EKONOMİ - 09 Mart 2026 Pazartesi 16:40

ASO Başkanı Ardıç: "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak"

A
A
A
ASO Başkanı Ardıç: "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak"

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime, yönetime ve girişimciliğe tam entegre eden ekonomiler olacaktır. Biz Ankara sanayisi olarak bu dönüşümün yalnızca parçası değil, öncüsü olmaya kararlıyız" dedi.


Ankara Sanayi Odası (ASO) koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ankara İl Kadın Girişimciler Kurulu’nun 4. İl Kurul Toplantısı ASO ev sahipliğinde gerçekleşti.


Programda bir konuşma gerçekleştiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, kadınların iş gücüne katılımının ve ekonomik hayattaki temsilinin, yalnızca toplumsal eşitlik meselesi değil aynı zamanda büyüme, verimlilik ve refahın da belirleyicisi olduğunu dile getirdi.


Ardıç, kadın girişimciliği güçlendikçe ekonominin daha yenilikçi, daha dayanıklı ve daha kapsayıcı hale geldiğini de belirterek, "Ülkemizde 15-64 yaş arası kadınlarda iş gücüne katılım oranı son 12 yılda yüzde 33,8’den maalesef yüzde 36,5’e yükselmiş olsa da OECD ortalaması olan yüzde 66’nın hala oldukça gerisindeyiz. Bu tablo bize çok açık bir gerçeği gösteriyor, insan kaynağımızı ekonomik üretime yeterince dahil edemiyoruz. Bu durum yalnızca bir istihdam sorunu değil, aynı zamanda potansiyel büyüme hızımızı sınırlayan yapısal bir verimlilik meselesidir" açıklamasında bulundu.



"Sanayi üretimine entegre olmada kadın girişimcilerimizin hala yapısal engeller bulunmakta"


Kadın istihdamındaki her artışın üretim kapasitesine, verimliliğe ve kişi başına gelire doğrudan katkı sağladığına da dikkati çeken Ardıç, kadın girişimciliğinin ise bu dönüşümün en stratejik alanlarından biri olduğunu aktardı.


Ardıç, Türkiye’de şirket sahipleri içinde kadın oranı hala yüzde 15-17 bandında olduğunu vurgulayarak, "Oysa kadın girişimcilerin kurduğu işletmelerin daha sürdürülebilir, daha disiplinli ve daha kapsayıcı bir yapıya sahip olduğu pek çok araştırmada ortaya konmuştur. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’nun çalışmaları, kadın girişimci sayısındaki artışın özellikle KOBİ ekosisteminde çarpan etkisi oluşturduğunu göstermektedir. Ancak finansmana erişim, teminat yapısı, ölçek büyütme ve özellikle sanayi üretimine entegre olma noktasında kadın girişimcilerimizin önünde hala yapısal engeller bulunmaktadır. Bu engelleri kaldırmak bir sosyal sorumluluk değil, bir rekabet zorunluluğudur. Çünkü bugün küresel rekabet yalnızca maliyetle değil; inovasyon, verimlilik ve kurumsal kalite ile belirlenmektedir" ifadelerine yer verdi.



"Kadınların ekonomiye tam katılımı, kalkınmanın temel şartıdır"


Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda Türkiye’nin sıralamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ardıç, "Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye, 148 ülke arasında 135. sırada yer alıyor. Ekonomik büyüme, yüksek katma değerli üretim ve küresel rekabet iddiası olan bir ülkenin, kadın-erkek eşitliğinde alt sıralarda yer alması sürdürülebilir değildir. Kadınların ekonomiye tam ve etkin katılımı bir sosyal politika tercihi değil, kalkınmanın da temel şartıdır" diye konuştu.



"Araştırmalar yönetim kademelerinde kadın temsili arttıkça şirket performansının yükseldiğini gösteriyor"


Ardıç, sanayi sektörünün Türkiye’nin yüksek katma değer üretme alanı olmasına rağmen bu sektördeki yönetim kademelerinde kadın oranının hala sınırlı olduğunun altını çizerek, "Yönetim kademelerinde kadın temsili arttıkça şirket performansının yükseldiğini, inovasyon kapasitesinin güçlendiğini ve kurumların krizlere karşı daha dayanıklı hale geldiğini gösteriyor. Yani mesele sadece eşitlik değil; aynı zamanda verimlilik, rekabet ve sürdürülebilir büyüme meselesidir. Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim hedefi, teknoloji odaklı sanayi dönüşümü ve küresel rekabet iddiası düşünüldüğünde, yönetim masalarında kadınların daha güçlü temsil edilmesi artık bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluktur. Kadınların yönetimde, üretimde ve karar süreçlerinde daha fazla yer almasını sağlayacak yapısal düzenlemeleri kararlılıkla hayata geçirmeliyiz. Ankara Sanayi Odası olarak biz bu anlayışı sözde değil, uygulamada hayata geçirmeye büyük önem veriyoruz" ifadelerini kullandı.



"Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak"


Ardıç, Ankara sanayisi olarak yüksek teknoloji üretiminde güçlü bir altyapıya sahip olduklarını dile getirerek, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Bu yapının sürdürülebilir olması için kadın mühendis, kadın teknisyen ve kadın yönetici sayısını artırmak zorundayız. Yüksek teknoloji üretiminde insan kaynağının niteliği belirleyicidir ve bu niteliği yarım kapasiteyle kullanma lüksümüz yoktur. Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime, yönetime ve girişimciliğe tam entegre eden ekonomiler olacaktır. Biz Ankara sanayisi olarak bu dönüşümün yalnızca parçası değil, öncüsü olmaya kararlıyız. Bu noktada, Odamız koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulumuzun faaliyetlerini de özellikle vurgulamak isterim. Sanayici yol arkadaşım Hande Öztürk’ün başkanlığında yürütülen özverili çalışmaların kadın girişimcilerimize ilham verdiğini ve güçlü bir vizyon kazandırdığını memnuniyetle takip ediyorum."


TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Hande Öztürk ise 4’üncü İl Kurul Toplantılarını ’Kadın Eliyle Güçlenen Bir Ekonomi, Birlikte İnşa Edilen Bir Gelecek Vizyonu’ ile düzenlediklerini belirterek, kadınların eğitimden iş dünyasına, girişimcilikten yönetime her alanda aktif katılımının, sadece bireysel başarıları değil; toplumun ve ekonominin sürdürülebilir büyümesini de mümkün kıldığına dikkati çekti.


Öztürk, kadınların ve kız çocuklarının elde ettiği hak ve kazanımlarının kutlandığı ve kadınların fırsat eşitliği için verdikleri mücadelenin ön planda olduğunu belirttiği 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nü de birlikte kutladı.


Sunumlarından ardından ise TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk toplantıya çevrim içi videoyla katıldı. Program sunumların ardından basına kapalı olarak devam etti.



ASO Başkanı Ardıç: "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Üniversite öğrencileri atıkları sanata dönüştürdü Kastamonu Üniversitesi’nde eğitim gören öğrencilerin atık malzemeleri sanatla buluşturarak yaptıkları ürünlerin yer aldığı sergi büyük ilgi gördü. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen "Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES)" projesi kapsamında "Atık Malzemelerin Sanata Dönüşümü" sergisi açıldı. Atık malzemeler kullanılarak yapılan ürünler büyük ilgi gördü. Serginin açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Grafik ve Tasarım Bölümü Dr. Öğretim Üyesi ve Dekan Yardımcısı Köksal Bilirdönmez, "2025 yılı 5. Dönem Güzel Sanatlar Öğrenci Topluluğu olarak ÜNİDES projesine başvuruda bulunduk. Yaklaşık 20 arkadaşımız kağıt, metal, cam ve plastikten oluşan atık malzemeleri birer objeye dönüştürdüler. Bu süreç biraz yorucu oldu. Hafta sonlarını bizler için ayırdılar. Bu yüzden süreç öğrenci arkadaşlarımız için biraz yorucu oldu" dedi. Güzel Sanatlar Öğrenci Topluluğu Başkanı Aleyna Atalar ise, "Sergimizde metal, plastik, kağıt ve camdan oluşmakta olan toplam 22 eser yer almaktadır. Bu projemizi topluluğumuz ile birlikte 5. dönem şeklinde gerçekleştirdik. Sergimizde atık malzemeleri simgelemek istedik. Atık malzemelerde göz bebeğini, doğayı tema olarak ele aldık. Gözün içerisindeki kırık camlar ise epoksiden yapıldı. Doğanın parçalanmasını simgeliyor. Aynı zamanda etrafındaki plastik poşetler de doğanın aslında zararsız gibi gözüken, aynı zamanda çok büyük zararı olduğu maddelerden kullandık. Sempatik yapmamın sebebi ise insanlar aslında doğayı kirletirken farkında değiller. Doğaya bu maddelerin çok büyük zararları var ama en büyük zararlardan bir tanesi insanların olduğunu simgelemek istedim" diye konuştu. Konuşmaların ardından davetliler tarafından sergi gezildi. Öğrenciler, sergiyi gezen davetlilere yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Serginin açılışına Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Erol Yıldır, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Grafik ve Tasarım Bölümü Dr. Öğretim Üyesi ve Dekan Yardımcısı Köksal Bilirdönmez ile öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Davetlilerden büyük ilgi gören sergi, 13 Mart’a kadar ziyaret edilebilecek.
Bursa Bursalı Kadınlardan özgürlük ve eşitlik yürüyüşü Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi iş birliğinde düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yürüyüşü, geniş bir katılımla gerçekleşti. Yürüyüşe katılan kadınlar, kadına şiddetin sona ermesi çağrısında bulunarak, mücadeleye devam edeceklerinin altını çizdi. "Saklandığımız yerde değil, buluştuğumuz yerdeyiz. Birbirimizin çaresiyiz" sloganından hareketle Osmangazi Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi, Nilüfer Belediyesi ve kent konseylerinin kadın meclisleri öncülüğündeki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yürüyüşü, yoğun bir katılım ile organize edildi. Cumhuriyet Caddesi’nden başlayan yürüyüşe katılan kadınlar, Hanlar Bölgesi’ne kadar alkışlar ve ıslıklar eşliğinde ilerledi. Kadınlar, "Dünya yerinden oynar, kadınlar özgür olsa", "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz" sloganlarıyla tepkilerini dile getirirken, haklarının savunucusu olacaklarını hep birlikte ifade etti. "Kadınların güvenli yaşama hakkı hala garanti altına alınmış değil" Yürüyüşün ardından Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Derya Şimşek Aksakal ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir ortak bir basın açıklaması yaptı. Ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Kadınların yüz yıllardır süren eşitlik mücadelesini büyütmek için bir aradayız. 8 Mart hakları için direnen işçi kadınların, eşitlik için sokaklara çıkan kadınların, şiddete karşı yaşamı savunan kadınların günüdür. Bugün bizler bir kez daha söylüyoruz, kadınların hayatı pazarlık konusu değildir. Kendi tırnaklarımızla kazandığımız haklarımızı, kimse elimizden alamaz. Krizler derinleştikçe kadınların ve çocukların hakları, ilk vazgeçilen haklar oluyor. Bugün dünyanın birçok yerinde kadınlar hem savaşlara, hem şiddete, hem de eşitsizliğe karşı mücadele ediyor. Türkiye’de ise tablo daha ağır. Kadın cinayetleri, taciz, istismar durmuyor. Şiddet her gün yeni hayatlar karartıyor. Kadınların güvenli yaşama hakkı hala garanti altına alınmış değil." "Kadınların eşit olmadığı hiçbir yerde gerçek demokrasi olmaz" Bildiride, "Kadınların yaşam hakkı tartışma konusu olamaz. Kadınları koruyan yasalar ve uluslararası sözleşmeler etkin bir biçimde uygulanmalıdır. Kadınların eşitsizliği yalnızca kadınların meselesi değildir, bu bir adalet meselesidir. Demokrasi, insan hakları meselesidir. Kadınların özgür olmadığı hiçbir toplum özgür değildir. Kadınların güvende olmadığı hiçbir toplum güvenli değildir. Kadınların eşit olmadığı hiçbir yerde gerçek demokrasi olmaz. Medeni kanunun 100. yılında hem laikliğe, hem demokrasiye sahip çıkmamız gerektiği görülüyor" ifadelerine yer verildi. "Biz bu mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz" Özgür ve şiddet yaşam için mücadeleye devam edileceği vurgulanan bildiride, "Kadınlar bir araya geldiğinde, hiçbir şey eskisi gibi kalmaz. Bugün burada yan yana durmamızın nedeni de tam olarak budur. Çünkü biz biliyoruz ki kadınların en büyük gücü birbirlerinden aldıkları güçtür. Bu yüzden bugün buradan güçlü bir şekilde söylüyoruz, biz saklandığımız yerde değil, buluştuğumuz yerdeyiz. Burada attığımız her adım, kurduğumuz her dayanışma, yükselttiğimiz her söz daha eşit, daha özgür ve şiddetsiz bir yaşam içindir ve biz bu mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Kadınları korkutarak susturamayacaksınız. Kadınları yalnızlaştırarak durduramayacaksınız. Kadınların haklarını geri alamayacaksınız çünkü biz buradayız. Birbirimizin yanında, birbirimizin sesinde, mücadelesindeyiz ve biz biliyoruz ki birbirimizin çaresiyiz. Kadınlar vardır, kadınlar buradadır, kadınlar mücadelededir" sözleriyle güçlü bir mesaj verildi. Basın açıklamasının ardından kadınlar düzenlenen ‘Mesaj Duvarı’ etkinliğinde dileklerini duvara yazdı.