EKONOMİ - 12 Mayıs 2026 Salı 13:33

Bakan Bayraktar: "2026 yılı rüzgarın yılı olacak"

A
A
A
Bakan Bayraktar: "2026 yılı rüzgarın yılı olacak"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "2026 yılı adeta rüzgarın yılı olacak. Zira YEKA yarışmalarının bin 500 megavatlık kısmı rüzgâr olacak" dedi.


Bakan Bayraktar, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından düzenlenen 15. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi’nin açılışına katıldı. ‘Yarının Güvencesi Rüzgarın Enerjisi’ sloganıyla gerçekleştirilen programda Türkiye’nin rüzgar enerjisinde büyüme hedefleri ve 2035 perspektifi detaylandırıldı. Ayrıca yeni türbin teknolojileri, tedarik zinciri dönüşümü ve yerli üretimin rüzgar enerjisindeki rolü, izin süreçleri, finansman modelleri, şebeke altyapısı ve yeniden güçlendirme yatırımları, yapay zeka, veri yönetimi, siber güvenlik ve sektördeki dijitalleşme süreçleri de ele alındı.


Programda bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bayraktar, enerji alanında tarihi bir dönüşüm sürecinden geçtiklerini ifade etti.


Hürmüz Boğazı’nda başlayan enerji krizinin küresel piyasalara etkisine değinen Bayraktar, yalnızca kaynağa sahip olan ülkelerin değil, enerjiyi çeşitlendirebilen, teknolojiyi geliştirebilen, altyapısını güçlendirebilen ve hızlı karar alabilen ülkelerin güçlü olacağını söyledi.



"Türkiye, enerji arzında bir sıkıntı yaşamayan ülkelerden biridir"


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Türkiye olarak enerjide dışa bağımlılığı azaltan, arz güvenliğini önceleyen, yerli ve yenilenebilir kaynaklarını maksimum düzeyde değerlendiren ve aynı zamanda çevreyle uyumlu bir enerji dönüşümünü hayata geçiren çok katmanlı bir strateji yürüttüklerini söyleyerek, "Bugün hamdolsun Türkiye, enerji arzında bir sıkıntı yaşamayan ülkelerden biridir. Oluşturduğumuz tedarik kaynaklarındaki çeşitlilik, LNG altyapımız, boru hatlarımız, doğal gaz depolama kapasitemiz, elektrik üretim çeşitliliğimiz ve güçlü elektrik iletim sistemimiz sayesinde vatandaşlarımızın enerjiye kesintisiz erişimini sağlıyoruz" açıklamasında bulundu.



"2035 yılında yollarımızda 6 ila 8 milyon elektrikli aracın olacağını öngörüyoruz"


Sanayide, ulaştırmada, tarım alanlarında, şehirleşmede, veri merkezlerinde ve yapay zeka teknolojilerinde elektrik kullanımının arttığını ifade eden Bayraktar, "Bugün Türkiye’de elektrikli araç sayısı 400 bini aşmış durumda. 2035 yılında yollarımızda 6 ila 8 milyon elektrikli aracın olacağını öngörüyoruz. Sadece ulaşım değil, iklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklıklar da elektrik talebini yukarı taşıyor. Geçtiğimiz yaz klima kullanımına bağlı olarak günlük elektrik tüketiminde tarihi rekorlar kırdık. Fakat önümüzde daha sıcak yazlar, daha yoğun enerji tüketimi ve çok daha yüksek bir elektrik talebi oluşmasını bekliyoruz. İşte tam da bu nedenle Türkiye’nin enerji dönüşümünün merkezinde elektrik; elektriğin merkezinde ise yenilenebilir enerji yer almaktadır" ifadelerine yer verdi.



"Türkiye; yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’da ilk 5 ülke arasında, dünyada ise ilk 11 ülke içerisinde"


Bayraktar, AK Parti hükümetleri olarak yenilenebilir enerjide gerçek anlamda bir atılım yaptıklarını sözlerine ekleyen Bayraktar, şu ifadelere yer verdi:


"Türkiye’nin toplam kurulu gücü 125 bin megavatı aşmış durumda ve bunun yaklaşık yüzde 63’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Bu başarının en önemli ayaklarından biri rüzgar enerjisi. 2005 yılında sadece 20 megavat olan rüzgâr kurulu gücümüz bugün 15 bin megavat seviyesini geçti. 2025 yılında gerçekleşen 393 milyar kilovatsaatlik toplam elektrik üretimimizin içinde rüzgar santralleri yüzde 10,9’luk paya sahip oldu. Yıllık 34,5 milyar kilovatsaatlik elektrik üretimi ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştık. Artık ülkemizin hemen her köşesinde görmeye alıştığımız rüzgâr türbinleri, bugün Türkiye’nin enerji bağımsızlığının en güçlü sembollerinden biri haline geldi. Yine güneş enerjisinde 2014 yılında sadece 40 megavat olan kapasitemiz bugün 26 bin megavatı aştı. Rüzgâr ve güneşin toplam kurulu güç içindeki payı artık üçte bir seviyesinde. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye; yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’da ilk 5 ülke arasında, dünyada ise ilk 11 ülke içerisinde."



"Bugün artık sadece enerji tüketen değil; teknoloji geliştiren, ekipman üreten ve bunu ihraç eden güçlü bir Türkiye var"


Yenilenebilir enerjiyi enerji arz güvenliği, dışa bağımlılığın azalması, düşük cari açık, yerli sanayi ve yüksek teknoloji anlamına geldiğini söyleyen Bakan Bayraktar, "Bugün Türkiye’de rüzgâr türbinlerinde yaklaşık yüzde 60 yerlilik oranına ulaştık. Kule, jeneratör ve kanat üretiminde ise yüzde 70’in üzerine çıktık. Kulelerden jeneratörlere, kanatlardan döküm ekipmanlarına kadar çok geniş bir üretim kabiliyeti oluşturduk. 2014 yılında yalnızca 27 üreticiye sahip olduğumuz yenilenebilir enerji sanayinde bugün 500 yerli üretici faaliyet gösteriyor. Alt tedarikçilerle birlikte yaklaşık 50 bin vatandaşımıza yeşil istihdam sağlıyoruz. Bugün artık sadece enerji tüketen değil; teknoloji geliştiren, ekipman üreten ve bunu ihraç eden güçlü bir Türkiye var. Bu başarı; doğru vizyonun, güçlü siyasi iradenin, kararlı enerji politikalarının ve müteşebbis ruhun bir sonucudur" diye konuştu.


Bayraktar, Ulusal Enerji Planı’na göre Türkiye’nin elektrik talebinin 2035 yılında 510 teravatsaat seviyesine ulaşmasını beklediklerini söyledi. Bu talebi güvenli, temiz ve ekonomik kaynaklarla karşılamak zorunda olduklarına dikkati çeken Bayraktar, "Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu 2035 hedefi doğrultusunda rüzgâr ve güneş kurulu gücümüzü toplam 120 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda; iletim altyapımızı da büyütecek ve daha dirençli bir hale getireceğiz. Çünkü güçlü bir yenilenebilir enerji portföyü, güçlü bir şebeke altyapısı gerektirir. Bu kapsamda; 14 bin 700 kilometre uzunluğunda, 40 gigavat kapasiteli HVDC hattı, 15 bin kilometre yeni AC iletim hattı ve 40 yeni konvertör merkezi planlıyoruz. 2035 yılına kadar yeşil iletim altyapısına yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım gerçekleştireceğiz. Bunun yanında enterkonneksiyon kapasitemizi artırarak Türkiye’yi bölgesel enerji ticaretinin merkezi haline getirmeyi amaçlıyoruz" dedi.



"2026 yılı adeta rüzgarın yılı olacak"


Yenilenebilir enerji yatırımlarında YEKA modelinin son derece başarılı sonuçlar verdiğine vurgu yapan Bayraktar, "Bugüne kadar toplam 7 bin 800 megavatlık YEKA yarışması gerçekleştirdik. Yeni model kapsamında 2024 ve 2025 yıllarında toplam 3 bin 800 megavatlık yeni kapasite tahsis ettik. Bu yarışmalara hem yerli hem de uluslararası yatırımcılar yoğun ilgi gösterdi. Önümüzdeki dönemde her yıl en az 2 bin megavatlık YEKA yarışmaları düzenlemeye devam edeceğiz. Bu program vesilesiyle bu yıl yapmayı planladığımız YEKA yarışmalarımıza ilişkin de birkaç detayı sizlerle paylaşmak istiyorum. 2026 yılı adeta rüzgarın yılı olacak. Zira YEKA yarışmalarının bin 500 megavatlık kısmı rüzgâr olacak. Önümüzdeki dönemin en stratejik başlıklarından biri de deniz üstü yani offshore rüzgâr enerjisi olacaktır. Ülkemiz bu alanda çok önemli bir potansiyele sahiptir. Bakanlık olarak Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında dört ayrı offshore saha belirledik. İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgâr YEKA yarışmasını gerçekleştireceğiz. 2035 yılına kadar offshore rüzgârda 5 gigavatlık kapasite hedefliyoruz" şeklinde konuştu.



"İletim altyapımız ve yerli sanayimizle çok daha güçlü bir Türkiye inşa ediyoruz"


Türkiye artık enerjide yalnızca tüketici değil; oyun kurucu bir ülke olduğunu kaydeden Bayraktar, "Doğal gazda merkez ülke olma hedefimiz, yenilenebilir enerjide üretim gücümüz, nükleer yatırımlarımız, enterkonneksiyon hatlarımız, iletim altyapımız ve yerli sanayimizle çok daha güçlü bir Türkiye inşa ediyoruz. Bunu inşa ederken önümüzdeki dönem için merkezinde elektrikleşme olan yeni bir enerji mimarisi üzerinde çalışıyoruz. Önümüzdeki aylarda kamuoyumuzla paylaşacağımız bu yeni program ile daha dirençli, daha esnek ve dijitalleşen yeni bir enerji altyapısı hedefliyoruz. Enerji politikalarımızı günümüz şartlarıyla uyumlu hale getiriyoruz. Hürmüz örneğinde olduğu gibi ortaya çıkabilecek krizlere karşı da dirençli bir yapı amaçlıyoruz. Bu kapsamda kasım ayında ülkemizde düzenlenecek BM İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı COP31 büyük bir önem taşıyor. Rüzgârdan güneşe, nükleerden enerji verimliliğine kadar birçok başlıkta iddialı hedeflerle Antalya’dan dünyaya önemli mesajlar vereceğiz. Yeni enerji mimarimiz ile uyumlu olacak şekilde iş birliği fırsatlarını değerlendirecek, çeşitli anlaşmalara imza atacağız" değerlendirmesinde bulundu.


Bayraktar, 2017 yılında Emine Erdoğan’ın sıfır atık inisiyatifinin küresel bir markaya dönüştüğünü ve enerji verimliliğinde de önemli bir yer tuttuğunu dile getirdi. Bakanlık olarak enerji verimliliğinde, önce ulusal ardında da uluslararası bir farkındalık oluşturmak istediklerini belirten Bayraktar, "Bu kapsamda enerji verimliliği ile sıfır atık yaklaşımını ortak bir toplumsal dönüşüm vizyonunda buluşturacak Sıfır Atık Festivali’ni hayata geçiriyoruz. Saygıdeğer Hanımefendi’nin himayelerinde, Bakanlığımız ve Sıfır Atık Vakfı’nın iş birliğinde gerçekleştireceğimiz festivalin teması ‘Enerjide Verimlilik, Gelecekte Dönüşüm’ olacak" dedi.


Programa Bakan Bayraktar’ın yanı sıra TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (İRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera, TÜREB Başkanı İbrahim Erden ve birçok sektör temsilcisi yer aldı.


Program, Bakan Bayraktar’ın konuşmasının ardından Türkiye’de yenilenebilir enerjinin geleceği ve yenilenebilir enerjideki yeni yatırım fırsatlarını ele alan oturumlarla devam etti.



Bakan Bayraktar: "2026 yılı rüzgarın yılı olacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Gaziosmanpaşa’da "Yönetim Sahada" uygulamasıyla ihtiyaçlara yerinde çözüm üretiliyor Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, mahallelerdeki ihtiyaçların belirlenmesi ve çözüme kavuşturulması amacıyla Karlıtepe Mahallesi’nde bir inceleme gerçekleştirdi. İncelemelerin ardından belediye ekipleri, bölgede geniş çaplı bir saha çalışması başlattı. Gaziosmanpaşa’da, "Yönetim Sahada" uygulaması kapsamında denetimler, devam ediyor. Program çerçevesinde Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, belediye başkan yardımcıları, birim müdürleri ve teknik ekiplerle birlikte Karlıtepe Mahallesinde detaylı bir inceleme yaparak mevcut durumu yerinde değerlendirdi. Karadeniz, vatandaşların talep ve önerilerini dinleyerek gerekli notların alınmasını sağladı. Mahalle genelinde gerçekleştirilen incelemelerde; yol ve kaldırım düzenlemeleri, çevre temizliği, park ve yeşil alan bakımları ile altyapı çalışmalarına ilişkin ihtiyaçlar tek tek tespit edildi. Başkan Vekili Karadeniz, tespit edilen eksikliklerin hızlıca giderilmesi için ilgili birimlere anında talimat verdi. Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından, "Yönetim Sahada" uygulamasına entegre olarak geliştirilen otomasyon sistemi üzerinden vatandaşlar taleplerini doğrudan iletme imkanı buluyor. Sistem üzerinden iletilen talepler, ilgili müdürlüklere anlık olarak aktarılarak ve süreç dijital ortamda takip edilerek en kısa sürede çözüme kavuşturuluyor. "Saha çalışmalarımız, 16 mahallemizde de devam edecek" Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, "Karlıtepe Mahallemizde birkaç gün sürecek bir saha çıkartması gerçekleştireceğiz. Başkan yardımcılarımız, birim müdürlerimiz, meclis üyelerimiz ve yüzlerce personelimizle şu an Karlıtepe Mahallesi’ni sokak sokak gezerek tespitlerimizi yapıyoruz. 4T hedefimiz doğrultusunda; tanı, teşhis, tedavi ve takip olarak bu süreci ilerletiyoruz. En önemlisi de bu çalışmalarımızı, otomasyon sistemimizle düzenli hale getirmiş olmamız. Vatandaşımız, bu sistem sayesinde taleplerini gerektiğinde fotoğraflı olarak iletebiliyor. Yöneticilerimiz ve personelimiz bir eksik tespit ettiğinde, sorunun çözümünü sağlayana kadar çalışmalarını hızlı bir şekilde tamamlamaya gayret gösteriyor. Devam eden süreçte, 16 mahallemizi de tek tek gezerek ihtiyaçlara yerinde ve hızlı çözümler üreteceğiz. Sahada bize destek olan tüm çalışma arkadaşlarıma ve kıymetli komşularımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Kocaeli Sahte araç kiralama siteleriyle 102 milyon liralık vurgun: 74 gözaltı Kocaeli’nin Gebze ilçesi merkezli 29 ilde, sahte araç kiralama siteleri üzerinden vatandaşları dolandırdıkları ve 102 milyon liranın üzerinde haksız kazanç sağladıkları tespit edilen 74 şüpheli gözaltına alındı. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, "bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarına yönelik geniş çaplı soruşturma yürütüldü. Soruşturma kapsamında, şüphelilerin "arabamgelsin.org", "worldautocar.com" ve "avsaracfilosu.com" gibi sahte internet siteleri açtıkları ve bu platformlarda "araç kiralama" adı altında sahte ilanlar yayımladıkları belirlendi. İlanları görerek iletişime geçen vatandaşlarla, yabancı uyruklu kişiler adına açılmış ve sık sık değiştirilen hatlar üzerinden görüşen zanlıların, kendilerine çağrı merkezi izlenimi vererek mağdurları aldattıkları tespit edildi. Kaparo adı altında para toplayıp iz kaybettirdiler Şüphelilerin yaptıkları telefon görüşmelerinde kapara veya ürün bedeli bahanesiyle para talep ettikleri anlaşıldı. Mağdurların gönderdiği paraların, banka hesapçı ağı kullanılarak transfer edildiği ve bu yolla paranın izinin kaybettirilerek haksız kazanç sağlandığı ortaya çıkarıldı. Başsavcılık tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda ülke genelinde 88 farklı olay aydınlatılırken, olaylara karışan 82 şüpheli tespit edildi. Zanlıların banka hesaplarında yapılan incelemelerde toplam 102 milyon 537 bin 610 liralık hesap hareketliliği olduğu saptandı. Şafak vakti 29 ilde eş zamanlı baskın Kimlikleri ve adresleri belirlenen şüphelilere yönelik bugün saat 06.30 sıralarında Gebze merkezli olarak aralarında İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Bursa ve Diyarbakır’ın da bulunduğu toplam 29 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda 74 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Dosya kapsamında incelenen şüphelilerden 2’sinin halihazırda cezaevinde, 2’sinin ise yurt dışında olduğu belirlenirken, firari konumdaki 4 zanlının yakalanması için başlatılan çalışmaların aralıksız sürdüğü bildirildi. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca olaya ilişkin soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği kaydedildi.