ASAYİŞ - 11 Nisan 2026 Cumartesi 17:56

Ankara’daki mobilya deposu yangını kontrol altına alındı

A
A
A

Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde bir mobilya deposunda çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı.

Yenimahalle ilçesine bağlı Susuz Mahallesi’nde bulunan mobilya deposunda bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye AFAD, itfaiye, sağlık, polis ve diğer ilgili ekipler sevk edildi. Yangına çevre güvenliğinin sağlanmasının ardından ekipler tarafından müdahale edildi. 2 saat süren çalışmaların ardından alevler kontrol altına alındı. Depo kullanılamaz hale gelirken, herhangi bir can kaybı veya yaralanmanın olmadığı öğrenildi. Soğutma çalışmalarının devam ettiği aktarıldı.

"Alevler bayağı büyüktü"

Görgü tanığı Diyar Boztaş, deponun kendilerinin olduğunu ve patlamanın mobilya tarafında gerçekleştiğini belirtti. Yangının kaçaktan veya kaynak makinesinden meydana gelmiş olabileceğini aktaran Boztaş, "Depo bizim, az bir eşyamız kalmıştı. Bir tane kaynakçı vardı yukarıda. İki tane tüpü vardı. Biri büyük biri küçük. Alev çıkınca kaynakçı kaçtı. Biz eşya indiriyorduk. Alev birden büyüyünce kaynakçı herhalde tüplerini almak için geri geldi. Sonrasında adam yine kaçtı. Alev büyüyüp patlama olunca, biz de ambulansı, itfaiyeyi ve jandarmayı aradık. Alevler baya büyüktü. Patlayan yer mobilya tarafıydı. İhmal olduğunu zannetmiyorum. Büyük ihtimalle kaçaktan ya da kaynak makinesinden olmuştur diye tahmin ediyorum" dedi. diye konuştu.

Ali Nargüner



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Göktaş: "Sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan önemli yükümlülükler getiriyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Sosyal medya düzenlemesinin temel çerçevesini oluşturduk. Yeni düzenlemeyle, sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan önemli yükümlülükler getiriyoruz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 10.11 Nisan tarihlerinde Ankara Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Aile ve Sağlık Çalıştayı’nda kapanış konuşmasını yaptı. Göktaş, 2 gün süren sempozyumda aileyi ilgilendiren meselelerin ele alındığını belirterek burada ortaya konan fikirlerin, aile ve toplum sağlığını koruyan stratejilere katkı sunacağına inandığını aktardı. Toplumu koruyan en güçlü zeminin sağlıklı aile olduğunu aktaran Göktaş, "Bir ülkede aile yapısı sağlam olduğunda, çocuk daha güvende olur. Gençler, karşılaştığı riskler karşısında daha dirençli hale gelir. Yaşlı ve engelli birey hayata daha güçlü bağlanır. Bu nedenle sağlıklı aile, güçlü toplum yapısının ana şartlarından biridir" ifadelerini kullandı. "Aileyi destekleyen politikalar artık bir tercih değil, bir zorunluluktur" Artık yaşlı nüfusun artışı ve demografik dönüşümün ailelerin bakım, dayanışma ve birlikte yaşama kapasitesini yeniden şekillendirdiğini dile getiren Bakan Göktaş, "Yaşlı bireylerin hayat kalitesini koruyan, kuşaklar arası bağı güçlendiren ve aileyi destekleyen politikalar artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bunun yanında, engelli bir evlada sahip olmak; bir aile için sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda büyük bir adanmışlıktır. Biz biliyoruz ki; asıl güç, sabırla büyüyen sevgide, asıl direnç, hayata birlikte tutunma iradesindedir" diye konuştu. "Aile ne kadar desteklenirse, toplum da o kadar sağlam kalır" Bakan Göktaş, kimlik gelişimi süreçlerinde yaşanan karmaşaların da aile sağlığı açısından dikkatle ele alınması gereken önemli başlıklardan biri olduğuna dikkati çekerek, "Bugün, çocuklarımız ve gençlerimiz; çok erken yaşlardan itibaren yoğun ve kontrolsüz bir dijital içerik akışına maruz kalmaktadır. İhmal, istismar, aile içi çatışma, okuldan uzaklaşma, zararlı çevre etkisi ve madde riski bu süreçleri adım adım derinleştiriyor. Tüm bu meseleler çocuğun sağlıklı gelişimi, aile bağlarının korunması ve toplumun geleceği bakımından çok dikkatli ele alınması gereken bir alandır. Bu farklı başlıkların her biri, bize aynı gerçeği hatırlatıyor. Aile ne kadar desteklenirse, toplum da o kadar sağlam kalır" değerlendirmesinde bulundu. "Sosyal medya düzenlemesini önemli bir adım olarak görüyoruz" Bu çalışmalarının yanı sıra çocuklara ve gençlere daha güvenli bir dijital ortam sunmak amacında olduklarını söyleyen Göktaş, "Bunun yanı sıra, çocuklarımıza ve gençlerimize daha güvenli bir dijital ortam sunmak amacıyla sosyal medya düzenlemesini önemli bir adım olarak görüyoruz. Ülkemize özgü, bir model geliştirmek amacıyla yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinin temel çerçevesini oluşturduk. TBMM Genel Kurulu’nda da düzenlemeye dair görüşmeler başladı. Bu yeni düzenlemeyle, sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan önemli yükümlülükler getiriyoruz. Özellikle oyun derecelendirilmesine yönelik bazı içeriklerin hassas olduğunu biliyoruz. Oyun derecelendirilmesi 18 yaş artı olarak otomatik olarak sayılacak bu yasal düzenlememizle beraber. Diğer yandan sosyal medya düzenlememiz, 15 yaş altı çocukları ilgilendiren ve aslında sadece Avustralya değil Fransa, İtalya, İspanya, artık Danimarka, İngiltere, ABD çok fazla bazı ülkede de tartışılan bir konu oldu. Biz de ülkemizde benzer bir konunun tartışıldığını ve benzer konulardan çocuklarımızı korumak adına özellikle bu adımı attık" şeklinde konuştu. "Bu kesinlikle çocukları sansürleyen değil, çocukları koruyan, çok önemli bir adımdır" Sosyal medya düzenlemesi için aileleri, akademisyenleri, uzmanları ve çocukları bu sürece dahil ettiklerini ve onlarla görüşmeler yaptıklarını anlatan Göktaş, "18 ay boyunca çok yoğun bir çalışma gerçekleştirdik. Bu kesinlikle çocukları sansürleyen değil, çocukları koruyan, geleceğe güvenle adım atmalarını sağlayan çok önemli bir adımdır. Önümüzdeki günlerde Ankara’da sadece bu konuyu ele alan uluslararası bir toplantıya da inşallah ev sahipliği yapacağız. Amacımız burada farkındalığı artırmak, annelere, babalara ve özellikle çocuklarımıza daha güvenli gelecek sunmaktır. Diğer yandan ‘Aile Dostu Ekosistem’ anlayışıyla, aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren ve güçlü bir toplumun temelini ailede gören bir vizyonla yol alıyoruz" açıklamasında bulundu. "Aileyi güçlendiren her çalışmayı, toplumsal dayanıklılığı artıran stratejik bir adım olarak görüyoruz" 2025 Aile Yılı’nda aileyi ve nüfus yapısını güçlendirmeyi toplumu kapsayan ortak bir hedef haline getirdiklerine de değinen Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "Finansal destekler, eğitim programları, kültürel faaliyetler, dijital dönüşüm projeleri gibi pek çok alanda aileyi güçlendiren projeleri hayata geçirdik. Dinamik nüfus yapısını koruyan politikalarla, genç evlilikleri destekleyen, doğurganlığı teşvik eden ve aile kurmayı kolaylaştıran çok boyutlu adımlar attık. 2026-2035 dönemini kapsayan ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda da tüm bu çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Aileyi korumak, yalnızca bugünü korumak değildir. Aynı zamanda ülkemizin, evlatlarımızın yarınını güvence altına almaktır. Bu nedenle bizler, aileyi güçlendiren her çalışmayı, toplumsal dayanıklılığı artıran stratejik bir adım olarak görüyoruz."