KÜLTÜR SANAT - 07 Eylül 2024 Cumartesi 17:01

Ankara’da “12 Eylül’ün Eşsiz Tanıkları” paneli gerçekleştirildi

A
A
A
Ankara’da “12 Eylül’ün Eşsiz Tanıkları” paneli gerçekleştirildi

Ankara’da 12 Eylül 1980 darbesi sonrası cezaevinde kalarak hayatlarını kaybeden vatandaşların eşlerinin katıldığı “12 Eylül’ün Eşsiz Tanıkları” paneli gerçekleştirildi.


Yesevi Hareketi Derneği tarafından geçmişin izlerini bugüne taşıyan ve güçlü kadınların hikayelerini dinleme fırsatı oluşturan “12 Eylül’ün Eşsiz Tanıkları” paneli düzenlendi. Ankara’da Ulucanlar Cezaevi Müzesi, 12 Eylül’ün karanlık günlerine tanıklık etmiş önemli isimleri ağırladı.


Moderatörlüğünü Türk Ocakları Genel Başkan Yardımcı Prof. Dr. Ayşe Filiz’in üstlendiği panele, 12 Eylül 1980 darbesi sonrası cezaevinde hayatını kaybeden vatandaşların eşleri katıldı. Çok sayıda vatandaşında katıldığı panelde duygusal anlar yaşandı.



“Ülkücüler hangi zahmeti çekti”


1980 öncesinde ülkücü camianın Doğu’nun Başbuğu olarak andığı Yılma Durak’ın eşi Lamia Durak, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, “Bu panel neden düzenlendi? Cezaevindekiler kitaplarda ve haberlerde okundu. Bir de madalyonun arka yüzü vardı. Cezaevinde olanların aileleri. Ailelerinin çektikleri. Neler çektikleri, çocuklarıyla ne yaptılar, cezaevinde görüşleri nasıldı? Bunları dilimiz döndüğünce anlatmak için buradayız. Bizden sonraki meseleleri devredelim. Meseleyi bilsinler. Türklük, Türkçülük ve Ülkücülük nedir? Ülkücüler hangi zahmeti çekti. Ülkücüler hak etti mi bu cezayı? Hak etmediler bence. Tek suçları vatanlarını canlarından aziz bilip orak çekici başka güçlere teslim olmamak. Türklüğü ilelebet daim etmekti” ifadelerini kullandı.



“Ülkücü hareketin kadın tarafı da var”


Türk Ocakları Genel Başkan Yardımcı Prof. Dr. Ayşe Filiz Yavuz ise açıklamasında, şunları kaydetti:


“Ülkücü hareketin kadın tarafı da var. Kadın tarafı şimdiye kadar ele alınmadı. Burada böyle bir konunun ele alınması da çok önemli. Birde dışarıda, içerde kalanların eşleri, nişanlıları, anne, baba ve çocukları vardı. Bu açıdan da bunları değerlendirmek lazım. Türk tarihinin bütününe baktığımız zaman kadın ve erkek yan yana ayrı değil. Bu davada sadece erkeklerin çile çektiğini düşünmek kadınları bir kenara koymak doğru bir şey değil. Ülkücü dava içerisinde kadın ve erkeği bir bütün olarak değerlendirmek lazım. Bugün yapılan toplantı bu açıdan son derece önemli. Toplumun yüzde 50’sini oluşturan kadınların ülkücülük açısından da yüzde 50’sinin mutlaka sesi, dertleri ve anlatacakları vardır. Bunlar dile gelecek burada.”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Evde doğum yapan anne ve bebeği, saatler süren çalışmanın ardından kurtarıldı Diyarbakır’da sancısı gelen bir kadın evde doğum gerçekleştirdi. Anne ve bebeği, kar nedeni ile saatler süren çalışmanın ardından kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, 1 Ocak 2026 günü yaşanan bir doğum vakasında sağlık ekiplerini zamanla yarışan zorlu bir mücadeleye sürükledi. Saat 11.46’da Yeşiltaş Mahallesi’nden gelen doğum ihbarı üzerine Diyarbakır genelinde sağlık birimleri alarma geçti. Sağlık Komuta Kontrol Merkezi koordinasyonunda vakaya 1 kara ambulansı ve 1 UMKE timi olmak üzere toplam 6 sağlık personeli yönlendirildi. Hava ambulansı talebi, olumsuz hava şartları nedeniyle karşılanamazken, karadan ilerleyen ekipler yoğun kar, kapalı yollar ve tipi nedeniyle sık sık durmak zorunda kaldı. Ambulans ekibinin ilerleyememesi üzerine UMKE timi devreye girdi. Sahada ambulansa zincir desteği sağlandı, ancak Aşağı Kırlangıç köyü mevkiinde kar yağışının şiddetlenmesiyle ekipler yeniden mahsur kaldı. Bunun üzerine Çınar Kaymakamlığı ve Büyükşehir Belediyesi ile temasa geçilerek yol açma çalışmaları başlatıldı. Köy halkının traktör desteğiyle ekipler bir süre daha ilerleyebildi. Saatler süren çabanın ardından, yol açma çalışmaları ve saha koordinasyonunun güçlendirilmesiyle UMKE ekibi saat 18.15’te anneye ulaşmayı başardı. Olay yerinde doktor bilgisi dahilinde damar yolu açılarak tıbbi müdahale yapıldı, doğan bebeğin muayenesi gerçekleştirildi. Anne ve bebek, güvenli şekilde ambulans ekiplerine teslim edilerek Çınar 2 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu tarafından saat 23.41’de SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Çocuk Hastalıkları Hastanesine nakledildi. Operasyonu yakından takip eden Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, zorlu süreçte görev alan UMKE Ekip Sorumlusu Salih Bülbül’e, ekibi adına gösterdiği özverili çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Asiltürk, "Zorlu kış şartlarına ve saatler süren ulaşım güçlüklerine rağmen ekiplerimiz büyük bir koordinasyon ve özveriyle görevlerini yerine getirdi. UMKE, 112 acil sağlık ekiplerimiz ve vatandaşlarımızın desteğiyle anne ve bebeğimiz güvenli şekilde sağlık tesisimize ulaştırıldı. Diyarbakır’da vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimi için her şartta sahadayız. Bu süreçte görev yapan tüm sağlık personelimize teşekkür ediyorum’’ dedi.
Düzce Tropikal misafirler kar yağışını görünce mest oldu Düzce’yi etkisi altına alan kar yağışı, kentin en uzak misafirlerine unutulmaz anlar yaşattı. Sri Lanka ve Ruanda gibi tropikal iklim ülkelerinden eğitim için kente gelen öğrenciler, hayatlarında ilk kez gördükleri kar karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Kent genelinde etkisini sürdüren yağışla birlikte kar kalınlığı şehir merkezinde 20, Konuralp ve Bahçeşehir bölgelerinde ise 40 santimetreye ulaştı. Kar yağışı, çocuklar kadar memleketlerinden binlerce kilometre uzaktaki üniversite öğrencilerini de mutlu etti. "Burada ilk defa kar görüyorum" Düzce Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi Sri Lankalı Mohoummead Ayizea, ülkesinin tropikal iklim kuşağında yer alması nedeniyle daha önce hiç kar görmediğini söyledi. Yağışın tadını çıkardığını belirten Ayizea, "Sri Lankalı olarak biz orada kar görmüyoruz. Tropikal olduğu için hava hep güneşli. En fazla yağmur yağıyor. Burada ilk defa kar görüyorum ve her gördüğümde çok heyecanlanıyorum. Karın tadını en güzel şekilde çıkartmaya çalışıyorum" dedi. "Bizim hayallerimizi yaşıyorsun" Ülkesinde kar yağışını hep televizyondan izlediğini belirten Ayizea, şöyle konuştu: "Kar yağışını hep filmlerde görüyorduk. Karlı günleri filmlerde gördüğümüz gibi burada da aynı şekilde kendimiz yaşadık. Arkadaşlarıma ve aileme kar görüntülerini çekip gönderiyorum, onlar da çok seviniyorlar. Karlı havalar, bembeyaz zeminler Sri Lankalılar için bir hayaldir. Kar görmeleri, birbirleriyle kartopu oynamaları hepsi onlar için hayal. Bana ’Bizim hayallerimizi yaşıyorsun’ diyorlar." Kar yağışı Ruanda’dan gelen öğrenciyi korkuttu Ruanda’dan gelen Receaip Moukizzia da eğitim için bir yıldır Türkiye’de bulunduğunu anlattı. Karla ilk karşılaştığında şaşkınlık yaşadığını ifade eden Moukizzia, "Türkiye’ye gelince çok mutlu oldum, şimdilik her şey yolunda. Afrika’da kar yağmıyor. Burada kar görünce hem şaşırdım hem korktum. Çok soğuk olduğu için korktum, soğuktan korkmuştum ama şimdi alıştım" ifadelerini kullandı. Millet Bahçesi’nde Türk arkadaşlarıyla bir araya gelen öğrenciler, kar topu oynayıp hatıra fotoğrafı çektirerek keyifli vakit geçirdi.