ASAYİŞ - 06 Ocak 2026 Salı 17:40

ABB’deki konser harcamalarına ilişkin 14 sanığın yargılanmasına başlandı

A
A
A
ABB’deki konser harcamalarına ilişkin 14 sanığın yargılanmasına başlandı

Ankara Büyükşehir Belediyesinin (ABB) 2021-2024 dönemindeki konser harcamalarının "kamu zararına sebebiyet verdiği" iddiasıyla 5’i tutuklu 14 sanığın yargılanmasına başlandı. Savunmada bulunan ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, "Bize proje gelir, biz değerlendiririz; yaparız, yapmayız. Hiçbir sanatçıya ‘şu firmaya git’ demedik, demeyiz de. Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz" dedi.


Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, ABB eski Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili Haluk Erdemir, ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkan Vekili Hüseyin Zehir, Evren Teknik Grup Müzik Organizasyon şirketi sahibi Onur Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirket sahibi Selahattin Çelikkaya ile tutuksuz sanıklar Universe Prodüksiyon organizasyon şirketi sahibi Sıla Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirketi ortağı Kaan Alp, ABB çalışanı Celal Akbaş, Gurudan Turizm Organizasyon şirketi sahibi Arda Akman, ABB Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili Alp Aykut Çıngır, Yalınayak Gıda Organizasyon şirketi sahibi Eren Demir, ABB çalışanı Kurtuluş Bakır, Yalınayak Gıda Organizasyon şirket ortağı Levent Erdoğan ve Craft Sanat Organizasyon şirketi sahibi Üstün Alpay ile taraf avukatları katıldı. Kimlik tespitinin ardından mahkeme başkanı yargılamanın başladığını bildirerek öncelikli olarak tutuksuz sanıklara söz verdi.



"Pandemi sonrasında tüm maliyetler çok arttı"


Söz alan Craft Sanat Organizasyon şirketi sahibi tutuksuz sanık Alpay, "Bizler Derya Bedavacı konserini organize ettiğimizde 3 günlük bir fiyat aldık. Konsere gelecek sanatçıyla tanışmışlığım var belediyeye söyledim. Bunun yapılma şartıyla ilgili belediye fiyat teklifi verdi. Sanatçı 17 kişilik grupla geldi. En az 90 dakika sahne alması için bir teklif verdik. Bu fiyat reddedildi. Ali Bozkurt fiyatı yüksek bularak bunun düşürülmesini istedi. Sanatçının tüm masrafları dahil 4 milyon 750 bin liraya anlaşma sağladık, belediyede buna onay verdi. Pandemi sonrasında tüm maliyetler çok arttı, her gün fiyat değişmektedir" dedi.


Gurudan Turizm Organizasyon şirket yetkilisi tutuksuz sanık Akman, suç işleyecek bir şey yapmadığını ve belediyede hiç kimseyle bir pazarlığının olmadığını dile getirdi.


ABB Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili tutuksuz sanık Çıngır suçlamaları kabul etmezken, "2 ay vekaleten kültür etkinliklerine baktım. Olabildiğince kısa sürede devretmek için uğraştım. Tan Taşçı konserine denk geldim. 12 Haziran 2022 tarihinde Ankara Spor Salonunda yapılması bekleniyordu. Ankara’da sel felaketi olduğu için konserde iptal edildi. Bu konser 17 gün sonra yapıldı. Pazarlığın nasıl yapıldığı hakkında bir bilgim yoktur. Konserlerin alımıyla ilgili bir bilgim yoktur" ifadelerine yer verdi.



"Bu dosyaların kamu zararı olduğunu düşünmüyorum"


ABB çalışanı tutuksuz sanık Akbaş, "19 ve 23 Ağustos aralarında imzaladığım 3 dosya nedeniyle buradayım. Bu dosyaların kamu zararı olduğunu düşünmüyorum. Hangi konserin yapılacağını Hacı Ali Bozkurt belirlerdi. Bozkurt, emekli olmasına rağmen görevine devam etti. Suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerinde bulundu.


Yalınayak Gıda Organizasyon şirketinin sahibi tutuksuz sanık Eren Demir, suçlamaları kabul etmeyerek, beraatini talep etti.


ABB çalışanı tutuksuz sanık Kurtuluş Bakır, "Teknisyen olarak ABB’de görev yapıyorum. Konser alımıyla ilgili pazarlık konusunda bilgim yoktur. Ben memur olarak çalışmaktayım. Benim işim konserlerin sağlıklı şekilde yürümesini sağlamaktır. Alanın süslenmesiyle ilgili pankart ekibimiz var onların alana gelmesi gitmesiyle ilgili çalışıyorum" diye konuştu.


Tutuksuz sanıkların ardından duruşmaya 2 saat ara verildi. Aranın ardından mahkeme başkanı tutuklu sanıklara söz verileceğini bildirdi.


ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı sanık Hacı Ali Bozkurt, memuriyeti boyunca hiçbir soruşturma geçirmediğini ifade ederek, suçlamaları kabul etmedi.



"İşlemler denetçiler tarafından denetlendi ve hiçbir olumsuz geri dönüş almadık"


İddiaları reddeden sanık Bozkurt, "Karşınızda bulunmama sebep olan bilirkişi raporunu hazırlayan kişiler, konserler hakkında bilgisi olmayan kişilerdir. Bu arkadaşlar hayatları boyunca sadece belki de konsere izlemeye gitmişlerdir. Bizim işimiz bir medya bilirkişisi tarafından sorgulanabilir. Bizim işimiz sadece mal alımı değil, sistemin kurulumu, takılması ve sökülmesidir. Bilirkişinin bir doğruluğu yoktur. Görevde bulunduğum dönemde kültür sanat alanına dair yapılan hiçbir şey yoktu. 2020 yılının ağustos ayında birkaç proje ayarlamak istedim, ekip bana ‘proje nasıl hazırlanır bilmiyoruz başkanım’ cevabını verdi. 100’lerce etkinlik ve konser düzenleyebilecek bir ekip hâline geldik. Görev yaptığım 4 yıl boyunca projeleri inceleyip ekip arkadaşlarıma verip ‘beraber inceleyelim’ dedim. Projeler tarafımca incelenmiştir ancak işlerin tamamını kendi başıma yapmadım. Ben arkadaşlarımın bilgi ve becerilerinin artması açısından toplantılara çağırdım. Verilen kararları arkadaşlarımla beraber yürüttük. ‘Benim haberim yok’ diyen arkadaşlar; öyle bir dünya yok. İlk olarak yapılması gereken işle ilgili ödenek olup olmadığına dair muhasebeye sorardık. Genel Sekreterlik makamından olur alırdık, aksi hâlde hiçbir işe başlamazdık. Yapılan tüm işlemleri mevzuatımız doğrultusunda aldık, bu işlemler denetçiler tarafından denetlendi ve hiçbir olumsuz geri dönüş almadık. Hatalıysak bize ikaz edilmedi, geri dönüş olmadı" ifadelerine yer verdi.



"Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz"


Her organizasyon firması altından kalkabileceği etkinliği kendilerine ilettiğinden bahseden Bozkurt, "Hiç kimse bize proje getirdi de ‘siz kabul etmediniz’ diyemez. Bize proje gelir, biz değerlendiririz; yaparız, yapmayız. Hiçbir sanatçıya ‘şu firmaya git’ demedik, demeyiz de. Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz. Sebebi de bilirkişilerin dosya kapsamında bilgi sahibi olmamalarıdır. Memur emekli olur, bürokrat emekli olmaz. Yaz sezonunda yapılacak işlerin süreçleri mart ayında başlar. Ben haziran ayında emekli olduktan sonra oradaki arkadaşlarımız destek talep etti, ben de devam ettim. Sadece yaz döneminde yapılan konserlere destek oldum" dedi.


Bozkurt, herhangi bir idari ya da adli soruşturma geçirmediğini ifade ederek, bilirkişi raporunu reddetti. Duruşma yarın 10.00’da devam etmek üzere ertelendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Murat Ongun’un eşi Gözdem Ongun’un ev hapsi kaldırıldı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında iddianamede yer alan bir kısım sanıklar yönünden yapılan tutukluluk incelemesinde Murat Ongun’un eşi Gözdem Ongun’un da arasında bulunduğu toplam 6 kişinin ev hapsi şeklindeki adli kontrol şartı kaldırıldı. Gözdem Ongun hakkında adli kontrol tedbirinin uygulanmasına hükmedildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede yer alan bir kısım sanıklar yönünden tutukluluk incelemesi yapıldı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan incelemede, Cem Çelik, Güngör Gürman, Mehmet Şahin, Yılmaz Doğan, Zeynep Ayten Gözdem Ongun ve Hüsnü Yüksel Tunar yönünden ev hapsi adli kontrol şartının kaldırılmasına hükmedildi. Mahkeme, Hüsnü Yüksel Tunar hariç diğer 5 sanık hakkında her pazartesi günü imza atmak şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına hükmetti. Öte yandan aralarında Abdussamet Baydar, Ahmet Çiçek, Ahmet Hamdi Çiçek, Ahmet Önal, Akif Gündüz, Alaeddin Vardar, Ali İhsan Mengir, Bayram Taşkın, Burak Alp, Bülent Yılmaz, Büşra Türkan, Dinçer Kantar, Dursun Keleş, Duygu Fikrili, Ebru Yılmazlar, Edip Cenk Ünalzeren, Furkan Hamzaoğlu, Hasan Özsoy, Hüseyin Ekrem Fidan, Kaan Ketenci, Murat Bıyık, Murat Erenler, Nezahat Kurt, Osman Şahin, Semih Bilgin, Songül Çar, Tamer Gümüş, Yaren Duru ve Yücel Mengir’in de bulunduğu sanıklar hakkında uygulanan imza atma şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına da hükmedildi. Mahkeme tarafından sanıklar Cem Çelik, Güngör Gürman, Mehmet Şahin, Yılmaz Doğan, Zeynep Ayten Gözdem Ongun ve Hüsnü Yüksel Tunar’ın aralarında olduğu bazı sanıklar hakkında uygulanan yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi.
Ankara Hayvanseverlerden metroda belediye görevlilerince öldürüldüğü iddia edilen köpek için ABB’ye tepki Ankara’da metro istasyonunda belediye görevlileri tarafından öldürüldüğü iddia edilen ‘Matmazel’ isimli köpek için olayın olduğu yerde bir araya gelen hayvanseverler, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne tepki gösterdi. Yenimahalle’de yer alan Demetevler Metro İstayonu’nda belediye görevlileri tarafından darbedildiği ve yürüyen merdivenlere sıkıştırıldığı iddia edilen 15 yaşındaki ‘Matmazel’ isimli dişi köpek, yapılan müdahalelere rağmen telef oldu. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) yapılan ihbarlar üzerine belediye tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında köpeği darbettiği ileri sürülen görevliler geçici olarak görevinden uzaklaştırıldı. Olayın yaşandığı istasyonun önünde bir araya gelen hayvanseverler ise, yaptıkları basın açıklamasında ABB’nin olayla ilgili şeffaf şekilde hareket etmediğini ve ihmali olduğunu ileri sürdüler. "Bütün sorumluların hak ettiği cezayı almasını istiyoruz" Haydar Özkan, grup adına yaptığı açıklamada, "Matmazel’i darbederek, metrodan çıkartılırken ölümüne neden olduğu iddia edilen kişilerin ve onlara bu cesareti veren, talimatı veren başkandan başlamak üzere bütün sorumluların hak ettiği cezayı almasını istiyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne de soruyoruz. 10 ayda toplanan 41 bin 142 köpeğin 17 bin 790’ının öldüğü bildirilmektedir. Bu veri, toplanan köpeklerin yüzde 42’lik bölümüne tekabül etmektedir. 10 ayda 41 bin köpek topluyorsunuz, 17 bin 790’ı ölüyor. Bu da topladığınızın yüzde 42’sine tekabül ediyor yaklaşık olarak. Peki bu katliam değil de nedir. Bir tane can için bu kadar insan burada. Çocuklar burada, yaşlılar, gençler, herkes burada. Peki ya bu İl Özel İdare barınaklarında, belediye barınaklarında katledilen hayvanların hesabını kim verecek? Katledilen hayvanların vebalini nasıl vereceksiniz?" dedi.
İzmir Ders saatinde öğrencileri evine götürüp temizlik yaptıran öğretmene soruşturma İzmir’in Bornova ilçesindeki bir mesleki eğitim merkezinde görevli öğretmenin, kız öğrencileri ders saatinde okuldan çıkararak kendi evine götürdüğü ve temizlik işlerinde çalıştırdığı iddiası üzerine idari soruşturma başlatıldı. Edinilen bilgiye göre olay, 4 Kasım 2025 tarihinde Bornova’da bulunan bir mesleki eğitim merkezinde meydana geldi. İddiaya göre, okulda görevli Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni D.T., yaşları 16 olan Ş.A., E.K, D.D., A.Y., E.N.K. ve N.K. isimli 6 kız öğrenciyi okul yönetimi ve velilerin bilgisi haricinde ders saatleri içerisinde okul dışına çıkardı. Öğrencilerin, güvenlik kameralarının görüş açısı dışında kalan bir noktadan özel araca bindirilerek öğretmenin yeni taşındığı eve götürüldüğü öne sürüldü. Velilerin şikayet dilekçelerine yansıyan iddialara göre; okula eğitim görmek amacıyla giden öğrenciler, gün boyu öğretmenin evinde koli taşıma, eşya toplama ve temizlik gibi işlerde çalıştırıldı. Öğrencilerin eğitim haklarından mahrum bırakıldığı ve velilerin rızası olmadan bu eylemin gerçekleştirildiği savunuldu. Gün sonunda öğrencilere yiyecek veya ulaşım imkanı sağlanmadığı da iddialar arasında yer aldı. Öğrencilerin iş bitiminde Bayraklı TOKİ bölgesinden Şehir Hastanesi istikametine kadar yürüdükleri, daha sonra kendi imkanlarıyla toplu taşıma kullanarak evlerine dönebildikleri belirtildi. Soruşturma dosyasında fotoğraflar yer aldı Velilerin İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yaptığı başvuruda, öğretmenin evinde çekildiği iddia edilen bazı fotoğraflar da delil olarak sunuldu. Dosyaya giren görüntülerde; öğrencilerin bulunduğu ortamda sigara ve alkol şişelerinin yer aldığı, bu durumun çocukların güvenliği açısından risk oluşturduğu ifade edildi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü harekete geçti Konuyla ilgili olarak velilerin, olayın Milli Eğitim Temel Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu’na aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle şikayetçi olmasının ardından İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğretmen hakkında idari soruşturma başlatıldığı öğrenildi.