GÜNDEM - 17 Şubat 2025 Pazartesi 15:04

Ankara’daki deprem korku ve paniğe neden oldu

A
A
A
Ankara’daki deprem korku ve paniğe neden oldu

Ankara’da meydana gelen 3,5 büyüklüğündeki deprem korku ve paniğe neden oldu.


Merkez üssü Yenimahalle ilçesi olan 3,5 büyüklüğündeki deprem, saat 13.20’de meydana geldi. Herhangi bir yıkımın meydana gelmediği deprem şehrin çeşitli ilçelerinde de hissedildi. Ankara Valiliği’nden yapılan açıklamada, yapılan tespitlere göre herhangi bir can ve mal kaybının meydana gelmediği belirtildi. Kentte korku ve panik dolu anlar yaşamasına neden olan depremi hisseden vatandaşlar ise o anları anlattı. Depremin meydana geldiği esnada müşterisiyle ilgilendiğini söyleyen esnaf Zeki Sarıışık, "Bir anda tezgahlar sallanmaya başladı. Hepimiz korktuk, dışarı çıktık. Diğer esnaflar da dışarıdaydı. Allah’tan şiddeti azmış. Çok şükür kaza bela olmadı. Deprem korkusu kötü bir korku. Bunu başına gelen bilir. Şubat ayındayız, geçmişte de bunun acı tecrübeleri var" diye konuştu. Gürbüz Ağırman ise o esnada kahvaltı yaptıklarını belirterek, "Kahvaltı yapıyorduk. Depremi gürültülü bir şekilde hissettik. Çok fazla sürmedi. Korktuk ve hemen dışarıya kaçtık. Diğer komşularımız da dışarı kaçtı. Daha önce de Bolu depreminde de aynı durumu yaşamıştık ama o daha şiddetliydi. Maddi hiçbir şey yok, hafif atlattık" diye konuştu.



Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."