EĞİTİM - 15 Ocak 2026 Perşembe 17:14

Altındağlı gençlere kariyer semineri

A
A
A
Altındağlı gençlere kariyer semineri

Altındağ Belediyesi Gençlik Merkezlerine üye gençler, ‘Kariyerde yön belirleme ve meslek seçimi’ konulu seminerde bir araya geldi.


Altındağ Belediyesi ve İŞKUR Altındağ Hizmet Merkezi iş birliğiyle düzenlenen seminerde, İŞKUR İş ve Meslek Danışmanı Tuğba Güç, Altındağlı öğrencilerin kariyer yolculuğuna ışık tuttu. Ulucanlar Yarı Açık Cezaevi Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen seminerde gençlere, ‘meslek nedir, meslek neden önemlidir, yanlış meslek seçiminin sonuçları, uygun meslek seçimi nasıl yapılır, kendini tanıma’ gibi konular hakkında bilgiler verildi.



"Kısa yoldan para kazanma fikri önceliğimiz olmamalı"


İş hayatı denilen sürecin yaklaşık 40 sene kadar süren uzun bir süreç olduğunu söyleyen İŞKUR İş ve Meslek Danışmanı Tuğba Güç, "Meslek seçiminde daha kısa yoldan para kazanma fikri önceliğimiz olmamalı. Günü kurtaracak şeylerden ziyade, bir kariyer planlaması yapmak, bir yol haritası çizmek ve buna göre hareket etmek gerekir. Bu sebeple hayattan ne beklediğimizi, ne istediğimizi bilmeli, neyi başaracağımızın, yapmak istediğimiz şeylerin ne olduğunun gerçekten farkında olmalıyız. Buna göre mesleklerin kazançlarını, çalışma ortamlarını, o meslekten beklentileri önümüze koyup yapılabilirliğini değerlendirip, ona göre bir meslekte ilerlemeliyiz. Ben bir işe gireyim, beğenmezsem çıkarım gibi bir durum söz konusu olmamalı" dedi.



"Doğru zamanda verilen bilgi, bir gencin tüm hayatını değiştirebilir"


Altındağlı gençlere meslek seçimi ve kariyer yolculuklarında başarılar dileyen Altındağ Belediye Başkanı Dr. Veysel Tiryaki, "Bugün burada sadece bir seminer verilmedi, aynı zamanda gençlerimizin hayallerine dokunuldu. Doğru zamanda verilen bilgi, bir gencin tüm hayatını değiştirebilir. Meslek seçimi sadece bir iş tercihi değil; insanın kendini tanıması, neyi sevdiğini keşfetmesi ve geleceğini cesaretle inşa etmesidir" ifadelerini kullandı.


Tiryaki, "Gençlik Merkezlerimizden gelen gençlerimizin gözlerindeki heyecan, bizim en büyük motivasyonumuz. İnşallah uzmanlarımızla birlikte yeni seminerler düzenlemeye devam edecek, Altındağlı öğrencilerimizi geleceğin mesleklerine daha güçlü hazırlayacağız" şeklinde konuştu.



Altındağlı gençlere kariyer semineri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.