KÜLTÜR SANAT - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 13:50

Ateşte tavlanan emek: 45 yıldır kalaycılığı yaşatıyor

A
A
A

Sinop’un Erfelek ilçesinde, teknolojinin gelişmesiyle birlikte unutulmaya yüz tutan mesleklerden kalaycılığı sürdüren 74 yaşındaki Şaban Özen, yarım asra yaklaşan emeğiyle bakır kaplara yeniden hayat veriyor. Yıllardır örs başında çalışan Özen, bakır kapları ateşte tavlayıp meşe kömürüyle parlatıyor, ardından kalaylayarak müşterilerine teslim ediyor.

İlçede 45 yıldır kalaycılık yapan Şaban Özen, çocuk yaşlarda başladığı mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürdüğünü söyledi. Geçmişte hemen her evde bakır kap bulunduğunu anlatan Özen, teknolojinin gelişmesi ve çelik ürünlerin yaygınlaşmasıyla mesleğin eski yoğunluğunu kaybettiğini ifade etti.

Kalaycılığın sabır ve ustalık isteyen bir iş olduğunu belirten Özen, bakır kapların önce ateşte tavlandığını, ardından özel işlemlerden geçirilerek temizlendiğini anlattı. Kapların son aşamada meşe kömürü kullanılarak parlatıldığını dile getiren Özen, yapılan işlemlerin tamamen el emeğine dayandığını söyledi.

Yıllardır aynı dükkânda çalıştığını ifade eden Özen, "Eskiden işlerimiz çok yoğundu. Sabah başlayıp geceye kadar çalışırdık. Şimdi meslek unutulmaya yüz tuttu ama yine de bakır kullanan vatandaşlarımız geliyor. Biz de elimizden geldiğince bu geleneği sürdürmeye çalışıyoruz" dedi.

Mesleğin gençler tarafından tercih edilmemesinden yakınan Özen, çırak yetişmediğini belirterek, "Bu işi öğrenmek isteyen pek kalmadı. Oysa kalaycılık hem sanat hem de kültürdür. Bizden sonra devam ettiren olur mu bilmiyorum" diye konuştu.
Özen, özellikle köylerden ve çevre ilçelerden vatandaşların eski bakır kazan, tencere ve sinilerini tamir ve kalay yaptırmak için getirdiğini, bazı müşterilerin ise yıllardır aynı kapları kullanmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.

Erkan Aksu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat ‘Eğrice Kutlaması’ ile bahar coşkusu yaşandı Yozgat’ta baharın gelişini kutlamak amacıyla ‘Eğrice Kutlaması’ düzenlendi. Yozgat Belediyesi tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlene programda, baharın gelişini kutlamaya yönelik olarak geleneksel oyunlar oynandı, vatandaşlara yemek ikram edildi, çocuklar oyunlar oynadı ve yerel müzisyenler eserlerini icra etti. Etkinliğe katılan Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan katılımcılarla vakit geçirdi ve açıklamalarda bulundu. Başkan Arslan "Bugün kültürümüzün önemli bir unsuru olan Eğrice Programı vesilesiyle buradayız. Gününde yapmak istiyorduk ama hava şartları bize müsaade etmedi. Bu tür programlarda bazı yeni hizmet araçlarını tanıtmak istedik. Bugün iki yeni hizmet aracını Yozgat Belediye’mizin ve hemşehrilerimizin emrine sunmuş olduk. Birisi ikram aracı. Her türlü programda her türlü ikramı yapabilecek nitelikte bir araç. KDV dahil 4 buçuk milyon liraya mal ettiğimiz bir araç. Acil durumlarda da afete uğramış bölgelerde hızlı bir şekilde intikal edip Yozgat Belediyesi olarak oradaki hemşehrilerimize yardımcı olma imkanımız olacak. Bir diğer aracımız da farklı bir temizlik aracı. Onu da KDV dahil 8 milyon liraya mal ettik. Kendi suyunu kendisi ısıtıyor. Çok az su ile çok geniş yerleri temizleme imkanı oluyor. Hem iç hem dış mekanda kullanabiliyoruz. Araç geleli aşağı yukarı 15 gün oldu. Bu sürede Yozgat’taki hemen hemen bütün camilerimizin halılarını yıkadık. 10 işçinin 1 günde yapacağı işi belki biz bu araçla birkaç saat içerisinde tek işçiyle yapabileceğiz. Yozgatlı hemşehrilerimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.
Denizli Uğur Okulları Denizli’de yeni kampüsünde öğrencilerle buluşuyor Uğur Okulları, Denizli Merkezefendi’deki yeni binasında hizmete başlıyor. Uğur Okulları Genel Müdürü Mustafa Çakır, modern eğitim altyapısı, güçlü akademik kadro, teknolojik donanımı ve öğrenci odaklı yaklaşımla Denizli’de eğitim hayatına önemli katkı sunmayı hedeflediklerini belirterek, yeni döneme yeni bir kampüsle girecek olmaktan mutlu olduklarını söyledi. Uğur Okulları, yeni eğitim-öğretim döneminde Denizli Merkezefendi’de açılacak yeni kampüsünde ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde hizmet verecek. Yeni dönemin hazırlıkları devam ederken, basın mensuplarıyla bir araya gelen Uğur Okulları Genel Müdürü Mustafa Çakır açıklamalarda bulundu. Denizli’de olmaktan çok mutlu olduğunu belirten Çakır, "Biz eğitimi yalnızca akademik bilgi aktarımı olarak görmüyoruz. Öğrencinin akademik gelişiminin yanında, sosyal, duygusal, fiziksel ve kültürel gelişimini de merkeze alan bütüncül bir eğitim anlayışını benimsiyoruz. Çünkü günümüz dünyasında yalnızca bilgi sahibi olmak yeterli değildir. Asıl önemli olan bilgiyi analiz edebilmek, yorumlayabilmek, problem çözümünde kullanabilmek ve yeni değerler üretebilmektir. Biz de eğitim modelimizi tam olarak bu anlayış üzerine inşa ettik. 21. yüzyıl becerilerini merkeze alan yaklaşımımız doğrultusunda öğrencilerimize analitik düşünme, eleştirel bakış açısı, problem çözme, iletişim, iş birliği ve dijital okuryazarlık gibi yetkinlikleri sistemli biçimde kazandırıyoruz. Aynı zamanda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ortaya koyduğu bütüncül eğitim yaklaşımını da son derece önemsiyoruz" dedi. Kişiye özel koç Çakır, eğitimde kullandıkları kişiselleştirilmiş eğitim modeline yaygın imkan sunan yapay zeka destekli dijital eğitim platformu Metodbox’a da vurgu yaptı. Çakır, "Metodbox sayesinde her öğrencimizin öğrenme sürecini bireysel olarak analiz ediyor, ihtiyaçlarına uygun içerikler, ölçme-değerlendirme uygulamaları ve kişiselleştirilmiş gelişim planları sunuyoruz. Sistem içerisinde yer alan ’Kişiye Özel Koç’ modeliyle özellikle sınav grubu öğrencilerimizin akademik gelişimlerini yakından takip ediyor, eksiklerini planlı ve sistematik şekilde tamamlamalarını sağlıyoruz" dedi. Yabancı dil ve çift diploma Öğrencilerin yabancı dil öğrenmelerine büyük önem verdiklerini de ifade eden Çakır, "Yabancı dil artık bir ayrıcalık değil, küresel dünyanın vazgeçilmez bir gerekliliğidir. Uğur Okulları olarak öğrencilerimize erken yaşlardan itibaren güçlü bir yabancı dil altyapısı sunuyoruz. Yoğun İngilizce programlarımızın yanında öğrencilerimiz ilkokuldan itibaren ikinci yabancı dil olarak Almanca eğitimi de almaktadır. Dil eğitimini yalnızca gramer odaklı değil, iletişim kurabilen, düşünebilen, üretebilen ve dünyayı anlayabilen bireyler yetiştirme anlayışıyla ele alıyoruz. Uluslararası bakış açımızı güçlendiren çift diploma programımız sayesinde öğrencilerimiz, Millî Eğitim Bakanlığı onaylı diplomalarının yanında 41 ülkede geçerli uluslararası ikinci bir diploma alma fırsatına da sahip olmaktadır" diye konuştu. BAU Global Eğitim Ağı Uğur Okulları öğrencilerinin BAU Global Eğitim Ağı’nın bir parçası olan Bahçeşehir Üniversitesi’nin uluslararası akademik iş birlikleri içerisinde yer alan üniversitelerde sunulan burs, geçiş ve akademik gelişim imkânlarından da yararlanabildiklerini söyleyen Çakır, STEM, erken STEM yaklaşımı ve ASDF Eğitim Modeli ile öğrencilerin bilimsel düşünme, üretme ve araştırma becerilerini desteklediklerini söyledi. Global Schools programı kapsamında öğrencilerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini tanıyan, çevresel ve toplumsal konulara duyarlı bireyler olarak yetişmelerini önemsediklerini belirten Çakır, nitelikli eğitimi ülkenin farklı şehirlerinde daha geniş kitlelerle buluşturma hedeflerine yönelik çalıştıklarını ifade etti. LGS 2025’te 17 birinci Denizli’yle birlikte Balıkesir Edremit, Yozgat, Ankara İncek, Ankara Ovacık ve Antalya Kumluca’da 6 yeni kampüs yatırımlarını hayata geçirdiklerini söyleyen Mustafa Çakır, Liselere Geçiş Sistemi merkezi sınav sonuçlarında Uğur Okulları’nın Türkiye birincisi 17 öğrenci çıkarma başarısı gösterdiğini ifade eti. Çakır, "Bu başarı bizler için büyük bir gurur kaynağı olmuştur. Bu başarı, planlı akademik sistemimizin, güçlü öğretmen kadromuzun ve öğrencilerimize sunduğumuz bütüncül eğitim yaklaşımının önemli bir sonucudur" diyerek, Denizli Kampüsü’nde de önemli dereceler çıkaracaklarına inandığını dile getirdi. "Öğrencilerimizi geleceğe hazırlarken onlara nitelikli eğitim sunmak en temel hedefimiz" Uğur Okulları olarak Denizli gibi eğitime değer veren bir şehirde tekrardan hizmet vermeye başladıkları için mutluluk duyduğunu ifade eden Uğur Okulları Okul Öncesi İlkokul Eğitim Öğretiminden Sorumlu Genel Müdürü Yardımcısı Ebru Divrik ise, "58 yıllık deneyim ve güçlü geçmişe sahip markamızla öğrencilerimizi geleceğe hazırlarken onlara nitelikli eğitim sunmayı en temel hedeflerimizden biri olarak görüyoruz. Değişen ve dönüşen dünyada çocuklarımızın bu sürece uyum sağlayabilmeleri için onları özellikle yeni nesil öğrenme becerileriyle donatmayı önemsiyoruz. Okul öncesi ve ilkokul döneminden başlayarak, erken yaşta yoğun İngilizce eğitimiyle öğrencilerimizin güçlü bir dil altyapısı kazanmalarını destekliyoruz. Bunun yanı sıra teknolojiye hakim, yapay zeka okuryazarlığına sahip ve teknolojiyi etkin şekilde kullanabilen bireyler olarak yetişmeleri en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu doğrultuda öğrencilerimizi geleceğin dünyasına en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. "Öğrencilerimizi çağdaş eğitim anlayışına uygun şekilde hayata hazırlamayı hedeflemekteyiz" Öğrencilerin okul öncesinden lise kademesine kadar yalnızca akademik başarıya değil, aynı zamanda hayata hazırlamanın da temel öncelikleri arasında yer aldığını belirten Uğur Okulları Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Birimi Müdürü Aslı Orman, "Bu doğrultuda öğrencilerin yaşam becerilerini geliştirmek, özellikle sınav grubu öğrencilerimizin sınav kaygısı, motivasyon ve hedef belirleme süreçlerinde yanlarında olmak amacıyla psikolojik danışmanlık ve rehberlik birimimizde kapsamlı ve zengin içerikli bir eğitim süreci yürütüyoruz. Eğitim modelimiz okul öncesi dönemde başlayan asalet ve zarafet dersleri, ortaokul kademesinde devam eden yaşam becerileri dersleri ve lise düzeyinde öğrencilerimizi geleceğe hazırlayan gelişim odaklı programlarla şekillenmektedir. Bu yaklaşım, öğrencilerimizi 21. yüzyıl becerileri ve çağdaş eğitim anlayışına uygun şekilde hayata hazırlamayı hedeflemektedir. Bu süreçte öğrencilerimizin yalnızca akademik gelişimlerini değil, aynı zamanda psikolojik sağlamlıklarını da desteklemeyi önemsiyoruz. Velilerimiz, öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizle güçlü bir iş birliği içinde çalışarak; hayata güvenle adım atan, kendini tanıyan ve karşılaştığı zorluklarla başa çıkabilen bireyler yetiştirmek en temel hedeflerimizden biridir" ifadelerini kullandı. "Okulumuzda uyguladığımız kişiye özgü öğretim modeli, yenilikçi bir eğitim anlayışına dayanmaktadır" Uğur Okulları’nın bünyesinde eğitim-öğretim sürecinin iki temel aşamada ele alındığını söyleyen Uğur Okulları Eğitimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt, "İlk aşamada eğitim yaklaşımımız, öğrencilerimizin gelişimlerini destekleyen ve sınav odaklı olmayan bir yapıda ilerler. İkinci aşamada ise özellikle 8. sınıftan 12. sınıfa kadar uzanan süreçte öğrencilerimize tüm ihtiyaçlarını kapsayan bütüncül bir eğitim modeli sunulmaktadır. Bu sistem sayesinde öğrencilerimizin okul dışında herhangi bir kursa ya da ek desteğe ihtiyaç duymadan eğitimlerini sürdürebilmeleri hedeflenmektedir. Okulumuzda uyguladığımız kişiye özgü öğretim modeli, her öğrencinin bireysel ihtiyaçlarını merkeze alan yenilikçi bir eğitim anlayışına dayanmaktadır. Bu modelin temelinde veri odaklı takip sistemi yer alır. Öğrencilerimizden elde edilen akademik veriler analiz edilerek değerlendirilir ve ardından her öğrenciye dijital kişiye özel bir koç atanır. Bu sisteme ’KÖK’ adı verilmektedir. KÖK sistemi kapsamında öğrencilerimize her hafta dijital ortamda bireyselleştirilmiş ödevler gönderilir. Bu ödevlerin takibi ve değerlendirilmesi sınıf öğretmenlerimiz tarafından yapılır. Süreç ilerledikçe öğrencinin performansı detaylı şekilde analiz edilir, eksik olduğu konu ve kazanımlara yönelik özel çalışmalar planlanarak yine kişiye özel ödevlendirme gerçekleştirilir. Amacımız, tamamen kişiselleştirilmiş bir eğitim modeliyle öğrenciyi merkeze alan, öğretmeni rehber konumunda güçlendiren, aynı zamanda erdemli, cesaretli, sorgulayan ve araştıran bireyler yetiştirmektir. Böylece öğrencilerimizi yalnızca sınavlara değil, yaşamın kendisine de en iyi şekilde hazırlamayı amaçlıyoruz" dedi.