Ankara’da 14 yaşındaki kızın yaya geçidinden yolun karşısına geçerken bir otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin davaya devam edildi. Ölen çocuğun annesi Tuğba Güner, "Yaya geçitlerindeki ölümlü kazalar için kaza demiyorum, kaza ve cinayetin ayrılmasını istiyorum. Bunların cinayetle ve ağır cezada yargılanmasını istiyorum. Kızımın başına gelen basit bir trafik kazası olarak görülmesin. Benim çocuğumun geçecek başka bir yeri yoktu" dedi.
Yaya geçidinden geçerken bir otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden Elif Güner’le (14) ilgili davanın ikinci duruşması Ankara Adliyesi’nde görüldü. Duruşma öncesi adliye önünde bir araya gelen vatandaşlar ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, trafik kazalarında yaşanan can kayıplarına dikkat çekerek, adalet çağrısında bulundu. Elif Güner’in annesi Tuğba Güner ve ailenin avukatı Tahir Burak Koçak, sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.
"Kızım Elif Güner için adalet istiyoruz"
Kızı Elif’in sesini duyurmak için adliye önünde toplandıklarını belirten Tuğba Güner, "Kızım 19 Şubat akşamı saat 20.00 sıralarında Turan Güneş Bulvarı’nda yaya geçidinde katledildi. Katledildi diyorum, çünkü kızım yaya geçidinde kurallara uyan bir çocuktu. Kurala uymayan bir insan, bir maganda tarafından, şahitlerin de dediği gibi bir araç ile tampon tampona yarış halinde giderken 110-120 kilometre süratle, frensiz bir şekilde, manevra yapmadan kızıma çarpıp, 42 metre savurup olay yerinde kızımın ölümüne sebep oldu. Bugün ikinci duruşmamız var. Emsal kararlardan da gördüğümüz üzere yüksek ihtimalle tutuksuz yargılanacak. Biz bunun can yangını ve korkusu içerisindeyiz. Biz adalet istiyoruz. Elif’in şu an sesi çıkmıyor. Elif toprağın altında. Biz kızımın sesini çıkarmak için hepimiz burada toplandık. Elif için ve Elif gibi olan çocuklar için adalet istiyoruz" dedi.
"Kaza ve cinayetin ayrılmasını istiyorum"
Anne Güner, "Yaya geçitlerindeki ölümlü kazalar için kaza demiyorum, kaza ve cinayetin ayrılmasını istiyorum. Bunların cinayetle ve ağır cezada yargılanmasını istiyorum. Kızımın başına gelen basit bir trafik kazası olarak görülmesin. Benim çocuğumun geçecek başka yeri yoktu. O yaya geçidi çizgileri görsel olarak yapılmadı, güvenli alan demektir. Benim çocuğum güvenli alandaydı. Kurallara uydu ama kurala uymayan bir maganda benim çocuğumun hayatına kastetti. Benim 14 yaşındaki kızımın hayalleri yarım kaldı, biz yarım kaldık. Katiller dışarıda elini kolunu sallayarak gezmesin. Adalet yerini bulsun. Yaptırımlar, cezalar biraz arttırılsın ki bu kazalar, cinayetler artık düşsün. Biz ve bizim gibi olan mağdur aileler ve toprak altında yatan çocuklarımızın seslerini lütfen duyun, adalet istiyoruz" diye konuştu.
"Böyle bir kaza olsa olsa kasttır"
Duruşmanın geldiği aşama hakkında bilgi veren Güner ailesinin avukatı Tahir Burak Koçak ise, "Elif’in adalet arayışının ikinci celsesi için buradayız. İlk celsede tanıklarımızın tamamı dinlendi. Bütün tanıklar sanığın çok hızlı seyrettiğini, önündeki araçla yarıştığını, frene basmaksızın yaya geçidinde Elif’e 110-120 kilometre hızla vurarak, 40 metre savurup ölümüne sebep olduğunu beyan ettiler. Dosyamız Adli Tıp Kurumu’na gönderildi, kusur raporu alındı ve sanığın yine aynı tespitlerle tamamen kusurlu olduğuna yönelik rapor geldi. Sanık şu anda bilinçli taksirden dolayı yargılanıyor, tutuklu olarak yargılanıyor ancak biz bunun bir kaza olmadığını söylüyoruz. Yaya geçidinde bu şekilde meydana gelen bir kaza olsa olsa bir olası kasttır, kaza değildir. Sanık 120 kilometre hızla yaya geçidinde, kendi beyanına göre de 20 metre geriden çocukları görmesine rağmen frene basmaksızın, önündeki araçla yarışarak ölüme sebebiyet verdi. En ağır cezayı almasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.
"Cezaların artırılmasını talep ediyoruz"
Yaşanan mağduriyetler için cezaların artırılması gerektiğini vurgulayan Koçak, "Biz ve bizim gibi birçok mağdur aile var ve bu insanlar acılarını yaşayamıyorlar. Cezaların artırılmasını talep ediyoruz. Adalet Komisyonu’na bir yasa teklifi için başvurumuz da var. Bunun olumlu sonuçlanmasını ümit ediyoruz. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz. Onun dışında alınacak herhangi bir karar bu ailelerin acılarını daha fazla arttıracaktır" dedi.









