POLİTİKA - 09 Ağustos 2023 Çarşamba 12:48

Afrika uzmanı Çalışkan: “Diğer Afrika ülkelerinde de darbe girişiminin yolu açılabilir”

A
A
A
Afrika uzmanı Çalışkan: “Diğer Afrika ülkelerinde de darbe girişiminin yolu açılabilir”

ANKASAM Uluslararası İlişkiler Uzmanı Göktuğ Çalışkan, “Nijer’deki darbe Sahel bölgesi ve daha geniş olarak Sahra-altı Afrika’daki diğer ülkelerde de böylesi bir darbe girişiminin yolunu açabilir. Zira 2020’den beri Mali ve Burkina Faso’da yaşanan darbelerin ve bu darbelerde halkın darbeci yönetimlere desteğinin bu durumu özellikle etkilediği görülebilir” dedi.

Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Mali ve Burkina Faso’nun ardından 26 Temmuz’da Nijer’de askeri darbe meydana geldi. Yaşanan olayların ardından Afrika’daki gelişmeleri, gelecek döneme yansıması ve Fransa’nın bölgedeki varlığını Uluslararası İlişkiler Uzmanı Göktuğ Çalışkan değerlendirdi. 26 Temmuz’da Nijer’de yaşanan darbe sonrası Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı komutanlığınca alıkonulduğunu ve ve aynı akşam askerler tarafından yönetime el konulduğunu hatırlatan Çalışkan, “Nijer’deki darbe sonrası Burkina Faso ve Mali’deki mevcut yönetimler de Nijer’deki askeri cuntaya destek verdiğini açıklarken başta Nijerya olmak üzere ECOWAS topluluğu bu darbeyi kınayarak Cumhurbaşkanının derhal serbest bırakılmasını istedi. Hatta ECOWAS, General Ömer Tchiani liderliğindeki askeri yönetime 7 günlük süre verdi. Ancak bu süre dolmasına rağmen şu ana kadar herhangi bir adım atmadı. ECOWAS topluluğu ülkeleri genel olarak Batı’ya yakın olduğundan böyle açıklamalar normal kabul edilebilir. Ancak durumun bu noktadan tersine çevrilmesi zor görünüyor” ifadelerini kullandı.

Afrika uzmanı Çalışkan: “Diğer Afrika ülkelerinde de darbe girişiminin yolu açılabilir”

“Diğer Afrika ülkelerinde de darbe girişiminin yolu açılabilir”

Nijer’de yaşanan darbenin gelecek dönemi nasıl etkileyeceğini yanıtlayan Çalışkan, “Nijer’deki darbe Sahel bölgesi ve daha geniş olarak Sahra-altı Afrika’daki diğer ülkelerde de böylesi bir darbe girişiminin yolunu açabilir. Zira 2020’den beri Mali ve Burkina Faso’da yaşanan darbelerin ve bu darbelerde halkın darbeci yönetimlere desteğinin bu durumu özellikle etkilediği görülebilir. Bu iki ülkede Fransa’yla ilişkiler neredeyse bitirilmiş ve Fransa’yla ilgili medya kuruluşları ile elçiler dahi ülkeden gönderilmişti. Aynı durumun Nijer’de de yaşanma ihtimali yüksektir. Zira Nijer’de de halk Fransız elçiliğinin önünde protestolara devam ediyor. Gelecek dönemde de bölgedeki Fransa’nın eski sömürgesi diğer ülkelerde de benzer durumların Rusya ve Çin etkisiyle yaşanabilmesi muhtemel görünüyor” açıklamasında bulundu.

“Fransız etkisi Batı Afrika’da oldukça azalacak”

Çalışkan, Fransa’nın ekonomisinin azımsanamayacak bir kısmının hala Afrika’daki faaliyetlerine devam ettirdiğini belirterek, pek çok Fransız firmasının bölgedeki ülkelerde etkinliğini sürdürdüğünü söyledi.

Son 3-4 yıldır hem bölge halkında hem de darbe gerçekleştiren yeni askeri yönetimlerde bir Fransız karşıtlığının ön planda olduğuna dikkati çeken Çalışkan, “Bu durum buradaki insanların Fransa’dan nefret ettiğini bir bakıma gözler önüne sermektedir. Adeta bu ülkelerin kaynaklarını sömürüp onlara hak ettiği ücreti vermeyen Fransa’ya karşı üçüncü olarak Nijer’de de bir darbe oldu. Bu durum Fransız etkisinin Batı Afrika’da oldukça azaldığının ve gelecekte de azalabileceğinin en büyük göstergesi sayılabilir” dedi.

Afrika uzmanı Çalışkan: “Diğer Afrika ülkelerinde de darbe girişiminin yolu açılabilir”

“Rusya, askeri ve siyasi anlamda bir nüfuz oluşturuyor”

Rusya’da ikincisi düzenlenen Rusya-Afrika zirvesine değinen Çalışkan, “Putin’in Sahel ülkeleri ve Somali’ye verdiği tahıl gönderme ve borç silme sözü sonrası Mali, Burkina Faso, Somali başta olmak üzere birçok ülke, Rusya ile ilişkilerini geliştirmek istemek adına adımlar atacaktır. Zira Nijer’de yaşanan darbe sonrası Mali ve Burkina Faso’da olduğu gibi Wagner güçlerinin çağrılması bunu gösteriyor. Ayrıca Rusya’nın artan etkinliğini de gösteren bu durum, Fransa’ya karşı Rusya’nın Afrika’daki zaferi olarak söylenebilir. Ancak Fransa gibi Rusya da Wagner eliyle iş yaptığı ülkelerde madenler üzerinden anlaşmalar yapabilmektedir. Dolayısıyla söz konusu durum yalnızca nüfuzun bir ülkeden diğerine kayması olarak da algılanabilir. Bunu zaman gösterecek, ancak Orta Afrika Cumhuriyeti gibi bir örnek de karşımızda duruyor. Çin ise Afrika’daki ülkelerde genel olarak ticari şekilde giriş yapmıştır. Bu bağlamda Çin’in etkisi daha çok ekonomik anlamdayken Rusya ise Wagner eliyle askeri ve siyasi anlamda bir nüfuz oluşturmaktadır” diye konuştu.

Afrika uzmanı Çalışkan: “Diğer Afrika ülkelerinde de darbe girişiminin yolu açılabilir”

“Afrika insanlarında anti-emperyalist yeni bir akım oluşabilir”

Afrika ülkelerine önemli meblağlarda teklifler sunan Çin ve Rusya’nın kıta ülkeleri için daha cazip olduğunun altını çizen Çalışkan, “Kıtada emperyalist bir geçmişleri de bulunmamasına atıf yapan bu iki ülke Afrika ülkelerinin gözünde konumunu artırmaktadır. Emperyalizme karşı olarak yapıldığı ifade edilen Mali, Burkina Faso ve Nijer’deki bu darbelerle beraber Afrika insanlarında anti-emperyalist yeni bir akım oluşabilir. Burkina Faso’nun yönetiminin başındaki isim olan İbrahim Traore’nin Thomas Sankara’yı andıran sözleri söz konusu ülke başta olmak üzere Sahel’deki insanları etkilemektedir. Bu durum Facebook, Twitter, Telegram gibi sosyal medya ağlarında da görülebilir. Fransa’yla 1967 yılında imzalanan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasını dahi fesheden Traore yönetimi Fransa’ya dair birçok izi sileceğe benziyor. Nijer’de de aynı şeylerin yaşanması muhtemel gözüküyor” değerlendirmesinde bulundu.

Mevlüt İşli

 

 



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Sulama kanalına düşen çocuğu kurtarmak için zamanla yarıştılar Adana’da dengesini kaybederek sulama kanalına düşen ve boğulma tehlikesi geçiren 15 yaşındaki çocuk, vatandaşlar tarafından kurtarıldı. O anlar cep telefonu kamerasına yansırken, çocuğu kurtaran Tolgahan Tümer, "Burada boğulanları da görmüştüm o sebeple çocuğun böyle bağırışını da duyunca dayanamadım, atlayıp kurtardım" dedi. Olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı Tahsilli Mahallesi Ege Bagatur Caddesi’ndeki DSİ’ye ait sulama kanalında meydana geldi. İddiaya göre, arkadaşlarıyla birlikte sulama kanalı kenarından geçerken 15 yaşındaki C.Ü.Ç., dengesini kaybederek kanala düştü. Kanaldan çıkamayan çocuk sürüklenmeye başladı ve bu sırada arkadaşları, "Yardım edin, arkadaşımız boğuluyor" diye bağırdı. Gençlerin seslerini duyan esnaf Tolgahan Tümer, kanal kenarına geldi ve C.Ü.Ç.’nin sürüklendiğini görünce hemen sulama kanalına atladı. Tümer, çocuğu kurtarıp kanal kenarına getirdi ve bu sırada Feyyaz Onamlı ise demir çubuk uzatıp hem Tolgahan Tümer’in hem de C.Ü.Ç.’nin sulama kanalından çıkmasını sağladı. Kanaldan çıkartılan C.Ü.Ç., ihbar üzerine bölgeye sevk edilen ambulans ile hastaneye kaldırıldı. O anlar ise cep telefonu kamerasıyla saniye saniye görüntülendi. "Çocuğun bağırışını duyunca dayanamadım" O anları gazetecilere anlatan Tolgahan Tümer, "Burada 3 arkadaş otururken çocuğun birisinin ayağı takılıp kanala düşmüş. Yanındaki arkadaşları ’Arkadaşımız boğuluyor’ diye bağırıyordu, ben sesleri duyup geldim. Çocuğun kanala battığını görünce suya atlayıp onu kurtardım. Yanımda demir getirmiştim, bize onu uzattılar demire tutunup kanaldan çıktık. Daha öncede buraya düşen bir kişiyi kurtarmıştım. Maalesef burada böyle vakalar oluyor. Gençler serinlemek içinde sulama kanalına giriyor ancak canlarını tehlikeye atıyorlar. Burada boğulanları da görmüştüm o sebeple çocuğun böyle bağırışını da duyunca dayanamadım, atlayıp kurtardım" ifadelerini kullandı. Hastaneye kaldırılan çocuğunk durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Ankara Bakan Gürlek: "Vatandaşlarımızın gereksiz yere yıpranmasının önüne geçiyoruz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Vatandaşlarımızın adalet hizmetlerine daha hızlı ve etkin erişimi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Yaptığımız düzenlemeler ve geliştirdiğimiz uygulamalarla; lekelenmeme hakkı kapsamında dosyaları en başta ayıklıyor, vatandaşlarımızın gereksiz yere yıpranmasının önüne geçiyoruz" dedi. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Adalet İstatistikleri 2025" kitabı yayımlandı. Konuyla ilgili Adalet Bakanlığı sosyal medya hesaplarından istatistiklerle ilgili görsellerin de yer aldığı paylaşım yapıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, vatandaşların adalet hizmetlerine daha hızlı ve etkin erişimi için çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini kaydetti. Yapılan düzenlemeler ve uygulamalarla ilgili bilgi veren Bakan Gürlek, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Vatandaşlarımızın adalet hizmetlerine daha hızlı ve etkin erişimi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Yaptığımız düzenlemeler ve geliştirdiğimiz uygulamalarla; lekelenmeme hakkı kapsamında dosyaları en başta ayıklıyor, vatandaşlarımızın gereksiz yere yıpranmasının önüne geçiyoruz. Hakim başına düşen dosya sayısını azaltarak her bir dosyaya daha fazla zaman ayrılmasını sağlıyoruz. Soruşturma ve dava süreçlerini hızlandırarak yargılamaların daha kısa sürede sonuçlanmasını mümkün kılıyoruz. Daha hızlı işleyen, daha adil ve vatandaş odaklı yargı sistemini güçlendirmeye kararlılıkla devam ediyoruz." "Mahkemelerde dosya yükü azaldı; yargı süreleri kısaldı" Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı 2025 yılı adalet istatistikleri, davaların ortalama görülme sürelerindeki düşüş ve dosya sayılarındaki azalmaya işaret etti. Adli yargı ilk derece mahkemelerinde hakim başına düşen yıllık dosya sayısı 2016’da 506 iken, 2025’te yüzde 10,3 oranında azalarak 454’e düştü. Veriler incelendiğinde; yargı alanında olumlu gelişmeler yaşandığı, özellikle Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemelerde iş yükünün artmasına rağmen sistemin etkin ve dengeli bir şekilde işlediği gözlemlendi. Buna göre, adli yargı ilk derece mahkemelerinde 2016’da hakim başına düşen yıl içinde açılan dosya sayısı 506 iken yüzde 10,3 oranında azalarak 2025’te 454’e düştü. 1,4 milyondan fazla ihbar dosyasında SYOK verildi Lekelenmeme hakkına ilişkin Ceza Muhakemesi Kanununun 158. maddesinde yer alan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31 Aralık 2025’e kadar Cumhuriyet Başsavcılıklarına gelen ihbar dosyalarının 1 milyon 443 bin 259’una Soruşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (SYOK) verildi. Bu ihbarlar hakkında soruşturma evresine geçilmediği, bu sayede Cumhuriyet Başsavcılıklarına yıl içinde açılan dosya sayısının yüzde 3,5 oranında azaldığı görüldü. İhbar dosyalarında ortalama görülme süresi 51 güne düştü İhbar dosyalarında ortalama görülme süresi 2023’te 58 günden 2025’te 51 güne düştü. Cumhuriyet Başsavcılıklarında bir dosyanın ortalama görülme süresi, 2016 yılında 431 gün iken 2025’te 393 güne indi. Cumhuriyet Başsavcılıklarında daimi arama kararlarından arındırılmış dosyaların son 5 yılına bakıldığında ortalama 156 günde karara bağlandığı görüldü.
Kayseri AK Parti Genel Başkanvekili Elitaş’tan ara seçim yorumu: "Özgür Bey’in zihni özgür değil" AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ’ara seçim’ çıkışına cevap vererek, "Anayasa’nın ne olduğunu, 2002’de nelerin yaşadığını okusa yeter. Özgür Bey’in zihni özgür değil" dedi. Kayseri’de düzenlenen Orta Anadolu Bölge Stratejisi Toplantısı’na katılan AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçtiğimiz günlerde ’ara seçimle’ ilgili sözlerine cevap verdi. "Özgür Bey’in zihni özgür değil" diyen Elitaş, "Bir genel başkanları var evlere şenlik. Yıllarca grup başkanvekilliği yaptı, iç tüzükle ilgili epey eğitmiştim. ’İç tüzüğü senden iyi bilen yok’ diye kürsüde söylemişti. 2014-2015 yıllarında genel başkanvekilliğine başlayıp, şimdi genel başkanlığa terfi eden arkadaşımız, Anayasa’nın 78. maddesini alıp ’Derhal ara seçim yapmalısınız’ diyor. Anayasa’nın ne olduğunu, 2002’de nelerin yaşadığını okusa yeter. Özgür Bey’in zihni özgür değil. Özgür Bey vesayet altında. Özgür Bey her hafta çarşamba günü tekmil vermek için Silivri’de. Problem bu, zihni özgür değil. Özgür Bey’in önce zihnini özgürleştirmesi gerekiyor. Türkiye menfaatine çalışabilmesi için bunu yapması gerekir. Benim bildiğim Grup Başkanvekili Özgür Özel bunu yapardı. Üzülüyorum, birlikte 7-8 yıl grup başkanvekilliği yaptığımız bu arkadaşımızın böylesine iradesini başkalarına teslim etmesinin çok acı olduğunu düşünüyorum. Allah yardımcısı olsun. Bunu eski dostluğumuza binaen ifade etmeye çalışıyorum" dedi.