KÜLTÜR SANAT - 08 Ekim 2025 Çarşamba 11:49

Bakan Ersoy: "Anadolu sofralarının kökenine ışık tutuyoruz"

A
A
A
Bakan Ersoy: "Anadolu sofralarının kökenine ışık tutuyoruz"

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anadolu’da yapılan kazılarda 4 bin yıllık nohut ve 8 bin 600 yıllık ekmek kalıntılarının gün yüzüne çıkarıldığını duyurdu.


Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteklediği arkeolojik kazılarda, Anadolu’nun binlerce yıllık sofra kültürünü belgeleyen yeni buluntular ortaya çıkarıldı. Kütahya Tavşanlı Höyük’te gün yüzüne çıkarılan 4 bin yıllık nohut kalıntıları ile Konya Çatalhöyük, Eskişehir Küllüoba ve Karaman Topraktepe’de tespit edilen antik ekmek örnekleri, insanlık tarihine dair eşsiz veriler sunuyor.


"Bugün nasıl gastronomide Türkiye konuşuluyorsa, binlerce yıl önce de Anadolu aynı bereketin merkeziydi"


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yapılan kazıların Anadolu’nun üretim ve sofra kültürüne ışık tuttuğunu belirterek şunları söyledi:


"Kütahya Tavşanlı Höyük’te 4 bin yıllık nohut, Konya Çatalhöyük’te 8 bin 600 yıllık, Eskişehir Küllüoba ve Karaman Topraktepe’de binlerce yıllık ekmek kalıntılarını gün yüzüne çıkardık. Bu buluntular, Anadolu’nun üretim geleneğini, inanç sistemlerini ve sofra kültürünü bir bütün olarak gözler önüne seriyor. Bugün nasıl gastronomide Türkiye konuşuluyorsa, binlerce yıl önce de Anadolu aynı bereketin ve kültürel zenginliğin merkeziydi. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bu köklü mirasın izlerini sürmeye ve geçmişimize ışık tutmaya devam ediyoruz."



Tavşanlı Höyük’te 4 bin yıllık nohut kalıntıları


2025 yılı kazı sezonunda Tavşanlı Höyük’te leblebinin ham maddesi olan nohut kalıntılarına ulaşıldı. Tunç Çağı’nın ortalarına tarihlendirilen bu örnekler; buğday taneleri, pişmiş toprak kaplar ve gümüş bir saç halkasıyla birlikte bulundu. Tavşanlı Höyük ekip üyesi Dr. Doğa Karakaya tarafından yapılan mikroskobik incelemelerde, bu kalıntıların Anadolu’nun erken dönem tarım kültürüne ait olduğu belirlendi.


Ayrıca aynı höyükte 2022 yılında bulunan 4 bin 200 yıllık fındık kalıntıları üzerinde yapılan analizlerde, bunların bölgede doğal olarak yetişen çalı fındığı (Corylus) türüne ait olduğu tespit edildi.



Tanelerden sofraya: Anadolu’nun ekmek geleneği


Tavşanlı’daki baklagil buluntuları, Anadolu’nun üretim kültürünün köklü geçmişini ortaya koyarken; farklı bölgelerde bulunan ekmek örnekleri bu üretimin sofralara ve ritüellere nasıl yansıdığını gösteriyor. Konya’daki Çatalhöyük’te 8 bin 600 yıllık mayalanmış ekmek, Eskişehir Küllüoba Höyüğü’nde 5 bin yıllık ritüel amaçlı mayalanmış ve pişirilmiş ekmek, Karaman Topraktepe (Eirenepolis) Antik Kenti’nde ise bin 300 yıllık bezemeli arpa ekmekleri tespit edildi.


Küllüoba ekmeği üzerinde yapılan analizlerde gernik buğdayı ve mercimek tespit edildi. Ekmeğin yaklaşık 140 derecede pişirildiği, bir parçasının koparıldığı ve ardından bir bereket ritüeli kapsamında yakılarak evin arka odasında, eşik kenarına gömüldüğü anlaşıldı. Bu ritüel, dönemin toplumsal yaşamında üretim ve inanç pratiklerinin birbirine ne kadar iç içe geçtiğini gösteriyor.



Bilimsel kazılarla gün yüzüne çıkan kültürel süreklilik


Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bilimsel kazı ve koruma çalışmaları, Anadolu’nun üretim kültürünü, inanç sistemlerini ve sofra geleneklerini bütüncül bir yaklaşımla ortaya koymayı sürdürüyor. Ekmek, nohut ve fındık gibi temel gıdalar yalnızca beslenme alışkanlıklarının değil; tarımsal üretimin, toplumsal ritüellerin ve inanç dünyasının da izlerini taşıyor.


Bu benzersiz buluntular, Türkiye’nin bilimsel altyapısı ve koruma vizyonu sayesinde insanlık tarihine kazandırıldı; müzelerde sergilenen örneklerle geçmişle bugün arasında anlamlı bir köprü kuruldu.



Bakan Ersoy: "Anadolu sofralarının kökenine ışık tutuyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş’ta 8. Lale Festivali coşkuyla kutlandı Muş’un Korkut ilçesinde, kentte doğal olarak yetişen ve endemik tür olma özelliği taşıyan lalelerin tanıtımına katkı sunmak amacıyla bu yıl 8’incisi düzenlenen "Lale Festivali", yoğun katılım ve renkli görüntülerle gerçekleştirildi. Korkut Kaymakamlığı ile Korkut Belediyesi iş birliğinde Lale Meydanı’nda düzenlenen festivalde, farklı yörelere ait halk oyunları sahnelendi, sanatçılar seslendirdikleri eserlerle katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Festival kapsamında ünlü sanatçı Hülya Bozkaya başta olmak üzere Tivorlu İsmail, Esma Asi ve Necdet Evren sahne alarak alanı dolduran vatandaşlara unutulmaz bir gece yaşattı. Festivale katılan Muş Valisi Avni Çakır, yaptığı konuşmada Korkut’un tarihsel kimliğine ve üretken yapısına dikkat çekerek şunları söyledi: "Tarihi boyunca sadeliği, samimiyeti ve üretken insanlarıyla öne çıkmış olan Korkut, bugün de güçlü kimliğini aynı kararlılıkla geleceğe taşımaktadır. 36 yıl önce atılan idari adım, bugün birlik, beraberlik ve gelişim ruhuyla daha da anlam kazanmıştır. Bugün bu meydanda bir araya gelmiş olsak da hemen yanı başımızda uzanan Muş Ovası, baharın gelişiyle birlikte bambaşka bir renge bürünmüş, göz alabildiğine uzanan topraklarıyla şu an en zarif yüzünü bizlere göstermektedir. Ovanın dört bir yanını kırmızıya boyayan, zarafetiyle göz kamaştıran laleler sadece bir çiçek değil; bu toprakların ruhunu, bereketini ve izzetini yansıtan güçlü bir semboldür. Endemik bir tür olarak yalnızca bu coğrafyada yetişen ve koruma altında bulunan bu eşsiz lale, bizlere emanet edilmiş doğal bir hazinedir. Onları korumak ve gelecek nesillere aynı güzellikte aktarabilmek hepimizin ortak sorumluluğudur." Korkut’un köklü kültürü, çalışkan insanı ve kurduğu güçlü bağlar sayesinde Muş’un en güzel ilçelerinden biri olduğunu belirten Vali Çakır, "Toprağına sahip çıkan, emeğiyle üretimini büyüten Korkutlu hemşehrilerimiz; tarım ve hayvancılığı sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir yaşam kültürü haline getirmiştir. Bu güçlü emek, ilçemizin karakterini şekillendiren en temel unsurdur. İlçemiz, 30 köyü, 1 beldesi ve 5 merkez mahallesiyle birlikte her geçen gün daha da büyüyen, gelişen ve dönüşen bir yapıya sahiptir. Eğitimden sosyal yaşama, üretimden spora kadar her alanda yükselen bir ivme söz konusudur. Özellikle kadınlarımızın üretime kattığı değer ve gençlerimizin azmi, Korkut’un geleceğine umut ve güç katmaktadır. Geleneklerine bağlı, samimiyetini koruyan ve dayanışma ruhunu daima canlı tutan Korkut, bugün olduğu gibi yarın da gelişimi, üretkenliği ve insanlık gayretiyle bölgemizin parlayan ilçelerinden biri olmaya devam edecektir" diye konuştu. Muş Ovası’nın yalnızca laleleriyle değil, keşfedilmeyi bekleyen birçok güzelliği, huzur veren rotaları ve eşsiz manzarasıyla da dikkat çektiğini belirten Vali Çakır, "Bu topraklar, doğayla iç içe olmak isteyen herkes için adeta saklı bir cennet gibidir. Bizler de bu zenginliği koruyarak, tanıtarak ve gelecek nesillere aktararak daha da değerli hale getirmekten sorumluyuz. Bugün burada gerçekleştireceğimiz şenlikler; halk oyunları gösterileri, konserler ve çeşitli etkinliklerle bu güzelliği sadece anlatmakla kalmayacak, kültürümüzle, sanatımızla ve birlik ruhumuzla daha da anlamlı hale getireceğiz. Bu festival sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda doğayla kurmuş olduğumuz bağın, kültürümüzle harmanlanmış güçlü bir ifadesidir" şeklinde konuştu. Korkut Belediye Başkanı Haşim Arık ise konuşmasında lalelerin anlamına vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: "Lale, geçmişten günümüze uzanan zaman yolculuğunda barışı, dostluğu ve kardeşliği simgeleyen en önemli figürlerden biridir. Zarif hatlarında duanın inceliğini ve cömertliğin yansımasını taşır. İlçemizin bereketli topraklarında doğal olarak yetişen laleler, küskünleri barıştıran, gönülleri birleştiren en önemli bağlardan biridir. Umarım dünyanın bugün en çok ihtiyaç duyduğu adalet, hakkaniyet ve insanca yaşam adına bu festivaller de güçlü bir mesaj olur. Tıpkı Gazze’de ve dünyanın dört bir yanında yaşanan acılara karşı, bu tür festivallerle barış ve kardeşlik mesajı gönderiyoruz. Lale, bölgemizde hakikaten Muş’un sembolü olmuştur. Bundan sonra da Korkut ilçemizde dokuzuncusunu, onuncusunu sürdüreceğimiz bu festival, önemli insanların bir araya gelmesi için güçlü ve anlamlı bir bağ olmaya devam edecektir." Konuşmaların ardından Vali Avni Çakır ve beraberindeki protokol üyeleri festival alanında kurulan stantları ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti. Festivale, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, Vali Yardımcısı Tahir Yılmaz, İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer, İl Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, Korkut Kaymakamı Orhan Ayaz, Varto Kaymakamı Abdulkadir Işık, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri, belde belediye başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.