KÜLTÜR SANAT - 24 Eylül 2025 Çarşamba 18:51

Bakan Ersoy, İsmail Bey Gaspıralı Anma Programı’na katıldı: "İsmail Bey Gaspıralı, ‘Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ şiarını gerçekleştirmiş bir insandır"

A
A
A
Bakan Ersoy, İsmail Bey Gaspıralı Anma Programı’na katıldı: "İsmail Bey Gaspıralı, ‘Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ şiarını gerçekleştirmiş bir insandır"

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İsmail Bey Gaspıralı Anma ve Belgesel İlk Gösterimi Programı’na katıldı.


Türk dünyasının önde gelen aydınlarından, ’Dilde, İşte, Fikirde Birlik’ sözüyle Türk topluluklarının birleşebileceği fikrinin öncülerinden, Kırım Tatar düşünce adamı ve yazar İsmail Bey Gaspıralı, vefatının 111’inci yılında Ankara’da düzenlenen programla anıldı. Türk milletine yaptığı katkılar ve özellikle eğitim alanındaki yenilikçi düşünceleriyle tanınan Gaspıralı, bu yıl da düzenlenen etkinliklerle hatırası yaşatıldı. Bu kapsamda Ankara ATO Congresium’da İsmail Bey Gaspıralı Anma ve Belgesel İlk Gösterimi Programı yapıldı. Düzenlenen programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk Dünyası Parlamenter Vakfı Başkanı Abdullah Çalışkan, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran ve protokol katıldı.



"İsmail Bey Gaspıralı, ‘Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ şiarını gerçekleştirmiş bir insandır"


Bakan Ersoy, İsmail Bey Gaspıralı’nın Türk Dünyasının önemli bir karakteri olduğunu belirterek, "İsmail Bey Gaspıralı, kendine belirlediği nihai amaç olan‘Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ şiarını gerçekleştirmiş bir insandır. Bunu da çarlık rejiminin, dünyada eşine az rastlanır baskı ve zulüm yönetimi altında gerçekleştirmiştir. Zira bu yönetime aykırı milli ve manevi fikirleri dile getirmenin en iyi ihtimalle Sibirya sürgünüyle ama çoğunlukla doğrudan ölümle sonuçlandığı o yıllarda bırakın söylemeyi, söz konusu fikirleri eyleme, esere ve hizmete dönüştürebilmiştir" diye konuştu.



"Onun en büyük, en önemli ve öncelikli mücadele sahası Türk dilidir"


Bakan Ersoy, yaptığı konuşmada Türk dünyasının fikir ve mücadele hayatına damga vuran Gaspıralı’nın yalnızca bir yayıncı değil, aynı zamanda eğitim, siyaset ve düşünce alanında büyük bir öncü olduğunu vurgulayarak, "Onun en büyük, en önemli ve öncelikli mücadele sahası Türk dilidir. Türk dünyasının kendisine vurulan fikri zincirlerden, cahil bırakılma çabalarından ortak bir dil aracılığıyla; genel olarak dünyada ve özelde de Türk dünyasında olan bitenlerden doğru şekilde haberdar olursa kurtulabileceğine inanmıştı. Bu sayede Türkler, coğrafi mesafeleri ortadan kaldıran muazzam bir köprü ile birbirlerine kenetlenmiş olacaktı. İşte Tercüman Gazetesi ya da tam adıyla ‘Tercüman-ı Ahval-i Zaman’ bu inanmışlığın benzersiz sonucudur. Anadolu Türkçesi, İsmail Bey’in Türk dünyasının ortak dili ne olmalı sorusuna verdiği cevaptı. Buna ek olarak dilimizdeki Arapça ve Farsça etkisini en aza indirmek için onların yerine Tercüman Gazetesi’nde Türk lehçelerinden uygun kelimeler kullanmaya da özen göstermiştir" dedi.



"Ana dilimizin en büyük hizmetkarı İsmail Bey Gaspıralı’dır"


Gaspıralı’nın, Türkçe’yi güzelleştirmek ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla birçok çalışmalar yaptığını açıklayan Bakan Ersoy, "Ana dilimizin bugün yaşamakta olan en büyük hizmetkarını göstermek gerekirse, hiç şüphe yoktur ki bu kişi Tercüman gazetesi yazarı İsmail Bey Gaspıralı’dır. Herkesin anlayacağı şekilde, açık ifadeli ve ruhlu kısa cümlelerin, güzel ve edebî ifadelerin usulünü o ortaya koymuştur. Onun anlatımında garip kelimeler, çıkışı olmayan cümleler, bir anlam için birden fazla eşanlamlı ifadeler olmaz. Türk dilinin 1’inci ıslahçısı Ali Şir Nevai ise, 2’ncisi hiç şüphesiz İsmail Bey’dir" ifadelerini kullandı.


Programın sonunda belgesele katkı verenlere plaket takdim edildi. Bakan Ersoy, programın ardından Fresh Ankara Çağdaş Sanat Sergisi’ni gezdi ve sergideki ressamlarla sohbet etti.



Bakan Ersoy, İsmail Bey Gaspıralı Anma Programı’na katıldı: "İsmail Bey Gaspıralı, ‘Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ şiarını gerçekleştirmiş bir insandır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan 1992 Erzincan Depreminde bile birleşmeyen sular Erzincan’daki Ekşisu Mesire Alanı, dünyada ender rastlanan doğal oluşumlarından biriyle dikkat çekiyor. Bölgede birbirinden farklı özelliklere sahip 5 ayrı su kaynağı, aynı noktadan yeryüzüne çıkmasına rağmen birbirine karışmadan akıyor. Ekşisu bölgesinde ekşisu, kükürtlü su, tatlı su, sıcak su ve mineralli maden suyu, dar bir alanda yüzeye çıkarak kimyasal özelliklerini korumayı sürdürüyor. Uzmanlar, bu durumun dünya ölçeğinde nadir görülen doğal oluşumlardan biri olduğunu belirtiyor. Jeoloji Yüksek Mühendisi Selahattin Ayan, Ekşisu’nun dünya çapında eşine az rastlanan bir alan olduğunu ifade ederek, "Çok küçük bir alanda farklı özelliklere sahip beş ayrı su kaynağı yan yana bulunuyor. Ekşisu, Horhor olarak bilinen kükürtlü su, çinko oranı yüksek ve ayak sağlığına iyi gelen su, tatlı su ve sıcak su birbirine karışmadan yüzeye çıkıyor. 1992 depreminde bile bu sular birleşmedi. Bu gerçekten olağanüstü bir durum" dedi. Ekşisu’nun yalnızca jeolojik açıdan değil, biyolojik açıdan da önemli bir alan olduğuna dikkat çeken Ayan, sazlık bölgelerin göçmen kuşlar için konaklama alanı oluşturduğunu, ayrıca "Erzincan Sütotu" olarak bilinen endemik bitki türüne de ev sahipliği yaptığını söyledi. Bölgenin jeopark ilan edilmesi gerektiğini vurgulayan Ayan, Ekşisu’nun korunarak Erzincan’ın tanıtımında önemli bir değer haline getirilmesinin hem turizme hem de ekonomiye katkı sağlayacağını kaydetti.