POLİTİKA - 19 Mart 2025 Çarşamba 15:20

Adalet Bakanı Tunç: "Yargı kimseden emir ve talimat almaz''

A
A
A

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına ilişkin, "Soruşturma tüm yönleriyle büyük bir hassasiyet ve titizlikle yürütülmektedir" dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı iki farklı soruşturmaya ilişkin Bakanlık önünde açıklamalarda bulundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında aralarında İBB Başkanının da bulunduğu 106 şüpheli hakkında bu sabah itibarıyla gözaltı kararı verildiğini hatırlatan Bakan Tunç, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen iki soruşturma bulunmaktadır. Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının da aralarında bulunduğu 7 kişi hakkında gözaltı kararı bulunmaktadır. Bu soruşturmada şüphelilerin terör örgütüne iştirak halinde yardım etme suçunu işledikleri iddiası bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.

"Her iki soruşturma kapsamında toplam 106 şüpheli hakkında gözaltı kararı bulunmaktadır"

Diğer soruşturmaya yönelik de açıklamalarda bulunan Bakan Tunç, "Başlatılan diğer soruşturma ise Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülmektedir. Bu soruşturma kapsamında da aralarında yine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının da bulunduğu 100 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiştir. Bu soruşturmada şüphelilerin çıkar amaçlı suç örgütü kapsamında rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme suçlarını işledikleri iddiası bulunmaktadır. Her iki soruşturma kapsamında toplam 106 şüpheli hakkında gözaltı kararı bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.

"Anayasa'mızın 138. maddesine göre mahkemeler bağımsızdır"

Soruşturma dosyaları içerisinde MASAK raporları, vergi uzmanı incelemeleri, tanık beyanları ve diğer delillerin mevcut olduğu dile getiren Bakan Tunç, "Soruşturma tüm yönleriyle büyük bir hassasiyet ve titizlikle yürütülmektedir. Şu hususun altını özellikle çizmek isterim; Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Anayasa'mızın 9. maddesi açıktır. Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır. Hukukun üstünlüğü esastır. Kanunlar karşısında herkes eşittir; hiç kimseye ve zümreye ayrıcalık tanınamaz. Anayasa’mızın 138. maddesine göre mahkemeler bağımsızdır. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz" açıklamasında bulundu.

Bakan Tunç konuşmasına şöyle devam etti:

"Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157. maddesi gereğince soruşturma evresi gizlidir. Bu gizlilik, hem adaletin sağlıklı işlemesi hem de hak ihlallerinin önlenmesi, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı bakımından son derece önemlidir. Başlatılan soruşturmalarla ilgili olarak dosya içeriğine, iddia ve delillere vakıf olmadan değerlendirmelerde bulunmak doğru değildir. Tarafsız ve bağımsız yargının gerçekleştirmekte olduğu soruşturmaları farklı taraflara çekmek, darbe gibi ifadelerle nitelendirmek son derece tehlikeli ve yanlıştır."

"Yargı huzurunda hesap vermek ve savunma yapmak herkes için bir haktır, aynı zamanda bir zorunluluktur"

Suçun işlendiğine yönelik bir delilin olması durumunda soruşturmanın yetkili yargı makamlarınca yapılacağını aktaran Bakan Tunç, "Diğer yandan sokak çağrıları yaparak soruşturmalar üzerinden dezenformasyon yapmak, kamuoyunu yanıltmaya yönelik söylemlerde bulunmak asla kabul edilemez. Herkes bilmelidir ki hukuk devletinde suç işlendiğine dair bir iddia varsa savunmanın yapılacağı yer sokaklar değil, yargı makamlarıdır. Yargı huzurunda hesap vermek ve savunma yapmak herkes için bir haktır, aynı zamanda bir zorunluluktur" açıklamasında bulundu.

"Unutulmamalıdır ki hukuk devletinde masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı esastır"

Yargının başlattığı soruşturma ve davaları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkilendirmenin hadsizlik olduğunu dile getiren Bakan Tunç, "Yasaması, yürütmesi, yargısıyla ülkemizde kuvvetler ayrılığı esastır. Yargı kimseden emir ve talimat almaz. Yargıya saldırmak, yargı mensuplarını tehdit etmek, onlara hakaret etmek, demokratik hukuk devletinde asla kabul edilemez. Adaletin tecellisi için yürüyen soruşturmaları etkilemeye yönelik tavır ve davranışlarda bulunmak yerine sağduyu ile hareket etmek gerekmektedir. Tarafsız ve bağımsız yargının vereceği karar, herkes için bağlayıcıdır ve saygıyla karşılanmalıdır. Soruşturma aşamasında iddialar, savunma ve deliller değerlendirilecek ve soruşturmanın gizliliği ortadan kalktığında maddi gerçeği tüm açıklığı ve şeffaflığıyla kamuoyu görecektir. O nedenle bugünden soruşturma içeriğiyle ilgili hiçbir bilgisi olmadan lehte ya da aleyhte peşin hükme varmak doğru değildir. Unutulmamalıdır ki hukuk devletinde masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı esastır" şeklinde konuştu.

"Savunmalarının neler olduğu, iddialara ilişkin delilerin neler olduğu, yapılan soruşturma sonucu ortaya çıkacaktır"

Türk yargısına güvenilmesi gerekliliğine vurgu yapan Bakan Tunç, "Kendi içerisinde hak arama yolları sonuna kadar açıktır. Adaletin tam ve eksiksiz tecellisi için süreci sükûnetle takip etmek, verilecek kararı saygıyla karşılamak hepimizin ortak sorumluluğudur. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Yargının gerçekleştirmekte olduğu işlemler kendi içinde denetime tabidir. Kimlerin hangi iddialara muhatap olduğu, savunmalarının neler olduğu, iddialara ilişkin delilerin neler olduğu, yapılan soruşturma sonucu ortaya çıkacaktır. Hep birlikte soruşturmanın sonucunu sükûnetle beklememiz gerekir" dedi.

Doğukan Gürel - Kaan Taşkın - Tolga Başer

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Kış ortasında bahar coşkusu Manisa’da şubat ayında yüzünü gösteren güneşli hava, vatandaşları sokağa döktü. Mevsim normallerinin üzerine çıkan sıcaklıklarla birlikte Atatürk Kent Parkı hafta sonu adeta dolup taştı. Şubat ayının dondurucu soğukları beklenirken günlerdir süren sağanak yağmurların ardından Manisa’da etkili olan güneşli hava, kış ortasında bahar havası yaşattı. Termometrelerin mevsim normallerinin üzerine çıkmasını fırsat bilen Manisalılar, soluğu kentin en büyük cazibe merkezlerinden biri olan Atatürk Kent Parkı’nda aldı. Yaklaşık 170 dönümlük alanı kapsayan park, sabahın erken saatlerinden itibaren yoğunluk yaşadı. Yürüyüş yolları ve bisiklet parkurlarında hareketlilik gözlenirken, yeşil alanlar vatandaşlarla doldu. Çocuklar oyun alanlarını doldurdu Park içerisindeki çocuk oyun alanları miniklerin neşeli sesleriyle yankılanırken, aileler de yanlarında getirdikleri çay ve atıştırmalıklarla güneşin tadını çıkardı. Kış güneşinin keyfini piknik yaparak değerlendiren vatandaşlar, güzel havanın moral verdiğini ifade etti. Sadece kent merkezinden değil, çevre ilçelerden de çok sayıda ziyaretçinin geldiği parkta, kafeteryalar ve dinlenme alanlarında da yoğunluk yaşandı. Vatandaşlar, şubat ayında yaşanan bu bahar havasının tadını doyasıya çıkardı. Meteoroloji yetkilileri ise hava sıcaklıklarının hafta içerisinde yeniden mevsim normallerine dönmesinin beklendiğini bildirdi.
Antalya Serebral palsi hastası genç sporla hayata tutundu Antalya’da yaşayan serebral palsi hastası genç, gönül verdiği fitness sporunda madalya peşinde koşuyor. Antalya’da 26 yaşındaki Abdülkerim Sait, tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşamına rağmen fitness sporuna olan tutkusu ve azmiyle dikkat çekiyor. Serebral palsi hastası olan Sait, hem sosyal medyada fitness üzerine videolar çekiyor hem de yarışmalara hazırlanarak dereceler elde etmeyi hedefliyor. Abdülkerim Sait hayatının kolay olmadığını ancak güçlü olmak zorunda olduğunu belirterek, fitness ile tanışma sürecini ve yaşadığı değişimi anlattı. 2013 yılından bu yana sporun hayatında olduğunu ifade eden Sait, asıl dönüşümün 2018 yılında başladığını söyledi. Bu tarihten itibaren kendisini daha fazla geliştirmeye karar verdiğini belirten Sait, yarışmalara katılma hedefinin devam ettiğini belirtti. 2019 yılında katıldığı bir fitness yarışmasında üçüncü olduğunu dile getiren Sait, o dönem fiziksel olarak bugünkü seviyesinde olmadığını ancak kendisini denemek istediğini söyledi. Yarışmaya katılma kararının hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Sait, yeniden yarışarak derece elde etmeyi hedeflediğini ifade etti. Serebral palsi hastalığının iki yaşından sonra fark edildiğini aktaran Sait, "Hastalığım Serebral palsi diye geçiyor. 2 yaşından sonra belli oluyor. Bu çocuk niye yürüyemiyor diye fark ediliyor" dedi. Hastalığın hayatını zorlaştırdığını ancak hiçbir zaman vazgeçmediğini vurgulayan Sait, sporun hem fiziksel hem de mental olarak kendisine büyük güç verdiğini söyledi. Tekerlekli sandalyeye bağımlı olmak çok zor Fitness sporuna başlama sürecini anlatan Sait, "Fitness üzerinde videolar çekiyorum, hayatımda tekerlekli sandalyeye bağımlı olmak çok zor bir şey ve güçlü olmak zorundasınız ben de onun için yarışmanın ve bunun içindeyim ama 2018 yılında başladım. 2013 yılından beri varım ama bu tür değişimi, kendimi büyütmeye şimdi başladım" dedi. "Engelli erkekler vücut yarışmasında üçüncü oldum" 2018 yılında spora başladığını belirten Sait, katıldığı engelli engelli erkekler vücut geliştirme yarışmasında elde ettiği dereceyi ve yeni hedefini şöyle anlattı: "Tamamıyla 2018 yılından itibaren başladım. 2019’da engelli erkekler vücut geliştirme yarışmasına katıldım ve orada üçüncü oldum. Şimdi bir yarışmaya daha katılmak istiyorum ve orada da dereceye girmek istiyorum." Fitness sporuna gönül verdiğini belirten Sait, yarışmalara katılma isteğinin devam ettiğini ve kendisini geliştirmeye kararlı olduğunu da sözlerine ekledi.
İstanbul Sosyal medyada paylaşıldı, Tuzla’daki geyikler ilgi odağı oldu Tuzla Akfırat mevkiindeki ormanlık alanda görüntülenen geyikler, sosyal medyada paylaşılmasının ardından vatandaşların ilgi odağı oldu. Doğaseverler, İstanbul’un yanı başındaki bu doğal yaşamı yerinde görmek için adeta bölgeye akın etti. Tuzla Akfırat’taki ormanlık alanda kaydedilen geyik görüntüleri, sosyal medya platformlarında kısa sürede popüler oldu. Şehrin kalabalığından uzakta ve doğanın kalbinde görüntülenen geyikler, görenlerde büyük merak uyandırdı. Görüntülerin ardından çok sayıda vatandaş, bu eşsiz manzaraya tanıklık etmek ve doğa yürüyüşü yapmak amacıyla bölgeye gitti. Edinilen bilgilere göre geyikler, ormanlık alan içerisinde tel örgülerle çevrili, arka kısmı sık ağaçlıklarla kaplı oldukça güvenli bir bölgede yaşamlarını sürdürüyor. Alanın korunaklı yapısı sayesinde hayvanların dış etkenlerden uzak ve huzurlu bir ortamda bulunduğu görülürken, geyikleri doğal ortamlarında uzaktan izleme fırsatı bulan vatandaşlar bu anları cep telefonlarıyla kaydetti. "Zarar vermeden uzaktan izliyoruz" Sosyal medyadaki paylaşımları görüp bölgeye gelen Recep Sağlam, yaşadığı deneyimi şu sözlerle aktardı: "Burası gerçekten çok sakin ve huzurlu bir orman. Geyikleri böyle bir ortamda, kendi doğalarında görmek harika bir deneyim oldu. Alanın korunaklı olması içimizi rahatlattı; hayvanlara dışarıdan müdahale edilmesi pek mümkün görünmüyor. Biz de onları rahatsız etmeden uzaktan izlemenin keyfini çıkarıyoruz." Öte yandan, bölgeye gelen doğaseverler ve uzmanlar, yaban hayvanlarının doğasına müdahale edilmemesi gerektiğini vurgulayarak geyiklerin beslenmemesi, gürültüden kaçınılması ve yaşam alanlarına çöp bırakılmaması konusunda uyarılarda bulundu. Tuzla’nın bu "gizemli misafirleri"nin korunması için bölge sakinlerinin de büyük hassasiyet gösterdiği öğrenildi.