POLİTİKA - 04 Ocak 2026 Pazar 11:07

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Venezuela halkının ülkelerindeki siyasi egemenliğin yegane sahibi olduğunun altını çiziyoruz"

A
A
A
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Venezuela halkının ülkelerindeki siyasi egemenliğin yegane sahibi olduğunun altını çiziyoruz"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Siyasi meşruiyet ilkelerini hedef alan ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Venezuela halkının ülkelerindeki siyasi egemenliğin yegane sahibi olduğunun altını çiziyoruz" dedi.

AK Parti Sözcüsü Çelik, sosyal medya hesabından gündeme dair açıklamalarda bulundu. Açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AK Parti’nin her zaman uluslararası hukukun, ülkelerin meşru egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün savunucusu olduğunu ifade etti.

‘Yönetimlerin meşruiyetinin halk iradesine dayandığı’ ve ‘bir ülkede meşru yönetim değişiminin sadece o ülkenin halkına ait demokratik bir hak olduğu’ gibi ilkelerin, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin siyasi hayatının ekseni olduğuna vurgu yapan Çelik, "Cumhurbaşkanımızın ve Ak Partimizin siyasi yolcuğunun en büyük yol arkadaşı siyasi meşruiyettir. Siyasi meşruiyet ilkelerini hedef alan ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Venezuela’daki olaylarla ilgili olarak bakışımız bu ilkeleri esas almaktadır. Venezuela halkının ülkelerindeki siyasi egemenliğin yegane sahibi olduğunun altını çiziyoruz" dedi.

"Özgür Özel’in ve kimi muhalefet liderlerinin dünyayı sarsan bir olayda Cumhurbaşkanımıza dönük niteliksiz sözler söylemek olması vahim ve sağlıksızdır"

Açıklamasında siyasi meşruiyete güç odaklarının gözünden değil, güç odaklarına siyasi meşruiyet merceğinden baktıklarını aktaran Çelik, "Bir ülkenin halkına ait egemenliğin hedef alınması ve uluslararası hukukun ihlal edilmesi hiçbir şekilde kabul edilemez. Bir ülkenin ‘siyasi tapusu’ sadece ve sadece o ülkenin halkına aittir. ‘Meşru egemenlik’ sadece o ülkenin halkının inşa edeceği bir iradedir; dışardan dayatılamaz. Uluslararası düzenin ve uluslararası hukukun varlığı da bunun için gereklidir. Cumhurbaşkanımız bu prensiplerin en güçlü savunucusudur. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ve muhalefetteki kimi genel başkanların dünyayı sarsan bir olay karşısında akıllarına ilk gelenin Cumhurbaşkanımıza dönük niteliksiz sözler söylemek olması son derece vahim ve sağlıksızdır. Bu muhalefet odakları dış politikada tek bir olayı bile yönetmemiştir, böyle bir tecrübeleri yoktur. Dış politikadan anladıkları tek şey Türkiye’yi şikayet etmek, gelişmeleri ancak iş işten geçtikten sonra anlamak ve kriz yönetmeyi retorik üretmek zannetmektir" ifadelerine yer verdi.

Türkiye’de muhalefetin niteliksiz ve dar siyaset koridorlarına sıkışmaması gerektiğin vurgulayan AK Parti Sözcüsü Çelik, dünyanın sarsıldığı bu zamanlarda herkesin sağduyu ile hareket etmesi, sorumlu davranması ve söylenen sözlerin Türkiye’nin yoluna hizmet etmesine özen göstermesini vurguladı.

"Cumhurbaşkanımız ‘kendi sözüne hakimdir’ ve bu özelliğe sahip dünya liderlerinin önde gelenlerindendir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın küresel krizlerin en usta yöneticilerinin başında geldiğini kaydeden Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanımız küresel krizlerin en usta yöneticilerinin başında gelmektedir. Hakkı söylemekten geri durduğu ya da haksızlığa göz yumduğu da görülmemiştir. Cumhurbaşkanımızın hangi sözü ne zaman ve nerde söyleyeceği siyasi tecrübesinin ve kriz yönetme ustalığının bir parçasıdır. Cumhurbaşkanımız ‘kendi sözüne hakimdir’ ve bu özelliğe sahip dünya liderlerinin önde gelenlerindendir. Cumhurbaşkanımızın, siyasi meşruiyet kavramına zıt bir gelişmeyi onayladığı ya da mazur gördüğü görülmemiştir. Cumhurbaşkanımızın hangi krizi nasıl yönettiği, hangi sözü ne zaman ve ne şekilde söylediği, dünyanın her yerinde en dikkatli şekilde izlenir. Bunun sebebi, siyasi ezberlerin dışında nitelikli ve özgün bir siyasi çizgiyi inşa etme kabiliyetindendir."

"Ülkemizdeki tüm siyasi odakların dünyadaki kaotik gelişmeler karşısında Türkiye için sorumlulukla ve sağduyu ile hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyoruz"

Dünyanın zor zamanlardan geçtiğini ve dünyanın, giderek daha da zorlaşacak bir küresel ortamla karşı karşıya kalacağına dikkati çeken Çelik, "Bu zor zamanlarda en büyük dayanağımızın siyasi ilkelerimize daha çok sahip çıkmak olduğunu biliyoruz. Siyasi meşruiyet ilkelerimizden zerre kadar taviz vermiyoruz. Ülkemizdeki tüm siyasi odakların dış dünyadaki kaotik gelişmeler karşısında Türkiye için sorumlulukla ve sağduyu ile hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyoruz. Siyasi aklın gereği dünyadaki kaosa karşı iç cephemizi sağlam tutmaktır. Devlet aklının ve diplomasinin tüm imkanlarını değerlendirerek, istikametimizi daha da güçlendireceğiz. Cumhurbaşkanımızın büyük tecrübesi ve siyasi iradesiyle krizlerin yönetiminde inşa edeceği siyasi hatlar, Türkiye’nin yolunu açık tutmaya devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu.

Muhammed Musab Gümüşer

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nde gerginlik Eskişehir’in Yeşiltepe Mahallesi’yle ilgili imar planının görüşüldüğü Büyükşehir Belediyesi Ocak Ayı Meclis Toplantısı’na mahalle sakinlerinin alınmaması sebebiyle gerginlik çıktı. Seslerin yükseldiği belediye binasında vatandaşlar, mahallelerini ilgilendiren toplantıyı canlı yayınından cep telefonları ile izlemek zorunda kaldılar. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde görüşülmekte olan Yeşiltepe Mahallesi’ne ilişkin imar planı konusu son günlerde kamuoyunun gündeminde. Geçtiğimiz günlerde Meclisi izlemeye giden ve sürece dahil edilmediklerini söyleyerek tepki gösteren mahalle sakinleri, bugün gerçekleştirilen Büyükşehir Belediyesi Ocak Ayı Meclis Toplantısı’na alınmadı. Bu sebeple belediye binasının içerisinde sesler yükseldi, gerginlik yaşandı. Kendilerini içeri almamak için belediye yetkililerinin toplantı salonundaki koltukları söktüğünü iddia eden ve yaşlılarla birlikte saatlerce beklediklerini ifade eden vatandaşlar, mahalleleriyle ilgili konuşulan toplantının canlı yayınını cep telefonlarından takip etmek zorunda kaldıklarını belirterek duruma tepki gösterdiler. "Yeşiltepe görüşülürken orada dinlemek istiyoruz" Tepkisini anlatan mahalle sakini Halil İbrahim Arslan, "Yeşiltepe görüşülürken orada dinlemek istiyoruz. Not aldık, belgelerimiz var, onları gösterip hakkımızı savunmak istiyoruz. Bizim mahallemizin imarı varken, imar üstüne imar çiziyorlar. Siz profesörleriniz, doktorlarınız, yüksek inşaat mühendislerinizi gelsin, biz lise ve ortaokul mezunuyuz. ’Mahalle temsilcileri ile açık oturum yapalım, bizi ikna edin’ diyoruz, ona da gelmiyorsunuz. Allah aşkına, bu ne ya? ’Sandık koyun’ diyoruz, onu da yapmıyorsunuz. Televizyonlardan, kameraların arkasından konuşuyorlar. Yazıklar olsun" dedi. "Mahallemiz hakkında karar veriliyor ve biz canlı yayından izliyoruz" Toplantıyı cep telefonundan açtığı canlı yayından takip eden İzem Sevim ise, şunları söyledi: "Yerinde olan imarımızı aynı şekilde sürdürmek istiyoruz. Bu imarı hiçbir şekilde istemiyoruz. Bize sormadılar, fikrimizi almadılar. Evlerimizi kaçak yapı olarak görüyorlar. Eğer öyleyse biz neden hane doğalgazı, elektriği ödeyip, suya vergi veriyoruz? Neden yeni çıkan katı atık vergisini bizden aldılar? Yeşiltepe hakkında karar veriliyor ve biz canlı yayından izliyoruz. Mahallemiz adına karar verilirken biz mecliste yokuz."
Ankara Tapu Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi komisyonda "Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu, AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Karaismailoğlu, "Hepimizin bildiği üzere ülkemiz bir deprem ülkesidir. Mevcut yapı stokumuzun taşıdığı riskler, yapı güvenliği alanında yeni ve bütüncül düzenlemeleri zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede hazırlanan kanun teklifinde yapı güvenliğinin artırılması, kaçak ve denetimsiz yapılaşmanın önlenmesi, yangın güvenliğine ilişkin denetim ve yaptırım mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik hükümler yer almaktadır" şeklinde konuştu. "Yangın güvenliğinin sağlanması için düzenlemeler yapılmaktadır" Karaismailoğlu’nun konuşmasının ardından kanun teklifinin ilk imza sahibi AK Parti Hatay Milletvekili Adem Yeşildal söz aldı. Yıkılma tehlikesi bulunan riskli yapıların belirlenerek, fen ve sanat standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerinin oluşturulmasına yönelik iyileştirme, tasfiye ve yenileme çalışmalarının ivedi şekilde yapılması önem arz ettiğini ifade eden Yeşildal, "Tüm bu hususlar dikkate alınarak, mevcut yapı stokunun güçlendirilmesi için bazı hukuki düzenlemeler yapılırken, diğer taraftan kaçak yapılaşmanın önüne geçilebilmesi için bazı yaptırımlar öngörülmektedir. Ayrıca, yapılarda yangın güvenliğinin sağlanması için kontrol, denetim ve yaptırım mekanizmalarının geliştirilmesinin de sağlıklı yapılaşmanın önemli bir parçasını oluşturduğu göz önüne alınarak düzenlemeler yapılmaktadır. Bu çerçevede Tapu Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, değerleme kuruluşlarınca düzenlenen değerleme raporlarında yer alan, taşınmaza ilişkin verinin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne elektronik ortamda gönderilmesi zorunlu hale getirilmekte ve verinin elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin usul ve esasların Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından belirleneceği düzenlenmektedir" ifadelerini kullandı. "Aidat artışlarıyla ilgili düzenleme getiriyoruz" Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından inşa edilen sosyal konut projelerinde damga vergisi istisnası olacağını aktaran Yeşildal, "Kat Mülkiyeti Kanunu’nda yapılan düzenlemelerle, keyfiliği önlemek adına özellikle toplu yaşamların olduğu sitelerde aidat artışlarıyla ilgili bir düzenleme getiriyoruz. Malik sayısının fazla olduğu toplu yapılarda yönetim planlarının değiştirilmesinde karşılaşılan güçlükler sebebiyle, 5’te 4 olan karar nisabının 3’te 2 olarak değiştirilmesini teklif ediyoruz" dedi. "Hem kurumun işi ama daha çok vatandaşımızın işi kolaylaşacak" Toplu Konut Kanunu’nda da düzenleme yapılacağını söyleyen Yeşildal, "TOKİ tarafından yapılan sözleşmelerde elektronik ortamda kimlik doğrulanması yapılabilmesi, TOKİ’nin doğrudan mirasçılık belgesi talep edebilmesi, TOKİ’nin her türlü dava ve icra işlemlerinde bazı vergi ve harçlardan muaf tutulması ve sosyal konut alanı içerisinde bulunan yerlerde sürecin daha verimli ve hızlı şekilde yürütülmesi amacıyla devir veya acele kamulaştırma yapılabilmesi düzenlenmektedir. Burada da muradımız şudur; bildiğiniz gibi TOKİ elektronik ortamda sorumluluğu da üstlenerek bu işlemleri yaptığı zaman aslında hem kurumun işi kolaylaşacak ama daha çok vatandaşımızın işi kolaylaşacak. E-devlet üzerinden çeşitli iletişim araçlarıyla bu işlemlerin yapılabilmesinin önünü açmış oluyoruz. Bir diğer husus mirasçılık belgesi çıkarma yetkisini TOKİ’miz alabiliyordu ama bunun için mahkemelere müracaat etmesi gerekiyordu. Oluşan durumlara göre, hak sahibinin vefatı durumunda, mirasçıların konuyu takip etmemesi durumunda devletin işi durmamalı. Dolayısıyla, Toplu Konut İdaresi burada mahkemeye müracaat etmeksizin işleri daha hızlı ve sağlıklı yönetebilmesi için işlemleri yürütecek" diye konuştu.