KÜLTÜR SANAT - 25 Eylül 2025 Perşembe 10:59

‘Ankara Ahi Cumhuriyeti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne’ kitabı Ankara’nın geçmişine ışık tutuyor

A
A
A
‘Ankara Ahi Cumhuriyeti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne’ kitabı Ankara’nın geçmişine ışık tutuyor

Ankara’da 3 dönem milletvekilliği yapan Nevzat Ceylan’ın editörlüğünü üstlendiği ‘Ankara Ahi Cumhuriyeti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne’ isimli kitap, Ankara’nın tarihini okuyucularla buluşturuyor.


Akademisyenler ve tarihçiler tarafından kaleme alınan ‘Ankara Ahi Cumhuriyeti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne’ isimli kitap, Ankara’nın tarihini anlatıyor. Ankara’dan 3 dönem milletvekilliği yapan Nevzat Ceylan’ın editörlüğünü üstlendiği kitap, başkentin geçmişini, bugününü ve geleceğini içeriyor.


Ankara’nın geçmiş dönemlerde farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını anlatan Ceylan, "Ankara, Anadolu’nun en büyük şehirlerinden bir tanesi ve bu şehrin tanıtılması gerekirdi. En önemli tanıtılması gereken konulardan bir tanesi de Ahi Cumhuriyeti’ydi. Ankara aslında Türklerin eline geçmeden önce üç kez başkentlik yapmış bir şehir. Ahi Cumhuriyeti’ne başkentlik yapmış. Anadolu Selçuklu Devleti parçalandıktan sonra Anadolu’nun her tarafında beylikler kurulmuş. Bir tek beylik kurulmayan yer var: Ankara. Ankara’da da çok güçlü bir Ahi teşkilatı var ve bu Ahi teşkilatlarının başında bulunan Ahi şeyhi Ankara’nın yönetimini üstlenmiş ve bu yönetim şekli yaklaşık 70 yıl sürmüş. Dolayısıyla Ankara ciddi manada bir Ahi şehridir. Yani Ahiliğin merkezi Kırşehir olarak bilinir. Asıl yaygınlaştığı, büyüdüğü, geliştiği, en çok eserin bırakıldığı yer Ankara" şeklinde konuştu.



"Bu kitabı okuyan insanlar Ankara’yla ilgili her şeyi öğrenebilir"


Kitabın Ankara’yı en iyi anlatan kitap olduğunu belirten Ceylan, "Ama ben de bu kitabın editörü olarak, aynı zamanda Ankara’nın tarihten günümüze bütün sorunlarını ve bütün yaşadığı süreçleri anlattım. Ve şunu iddia ediyorum; Ankara’nın tarihini, geçmişini, günümüzü ve yarınını en iyi anlatan bir kitap haline geldi. Yani bu kitabı okuyan insanlar Ankara’yla ilgili her şeyi öğrenebilir" dedi.



"Ankara aynı zamanda bir tutku"


Ankara’ya tutkuyla bağlı olduğunu ifade eden Ceylan, "Ankara aynı zamanda bir tutku. Ankara’ya gelip Ankaralı olmayan o kadar insanımız var gönülden bağlı. Çok sayıda insanlarımız var. Bizim derdimiz onların sayısını arttırmak. Yani kendine sahiplik duygusunu arttırmak, Ankara’nın sorunlarını gerçek manada sahiplenerek, bunun çözülmesi konusunda çaba sarf etmek son derece önemli. Yani insanın ilk önce yaşadığı yerdeki sokağı, caddeyi, mahalleyi iyileştirme konusunda çaba sarf etmesi lazım. O konuda projeler üretmesi lazım. Bunlara kafa yorması lazım insanların" açıklamasında bulundu.



‘Ankara Ahi Cumhuriyeti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne’ kitabı Ankara’nın geçmişine ışık tutuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan 1992 Erzincan Depreminde bile birleşmeyen sular Erzincan’daki Ekşisu Mesire Alanı, dünyada ender rastlanan doğal oluşumlarından biriyle dikkat çekiyor. Bölgede birbirinden farklı özelliklere sahip 5 ayrı su kaynağı, aynı noktadan yeryüzüne çıkmasına rağmen birbirine karışmadan akıyor. Ekşisu bölgesinde ekşisu, kükürtlü su, tatlı su, sıcak su ve mineralli maden suyu, dar bir alanda yüzeye çıkarak kimyasal özelliklerini korumayı sürdürüyor. Uzmanlar, bu durumun dünya ölçeğinde nadir görülen doğal oluşumlardan biri olduğunu belirtiyor. Jeoloji Yüksek Mühendisi Selahattin Ayan, Ekşisu’nun dünya çapında eşine az rastlanan bir alan olduğunu ifade ederek, "Çok küçük bir alanda farklı özelliklere sahip beş ayrı su kaynağı yan yana bulunuyor. Ekşisu, Horhor olarak bilinen kükürtlü su, çinko oranı yüksek ve ayak sağlığına iyi gelen su, tatlı su ve sıcak su birbirine karışmadan yüzeye çıkıyor. 1992 depreminde bile bu sular birleşmedi. Bu gerçekten olağanüstü bir durum" dedi. Ekşisu’nun yalnızca jeolojik açıdan değil, biyolojik açıdan da önemli bir alan olduğuna dikkat çeken Ayan, sazlık bölgelerin göçmen kuşlar için konaklama alanı oluşturduğunu, ayrıca "Erzincan Sütotu" olarak bilinen endemik bitki türüne de ev sahipliği yaptığını söyledi. Bölgenin jeopark ilan edilmesi gerektiğini vurgulayan Ayan, Ekşisu’nun korunarak Erzincan’ın tanıtımında önemli bir değer haline getirilmesinin hem turizme hem de ekonomiye katkı sağlayacağını kaydetti.