YEREL HABERLER - 25 Ağustos 2014 Pazartesi 11:27

Dikmen Vadisi’nde Yeni Model

A
A
A
Dikmen Vadisi’nde Yeni Model

Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Dikmen Vadisi’nin 4. ve 5. etapları için yeni bir model uygulanacağını belirterek, önümüzdeki aylarda ihaleye çıkılacağını ve bu etapların bölüm bölüm satılacağını söyledi. Başkan Gökçek, “Dikmen Vadisi’ndeki proje alanını bölüm bölüm satacağız ve müteahhitler kendileriyle ilgili bölümleri yapacaklar. Biz ise sadece hak sahiplerinin yerlerini, konutlarını yapacağız” dedi.
Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan Akçakoca Tatil Kampı’nın açılışında gazetecilerle sohbet eden ve sorularını cevaplandıran Başkan Gökçek, 1071 Malazgirt Bulvarı’ndaki gecekondu sorunundan, Ankapark’taki yürütmeyi durdurmaya kadar, Büyükşehir Belediyesi’nin mahkeme kararlarıyla durdurulan çalışmaları konusunda yaşanan zorlukları ve süreçleri anlattı.
DİKMEN VADİSİ’NDE YENİ MODEL MÜJDESİ
Başkent Ankara’nın prestij projelerinden biri olan Dikmen Vadisi’ndeki çalışmaların, mahkeme kararlarıyla sürekli durdurulduğunu, özellikle hak sahiplerinin mağdur edildiğini anlatan Başkan Gökçek, 4. ve 5. Etaplarda yeni bir model uygulanacağını ve bu etapların da tamamlanacağını söyledi. Eylül veya Ekim ayında ihaleye çıkılacağı müjdesini veren Başkan Gökçek, söz konusu bölgede yaşanan mahkeme süreçlerini kısaca açıklayarak, yapılacak yeni çalışmaya ilişkin şu bilgileri verdi:
“Dikmen Vadisi’nin, Eylül veya Ekim ayında ihaleleri yapılmış olur diye düşünüyorum. Orayı bölüm bölüm satacağız. Sadece bize ait olan bir bölüm var. Hak sahiplerine onu kat karşılığı vereceğiz. Geriye kalanları da arsa satış tarzında yapacağız… Dört beş parça veya altı parça yapabiliriz. Onları bölüm bölüm satacağız ve müteahhitler kendileriyle ilgili bölümleri yapacaklar. Biz sadece hak sahiplerinin yerlerini yapacağız.”
ANKAPARK’A DA MAHKEME KARARI
Başkent turizmine büyük ivme kazandıracak olan Ankapark ile ilgili olarak da yürütmeyi durdurma kararı alındığını ve çalışmaların durdurulduğunu belirten Başkan Gökçek, “Mahkeme kararı var durdurduk ama tekrar başlayacağız. Sorunu çözeceğiz” diye konuştu.
Büyükşehir Belediyesi tarafından Ankapark için bugüne kadar 800 trilyon lira yatırım yapıldığını ve daha da devam edeceğini kaydeden Başkan Melih Gökçek, “Toplam maliyet 600 milyon dolar falan olacak. Oyuncakları geldi. Şu anda iş yüzde 65’lerde. Ancak seneye biter. Çünkü bu seneyi bize kaybettirdiler. ‘Yok efendim burası peşkeş çekiliyor. Yumuşak zeminde yapılmazmış.’ Artık Dubai’de denizin içine yapı kuruluyor” diye konuştu.
Ankapark’ın giriş kapısının Selçuklu mimarisinde olacağını da belirten Başkan Gökçek, Ankapark’ın inşaatının durdurulmasıyla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bunu durdurmak demek, şehircilikten anlamamak demek. Bunu durdurmak demek, Ankaralının turizm gelirlerini durdurmak demek, Ankara’nın gelişmesini durdurmak demek, iş bilmemek demek. ‘Atatürk’ün mirası talan ediliyor’ diyorlar. Atatürk mirasında, ‘Atatürk Orman Çiftliği dinlenme ve eğlence yeri olarak’ yazılıyor. Açın internette Atatürk’ün Atatürk Orman Çiftliği hakkındaki sözlerine ve vasiyetine, karşınıza çıkacaktır. Sen burayı eğlenme yeri yapıyorsun, dinlenme yeri yapıyorsun, yok efendim ‘yapamazsın’. Niye? Çünkü AK Parti yapıyor olmaz. Böyle bir mantık olur mu?”
1071 İÇİN DE MAHKEME KARARI BEKLENİYOR
Basın mensuplarıyla sohbet toplantısında soruları cevaplandıran Başkan Gökçek, 1071 Malazgirt Bulvarı’nın devamındaki Dikmen’e çıkan yolun bir bölümünü işgal eden gecekondu ve arsası ile ilgili mahkeme kararının da beklendiğini belirterek, “1071 Malazgirt Bulvarı üzerinde bir gecekondu ve arsa var. O arsaların üzerinde 3 tane kuyu var. Arsa kuyularla birlikte bu yolun 400 metrelik kısmına denk geliyor” dedi.
Oradaki kuyularla ilgili dava açıldığını ve buradaki vatandaşın da el atmaya karşı yürütmeyi durdurma kararı aldığını anlatan Başkan Melih Gökçek, “Biz de kuyuların tespitini yaptırdık, ‘bu kuyular kaç para yapar, bu gecekondu kaç para yapar’ diye bilirkişiye tespit ettirdik. Mahkemeye tekrar sunduk. Mahkeme, bedel olarak 1 milyon 957 bin lira çıkardı. Biz de bunu kabul ettik. Bunu bekliyoruz. Kamulaştırması bittiği anda, biz burayı kazanmış olacağız ve yola girebileceğiz. Böylece Taa İstanbul Yolu’ndan başlayarak Anadolu Bulvarı, 1071 Malazgirt Bulvarı ile Dikmen’e kesintisiz bir yol olacak” diye konuştu.
AŞTİ TAŞINACAK
Başkan Gökçek, bir başka soru üzerine de AŞTİ’nin Mamak’ta belirlenen yere taşınacağını, Ankara’nın dört bir yanındaki giriş-çıkış noktalarında da indir bindir yerleri yapılacağını da belirtti. Gökçek, “AŞTİ’nin yerine Bedesten diye bir projemiz vardı. Küçük küçük iş yerleri. Hepsini AŞTİ’nin şimdiki yerine toplayalım istiyoruz. Orayı saat satan, kemer satan yerler gibi sokak sokak gruplandıralım diyoruz” dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da başladı, Mogadişu’da devam ediyor Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümünden 2024 yılında birincilikle mezun olan Somalili öğrenci Siham Ali Hussein, Rektör Prof. Dr. Akın Levent’i makamında ziyaret etti. Lisans eğitimini Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde tamamlayan Hussein, mezuniyetinin ardından bölüm öğretim üyelerinin kariyer planlaması ve yönlendirmeleri doğrultusunda Somali’nin başkenti Mogadişu’da Ziraat Katılım Bankasında göreve başladı. Çalıştığı kurum tarafından düzenlenen eğitim programı kapsamında İstanbul’a gelen Hussein, bu vesileyle Erzincan’a gelerek üniversitesini ve akademisyenlerini ziyaret etti. Ziyarette, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Volkan Baysal da hazır bulundu. Mezun öğrenci Siham Ali Hussein, üniversitede aldığı eğitimin mesleki hayatına önemli katkılar sağladığını belirterek, EBYÜ’nün kariyer yolculuğunda kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Rektör Prof. Dr. Akın Levent ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üniversitenin uluslararası öğrencilere verdiği nitelikli eğitimin mezunlar aracılığıyla farklı ülkelerde karşılık bulmasının gurur verici olduğunu söyledi. Levent, mezunların kendi ülkelerinde ve uluslararası kurumlarda görev almasının, Türkiye’nin yükseköğretimdeki gücünü ve üniversitenin uluslararası akademik etkileşime katkısını ortaya koyduğunu kaydetti.
Ankara "Mehmet Akif İnan Ödülleri" sahiplerini buldu Mehmet Akif İnan Vakfı ile Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından düzenlenen 7’nci Mehmet Akif İnan Ödülleri hak sahiplerini buldu. Mehmet Akif İnan Vakfı ve Memur-Sen iş birliğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenen Mehmet Akif İnan Ödül Töreni programı, edebiyat, düşünce ve sendikal mücadele alanlarında önemli katkılar sunan isimleri bir araya getirdi. Programda, Türk şair, yazar, araştırmacı ve Memur-Sen’in kurucusu Mehmet Akif İnan’ın fikir dünyasını, mücadelesini ve bıraktığı mirası yaşatmak amacıyla çeşitli kategorilerde ödüller takdim edildi. Program kapsamında Mehmet Akif İnan’ın düşünce hayatına ve sendikal mücadele anlayışına vurgu yapıldı. "Mehmet Akif İnan abi, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi" Ödül töreninde açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mehmet Akif İnan’ın Türkiye için önemli bir edebiyat insanı olduğunu belirterek, "Mehmet Akif İnan abi, kalemiyle tefekkür eden, kürsüde sözü inşa eden, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi. Ardında bıraktığı, Hakk’a yaslanan bir mizan, ölçüsü olan bir tavır, edebi olan bir mücadele terbiyesiydi. Hakk’ı talep ederken dili kirletmeyen, adaleti savunurken ölçüyü zedelemeyen, haysiyeti pazara düşürmeyen bir sebat çizgisi oluşturdu. Bu akşam o mizanın huzurunda duruyoruz. Kendi sözümüzün ağırlığını, kendi tavrımızın istikametini, kendi mesuliyetimizin hududunu tartıyoruz. Zira bu terbiye, insanın iç nizamını da dünyanın hengamesini de aynı terazide okur. Mazlumun ahını duyan vicdanı diri tutar, zalimin kabalığı karşısında eğilmeyen vakar talim eder, hak hatırını her şeyin fevkinde görmeyi öğretir. Genel olarak büyüklerimizin ve özel olarak da Akif İnan abinin bizlere emanet ettiği çizgi, bugünün gürültüsü içinde sözü ve duruşu muhkem kılan bir muhasebe kapısıdır. İçinden geçtiğimiz zaman, bu muhasebeyi daha ağır ve daha zaruri kılıyor" diye konuştu. "Hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada; güçlü olmak bir mecburiyettir" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle birlikte gençlerin vizyonunu daha da üst sıralara çıkaracaklarının altını çizen Bakan Tekin, "Kontrol ve denge mekanizmalarının zayıfladığı, hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada güçlü olmak bir mecburiyettir. Bu güç, zulmetmenin imkanı değil; zulümden korunmanın, haysiyeti muhafaza etmenin, hakkı savunmanın dayanağıdır. Kendi güvenliğimiz kadar, mazlumların hukukuna omuz verebilmenin de şartıdır. Bu yüzden teknolojide güçlü, ilimde güçlü, stratejik akılda güçlü, en önemlisi maneviyatı güçlü nesiller yetiştirmek zorundayız. Dünyayı bilen ama kendini de bilen; kökünü inkar etmeden ufkunu büyüten, tarihini ve kültürünü bir hamaset malzemesi değil, bir istikamet kaynağı olarak taşıyan bir nesil yetiştirmek zorundayız. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, işte bu nesli yetiştirecek modeldir" şeklinde konuştu. "Mehmet Akif İnan, Türkiye’nin emek tarihine yön veren kurucu akıldır" Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, Mehmet Akif İnan’ın sadece bir fikir adamı olmadığını, sendikalaşmanın kurucusu olduğunu da ifade ederek şunları söyledi: "Mehmet Akif İnan, yalnızca bir edebiyatçı değildir. O; şair, yazar, öğretmen, sendikacı, fikir ve aksiyon adamıdır. Tüm bu vasıfları tek bir kimlikte buluşturmuş, aydın sorumluluğuyla hareket etmiş bir münevverdir. Anadolu’nun vicdanından süzülüp gelen bir duruşun adı, isminin hakkını veren, medeniyet davamızın yiğididir. ‘Hiçbir ülke, yeniden ayağa kalkma potansiyeline bizim kadar sahip değildir’ derken, bu millete özgüven aşılayan, inancı dirilten bir öncüdür. Türkiye’nin emek tarihine yön veren, sendikal dünyaya Eğitim Bir-Sen’i, Memur-Sen’i armağan eden kurucu akıldır. Emek, ekmek ve medeniyet mücadelemizde, sivil toplum alanında attığımız her adımı haykırıyoruz. Hamdolsun bugün çatısı altında bulunduğumuz Memur-Sen kurucu liderinin vasfıyla kuşanmış, bir sendikadan fazlası olmayı kendine şiar edinmiş bir örgütlenmedir. Dün, milletin tepesine çöken yasakçılara, başörtüsünü turnikelerde boğmak isteyenlere, 28 Şubat’ın hadsizliğine, 27 Nisan’ın aymazlığına, 15 Temmuz’un hainliğine karşı ‘pabuç o kadar ucuz değil’ diyerek bir yumruk gibi meydanlara indiysek, biliniz ki bu duruşun arkasında, mayası yerli, mefkuresi milli Akif İnan’ın halis fikirleri vardı." Tören kapsamında ödül hak sahiplerinin isimleri ve aldıkları ödüller ise şöyle: "Dr. Dilek Gürsoy - Jüri Özel Ödülü, Prof. Dr. Mustafa Büyükada - Çalışma Hayatı ve Emek Ödülü, Tahta Kılınç - Başarı ve Teşvik Ödülü, Ebubekir Eroğlu - Kültür Sanat Edebiyat Ödülü, Prof. Dr. Bekir Karlığa - Üstün Hizmete Vefa Ödülü, Sumud Filosu - Uluslararası Değer Ödülü." Eğitim, kültür ve sendikal alanda emek veren kişi ve kuruluşların ödüllendirildiği programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ÖSYM Genel Başkanı Bayram Ali Ersoy ile sendika üyeleri katıldı. Program, ödül töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.