgan ABD ve İsrail kaynaklı hem de resmi ve gayri resmi ağızlardan gelen "Sıradaki hedef Türkiye" tehditlerinin farkındayız ve daha da mühimi devlet aklımız, şüphesiz ve tereddütsüz her türlü senaryoya karşı en üst düzeyde teyakkuz halindedir. Bu kapsamda sınır ötesi risk projeksiyonları, göç dalgaları, terör örgütlerinin yeniden yapılandırılması ve enerji arz güvenliği gibi başlıklar devletimiz tarafından bütüncül bir güvenlik perspektifiyle ele alınmaktadır. Kamuoyunda son günlerde artış gösteren; ülkemizde yeni askeri kapasite artırımları veya yabancı güçlere ait yeni üs inşaatları gibi spekülasyonlara dair de bir çift sözümüz bulunmaktadır. Türkiye, NATO üyesi bir devlet olmanın getirdiği sorumlulukları, kendi egemenlik haklarının önüne hiçbir zaman geçirmemiştir, geçirmeyecektir. Topraklarımızdaki her askeri varlık, sadece ve sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kontrolünde ve milli güvenlik doktrinimize hizmet ettiği sürece mevcudiyetini sürdürebilir. Milli üniter yapımıza ve egemenlik haklarımıza aykırı hiçbir planın parçası olmamız katiyen söz konusu değildir." Gelinen aşamada ne NATO’dan, ne Ankara’dan, ne de uluslararası güvenilir kaynaklardan "Türkiye topraklarına 40 bin NATO askeri konuşlandırılacak" iddialarını doğrulayan resmi bir bilgi bulunmadığını belirten Destici; "Her şey genellikle sosyal medya da yoğunluk gösteren iddialardan ibaret. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyenler olabilir. Devletimiz, güvenlik politikalarının doğası son günlerde bilhassa sosyal medyada artan spekülasyon ve iddialar karşısında bazen sessiz kalmayı tercih edebilir. Ancak biliyoruz ki, bilgi çağında oluşan her boşluk, psikolojik harp unsurları tarafından gerçek dışı iddialarla doldurulmaya müsaittir. Binaenaleyh Buradan ilan ediyoruz: Sivil ve askeri makamlarımız, halkımızın tatmin olacağı, şeffaf ve berrak bir bilgilendirme sürecini kararlılıkla devreye sokmalıdır. Kamuoyu indinde dezenformasyona ve spekülasyonlara yol açan iddialara karşı anlaşılır ve şeffaf bir şekilde "resmi" açıklamalar yapılmalıdır. Bu günlerde panik atmosferine yer yoktur; çünkü Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir. Sonuç olarak; bu saatten sonra Türkiye’nin ihtiyacı olan şey panik değil, sağduyulu bir "berrak akıl"dır. Bizler, ne batı merkezli bir dayatmanın figüranı, ne de bölgesel kaos planlarının sessiz izleyicisiyiz. Devlet Kendi stratejik ortaklıklarını yönetebilir. Lakin yönetirken, bağımsızlığımızdan ve milli onurumuzdan asla ödün vermeyecek anlayışta olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha hatırlatıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî tecrübesi, kurumsal kapasitesi ve Türk milletinin iradesiyle bu tür küresel kırılma anlarından güçlenerek çıkma potansiyeline sahiptir. İnşallah bu sıkıntılı günlerde de üstümüze başımıza emperyalistlerin ve Türkiye’ye hasım olanların atacağı çamur ve pisliklere mani olup yüzümüzün akıyla ülkemizi ve milletimizi rengini şehitlerimizin kanından alan, ay yıldızlı al bayrağımız altında tek ve birlik içinde ayakta tutacağız. Diri olacağız. Birlik içinde olacağız. Büyük birlik olacağız" şeklinde konuştu. Genel kurul sonunda BBP İl kongresinde mevcut başkan Ahmet Eşref Yılmaz yeniden il başkanlığına seçildi. Kongreye AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Palandöken ve Aziziye ilçe başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı.