POLİTİKA - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 16:06

AK Parti’den ‘Engelleri Aşan Anne Yüreği’ programı

A
A
A
AK Parti’den ‘Engelleri Aşan Anne Yüreği’ programı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, "Biz biliyoruz ki insanoğlu her türlü engeli aşar. Yeter ki imkan verilsin, yeter ki sevgi verilsin" dedi.


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Engelliler Haftası sebebiyle AK Parti Sosyal Politikalar Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Engelleri Aşan Anne Yüreği’ programında özel bireyler ve anneleriyle bir araya geldi. Etkinlikte konuşan AK Parti Milletvekili Zeynep Yıldız, çocukken doktor olan annesiyle eve gittiğinde ailelerin büyük güçlüklerle özel evlatlarına kol kanat germeye çalıştığına bizzat şahit olduğunu söyledi. Yıldız, "Evin bir kapısı olurdu. Misafir geldiğinde o kapı hiç açılmazdı. Hakikaten ailenin dört bir yanı ihtiyaçlarla dolu olurdu. Şimdi açıkçası biz evlere misafir olduğumuzda şunu net biçimde görüyoruz; ailenin yan bir geliri olmasa da o evlat evin baş köşesinde tertemiz bir evin içinde ve hakikaten o evin rahmeti, bereketi, timsali olarak yerini almış oluyor. Açıkçası bu çok köklü bir değişim. Çok duygulu bir dönüşüm ve bu dualar aslında bizim vicdanımızı dünden bugüne yürüyüşünün en temel teminatı. Gerçekten bu dönüşümü, değişimi de Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonla gerçekleştirdik" diye konuştu.



"Annelik bir karakter inşa etmektir"


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ise, annelerin şefkatin adı, merhametin yuvası, güvenin ilk adresi olduğuna değinerek, "İnsan hayata önce annesinin sesiyle tutunur. Dünyayı önce onun bakışında tanır, sevgiyi önce onun kalbinde hisseder, merhameti önce onun dokunuşunda öğrenir. Bu yüzden annelik yalnızca bir evlat büyütmek değildir. Annelik bir karakter inşa etmektir. Bir vicdan mayalamaktır. Bir nesle yön vermektir. Bir annenin kalbi yalnızca kendi evladına değil, bir milletin geleceğine de şekil verir. Milletimizin en sağlam kalesi ailemizdir. Ailemizin taşıyıcı kolonu, sarsılmaz burcu ise annelerimizdir. Toplumsal birliğimizin, kültürel devamlılığımızın ve manevi huzurumuzun en büyük teminatı eli öpülesi, duaların baş tacı annelerimizdir. Çünkü güçlü toplum güçlü ailelerle ayakta kalır. Güçlü aile ise huzurlu, vakur, inançlı ve fedakâr annelerin omuzlarında yükselir. Bir çocuğun ilk öğretmeni annesidir. İlk kelimesini annesinden öğrenir. İlk ahlakı annesinden öğrenir. İlk aidiyet duygusunu annesinden öğrenir. İlk merhameti, ilk sabrı, ilk vefayı annesinin gönlünde tanır. İşte bu nedenle biz aile politikalarını yalnızca sosyal bir düzenleme alanı olarak görmüyoruz. Biz aileyi milletimizin istikbali, medeniyetimizin sürekliliği ve Türkiye Yüzyılı idealimizin en güçlü zemini olarak görüyoruz. Bugün eğitimden sosyal politikalara kadar attığımız her adımda insanı merkeze alan, aileyi güçlendiren değer odaklı bir anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki bilgi tek başına yeterli değildir. Bilgi şahsiyetle, ahlakla, aidiyetle ve vicdanla buluştuğunda anlam kazanır. Ve bütün bunların ilk tohumu annenin gönlünde yeşerir. Bugün aile kurumunu hedef alanların aslında neyi zayıflatmak istediklerini çok iyi biliyoruz. Çünkü aileyi zayıflatmanın toplumsal hafızayı, milli kimliği ve manevi değerleri aşındırmanın en kısa yolu olduğunu düşünüyorlar. Ancak hesaba katamadıkları çok önemli bir hakikat var: Bu milletin mayasında annelerimizin duası vardır. Bu milletin karakterinde annelerimizin feraseti vardır. Bu milletin dirayetinde annelerimizin sabrı vardır. İşte bu yüzden başarılı olamayacaklardır. Çünkü bu topraklar, anaların duasıyla yoğrulmuş bir vatandır. Şehitlerimizin kanıyla sulanan bu aziz vatanın mayasında; annelerimizin gözyaşı kadar duası, sabrı kadar metaneti vardır. Bu millet dimdik ayakta duruyorsa bunun en önemli sebeplerinden biri güçlü aile yapımız ve annelerimizin vakur mücadelesidir" ifadelerini kullandı.



"İnsanoğlu her türlü engeli aşar"


Özel birey annelerinin hayatı çoğu zaman başkalarının fark etmediği inceliklerle yeniden kurduğunu söyleyen Kaya, annelerin sabrı sessiz bir asalete dönüştüren güçlü yürekler olduğunu ifade ederek, "Biz biliyoruz ki insanoğlu her türlü engeli aşar. Yeter ki imkan verilsin, yeter ki sevgi verilsin O insan elinden gelenin en iyisini yapar, potansiyelini keşfeder. İşte bizim görevimiz bireylerin önüne engel koymak değil, engelleri kaldırarak imkan vermektir. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki sizlerin taşıdığı yükü yalnızca takdir etmekle yetinmiyoruz. O yükü hafifletecek her adımı sosyal devlet sorumluluğumuzun asli bir gereği olarak görüyoruz. 25 senede bu anlamda çok yol katettik. Bizim şiarımız insana dokunmak, insanı yüreğinden yakalamaktır. Hamdolsun son 25 yılda sosyal politikalar alanında güçlü bir dönüşüme imza attık. 2002 yılında kamuda istihdam edilen engelli memur sayısı sadece 5 bin civarındaydı. Bugün bu sayı tam 83 bine ulaşmıştır. Bu sadece bir rakam değil, bu on binlerce insanın kendi ayakları üzerinde durması demektir. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla hayata geçirilen evde bakım desteğiyle bugün 520 binden fazla engelli ailemize evde bakım desteği ulaştırıyoruz. Bugün her ilimizde engelli vatandaşlarımız için teknolojiyle donatılmış rehabilitasyon ve meslek kazandırıcı merkezlerimiz var. Biz bunları bir lütuf olarak değil, bir hak olarak görüyoruz" açıklamasında bulundu.



"2025 yılını ‘Aile Yılı’ ilan ettik ve gelecek 10 yılı da kapsayacak şekilde uzattık"


Peygamber Efendimizin ‘Kolaylaştırın zorlaştırmayın, müjdeleyin nefret ettirmeyin’ sözünü hatırlatan Kaya, şöyle konuştu:


"Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle 2025 yılını ‘Aile Yılı’ ilan ettik ve bununla da yetinmeyerek gelecek 10 yılı da kapsayacak şekilde uzattık. Çünkü biz aileyi toplumun temel taşı olarak görüyoruz. Biliyoruz ki engelli bir evladı olan annenin yükünü hafifletmek, babanın kaygısını azaltmak bizim en temel sorumluluğumuzdur. Engelli bir kardeşimizi topluma kazandırmak, aslında bir aileyi ve dolayısıyla tüm toplumu kazanmaktır. Sizler her sabah yeniden başlayan bir sevginin, her gün yeniden filizlenen bir umudun temsilcilerisiniz. Bazen küçücük bir tebessümde koca bir dünyayı görürsünüz. Bazen herkes için sıradan olan bir gelişmede tarifsiz bir mutluluğu büyütürsünüz. Bazen tek bir bakışta, tek bir dokunuşta, tek bir ilerlemede günlerce sürecek bir sevinci kalbinizde taşırsınız. Çünkü güçlü toplum en çok desteğe ihtiyaç duyduğu yerde omuz veren toplumdur. Devletimiz de, milletimiz de her daim yanınızdadır. Bundan sonra da aynı kararlılıkla yanınızda olmaya devam edecektir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın aile kurumuna ve bilhassa anneliğe verdiği önem, AK Parti iktidarlarının en kıymetli kazanımlarından biridir. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu güçlü irade sayesinde sosyal devlet anlayışını yalnızca ekonomik desteklerle değil, insanı merkeze alan, aileyi koruyan, güçlü bir vizyonla hayata geçiriyoruz."


Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın yanı sıra AK Parti milletvekilleri Ahmet Gökçek ile Zeynep Yıldız, il başkanları, ilçe başkanları, özel bireyler ve anneleri katıldı. Etkinlik, yemeğin ardından edilen dua, özel bireylerin annelerine plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.



AK Parti’den ‘Engelleri Aşan Anne Yüreği’ programı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya NEÜ’nün engelsiz üniversite başarısı bayrak teslim töreni ile taçlandı Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Engelli Öğrenci Birim Koordinatörlüğü tarafından, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla "10-16 Mayıs Erişilebilir Dünya İçin El Ele" programı düzenlendi. Ayrıca, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından düzenlenen Engelsiz Üniversite Bayrakları ve Program Nişanı Töreni’nde, NEÜ’nün 2024 yılında 119 üniversite arasında, 2025 yılında ise 112 üniversite arasında elde ettiği ikincilik başarısı kapsamında Bayrak Teslim Töreni gerçekleştirildi. NEÜ Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesi Nezahat Keleşoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program ve törene NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu, dekanlar, genel sekreter yardımcıları, meslek yüksekokulu ve enstitü müdürleri ile çok sayıda akademisyen ve öğrenciler katıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, çok anlamlı ve önemli bir programda bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, "Engelsiz üniversitede bayrak almak çok önemli. Asıl önemli olan ise bizim sorumluluğumuzun yerine getirip getirmediğimizdir. Bu bayraklar, bizlerle aynı hayatı paylaşan ancak Cenab-ı Hakk’ın takdiriyle farklı şartlarda yaşamlarını sürdüren engelli bireylere karşı sorumluluğumuzu yerine getirdiğimizin bir nişanesidir. Bu açıdan meseleyi çok önemli ve değerli buluyorum. Üniversitemizde güçlü bir enerji ve önemli bir potansiyel bulunuyordu. Prof. Dr. Hakan Sarı hocamızın gayreti ile bu potansiyel ortaya çıktı. Ortak akıl, iş birliği ve yoğun çalışmalar neticesinde bu başarılar elde edildi. Bu, tek başına gerçekleştirilebilecek bir başarı değildir. Her bir birimin üzerine düşen sorumluluğu ifa etmesi ile mümkün. 2024 ve 2025’te Türkiye ikincisi olduk. Bizde ümitten, gayretten ve enerjiden asla vazgeçmek yok. 2026’da birinci olmak için kararlılıkla çalışacağız. Bu başarılarda emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Özgüveni yüksek, diploması anlam taşıyan, pratikte değeri olan bir üniversite Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin uluslararası alanda tanınırlığını artırmaya yönelik çalışmalara devam ettiklerini aktaran Prof. Dr. Zorlu, "Üniversitelerin Times Higher Education (THE) sıralamalarında değerlendirilen kriterlerden biri de uluslararası görünürlüktür. Bu doğrultuda yurt dışındaki üniversitelerle sürekli temaslar sağlıyor, iş birliği protokolleri imzalıyoruz. İmzaladığımız protokoller kapsamında birçok ortak proje üretiyor, öğrenci ve akademisyen değişim programları gerçekleştiriyoruz. İmkanlarımızı artırıyoruz. Ziyaretlerde bulunduğumuz üniversitelerin rektörlerine anlatacağımız çok şey var. Üniversitemizin faaliyetlerini aktardıkça ilgi ve alakalarının arttığını, bizleri büyük bir dikkat ve şaşkınlıkla dinlediklerini görüyoruz. Son 7-8 yılda içerisinde özgüveni yüksek, diploması anlam taşıyan, pratikte değeri olan ve aidiyetinden gurur duyulan bir üniversite haline geldik. Bunu hep birlikte başardık" diye konuştu. Eğitimde fırsat eşitliği, nitelikli yaşamın ve toplumsal katılımın vazgeçilmez bir unsurudur 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin erişilebilirlik ve kapsayıcılık alanındaki başarılarını paylaşmanın gururunu yaşadıklarını aktaran NEÜ Engelli Öğrenci Birim Koordinatörü Prof. Dr. Hakan Sarı ise, "Necmettin Erbakan Üniversitesi, YÖK tarafından düzenlenen Engelsiz Üniversite Bayrak Yarışmaları’nda hem 2024 hem de 2025 yıllarında Türkiye ikinciliğini elde ederek önemli bir başarıya imza atmıştır. Bugün burada yalnızca ödül töreni gerçekleştirmiyor; aynı zamanda insanı merkeze alan, erişilebilirliği temel değer kabul eden üniversite anlayışını da vurguluyoruz. Çünkü eğitimde fırsat eşitliği, nitelikli yaşamın ve toplumsal katılımın vazgeçilmez bir unsurudur. Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil; bireylerin kendilerini geliştirdikleri, özgüven kazandıkları ve toplumsal yaşama hazırlandıkları alanlardır. Bu nedenle kampüslerin, dersliklerin, sosyal ve kültürel ortamların herkes için erişilebilir olması büyük önem taşımaktadır. Engelsiz üniversite anlayışı yalnızca fiziksel düzenlemelerden ibaret değildir; evrensel tasarım anlayışıyla herkes için erişilebilir yaşam alanları oluşturmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda eğitim süreçlerinde kapsayıcı yaklaşımlar geliştirilmesi, erişilebilir ders materyalleri sunulması ve öğrencilerin aktif katılımının desteklenmesi bu anlayışın temel unsurlarıdır" şeklinde konuştu. Hedefimiz, 2026 yılında Türkiye birinciliği Yükseköğretim Kurulu tarafından verilen Turuncu Bayrak’ın mekanda erişilebilirliği, Yeşil Bayrak’ın eğitimde erişilebilirliği, Mavi Bayrak’ın ise sosyo-kültürel faaliyetlerde erişilebilirliği temsil ettiğini söyleyen Prof. Dr. Sarı şu şekilde konuştu: "Bu bayraklar yalnızca bir ödül değil; üniversitemizin erişilebilirlik konusundaki kararlılığının ve ortak emeğinin sembolüdür. Bu başarı; yöneticilerimizin, akademik ve idari personelimizin, teknik ekiplerimizin, Engelli Öğrenci Birimimizin ve öğrencilerimizin ortak çalışmasının sonucudur. Hedefimiz, 2026 yılında Türkiye birinciliğini elde ederek herkes için erişilebilir, kapsayıcı ve yaşanabilir bir üniversite idealini daha ileriye taşımaktır. Engelsiz üniversite; yalnızca engellerin kaldırıldığı değil, insan onurunun, eşit katılımın ve nitelikli yaşam hakkının kurumsal kültüre dönüştüğü üniversitedir." Protokol konuşmalarının ardından program, doğuştan kolları olmayan Necmettin Erbakan Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi Resim Bölümü öğrencisi Ayşe Yılmaz’ın günün anlam ve önemini anlatan konuşmasıyla devam etti. Program, Yükseköğretim Kurulu tarafından 2024-2025 döneminde Eğitimde Erişim, Sosyo-Kültürel Faaliyetlerde Erişim, Mekanda Erişim ve Kent Donatılarına Erişim kategorilerinde asil ve aday adayı olmaya hak kazanan fakülte, yüksekokul, enstitü ve Yapı İşleri birimine sertifika ve bayrak takdimiyle sona erdi.
Samsun Selin vurduğu Havza’da elektrik dağıtım şirketinin çalışmaları kesintisiz devam ediyor Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen sel felaketinin ardından YEDAŞ ekipleri, bölgede enerji arzının güvenli şekilde sürdürülebilmesi ve hayatın normale dönmesi amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Sel afetinin ilk anlarından itibaren sahaya yönlendirilen ekipler, vatandaşların can ve mal güvenliğini ön planda tutarak güvenlik amaçlı su baskını yaşanan alanlarda enerji kesintisi yaparak hızlı müdahalelerde bulundu. Afetin ardından bölgeye takviye ekipler sevk edilirken, toplam 55 personel gece boyunca sahada yerel idareyle koordineli olarak görev yaptı. YEDAŞ ekipleri tarafından öncelikle orta gerilim enerji hatlarında gerekli güvenlik kontrolleri tamamlanarak enerji yeniden devreye alındı. Ardından saha dağıtım kutuları, box panolar ve bina içlerinde bulunan sayaç panolarında detaylı kontroller gerçekleştirilerek bölgelere kademeli ve kontrollü şekilde enerji arzı sağlandı. Gece boyunca devam eden yoğun çalışmalar sonucunda yaklaşık 6 bin 480 abonenin enerji arzı sağlanmış olup sahadaki bakım, temizlik, kurutma ve ekipman yenileme çalışmaları kesintisiz şekilde devam ediyor. 96 personel ve 34 araç ile çalışmalar sürüyor Vatandaşların güvenli ve kesintisiz enerjiye en kısa sürede ulaşabilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren YEDAŞ, bugün itibarıyla bölgedeki ekip ve araç desteğini daha da artırdı. Sahada toplam 96 personel ve 34 araç ile çalışmalar devam ederken, gün içerisinde bölgede enerji arzının tamamen normale dönmesi hedefleniyor. "Hedefimiz, enerji arzını güvenli biçimde yeniden tesis ederek hayatın en kısa sürede olağan akışına dönmesini sağlamaktır" YEDAŞ Genel Müdürü Yunus Emre Bilgi, sel felaketinin ardından yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada ekiplerin kesintisiz şekilde sahada görev yaptığını belirterek, "Sel afetinin meydana geldiği ilk andan itibaren ekiplerimizi hızla bölgeye yönlendirdik. Önceliğimiz, her zaman can ve mal güvenliğini esas alarak enerji altyapısına güvenli şekilde müdahale etmektir. Bu anlayış doğrultusunda ekiplerimiz, gece boyunca yoğun bir çalışma yürüterek birçok bölgede enerji arzını yeniden sağlamıştır. Sahadaki ekiplerimiz; bakım, kontrol, temizlik ve onarım faaliyetlerini aralıksız sürdürmektedir. Destek ekiplerimizin de katılımıyla bölgedeki çalışmalarımız güçlendirilmiştir. Hedefimiz, enerji arzını güvenli biçimde yeniden tesis ederek hayatın en kısa sürede olağan akışına dönmesini sağlamaktır" dedi.
Konya Pelikan sürüsünü tarlada gören çiftçilerin tarifi ilgi çekti Konya’nın Karapınar ilçesinde göç yolculuğundaki pelikan sürüsü tarlada mola verdi. Göç yolculuğundaki bir pelikan sürüsü Karapınar ilçesi Uzunkaş mevkiinde tarlaya indi. Tarlada pelikanları gören vatandaş o anları cep telefon kamerasıyla görüntüledi. Elektrik akımına kapıldığı düşünülen pelikanı bulan çiftçi Emre Elibol, kanadını açarak, "İki metre kanat var. Ayaklara bak, bu pelikan mıydı" şeklinde konuşurken, gagasını "Değnek gibi" diye tarif ederek o anlara telefonla kaydetti. Elibol, "Bahar ayının gelmesiyle beraber pelikanların göç mevsimi başladı. Tarlalarımızdan falan geçiyorlar zaman zaman tarlalarımıza iniyorlar. Burada karnını doyuruyorlar. Ne yazık ki birisi elektrik direğinde akıma kapılmış ölmüş. Çok üzüldük, olmaması gereken bir şeydi ama olmuş artık" dedi. "Ambardan mısır getirdik ama veremedik kaçtılar" Çiftçi Yasin Kuzu ise, "Bugün normalde her gün olduğu gibi işimize geldik. Kuşları görünce telefon ile kayda aldım hem insanlar görsün hem de anı kalsın istedim. Normalde bizim bölgemizde leylek sürüleri görülürdü. İlk defa şahit olunca anı olsun istedim. Sürekli uçup gidiyorlardı. Bizim tarlamızda ilk defa pelikanları bu şekilde toplu olarak gördüm. Ambardan mısır getirdik ama balıkçıl bir tür oldukları için veremedik kaçtılar. Benim de hoşuma gitti bu şeklide kayda aldım" şeklinde konuştu.