ASAYİŞ - 21 Mart 2025 Cuma 00:14

Ankara Metrosu ODTÜ İstasyonu geçici olarak kapatıldı

A
A
A
Ankara Metrosu ODTÜ İstasyonu geçici olarak kapatıldı

Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğü, Ankara Metrosu ODTÜ İstasyonu geçici olarak kapatıldığını açıkladı.


EGO Genel Müdürlüğü, sosyal paylaşım sitesi X hesabından yapılan paylaşımda, "Ankara Valiliği’nin almış olduğu karar doğrultusunda Ankara Metrosu ODTÜ İstasyonu geçici olarak kapatılmış, ODTÜ bölgesindeki otobüs seferleri durdurulmuştur.


Vatandaşlarımızın alternatif güzergâhları kullanmaları önemle rica olunur" denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun "Yarın çok geç olabilir" uyarısı: Erken teşhis hayat kurtarıyor Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Erkan Aslan, kadın sağlığını tehdit eden hastalıklarda erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirterek, "Yarın çok geç olabilir. Erken teşhis hayat kurtarır" dedi. Toplumda kanser farkındalığını artırmayı amaçlayan "1-7 Nisan Kanser Haftası" kapsamında açıklamalarda bulunan Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Erkan Aslan, hastalıklarla mücadelede en etkili yöntemin belirtiler ortaya çıkmadan önce harekete geçmek olduğunu vurguladı. Aslan, erken teşhisin yalnızca bir tedavi süreci değil, doğrudan yaşamla ilgili bir konu olduğuna dikkat çekti. Kadınların sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini ifade eden Aslan, utanma ya da çekinme gibi duyguların geri plana bırakılması gerektiğini belirterek, en küçük bir şikayette bile vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini söyledi. Dr. Aslan, "Kadın sağlığını etkileyen jinekolojik kanserler ve diğer rahatsızlıklarda modern tıp, artık çok daha konforlu ve güvenli çözümler sunuyor. Özellikle laparoskopik ve histeroskopik cerrahi gibi kapalı yöntemler, tedavi sürecini hızlandırırken hastaların günlük yaşamlarına kısa sürede dönmelerine olanak tanıyor. Jinekolojik cerrahiler kapsamında uygulanan bu ileri teknolojiler, erken evrede yakalanan pek çok sorunun kalıcı hasar bırakmadan çözülmesini sağlıyor. Bunun yanında genital estetik ve idrar kaçırma tedavileri, yaşam kalitesini artıran önemli müdahaleler olarak öne çıkıyor. Sağlık, yalnızca hastalık anında değil, hayatın her evresinde korunmalıdır. Bu kapsamda şu süreçler mutlaka iyi takip edilmeli. Riskli gebelik takibi: Anne ve bebek sağlığı için titiz süreç yönetimi. Normal ve sezaryen doğum: Sağlıklı nesiller için güvenli doğum planlaması. Menopoz süreci: Düzenli kontrollerle yaşam kalitesini korumak. Jinekolojik, genital, idrar kaçırma ve benzeri hastalıklar. Unutmayın sağlığınızı ertelemek, hayatı ertelemektir. 1-7 Nisan Kanser Haftası vesilesiyle, bir testin bir hayat kurtarabileceğini unutmayın. Rutin kontrollerinizi ihmal etmeyin, kendinize ve geleceğinize bir iyilik yapın" ifadelerini kullandı.
Düzce Bozulan kemençesini tamir ederken usta oldu Düzce’de yaşayan kemençe ustası İbrahim Güngen, çocuk yaşlarda çalmaya başladığı ve zamanla yapımını da öğrendiği Karadeniz’in asırlık enstrümanını el işçiliğiyle üreterek fabrikasyon üretime karşı ayakta tutmaya çalışıyor. Karadeniz kültürünün vazgeçilmez simgelerinden olan kemençeyi hem çalan hem de üreten 57 yaşındaki İbrahim Güngen, ilkokul yıllarında düğünlerde gördüğü bir ustadan etkilenerek başladığı serüvenini bugün meslek olarak sürdürüyor. Ağaca şekil vererek çıkardığı tınılarla yurt içi ve yurt dışından gelen siparişlere yetişmeye çalışan usta, makineleşmenin enstrümanın ruhunu zedelediğini savunuyor. "Babama kemençe istediğimi söyledim, serüvenim böyle başladı" Kemençeye olan ilgisinin Karadeniz kültürünün bir getirisi olduğunu belirten Güngen, "Köylerimizde düğünlerde kemençe çalan bir ağabeyimiz vardı. Onu dinledikçe merakım arttı. Babama kemençe istediğimi söyledim. O da beni kırmadı ve bir kemençe yaptırdı. Böyle başladım" dedi. Kendi çabasıyla, ustaları izleyerek ve dinleyerek çalmayı öğrendiğini anlatan Güngen, zamanla bozulan kemençelerini tamir ettirmek için ustaların yanına gidip gelirken işin mutfağına da ilgi duymaya başladığını aktardı. Güngen, "Onları izledim ve ‘Ben de yapabilirim’ dedim. Kolay olmadı. Çok ağaç israf ettim, çok emek verdim ama yapa yapa öğrendim" diye konuştu. "El işçiliğinin yerini makine tutmaz" Bugün sadece kemençe yaparak geçimini sağlayan Güngen, el yapımı enstrümanların fabrikasyon ürünlerden tamamen farklı olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: "Fabrikada bir kemençe bir saatte yapılıyor. Ben ise el işçiliğiyle 3-5 günde, bazen bir haftada yapıyorum. El emeğini kemençeye yansıtıyorum. Makine aynı işçiliği veremez. Fabrikasyon kemençeler genellikle öğrenci enstrümanı ya da dekoratif amaçlı tercih ediliyor. Profesyoneller için el yapımı kemençe vazgeçilmezdir." Kusursuz ses için ağaçlar bir yıl kurutuluyor İyi bir kemençenin ardıç, dut veya yabani fındık ağacından yapıldığını ancak en kritik noktanın ağacın kurutulma süreci olduğuna dikkati çeken Güngen, "Ağaçları yaklaşık bir yıl kurutuyoruz. Kuru ağaç olmazsa olmazımız. Ayrıca kemençe yapacak ustanın müzikten anlaması şart. Akort ayarı ve ses tonunun doğru verilmesi enstrümanın kalitesini belirler" değerlendirmesinde bulundu. Kemençenin Karadeniz denildiğinde akla gelen ilk unsur olduğunu söyleyen Güngen, sipariş üzerine ürettiği amatör kemençeleri 12-13 bin, profesyonel kemençeleri ise 17-18 bin lira bandında satışa sunduğunu sözlerine ekledi.
Samsun Şampiyonlar OKAF’26’da Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin (OMÜ) ev sahipliğinde düzenlenen OKAF’26, Türk spor tarihine adını altın harflerle yazdıran iki efsane ismi ağırlayacak. Olimpiyat, Dünya ve Avrupa şampiyonu güreşçi Mahmut Demir ve Avrupa şampiyonu rekortmen okçu Deniz Günay Derebaşı, kariyer yolculuklarının şifrelerini gençlerle paylaşacak. Orta Karadeniz Kariyer Fuarı (OKAF’26), iş dünyası ile gençleri buluşturmanın yanı sıra ilham veren başarı hikâyelerine de sahne olacak. Fuar kapsamında düzenlenen panellerde, kazanılabilecek tüm madalyaları toplayan "Türk Tankı" lakaplı Mahmut Demir ve yıllarca kırılamayan rekorların sahibi Deniz Günay Derebaşı, tecrübelerini üniversiteli gençlere aktaracak. Dünya güreş literatürüne "Türk Tankı" olarak geçen; olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu Mahmut Demir, mezun olduğu Ondokuz Mayıs Üniversitesi’ne bu kez konuşmacı olarak dönecek. Demir, 8 Nisan Çarşamba günü saat 15.00’te AKM Mavi Salon’da gerçekleşecek "Mezunlardan Kariyer Hikâyeleri" etkinliğinde kürsüye çıkacak. 13 yıllık profesyonel kariyerine 1 olimpiyat, 3 dünya ve 5 Avrupa şampiyonluğu sığdıran efsane isim; disiplinli çalışma, hedef odaklı ilerleme ve zorluklarla mücadele etme konularında gençlere rehberlik edecek. Türk okçuluk sporunun ilk Avrupa Salon Şampiyonu ve Dünya Üniversitelerarası Şampiyonu olan Deniz Günay Derebaşı, 9 Nisan Perşembe günü saat 10.00’da AKM Pembe Salon’da düzenlenecek "Sporda Kariyer" panelinde yer alacak. Halen OMÜ Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi’nde Öğretim Görevlisi olarak şampiyon sporcular yetiştiren Derebaşı, uzun yıllar kırılamayan Türkiye rekorlarını ve antrenörlükten akademisyenliğe uzanan başarı dolu kariyer yolculuğunu anlatacak. İki gün boyunca onlarca farklı etkinliğe ev sahipliği yapacak olan OKAF’26’nın detaylı programına, kayıt bilgilerine ve tüm güncel gelişmelere OMÜ’nün internet sitesinden ve sosyal medya hesaplarından ulaşılabiliyor.
Balıkesir Ayvalık’ta yeni nesil yat limanı ve çekek yeri projesi tanıtıldı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; Ayvalık Belediyesi’nin 150 Evler Mahallesi Çekek Yeri bölgesinde hayata geçirmeyi planladığı "Yat Limanı, Dip Tarama Faaliyeti, Çekek Yeri Revizyonu ve Dolgu Alanı İlavesi Projesi", düzenlenen halk buluşmasında kamuoyuna tanıtıldı. Ayvalık Kent Konseyi Genel Kurulu toplantısı kapsamında gerçekleştirilen buluşmaya vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Toplantıda, kentin geleceğini doğrudan etkileyecek proje tüm yönleriyle paylaşılırken, katılımcıların görüş ve önerileri de alındı. Ayvalık Belediyesi yetkilileri, sürecin şeffaf bir şekilde yürütüleceğini vurguladı. Yaklaşık 300 milyon TL yatırım bedeline sahip proje kapsamında mevcut çekek alanı modernize edilerek yat limanı altyapısıyla güçlendirilecek. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Ayvalık’ta 129 tekne kapasiteli iskele alanı Dalgakıran, rıhtım ve teknik altyapı yatırımları sayesinde deniz güvenliğinin artırılması ve tekneler için daha korunaklı bir alan oluşturulması hedefleniyor. Bunun yanı sıra proje, yalnızca denizcilik faaliyetleriyle sınırlı kalmayarak sosyal ve ticari alanlarıyla da dikkat çekiyor. Planlanan yeme-içme alanları, sosyal donatılar ve hizmet birimleriyle bölgenin yeni bir cazibe merkezi haline gelmesi öngörülüyor. Proje kapsamında yürütülecek dip tarama çalışmalarıyla deniz tabanı düzenlenecek, mevcut düzensiz yapılaşmanın planlı bir yapıya kavuşturulması sağlanacak. Ayvalık Belediyesi yetkilileri, projenin tüm aşamalarında çevresel hassasiyetlerin gözetileceğini ve ilgili mevzuata uygun hareket edileceğini belirtti. Projenin, Ayvalık’ın doğal ve kültürel değerlerini koruyarak sürdürülebilir turizme katkı sunması hedefleniyor. Kentin denizle olan bağını güçlendirmesi beklenen yatırımın, Ayvalık’ın ekonomik ve turistik gelişimine önemli katkı sağlaması öngörülüyor.