EKONOMİ - 13 Mart 2026 Cuma 11:00

ASO Başkanı Ardıç: "ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışma süreci, tedarik zincirlerini de doğrudan etkilemektedir"

A
A
A
ASO Başkanı Ardıç: "ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışma süreci, tedarik zincirlerini de doğrudan etkilemektedir"

Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Hürmüz Boğazı’ndaki ulaşımın aksamasına ilişkin, "ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığını ciddi biçimde aksatan çatışma süreci, yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel enerji piyasalarını, ticaret yollarını ve tedarik zincirlerini de doğrudan etkilemektedir" dedi.


ASO Başkanı Ardıç, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının Hürmüz Boğazı ve çevresindeki küresel enerji piyasalarını, ticaret yollarını ve tedarik zincirlerini doğrudan etkilediğini belirtti. Ardıç, çatışma sebebiyle petrol akışındaki bozulmanın, tanker trafiğindeki daralmanın ve sigorta maliyetlerindeki artışın, dünya ekonomisine belirsizlik oluşturduğunu ifade etti.



"ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışma süreci, tedarik zincirlerini de doğrudan etkilemektedir"


Bölgede yaşanan sıcak çatışmanın hem Türkiye hem de dünya ekonomisine büyük zarar oluşturacağını ifade eden Ardıç, "ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığını ciddi biçimde aksatan çatışma süreci, yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel enerji piyasalarını, ticaret yollarını ve tedarik zincirlerini de doğrudan etkilemektedir. Petrol akışındaki bozulma, tanker trafiğindeki daralma ve sigorta maliyetlerindeki artış, dünya ekonomisine yeni bir belirsizlik dalgası yaymaktadır. Enerjiye bağımlı ekonomiler açısından bu tablo, üretim maliyetlerinden enflasyona kadar geniş bir alanda baskı oluşturmaktadır. Türkiye açısından risk çok açıktır: Enerji faturası yükseldiğinde yalnızca rafinerinin, fırının ya da fabrikanın gideri artmıyor; aynı zamanda ihracatçının rekabet gücü de aşınıyor. Sanayici bugün sadece üretim planı yapmıyor; adeta lojistik, enerji maliyetleri ve sigorta poliçesi arasında sıkışmıştır. Dünyanın bir köşesindeki jeopolitik gerilim, doğrudan üreticinin navlun hesabına yansıyor. Bu tür krizlerin oluşturduğu maliyet şoku artık anlık değil, kalıcı bir hesap dengesi sorunu haline geliyor" diye konuştu.



"Siparişten sevkiyata kadar bütün zinciri yavaşlatabilir"


Yaşanan sıcak çatışmanın, sanayi üretimini de büyük kayba uğratacağının altını çizen Ardıç, "Türkiye 2025 yılında mal ihracatında rekor kırmış olsa da, 2026 yılının ilk aylarına ait veriler ihracatta daha kırılgan bir görünüme, ithalatta ise yukarı yönlü baskıya işaret etmektedir. Enerji ve lojistik kaynaklı yeni maliyet şokları, dış ticaret dengesi, enflasyonla mücadele ve sanayi üretimi üzerinde ilave yük oluşturabilir. Bu nedenle önümüzdeki süreci sadece güvenlik meselesi olarak değil, aynı zamanda sanayi politikası, dış ticaret stratejisi ve ekonomik dayanıklılık meselesi olarak da ele almak zorundayız. Bu çatışma süreci, yaklaşık 50 milyar dolar ihracat hacmimizin bulunduğu Yakın ve Orta Doğu pazarlarında faaliyet gösteren ihracatçılarımız açısından ayrıca dikkatle izlenmelidir. Bölgedeki talep daralması, ödeme ve teslimat riskleri ile ticaret rotalarındaki kırılmalar, siparişten sevkiyata kadar bütün zinciri yavaşlatabilir" ifadelerine yer verdi.



"Türkiye’nin yeni dönemde pazar çeşitlendirmesini hızlandırması büyük önem taşımaktadır"


Türkiye’nin sıcak çatışmadan etkilenmemesi için yeni dönemde sanayi, teknoloji ve enerji pazarlarını çeşitlendirmesi gerektiğini vurgulayan Ardıç, "Sahada sanayicilerimizden aldığımız veri ve yaptığımız anketlere baktığımızda; Körfez ülkelerine ihracat yapan firmalarımızın nakliye maliyetlerinin ve ek operasyonel gerekliliklerinin arttığını, mal sevkiyat sürelerinin uzadığını görüyoruz. Ayrıca gümrük işlemlerinin de zorlaştığı ve uzadığı sanayicilerimiz tarafından dile getirilmiştir. Bu durumun kalıcı olması halinde tedarik zincirlerinde aksamaların başlaması muhtemeldir. Bu nedenle Türkiye’nin yeni dönemde pazar çeşitlendirmesini hızlandırması, lojistik güvenliğini güçlendirmesi ve ihracatçıyı finansman ile sigorta araçları bakımından daha güçlü desteklemesi büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte her kriz yalnızca tehdit üretmez; bazı alanlarda yeni imkânları da görünür hale getirir. Savunma sanayiimizin kalbi olan Ankara, sahip olduğu ileri mühendislik kapasitesi, üretim kabiliyeti ve teknoloji altyapısıyla bu yeni dönemde öne çıkabilecek merkezlerden biridir. Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı 2025 yılında 11 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Küresel güvenlik kaygılarının arttığı dönemlerde, yüksek teknolojiye dayalı savunma ürünlerine olan ilginin artması mümkündür. Ancak asıl mesele, savunma sanayiinde oluşan bu yüksek teknoloji birikimini makine, elektronik, yazılım, malzeme ve diğer sektörlere yayabilmektir. Kalıcı kazanım ancak bu şekilde sağlanabilir. Sanayicimizin enerji maliyetleri karşısında korunması, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi, lojistik hatlarının güvence altına alınması ve yüksek teknolojinin daha geniş sanayi tabanına yayılması artık bir tercih değil, zorunluluktur" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ’de uluslararası öğrenci iftarı düzenlendi Karabük Üniversitesi’nde (KBÜ) düzenlenen "Uluslararası Öğrenci İftarı" programı farklı ülkelerden öğrencileri aynı sofrada buluşturdu. "Kampüste Ramazan Etkinlikleri" kapsamında düzenlenen programda birlik, paylaşma ve dayanışma vurgusu öne çıktı. İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı’nın (İHH) Karabük Genç İHH ekibi tarafından organize edilen programda farklı ülkelerden öğrenciler bir araya geldi. Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen programda öğrenciler aynı sofrada iftar yaparak paylaşma kültürünü birlikte yaşadı. Programda konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Fatih Kırışık, üniversitede yürütülen "Kampüste Ramazan Etkinlikleri" projesinin Türkiye genelinde örnek gösterilen güçlü bir sosyal model hâline geldiğini söyledi. Kırışık, daha önce Karabük Genç İHH iş birliğiyle düzenlenen "Ümmet İftarı" programının da geniş katılımla gerçekleştirildiğini hatırlatarak uluslararası öğrenciler için düzenlenen iftar programının anlamlı bir buluşma olduğunu ifade etti. Program kapsamında yapılan çekilişte hediyeler Rektör Fatih Kırışık tarafından öğrencilere takdim edildi. Sosyal Yaşam Merkezi Lila Salon’da düzenlenen iftar programına Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Solmaz ve Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, İHH Karabük İl Başkanı İbrahim Şentürk, akademisyenler, öğrenciler ve basın mensupları katıldı.
İzmir İzmir’de Erzurumlular iftar programında buluştu Ege Bölgesi İzmir Erzurum Dernekler Birliği Federasyonu’nca düzenlenen iftar programında, Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşu ve İstiklal Marşı’nın kabulü kutlandı. Programda birlik ve beraberlik mesajları verildi. Balçova Termal Otel’deki etkinliğe Ege Bölgesi’nin dört bir yanından Erzurumlular ve dernek başkanları katıldı. Program kapsamında Bayraklı Müftüsü Mehmet Ali Kuştaşı tarafından 1001 Hatim duası okundu. Kuştaşı’nın okuduğu akşam ezanı ile birlikte katılımcılar oruçlarını açtı. "Bir milletin onuru ayağa kalkmıştır" Programda konuşan Ege Bölgesi İzmir Erzurum Dernekler Birliği Federasyonu Başkanı Zakir Salmanoğlu, "Bugün sıradan bir gün değil, Bugün Erzurum’un kurtuluşunun yıl dönümü, bugün milletimizin imanını ve karakterini anlatan İstiklal Marşı’nın kabul günü ve bugün Erzurum’un asırlardır sürdürdüğü 1001 Hatim geleneğinin duasının yapıldığı gün. Yani bugün, kurtuluşun, imanın, istiklalin ve duanın aynı yürekten yükseldiği gündür. Erzurum mertliğin, dadaşlığın, devletine sadakatin ve bayrağa bağlılığın adıdır. Erzurum’un tarihi kahramanlıkla, imanla ve haysiyetle yazılmıştır. Bu şehir, düşman kapıya dayandığında geri çekilmeyi değil ölmeyi ama teslim olmamayı seçmiş bir şehirdir. 12 Mart 1918’de Erzurum ayağa kalktığında aslında sadece bir şehir değil, bir milletin onuru ayağa kalkmıştır. Yiğitlerimiz, dadaşlarımız, ’Ya İstiklal ya ölüm’ diye haykırmıştır. Bu milletin ruhunu en güzel anlatan destanlardan biri de İstiklal Marşı’dır. Merhum Mehmet Akif Ersoy o destanı yazarken aslında bu milletin karakterini anlatmıştır. O karakter şudur: ’Bayrak düşmez, ezan susmaz, bu millet diz çökmez’. İşte Erzurum’un kurtuluşu da, İstiklal Marşı’nın ruhu da, 1001 Hatim’in duası da aynı hakikati haykırır" dedi. Programda İzmir Vali Yardımcısı Mehmet Sadık Tunç, Karaburun Kaymakamı Hilal Kızılkaya, Kemalpaşa Kaymakamı Musa Sarı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, Anahtar Parti İzmir İl Başkanı Hüseyin Çakır, AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar ve Türkiye Gazetesi İzmir Koordinatörü Yüksel Güven yer aldı.
Karabük KBÜ’de "Kahramanlık Şiir ve Türküleri" programı düzenlendi Karabük Üniversitesinde 12 Mart kapsamında düzenlenen "Kahramanlık Şiir ve Türküleri" programında öğrenciler ve akademisyenler sahne alarak milli mücadele ruhunu şiir ve türkülerle yaşattı. Karabük Üniversitesi 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program, üniversitenin Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı ile Sesli Düşünme Kulübü, Tarih Kulübü ve Genç Yeşilay Kulübünün iş birliğiyle organize edildi. Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Danışmanı Öğr. Gör. Mesut Doğan, İstiklal Marşının 1921 yılında verilen bağımsızlık mücadelesinin güçlü bir sembolü olduğunu belirterek günün tarihi ve kültürel önemine dikkat çekti. Etkinlikte öğrenciler ve akademisyenler tarafından kahramanlık temalı şiirler seslendirildi. Hemşirelik Bölümü öğrencisi Vildan Canşimşir İstiklal Marşı’nı okurken, Tarih Bölümü öğrencisi Aşkın Çiçek "Bayrak" şiirini dinleyicilerle buluşturdu. Arş. Gör. Yusuf Bahçacı ise "Cenk Şarkısı" şiirini seslendirdi. Programın müzik bölümünde ise Vefa Anlağan, Yavuz Selim Erol ve Beyhan Kınık tarafından kahramanlık türküleri seslendirildi. Programa Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın eşi Ebru Kırışık, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Solmaz, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhittin Kapanşahin ile akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı. Etkinliğe katkı sunanlara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle program sona erdi.
Balıkesir Burhaniye’de bağımsız meclis üyeleri basına iftar verdi Burhaniye Belediyesi Bağımsız Meclis Üyesi Hasan Şerin ve Burak Filiz, ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yaşatmak amacıyla ilçede görev yapan basın mensuplarına iftar yemeği verdi. İskele de Aydınlar Lokantasında düzenlenen iftar programına, ilçedeki yerel basının temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Samimi bir atmosferde geçen yemekte, meclis üyeleri basın çalışanlarıyla sohbet etme fırsatı buldu. İftar yemeğinde bir konuşma yapan Hasan Şerin, demokrasinin güçlenmesinde basının oynadığı hayati role dikkat çekti. Şerin, "Basın, halkın sesi olmasının yanı sıra, yerel yönetimlerinde aynasıdır. Sizlerin fedakarca yaptığı çalışmalar sayesinde hemşehrilerimiz ilçede olup bitenlerden haberdar oluyor. Bu mübarek ayda sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Ramazan ayının ilçemize, ülkemize ve tüm insanlığa barış ve huzur getirmesini temenni ediyorum" dedi. Burak Filiz, ise "Basın mensuplarının zor şartlar altında dahi görevlerini layıkıyla yerine getirmeye çalıştıklarını biliyoruz. Gece gündüz demeden, büyük bir özveriyle çalışan tüm basın emekçilerine minnettarız. Bu anlamlı gecede onlarla bir araya gelmek, dertleşmek ve dayanışma ruhunu pekiştirmek istedik. Tüm İslam aleminin Ramazan-ı Şerif’ini kutluyorum" diye konuştu. Programda basın mensupları da kendilerini unutmayarak bu anlamlı buluşmayı düzenleyen Hasan Şerin ve Burak Filiz’e teşekkür etti. İftar yemeği, hatıra fotoğraflarının çekilmesi ve karşılıklı iyi dileklerin ardından sona erdi.