GÜNDEM - 03 Ocak 2026 Cumartesi 12:47

Ankara’da sıra dışı yaşam: Onlarca hayvanla ortak hayat kurdu

A
A
A
Ankara’da sıra dışı yaşam: Onlarca hayvanla ortak hayat kurdu

Ankara’nın Çubuk ilçesinde yaşayan Özgür Peştanlı; kurtlardan köpeklere, atlardan eşeklere kadar onlarca hayvanla kurduğu çiftliğinde doğayla iç içe bir yaşam sürdürüyor.


Ankara’nın Çubuk ilçesi Gümüşyayla Mahallesi’nde yaşamını sürdüren Özgür Peştanlı, çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürerek farklı türlerde onlarca hayvanla birlikte yaşadığı bir çiftlik kurdu. Peştanlı’nın çiftliği, barındırdığı vahşi ve evcil hayvanlarla dikkat çekiyor. Kendine küçük bir yaşam alanı kurduğunu ve hayvanlarıyla mutlu bir şekilde yaşadığını belirten Peştanlı, zamanla hayvan sayısının arttığını ifade ederek çiftliğinde kurt, deve, at, eşek, kedi, köpek ve çeşitli kuş türlerinin bulunduğunu aktardı. Peştanlı, kurduğu yaşam alanının bir doğal yaşam parkı niteliği taşıdığını belirterek, özellikle çocukların doğayla temas etmesini amaçladığını dile getirdi. Ayrıca doğayı ve hayvanları da koruma mesajları veren Peştanlı, hayvanlarla kurduğu bağ sayesinde dizi ve film projelerine de destek verdiğini ifade etti. Doğayla iç içe bir yaşam sürdüren Peştanlı, şehir hayatından uzak bu yaşam tarzını sürdürmekte kararlı olduğunu kaydetti.



"Kendime küçük bir yaşam alanı seçtim"


Çiftliğindeki hayvanlarla ortak bir bağ kurduğunu belirten Özgür Peştanlı, şehirden uzak sakin bir yaşam sürdüğünü belirterek, "Kendime küçük bir yaşam alanı, hayvanlarla yaşayabileceğim bir yaşam alanı seçtim. Burada keçilerim, koyunlarım, eşeklerim, farklı atlarım, güvercinlerim, papağanım, kedilerim, köpeklerim ve saymadığım birçok hayvanlarım var. Onlarla yaşıyorum. Hepsini eğitebildim. Hepsiyle anlaşabiliyorum. Bana göre hepsi konuşuyor, sadece sesleri yok. Kış ayı olduğu için saat sabah 7’de hayvanları önce besleyip ondan saat 10 gibi sularını veriyorum. Ondan sonra genel temizlik yapıyorum ve akşam oluyor. Yani bir günümün nasıl bittiğini bilmiyorum ve benim için zaman çabuk geçiyor" diye konuştu.



"Hepsi benim için birer oyuncu"


Çiftliğindeki hayvanların hepsiyle farklı bir bağ kurduğunu ve hepsinin kendisinde ayrı bir yeri olduğunun altını çizen Peştanlı, "Bu işe bir hobi olarak başladım. Şu an ticaret olarak yapıyorum. Ticaret olarak hayvanı üretiyor muyum hayır. ‘Nasıl para kazanıyorsunuz’ diye soruyorlar. Genelde sordukları soru bu. Hepsi benim için birer oyuncu. Ben de onların koçuyum. Onlarla diziler, reklamlar, belgeseller gibi işler yapıyoruz. Hepsini ayrı ayrı seviyorum ama Dudu (papağan) 35 senedir benimle. Onun yaşı çok fazla. Uzun süredir beraberiz. İçeride atlarım var. 18-19 yaşında atlarım var. Hepsini ayrı seviyorum. Aralarında bağ kurduğum birkaç tanesi var" ifadelerine yer verdi.



"Kendime ait bir at ırkı çıkarttım"


Hayvanların bakımlarının zor olduğunu ve birbirleriyle uyum sağlamalarının uzun bir süreç aldığını ifade eden Peştanlı, "Zorlandığım anlar oldu çünkü birbirlerine uyum sağlamaları en çok yoran şey. Çünkü kediyle köpek, kuşla köpek, atla eşek gibi hepsi farklı hayvanlar. Farklı yerlerde birbirlerine uyum sağlamaları beni zorluyor ama sonra alışıyoruz. Hep beraber birlik halinde yaşayabiliyoruz. Kendime ait bir at ırkı çıkarttım. Pinto diye. Türkiye’de sadece İngiliz ve Arap atları var. Ben İngiliz ve Arap atlarından farklı kanlar alarak kendime renkli atlar yaptım. Alacalı, kahverengi beyazı, siyah beyazı gibi farklı tonlarda farklı atlar yaptım. Şu an elimde 19’a yakın bu atlarımdan var. Bu iş, bir günlük iş değil. 365 gün yaşayabileceğine inandığın zaman böyle bir şey yaşayabilirsin. Atla olan bağımı atın üzerinde yaptığım hareketlerle, duduyla olan bağımı poz vererek, yani hepsiyle farklı farklı yaşıyorum. Bağlarım hepsiyle birbirinden farklı. Doğa ve hayvanları koruyalım. Tek istediğim bu" cümlelerine yer verdi.



Ankara’da sıra dışı yaşam: Onlarca hayvanla ortak hayat kurdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Tunceli’de otizm farkındalığı paneli düzenlendi Tunceli’de düzenlenen "Otizmi Anlamak" adlı farkındalık paneli düzenlendi. Tunceli’de otizm farkındalığını artırmak amacıyla "Otizmi Anlamak" konulu panel düzenlendi. Tunceli Valiliği himayesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda Munzur Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Vali Yardımcısı Adem Eser, protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, otizmli bireyler ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Panelde, alanında uzman isimler otizmi çok yönlü ele alarak hem bilimsel hem de toplumsal boyutlarıyla değerlendirdi. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hüseyin Okan, otizmin bir engel değil, insan doğasının bir zenginliği olduğunu vurguladı. Okan, "Bakanlığımızın 2’nci Ulusal Eylem Planı çerçevesinde, Tunceli’de engelli bireylerimizi sadece hizmet alan değil, toplumun aktif ve üreten özneleri olarak konumlandırıyoruz. 2025 Eylül ayı itibarıyla hayata geçirdiğimiz ’Engelli Dostu Üniversite’ ve ’Engelsiz İş Gücü’ programlarıyla Türkiye’de öncü bir modeli uyguluyoruz. Şimdi ise 6.4 milyon TL bütçeli ’Tunceli Engelsiz Nefes Evi’ projemizle ilimizde ilk kez gündüzlü bakım merkezini kuracağız. Amacımız hem evlatlarımızın gelişimini desteklemek hem de fedakâr ailelerimize, özellikle annelerimize bir nefes aldırmaktır" dedi.
İstanbul 72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri sahiplerini buldu Bu yıl 72.’si düzenlenen Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri’nde 7 kategoride yılın en başarılı sporcuları seçildi. İstanbul’da düzenlenen ödül törenine Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ’ın yanı sıra spor, sanat ve iş dünyasından birçok isim katıldı. Törende; Yılın Sporcusu, Yılın Antrenörü, Yılın Kadın Sporcusu, Yılın Futbolcusu, Yılın Takımı, Yılın Çıkış Yapan Sporcusu ile Yılın Paralimpik/Engelli Sporcusu-Takımı olmak üzere toplam 7 kategoride ödüller sahiplerini buldu. Milliyet Yılın Sporcusu Ödül Töreni’nin 72. kez düzenlendiğini hatırlatan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödül Töreni’nde bir aradayız. Bu da benim herhalde 10, 15 olmuştur. Hem federasyon başkanıyken hem önceki dönemdeki bakanlığımızda hem de diğer süreçlerde bir aradaydık. Güreş Federasyonu Başkanı’yken güreşçilerimizin olimpiyat şampiyonlukları varken özellikle onlara oy kullanılması için baya organizasyon yapardık kendi aramızda, çalışırdık. Güreşle başlamıştık bu işlere ama onun öncesinde hepimiz Milliyet kuponları biriktirip, kutulara atarken o zamanlarda spor aşkı içimizdeydi. Güzel bir gelenek, 72.’si yapılıyor" diye konuştu. "Biz milli duyguları yüksek olan bir milletiz" 2025 yılı Türk sporu için önemli başarıların kazanıldığının altını çizen Bakan Bak, "Başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, Türk sporuna verdiği destek için, spor tesislerini yapımında dünyada en fazla yatırım yapan ülkemizde, sporcuların başarılarını gördükçe her zaman gururumuz artıyor. Millet olarak seviniyoruz. Biz milli duyguları yüksek olan bir milletiz. Yine hep beraber en son A Milli Futbol Takımımızın 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılmasının sevincini tüm ülke olarak yaşadık. Oradaydık, Kosova’da millilerimizle beraber güzel bir duygu yaşadık. Basketbol Milli Takımızın, şampiyonadaki maçların yine onlarla beraberdik. Burada emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Voleybol ile devam edeyim. Kadın Voleybol Takımımızın finalinde oradaydık. Onlar da daha fazla sayı almalarına rağmen finalde kaybettik ama bizim gönlümüzde onlar şampiyon" ifadelerini kullandı. "Türk sporu için gurur duyuyoruz" Bakan Osman Aşkın Bak, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bireysel branşlarda halterde dünya şampiyonluğu, özellikle yüzmede gelen Kuzey Tunçelli’nin gelen Avrupa ve dünya şampiyonu olması. Bunların hepsi spora yapılan yatırımlar, değişik branşlarda elde edilen başarıları ortaya koyuyor. Yine gururlu bir süreç. Basketbolda Fenerbahçe’nin başarısı, Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki başarıları hepsi bizi gururlandırıyor. Türk sporu için gurur duyuyoruz. Bunları ödüllendirmek çok kıymetli. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Türk sporunun daha iyi işler yapacağını daha başarılı süreçler elde edeceğine yürekten inanıyoruz. A Milli Futbol Takımımıza Amerika’da başarılar diliyoruz. İnanıyoruz ki kupaya kadar gideceğiz. Çünkü buna yürekten inanıyoruz. 86 milyonun desteği ve duası var. Bu çok önemli. Federasyon başkanına, teknik ekibe teşekkür ediyoruz. Yine A Milli Basketbol Takımımız, 2027 Dünya Şampiyonası için pencere maçları oynuyor. Onlara başarılar diliyoruz. Onlar da iyi işler yapıyor. Voleybolda Avrupa Şampiyonası burada olacak. Pek çok organizasyon 2027 Avrupa Oyunları burada olacak. Türk sporu; tesisleriyle, sporcularıyla, antrenörleriyle, enerjisiyle beraber tüm dünyada Türk’ün gücünü gösterecek." Törende bir konuşma gerçekleştiren Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören de, "72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödül Töreni’nde sizlerle olmaktan gurur duyuyoruz. Normalde ben çıkmayacaktım. Rahmetli babamın torunları Murat Oktay ve Cemal Demirören’in çıkmasını istedim. Bizler hep buralara çıktık, bu ödülleri hak edenlere verdik. Artık gençlerin dönemi diye özellikle onların çıkmasını talep ettik" dedi. 72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri’nde kazanan isimler şekilde: Yılın Sporcusu: Alperen Şengün Erdoğan Demirören Büyük Ödülü: Türkiye Basketbol Federasyonu Yılın Takımı: A Milli Kadın Voleybol Takımı Yılın Kadın Sporcusu: Melissa Vargas Yılın Futbolcusu: Victor Osimhen Yılın Antrenörü: Sarunas Jasikevicius Altınyıldız Classics Ödülü: Uğurcan Çakır Sürdürülebilirlik Özel Ödülü: Bengisu Avcı Namık Sevik Ödülü: Ayşe Yeşin Yılın Paralimpik Sporcusu: Defne Kurt Renkli Sporcu Ödülü: Dusan Alimpijevic Yılın Çıkış Yapan Sporcusu: Zeynep Sönmez