POLİTİKA - 12 Mart 2026 Perşembe 20:11

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Diplomasi ve diyalog adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada, "Diplomasi ve diyalog adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur. Dolayısıyla bölgemizin bir ateş çemberine döndüğü bu zor günlerde Sayın Genel Sekreterin diplomasi ve diyalog çağrılarını bu bakımdan çok değerli bulduğumu vurgulamak istiyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda "BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Takdim Töreni"nde katıldı.

Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birleşmiş Milletler Genel Sekreterlik görevini tarafsızlık ve büyük bir ferasetle yürüten kıymetli dostum Sayın Antonio Guterres’i ülkemizde ağırlamanın memnuniyeti içindeyim. Sayın Guterres’in ülkemizi her ziyareti bizler için ayrı bir önem ve mana taşımıştır. Kendileri 2017’de Genel Sekreterlik görevini üstlenmesinin ardından ilk ikili ziyaretini yine Türkiye’ye gerçekleştirmiştir. Müteakip her ziyaretinde mültecilerin korunması, küresel adaletin tesisine dair projelerin uygulanması ve Ukrayna’daki savaş bağlamında mekik diplomasisine yaptığı çok değerli katkılara hep birlikte şahit olduk. Uluslararası barış ve güvenliğin tesisi için adeta sessiz çoğunluğun sesi olan değerli dostuma bu 6’ıncı ziyareti vesilesiyle Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizler olmak üzere nerede bir yangın varsa söndürmek için su taşıyoruz"

Guterres’in hayatı boyunca birçok vazife üstlendiğini tüm vazifelerinde de barışı, diyaloğu, refahı öne çıkaran birisi olduğunu söyleyen Erdoğan, "Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten miras kalan ’yurtta sulh cihanda sulh’ ilkesini atılgan ve girişimci bir anlayışla yoğurarak dış politikamızın odağında tutmayı sürdürüyoruz. İnsanlığın ortak vicdanını, küresel dayanışma iradesini ve geleceğe yönelik umudunu temsil eden Birleşmiş Milletlerin kurucu değerlerinin 80 yıldır en güçlü destekçilerinden biriyiz. Başta bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizler olmak üzere nerede bir yangın varsa söndürmek için su taşıyoruz. Nerede bir acı varsa, dram, trajedi, gözyaşı varsa tüm gücümüzle onu dindirmeye çalışıyoruz. Burada değerli dostum Guterres’in hakkını özellikle teslim etmek isterim. Sayın Guterres, 9 yıldır büyük bir başarıyla icra ettiği bu önemli vazifeyi üstlenmeden önce de barışı, diyaloğu, refahı öne çıkaran bir siyasetçiydi. Portekiz Başbakanı olarak ülkesinde refahın artmasına ve demokrasinin kökleşmesine eşsiz katkılar yapmış, yapıcı ve uzlaştırıcı siyaset tarzıyla halkının takdirini kazanmıştı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri olarak görev yaptığı 10 yıllık dönemde ise yerinden edilenlerin insanlık onuruna yakışır şekilde muamele görmeleri ve korunmaları yönünde üstün gayretler sarf etmişti. Sayın Guterres’in bu süreçteki vicdanlı ve kararlı liderliğinin kendisini Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine taşıyan merhaleyi teşkil ettiğine inanıyorum" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Diplomasi ve diyalog adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur"

BM Genel Sekreteri Guterres’in görevi sırasında Türkiye’nin Birleşmiş Milletler çatısı altındaki katkılarını her alanda güçlendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aradan geçen 10 yılda Sayın Genel Sekreterle gerek bölgemizde gerek dünyada barışı tehdit eden meseleler konusunda yakın diyalog içerisinde olduk. Bu istişare ve çabalarımızın bazen en zorlu şartlarda dahi sonuç verdiğini de memnuniyetle gördük. Sayın Guterres’le birlikte yoğun çaba sarf ettiğimiz Karadeniz Tahıl Girişimi bu sayede küresel bir gıda krizinin önüne geçmeyi başardık. Ukrayna’da barışın yeniden inşasına ve savaşın sonlandırılmasına yönelik çabalarda Birleşmiş Milletlerle yakın iş birliğimizi devam ettiriyoruz. Diplomasi ve diyalog adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur. Dolayısıyla bölgemizin bir ateş çemberine döndüğü bu zor günlerde Sayın Genel Sekreterin diplomasi ve diyalog çağrılarını bu bakımdan çok değerli bulduğumu vurgulamak istiyorum" ifadelerini kullandı.

"Genel Sekreterin, çağımızın en büyük mezalimlerinden birinin yaşandığı Gazze’de sergilediği duruş her zaman övgüyle anılacaktır"

Türkiye olarak coğrafyanın topyekun bir felakete sürükleme riski taşıyan İran merkezli şiddet sarmalının daha fazla büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Umutları kırmak, bizi mücadelemizden vazgeçirmek isteyenlere rağmen sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum; Sayın Genel Sekreterin, çağımızın en büyük mezalimlerinden birinin yaşandığı Gazze’de sergilediği duruş her zaman övgüyle anılacaktır. İnsanlık değerlerimizin sınandığı bu vahşet, özellikle bunun karşısında Sayın Genel Sekreter kendisinden beklenen ilkesel tavrı güçlü şekilde ortaya koymuş, Birleşmiş Milletler parametreleri temelinde iki devletli çözüm yönünde çalışma kararlılığında asla taviz vermemiştir. Sayın Guterres’in gönlünde müstesna bir yere sahip olan mültecilerin korunması ise yakın iş birliği içinde çalıştığımız bir başka alan olmuştur. Bunun da hiçbir zaman unutulmayacağını burada vurgulamak istiyorum. Bu vesileyle asrın felaketinin ardından yaşadığımız zor günlerde bize dost elini uzatarak yaraların sarılmasına destek olan tüm Birleşmiş Milletler Teşkilatı’na, Sayın Genel Sekreter’in şahsında tekrar teşekkür ediyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Birleşmiş Milletler Evi projemizi hayata geçirmeye hazır haldeyiz"

Genel Sekreter Guterres’in gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma hedefi için büyük bir özveriyle çalıştığına şahit olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bu vesileyle kendilerinin bilhassa iklim değişikliğiyle mücadele alanında başlattığı girişimlerin önemini vurgulamak istiyorum. Türkiye olarak bu çalışmalara katkıda bulunma hedefiyle Kasım 2026’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31’inci Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyoruz. Eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde 2017 yılında başlattığımız Sıfır Atık Projesi’nin küresel bir girişime dönüşmesini sağlayan, Birleşmiş Milletler sürecinde desteğini esirgemeyen ve Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nın ilk imzacılarından olan Sayın Guterres’e bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum. İstanbul’u bir Birleşmiş Milletler merkezi haline getirme vizyonumuz doğrultusunda teşkilatın ofislerini aynı çatı altında toplayacak Birleşmiş Milletler Evi projemizi hayata geçirmeye hazır haldeyiz. Bu projenin Sayın Genel Sekreter’in Birleşmiş Milletler 80 girişimine de ulusal düzeyde önemli katkı sunacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Birleşmiş Milletleri daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan tüm girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yaşadığımız her hadise ve kriz ilk kez bundan 13 yıl önce dile getirdiğimiz dünya 5’ten büyüktür tespitimizin haklılığını teyit ediyor. Adalet olmadan dünyada kalkınma, barış, istikrar olmayacağına inanan bir lider olarak Birleşmiş Milletleri daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan tüm girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz. Sayın Genel Sekreter, şahsınıza ve liderlik ettiğiniz teşkilata yönelik karalama kampanyalarına rağmen Gazze başta olmak üzere insani krizlerin aşılması ve uluslararası barışın tesisi için ortaya koyduğunuz ilkeyi ve özverili çabalarınızın bu müstesna ödülümüzün ruhu, manası ve hedefleriyle fevkalade uyumlu olduğuna inanıyorum. Sizin nezdinizde dünyanın dört bir tarafında çetin şartlarda barış için fedakarca görev yapan Birleşmiş Milletler personelini selamlıyor, hayatını kaybeden Birleşmiş Milletler çalışanlarını saygıyla yad ediyorum. Şahsınıza tevcih ettiğimiz Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nün Birleşmiş Milletler ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum" diye konuştu.

"Ben bu ödülü kabul etmekten onur duyuyorum"

BM Genel Sekreteri Guterres, bu ödülün bölgede çok büyük ızdırapların yaşandığı bir döneme denk geldiğinin farkında olduğunu dile getirerek, "Çok kötü çatışmalar, giderek derinleşen jeopolitik bölünmeler var. Küresel iş birliğine güven azalıyor. Atatürk Uluslararası Barış Ödülü, barışın soylu bir vizyonun ötesinde bir şey olduğunu bize gösteriyor. Barış bir toplanma çağrısıdır. Ben bu ödülü kabul etmekten onur duyuyorum. Atatürk’ün toplumsal ilerlemeye, eşitliğe ve refaha kendini adamış olması, bu konudaki çalışmaları Birleşmiş Milletler misyonu içinde kendisini buluyor. Bu miras bugün Türk halkı aracılığıyla yaşamaya devam ediyor. Burada, mübarek ramazanda hepinizle birlikte olmak istedim. Birleşmiş Milletler ailesinde geçirdiğim 20 yıl boyunca hep bir ramazan geleneğim oldu. Şahsi olarak bir Müslüman topluma gittim ve iftar yaptım. Bu ziyaretler hem bana hem de dünyaya İslam’a gerçek ruhunu hatırlatan ziyaretler oldu; Merhamet, cemaat ve empati. Türk halkının olağanüstü ve yüce gönüllü ruhuna da dikkat çekmek için geldim. Gerçekten eşi benzeri görülmemiş bir yerinden etme durumunda Türkiye kapılarını açtı ve milyonlarca insan şiddetten Türkiye’ye kaçtı. Başka hiçbir ülkede insanlar bu kadar rahat ve güvenli bir şekilde sınırı geçmediler. Türkiye bu anlamda birinci sırada geliyor. Bölge bir kırılma noktasına gelmek üzere ve bunun sonuçları da tüm dünyada etkili oluyor. Güvensizlik, istikrarsızlık artıyor. En kırılgan olanlar da en çok acıyı çekiyor. Şiddetin azaltılması ve diyalog en iyi çıkış yolu olacaktır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres’e ’Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etti. Törenin ardından iftar yemeğine geçildi.

Ömer Faruk Karataş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Orta Doğu’da çatışmaya rağmen ülkede ’Terörsüz Türkiye’ süreci: Diyarbakırlı iş adamı kentinde milyarlık yatırımı sürdürüyor Diyarbakırlı iş adamı Mustafa Çubuk, Orta Doğu’daki çatışma sürecine rağmen Türkiye’deki sürece ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a güvenerek şehrinde başlattığı milyarlık yatırım projesini devam ettirip, herkese de yatırım çağrısında bulunuyor. Bağlar ilçesi kırsal Oğlaklı Mahallesi ve Karacadağ bölgesinde, bin dönüm arazi üzerinde 10 milyar TL’lik bütçe ile inşa çalışmaları devam eden İmalat ve Geri Dönüşüm Toplu İşyeri Projesi’nde; hastane, spor tesisleri, idari binalar, otel, cami ve bin 200 ticari iş yeri yer alıyor. Orta Doğu’da İran-ABD-İsrail arasında başlayan çatışma ateşkes süreciyle dururken, küresel düzeyde yatırımcıları da etkiliyor. Türkiye’nin yurt içinde ’Terörsüz Türkiye’ politikası, Orta Doğu’da ise taraflar arasındaki barışçıl politikası iş adamlarına güven veriyor. Diyarbakırlı iş adamı Mustafa Çubuk ise kentinde başlattığı milyarlık yatırımını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği mesajlar ve yürüttüğü dengeli politikaya güvenerek sürdürüyor. SMC Yıkım Hafriyat Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çubuk, İran-Amerika-İsrail savaşının bütün dünyayı, petrol, mazot ve bütün ürünleri etkilediğini söyledi. Ülkeler arasında en az etkilenenin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu değerlendiren Çubuk, iş adamları olarak yurt dışındaki yatırımcılarla da yaptıkları değerlendirmelerde Türkiye’nin eskisi gibi olmadığını ifade etti. Çubuk, Türkiye’nin burada yatırım için en güvenli liman olduğunu dile getirerek, "Cumhurbaşkanımızın dik duruşu, barışçıl politikasıyla Türkiye; en güvenilir ülkedir. Eskiden insanlar Avrupa’ya, yurt dışına giderdi. Oralarda yatırım yaparlardı. Bakıyoruz artık tam tersine döndü. Avrupa’dan, yurt dışından Türkiye’ye gelmek isteyen o kadar iş adamı var ki. Irak, İran, Suriye’den, Dubai’den, Katar’dan, her yerden buraya gelip yatırım yapmak isteyen insanlar var. Buraya gelme sebeplerinden biri de, Türkiye’nin her yeri güveniliridir. Ama eskiden Doğu, Güneydoğu’da bir sıkıntı vardı. Barış olmasaydı ben dahil kimse bu bölgeye gelip yatırım yapmazdı. Diyarbakır’da yatırım yapıyorum. Buraya geldik, iyi ki de geldik, herkesi buraya davet ediyorum" dedi. 10 milyar liralık yatırımları olduğunu kaydeden Çubuk, "Bunu durup dururken yapmadık. Barış süreciyle de yaptık. Eskiden turist sayısı azdı. Çok şükür Diyarbakır’ımızda, Sur’da turistlerden geçilmiyor. Eskiden insanlar Antalya, yurt dışına giderlerdi. Artık herkes Diyarbakır’a geliyor, Doğu, Güneydoğu’yu geziyor. Amerika-İsrail-İran savaşı hepimizi derinden etkiledi. Hem vicdani, hem de ekonomik olarak. İlk etapta çok tedirgin olduk. Dünyaya baktığımız zaman en güvenilir liman Türkiye oldu. Türkiye’de çok güvenilir bir şekilde yatırımlarımıza devam ediyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı’ndan bir ricaları olduğunu belirten Çubuk, "Dünya lideri olarak bu konuya el atarak güzel bir barış süreci de Orta Doğu’da olursa, işlerimiz daha da güzel olur. İş adamları olarak her iki yerde de yatırım yapmak istiyoruz. Şu an Türkiye’de yapıyoruz. Dünyaya açılmak istiyoruz, Orta Doğu’ya açılmak istiyoruz. İnsan, bir şey yaparken inanmalı. Kırsal bir bölgede on binlerce insana iş imkanı sağlayacağız. Burada fabrikalar, geri dönüşüm tesisleri kuruyoruz. Bir iş adamı olarak ne büyük hayalim burada, bu bölgede bu yatırımı yapmak. Bin 200 dükkan yapıyoruz" şeklinde konuştu.
Erzurum Erzurumspor FK As Başkanı Çınar: "Bize yakışanı yaptık" Erzurumspor FK As Başkanı Veysel Çınar, kazanılan şampiyonluğun ardından yaptığı açıklamada büyük bir gurur yaşadıklarını belirterek, "Kupayı kaldırmak çok güzel bir duygu. Bize yakışanı yaptık" dedi. Şampiyonluğun kadim şehir Erzurum’a hayırlı olmasını dileyen Çınar, kupayı Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ile birlikte kaldırmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Erzurum’un futbola olan tutkusunun başarıda önemli bir rol oynadığını vurgulayan Çınar, futbolcular ve camianın Süper Lig yolunda büyük bir adım attığını söyledi. Sezon boyunca verilen emeğin karşılığını aldıklarını dile getiren Çınar, "Bütün senenin emeğini şampiyonlukla taçlandırdık. Büyük taraftarımız ve oyuncularımız bunu sonuna kadar hak etti. Bugün tribünlerdeki coşku sahaya da yansıdı" ifadelerini kullandı. Başarıda emeği geçen herkese teşekkür eden Çınar, "Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Onursal Başkanımız Mehmet Sekmen, Kulüp Başkanımız Ahmet Dal ve yönetim kurulu üyelerimizle birlikte, birlik ve beraberlik içinde takımımızı Süper Lig’e taşımanın onurunu yaşıyoruz. Teknik Direktörümüz Serkan Özbalta’ya ve sahada mavi-beyaz forma için mücadele eden futbolcularımıza teşekkür ediyorum" dedi. Erzurumspor’un ait olduğu Süper Lig’e geri döndüğünü vurgulayan Çınar, sözlerini şöyle tamamladı: "Şehrin her sokağı, her meydanı bu büyük zaferin gururunu yaşıyor. Yönetim olarak üzerimize düşeni yaptık. Bu onurlu şampiyonluk Erzurum’umuza hayırlı ve uğurlu olsun."
Erzurum DAGC Başkanı Türkez: ‘Daha özgür basın için meslek yasası şart’ Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti (DAGC) Başkanı Ayhan Türkez , 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle Yönetim Kurulu adına bir mesaj yayınladı. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 3 Mayıs tarihinin Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak ilan edildiğini hatırlatan Türkez, dünyanın çeşitli ülkelerinde gazetecilerin, hala şiddetle ve engellerle karşılaştıkları, birçok gazetecinin öldürüldüğü ve bir kısmının da hapiste olduğunu belirtti. Meslek yasası çıkarılmalı Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nün kutlandığı bu günde gazetecilerin, meslek yasası düzenlemesine ihtiyaç duyduğunu anlatan Türkez, basın sektöründe gazetecilik mesleğini tanımlayan ve standartları belirleyen kapsamlı bir yasal düzenlemenin bulunmaması, mesleğe giriş kriterlerinin belirlenmemiş olmasının, gazeteciliğin denetimsiz şekilde yapılabilmesine neden olduğunu ifade etti. Türkez, bu durumun, mesleki niteliğin düşmesine ve etik ihlallerin artmasına, kamuoyunun doğru bilgiye erişimine de olumsuz etki ettiğini kaydetti. Özellikle dijital medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte sorumsuz ve denetimsiz içerik üretiminde ciddi artış gözlendiğini, bu durumun da halkın doğru bilgiye ulaşmasında sorun oluşturduğunu bildiren Türkez, "Bu nedenle gazetecilik mesleğini açık biçimde tanımlayan, mesleki yeterlilikleri ve etik ilkeleri belirleyen, gazetecilerin haklarını koruyan bir Meslek Yasası’nın ivedilikle çıkarılması gerekmektedir. Ancak bu düzenleme, ifade ve basın özgürlüğünü kısıtlayan değil, aksine güçlendiren bir anlayışla hazırlanmalıdır" dedi. Basın özgürlüğünün, sadece gazetecilerin serbestliği olarak algılanmamasını gerektiğini söyleyen Türkez, "Basın özgürlüğü, gazetecilerin haber alma, haber verme ve ifade özgürlüğüdür. Basın özgürlüğü aynı zamanda halkın da doğrudan haber alma özgürlüğüdür. Basın özgürlüğü, doğru bilgilendirilmiş ve eleştirel olabilen vatandaşlara sahip bir ülke olabilmemizin garantisi olmalıdır. İleri demokrasiler, ancak bu nitelikteki vatandaşlarca yaşatılabilir ve korunabilir " ifadelerini kullandı. Sorunlar kadar sorumluluklarımız da var Demokrasinin yaşatılabilmesi için gazetecilere de görev düştüğünü anlatan Türkez, mesajında şunları kaydetti: "Gazeteciler mesleki anlamda çağın gerekleri ile donanımlı olmalıdır. Bu günün, basın özgürlüğünün yeni açılımlar ve güvencelerle genişletilerek, iletişim özgürlüğüne dönüştürüleceği, hukuki düzenlemelerin gerçekleştirildiği bir süreç olarak kutlanması çok daha sevindirici olacaktır. Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nün, gazetecilerin ve basın kuruluşlarının hem mesleklerini özgürce yapabildikleri, hem de ekonomik bağımsızlıklarını elde etmiş olarak görevlerini sürdürdükleri bir gün olarak kutlanması gereğini bir kere daha hatırlatıyoruz. Gazetecilerin, basın kuruluşlarının sorunları ve sorumlulukları vardır. Kamuoyu bilmelidir ki sorumluluklarımız sorunlarımızın önündedir. Sorumluluklarımız ülkemizin öncelikleri, bölünmez bütünlüğümüz, vatanımız ve bayrağımızdır ve ülkemizin çıkarlarıdır. Bu vesileyle halkımızın haber alma hakkı için gece gündüz demeden çalışan basın emekçilerinin gününü kutluyor, başarı ve sağlıkla dolu meslek ortamı temenni ediyoruz".
Kars Eren Alp bin 478 oyla yeniden başkan seçildi Kars Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanlık Seçimi, İsmail Aytemiz Spor ve Sergi Salonu’nda yoğun katılım ve geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştirildi. Seçimde mevcut Başkan Eren Alp’in yanı sıra Mustafa Vargün, Taner Garipoğlu ve Ramazan Çakas başkanlık için yarıştı. Gün boyunca süren oy verme işlemlerinde üyeler yoğun ilgi gösterirken, zaman zaman hareketli anlar yaşandı. Güvenlik güçlerinin aldığı tedbirlerle süreç sorunsuz şekilde tamamlandı. "Toplam 3 bin 42 oy kullanıldı" Saat 17.00 itibarıyla oy verme işlemi sona erdi ve sandıklar açılarak sayım işlemine geçildi. Resmi olmayan sonuçlara göre seçimde toplam 3 bin 42 oy kullanıldı. Yüksek katılım dikkat çekerken, oy dağılımı şu şekilde gerçekleşti: Eren Alp 1 bin 478, Taner Garipoğlu 752, Mustafa Vargün 665 ve Ramazan Çakas 147 oy. "Eren Alp güven tazeledi" Sonuçlara göre mevcut Başkan Eren Alp, aldığı 1 bin 478 oy ile yeniden başkan seçilerek üyelerinin güvenini bir kez daha kazandı. Sonuçların açıklanmasının ardından kürsüye çıkan Eren Alp, kendisine destek veren üyelere teşekkür ederek birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Alp, "Bugün burada demokrasi kazandı. Bana yeniden güven duyan tüm üyelerimize teşekkür ediyorum. Kars hayvancılığı için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından salonda sevinç gösterileri yaşanırken, Alp’in destekçileri kendisini tebrik etti.