POLİTİKA - 09 Nisan 2026 Perşembe 19:56

Bakan Fidan: "İsrail, beklediğimiz gibi oyun bozuculuğunu yaptı"

A
A
A
Bakan Fidan: "İsrail, beklediğimiz gibi oyun bozuculuğunu yaptı"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Dün ateşkes ilan edildi. Daha görüşmelere geçmeden hemen ilk arıza ortaya çıktı. İsrail, beklediğimiz gibi oyun bozuculuğunu yaptı ve Lübnan’a, o ana kadar gerçekleştirmediği çapta geniş kapsamlı bir hava harekatı icra etti. Çok fazla sayıda sivilin ölümüne sebep olan bir hava harekatıydı. İsrail’in bu provokasyonu eşliğinde devam edecek olan bu görüşmeler, haliyle zor geçecek görüşmeler" dedi.


Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Ankara’da bir araya geldi. Gerçekleşen görüşmenin ardından iki bakan ortak basın toplantısı düzenledi. Bakan Fidan, ABD ve İran arasında gerçekleşen ateşkes ve İsrail’in Lübnan’ın saldırıları hakkında konuştu.


"Bölgemizin istikrarını, güvenliğini ve huzurunu bir bütün olarak görüyoruz"


Görüşmede bölgedeki sıcak gelişmeleri tekrar etraflıca değerlendirme imkanı bulduklarını söyleyen Fidan, "Malumunuz, bölgemiz gerçekten çok sıcak günlerden geçiyor. Her türlü istişareye, dayanışmaya, görüş alışverişine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Bu Türkiye olarak bizi bölgemizle daha fazla eş güdüm içerisinde olmaya bir bakımdan mecbur kılıyor. Bölgemizin istikrarını, güvenliğini ve huzurunu bir bütün olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, kalıcı istikrarın tesisi amacıyla bölge ülkeleriyle yakın eş güdüm hâlinde yoğun gayretlerimizi kararlılıkla ilerletiyoruz" ifadelerini kullandı.


"İsrail’in müzakere sürecini sabote etmeye yönelik bilinen eylemlerine karşı aklıselimle hareket edilmesi zaruridir"


Bölgenin, 28 Şubat’ta başlayan savaşla birlikte yakın tarihinin en ciddi sınamalarından biriyle karşı karşıya kaldığına dikkati çeken Fidan, "Küresel ölçekte ciddi etkiler oluşturan bu savaş karşısında, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde komşularımızla ve ortaklarımızla yakın bir iş birliği ve temas trafiği içerisinde bulunduk. Bu temaslarımızda savaşa nihai bir son vermeye yönelik gayretleri sürekli gündemde tuttuk ve bunun için çalıştık. Bu çerçevede, kardeş Pakistan’ın aktif şekilde destek verdiğimiz girişimiyle varılan iki haftalık ateşkesi büyük memnuniyetle karşılıyoruz. Ateşkesin sahada Lübnan’ı da kapsayacak şekilde tam olarak uygulanmasını ve sürecin kalıcı bir barışa evrilmesini temenni ediyoruz. Bunun yolunun ancak diyalog, diplomasi ve karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesiyle mümkün olacağını tüm taraflara vurguluyoruz. Bu çerçevede, Pakistan’da başlayacak görüşmelerde tarafların uzlaşmacı, esnek, sabırlı ve yapıcı bir tutum sergilemeleri de ayrıca önem taşımaktadır. Yaşanan krizlerden gerekli dersler çıkarılmalıdır. İsrail’in müzakere sürecini sabote etmeye yönelik bilinen eylemlerine karşı aklıselimle hareket edilmesi zaruridir. Özellikle dünya kamuoyunun da İsrail’in muhtemel sabotaj hamlelerine karşı hazır olması ve gerekli tepkiyi koyacak durumda bulunması gerekmektedir. Ayrıca İran ve Körfez ülkeleri arasındaki ilişkilerin daha sağlam bir temele dayandırılarak normalleşmesi de dahil olmak üzere bölgede yeni bir güvenlik ve barış mimarisinin tesis edilmesini ümit ediyoruz. Türkiye olarak bu süreçte aktif rol oynamaya ve gerekli her türlü katkıyı vermeye hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyorum" diye konuştu.


"Miadı dolmuş ve bazı çevreler nezdindeki kullanışlılığını artık yitirmiş olan plan ve projelere yeni Suriye’de yer olmayacaktır"


Bölgede kalıcı barış ve huzurun en önemli yapı taşlarından birinin de Suriye’nin istikrarı olduğunu ifade eden Bakan Fidan, "Suriye halkı 14 yıl boyunca şiddet ve zulümle mücadele etmiş ve 8 Aralık 2024’te tarihi bir devrime imza atmıştır. Suriyeli kardeşlerimiz, devrimden bugüne kadar geçen kısa süre içerisinde ülkelerinin siyasi ve ekonomik açıdan yeniden imarı yolunda sabırla ve azimle ilerlemiş, istisnai bir başarı kaydetmiştir. Gelinen noktada, Suriye’nin bölgemizdeki krizin menfi yansımalarından uzak tutulması gerekliliği açıktır. Son dönemde Suriye ile yürüttüğümüz yoğun diplomasi trafiğinin arka planında da esasen bu amaç yatmaktadır. Suriye’nin sürdürülebilir istikrara kavuşması sürecinde kaydedilen ilerlemenin olumsuz etkilenmemesi önceliğimizdir. Türkiye, bu yönde yürüttüğü çabalarda Suriye’nin her zaman yanında olacaktır. Suriye ile derdimiz ve tasamız birdir; mutluluğumuz ortaktır. Güvenliğimiz ve istikrarımız birbirini tamamlar niteliktedir. Bu çerçevede ülkede devam eden entegrasyon sürecini de yakından takip etmekteyiz. Bu sürecin kesintiye uğramadan, Suriye’nin ve komşularının selameti çerçevesinde nihayete erdirilmesi ülkemiz açısından önem ve önceliğini korumaktadır. Miadı dolmuş ve bazı çevreler nezdindeki kullanışlılığını artık yitirmiş olan plan ve projelere yeni Suriye’de yer olmayacaktır. Bölgemizde süregelen krizler karşısında Suriyeli kardeşlerimizin kapsayıcı bir anlayış etrafında birleşip ülkeyi ileriye taşımaya odaklanması aklıselimin gereğidir" dedi.


"İsrail, Gazze’deki soykırımını şimdi Lübnan’a taşımaktadır"


Bölgedeki barışın önünde en büyük engelin İsrail olduğuna vurgu yapan Bakan Fidan, "Uluslararası toplumun artık net bir şekilde idrak etmesi gereken hakikat şudur; İsrail yayılmacılığı sona ermedikçe Orta Doğu’da kalıcı barış, istikrar ve güvenliğin inşası mümkün olmayacaktır. İsrail’in bölgede kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahaleler yoluyla dayatmasına artık bir dur denmelidir. Netanyahu hükümeti bugün hala savaş bahanesiyle Gazzelileri kıtlık koşullarına mahkum etmekte, Batı Şeria’daki iki devletli çözümü ortadan kaldırmaya yönelik hukuksuz adımlarına her gün bir yenisini eklemekte, Doğu Kudüs’te ibadet özgürlüğünü sistematik biçimde kısıtlamaktadır. İsrail, Gazze’deki soykırımını şimdi Lübnan’a taşımaktadır. Bölgede ateşkesin daha mürekkebi kurumadan Lübnan’da çocuk veya sivil gözetmeksizin sürdürülen İsrail saldırıları yüzlerce cana mal olmakta, bölgeyi daha da derin bir insani krize sürüklemektedir. İsrail’in Lübnan’daki işgalini sonlandırılması ve sivil halkın korunması ertelenemez bir öncelik haline gelmiştir. Tüm bölgemizin huzuru ve küresel istikrar bakımından kritik önem taşıyan şu hususu bir kez daha vurgulamak istiyorum; Netanyahu hükümetinin bölgedeki ateşkesi ve yoğun gayretlerle tesis edilen müzakere süreçlerini bir kez daha sabote etmesine kesinlikle izin verilmemelidir" ifadelerini kullandı.


Antalya Diplomasi Forumu’na Cumhurbaşkanı Şara’nın da katılacağını duyuran Dışişleri Bakanı Fidan memnuniyet duyduklarını da ifadelerine ekledi.


"Cumartesi günü başlaması planlanan görüşmeler, gerçekten savaşın durdurulması için ortaya konabilmiş tek somut mekanizmadır"


ABD ve İran arasındaki ateşkese ve savaşın bitmesi için gerçekleştirilmesi planlanan görüşmelere dair de konuşan Bakan Fidan, "Cumartesi günü başlaması planlanan görüşmeler, gerçekten savaşın durdurulması için ortaya konabilmiş tek somut mekanizmadır. Bir ateşkes eşliğinde bu görüşmelerin yapılıyor olması, aslında çok uzun tartışmalardan sonra, savaş devam ederken tarafların mutabık kalabildiği bir husus olmuştur. Biliyorsunuz, iki görüş vardı: ‘İlk önce tam kapsamlı bir anlaşmaya varalım, sonra ateşkes olsun’ ve ‘Önce ateşkes olsun, sonra anlaşmaya varalım’ görüşleri. Sonra ortada birleşildi. Denildi ki, ‘Ön çerçevede mutabık kalalım ve tartışacağımız konuları, ateşkesle beraber hayata geçirelim’ şeklinde bir orta yol bulundu. Bunun için de cumartesi günü görüşmeler başlayacak. Burada Pakistanlı kardeşlerimize çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten her türlü çabayı ortaya koydular. Taraflar tıkandığı zaman gerek biz gerek onlar sürekli sahnedeydi. ‘Nasıl açarız, nasıl daha iyi çözümler getiririz, her iki tarafı da dengeli tutabilecek, sürecin içinde tutabilecek ne yapabiliriz?’ hep bunun arayışı içerisinde olduk. Gerçekten son üç dört hafta, sürekli yoğun diplomasi ve bir akıl oyununun oynandığı bir süreç oldu. Ama daha olayların çok başındayız" ifadelerine yer verdi.


"İsrail, beklediğimiz gibi oyun bozuculuğunu yaptı"


Ateşkes ve gerçekleşecek barış görüşmelerinin sabote edilememesi gerektiğini söyleyen Fidan şöyle devam etti:


"Biliyorsunuz, dün ateşkes ilan edildi. Daha görüşmelere geçmeden hemen ilk arıza ortaya çıktı. İsrail, beklediğimiz gibi oyun bozuculuğunu yaptı ve Lübnan’a, o ana kadar gerçekleştirmediği çapta geniş kapsamlı bir hava harekatı icra etti. Çok fazla sayıda sivilin ölümüne sebep olan bir hava harekatıydı. İsrail’in bu provokasyonu eşliğinde devam edecek olan bu görüşmeler, haliyle zor geçecek görüşmeler. Şunu hatırlatmak isterim, tartışılacak olan konular çok zor başlıklar. Bunların bir kısmı daha önce Amerika ile İran arasında yapılan görüşmelerde çok sık tartışılmış konulardı. Burada bir yere varılmıştı, bir anlayış birliği oluşmuştu. Özellikle nükleer konularda. Ama şu anda orada bile birtakım git-gellerin olduğunu görebiliyoruz. Özellikle zenginleştirme konusunda. Ben burada şu anda bir pozisyon belirtmek istemiyorum ki taraflar bu konuda daha rahat ve esnek hareket edebilsinler. Ama nükleer konu, en fazla tartıştıkları konuydu. O konuda bile görüş farklılıkları olabilir. Onun dışında, daha önce tartışmadıkları ama bu savaş vesilesiyle devreye giren yeni hususlar var. Bunlardan birisi Hürmüz Boğazı’nın bundan sonraki durumu ve seyrüsefer emniyetinin geleceğidir. Çünkü Hürmüz Boğazı sadece Körfez ülkelerini değil, bütün küresel ekonomiyi çok yakından ilgilendiren bir geçiş noktasıdır. Bunu bütün dünya, son bir aylık savaş sürecinde çok net bir şekilde hissetti ve gördü."


"Cumhurbaşkanımızın liderliğinde oluşturduğumuz bir bölge vizyonuna sahibiz"


Bölgesel güvenliğin sağlanmasının da önemli olduğunu belirken Bakan Fidan, "Bölge ülkeleri ile İran’ın da bu vesileyle bir uzlaşma zeminine gitmesi ve aralarında bulunan örtülü veya açık ne kadar problemli alan varsa çok açık ve şeffaf bir şekilde ortaya konması ve bunun da bir sonuca bağlanması gerekmektedir. Türkiye olarak biz, son 1,5-2 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde oluşturduğumuz bir bölge vizyonuna sahibiz. Bunu taraflara ifade etmekteyiz. Taraflar, özellikle bölgedeki Arap ülkeleri, bir kısmı Körfez’de, bir kısmı Körfez dışında olan ülkeler, İran ile olan sorunlarını dışarıdan aktör çağırarak halletme arayışları, buna mukabil İran’ın bölgede vekil unsurlar aracılığıyla yayılma girişimleri, her zaman için bölgede çok ciddi gerilimlere sebep olmuştur. Biz, bölgesel sahiplenme prensibinden hareketle, tarafların bir araya gelerek, bölgenin evlatları olarak, artık bölgede bulunan ulus devletlerin sınırları belli, bayrakları belli, bulundukları yerler belli olduğu bir düzende, herkesin birbirine saygıyı, egemenliğe saygıyı, toprak bütünlüğüne saygıyı deklare edeceği ve bunun etrafında güvenlik ve kalkınma gibi alanlarda iş birliğini ilerletecek bir mekanizmayı esas görüyoruz. Bunu yapabiliriz ve yapmalıyız. Esasında bu savaş çıkmasaydı, Türkiye bu konuda ileri adımlar atma yönünde ilerliyordu. Çünkü bölgedeki müttefiklerimiz de, ortaklarımız da ve dostlarımız da buna ikna olmuşlardı. Artık bölge savaşlardan yoruldu, bölge işgallerden yoruldu, bölge terörden yoruldu, bölge iç savaşlardan yoruldu, bölge kandan yoruldu. Bölgenin, ilk başta Müslümanların, bölgenin evlatlarının bir arada barış ve huzur içinde yaşaması gerekmektedir" dedi.


Gerçekleştirilecek görüşmeler için iki haftanın yeterli olamayabileceğinden bahseden Fidan, tarafların mutabık kalmasıyla ateşkesin devam edebileceğini ve böylelikle görüşmelerinde devam edeceğini söyledi. Tüm dünyanın ilgisinin bu görüşmede olacağını dile getiren Fidan, ayrıca bu savaşın bitmesi konusunda tüm dünyanın ortak bir fikre sahip olduğunu belirtti.


"Her türlü provokasyon, zorlama ve engelleme vardır; ancak biz ısrarla bu yolda ilerlemeye devam edeceğiz"


Filistin meselesiyle ilgili sorulan bir soruya da cevap veren Fidan, "Gazze’de yürüyen görüşmelerle ilgili bu savaşın başından beri biliyorsunuz, bir konuya dikkat çektik. Bu savaş devam ederken ve buna ilişkin gayretlerimizi yoğunlaştırırken, lütfen dünya kamuoyu Gazze’de olup bitenden de dikkatini almasın. Çünkü bunu yaptığınız anda İsrail’in suistimal etme mekanizması devreye giriyor. Biliyorsunuz, Gazze barış planının uygulanmasında çeşitli aşamalar ortaya konmuştu. Birinci aşamada, belli taraflara düşen yükümlülükler var. Ara bulucular olarak, bunların taraflar tarafından hayata geçirilmesi için çalışmaya başladık. Şimdi bu esnada yeni oluşturulan Gazze heyetinin de işin içinde şu anda aktif rol aldığını görüyoruz. Özellikle Gazze’den sorumlu yüksek temsilci Nikolay Miladinov ve ofisinin de işe başladığını görüyoruz. Biliyorsunuz, Hamas heyeti geçtiğimiz hafta Türkiye’ye geldi. Ondan önce de Türkiye’ye gelmişti. Bizler kendileriyle uzun uzun görüştük. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından da birinci toplantıdan sonra bir kabulleri oldu. Kendileri de bilgilendirme yaptılar. Şimdi şöyle bir durumdayız: Birinci aşamanın uygulanmasında birtakım problemler var. Hamas, kendine düşeni büyük ölçüde yerine getirdi. Ama İsrail’in bu aşamada, birinci aşamayla ilgili belli sözlere bağlı kalmadığına ilişkin veriler ve bulgular var. Hamas, haklı olarak, ikinci aşamaya geçmeden önce birinci aşamada İsrail tarafından yapılmamış hususların hayata geçirilmesi konusunda ısrarcıdır. Ondan sonra ikinci aşamaya geçelim yaklaşımı söz konusudur. Bunlar nelerdir? Ağırlıklı olarak birçok konu var. Bunların başında insani yardımlara ilişkin miktarların, söz verildiği veya anlaşmada öngörüldüğü gibi olmaması gelmektedir. İkincisi, hasta hareketliliğine ilişkin sınır kapılarının açık tutulması, özellikle Refah Sınır Kapısı’nın açık tutulmasına ilişkin politikanın hala istikrara kavuşmamış olmasıdır. Diğer taraftan, Gazze’lilerden müteşekkil 15 kişilik teknik yönetim heyetinin hala Gazze’ye girip yönetimi devralmamış olması gibi birinci aşamaya ilişkin tamamlanmamış konular vardır. Şu anda heyetlerimiz Kahire’dedir. İkinci görüşme için tekrar bir araya gelmek üzere çalışmaktadırlar. Heyetler hem ara bulucular kendi aralarında bir araya gelmektedir hem de Hamas ile bir görüşme yapılması, mümkünse planlanmaktadır. Bu da ikinci aşamaya doğru nasıl gidileceğini görmek içindir. Biz diplomasiden, diyalogdan umudumuzu kesmiyoruz. Bütün gücümüzle bu alana asılıyoruz. Bütün ortaklarımızla beraber bu işi koordine ediyoruz. Her türlü provokasyon, zorlama ve engelleme vardır; ancak biz ısrarla bu yolda ilerlemeye devam edeceğiz"


"İstikrarı daha da güçlendirmeyi amaçlıyoruz"


Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani de, toplantının çok zor bir süreçte gerçekleştiğini ifade ederek, "Bölgemizde farklı farklı gelişmeler görüyoruz. Özellikle Suriye’nin ileri ve gelişimi sırasında. Tabii bizim ilişkilerimiz özellikle kazan kazana bağlı bir ilişkilerdir ve stratejik ilişkilerimiz gittikçe gelişiyor Türkiye ile. Ankara’da güvenilir ve bağlı bir şekilde bir işbirliği ortak bulduk. Biz de böylelikle istikrarı daha da güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Aynı zamanda kardeş Türkiye ülkesi ile birlikte enerji, ticaret, altyapı gibi alanlarda büyük bir işbirliği içerisindeyiz. Böylelikle bütün tehditleri de bertaraf etmekteyiz" dedi.


"Suriye ile SDG arasındaki anlaşmaya sadık kalacağımızı belirtmek istiyorum"


Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin enerji konusu olduğuna değinen Şeybani, Hazar Denizi ve Akdeniz’deki işbirliğinin artacağını vurguladı. Burada gerçekleştirilecek projenin önemine değinen Şeybani, "Buradaki gerçekleştireceğimiz projeler de her iki ülke için çok büyük bir önem arz etmektedir. Ülkenin müesseselerini yeniden inşa etmek, hızlı bir şekilde ilerlemekte. Ve şunu söylemem gerekir ki ilk parlamentoyu Suriyeliler için Haseke’de başlayacaktır. Böylelikle yakında bu parlamentonun ilk oturumu gerçekleştirilmiş olacağız. Biz de Suriye ile SDG arasındaki anlaşmaya tamamen sadık kalacağımızı buradan bir kez daha belirtmek istiyorum. Böylelikle hem sınırlar, petrol kuyularıyla ilgili tüm anlaşmaları yerine getiriyoruz" diye konuştu.


"Bütün Suriye oluşumlarını tek çatı altında olmasına önem veriyoruz"


Suriye’de tek ülke, tek ordu ve egemenliği inşa edeceklerini vurgulayan Şeybani, "Hem Kürt kardeşlerimize de hem de bütün Suriye oluşumlarının tek çatı altında olmasına önem veriyoruz. Hem güvenlik ve askeri cihazların da birlikte olması bizim için de gerçekten çok büyük bir önem arz ediyor. Tabii bizim ulusal çabalarımız da uluslararası çabalarımızla bağlıdır. ABD ve İran arasındaki bu barış gerçekten çok önemlidir. Böylelikle bölgedeki istikrarı destekleyecektir. Sayın basın mensupları, Suriye 14 yıl boyunca çok büyük bir kayıp vermiştir. Ne yazık ki milyonlarca şehitler ve milyonlarca göç verdik. Bundan dolayı büyük bir etki altında kalmıştık. Ancak biz tekrar yeniden ayağa kalkmalıyız. Bu tür durumların bir daha ileride engellenmesi için çabalarımızı sarf etmemiz gerekiyor. Aynı zamanda bölgedeki ülkelerin birbirlerinin egemenliğini koruması gerekiyor" şeklinde konuştu.


İsrail’in bölgede hale genişlediğine dikkati çeken Şeybani, "İsrail bazı bölgeleri halen genişlemekte. Hem havadan hem de karadan saldırılarına ve ihlallerine devam etmektedir. Tabii biz de ABD’nin arabuluculuğuyla güvenlik bir anlaşmayı sağladık. Ancak İsrail’in ne yazık ki gelişimci politikalarıyla bu da baltalanmış oldu. Biz de tekrar ABD’yi ve uluslararası toplumu 1974 anlaşmasına sadık kalmalarını davet ediyoruz. Ve nitekim böylelikle Suriye daha iyi bir şekilde önümüzdeki dönemde ilerleyecektir. Son olarak da Türkiye hükümetine bizleri stratejik bir şekilde destekledikleri için teşekkür ediyoruz. Yeni Suriye her zaman gelişmeye hazır olacaktır, yatırımlara hazır olacaktır" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uğur Okur: "Süper Lig’e çıkmak için mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceğiz" Esenler Erokspor Yardımcı Antrenörü Uğur Okur, 1-1 sona eren Amed Sportif Faaliyetler maçının ardından yaptığı açıklamada, Süper Lig’e çıkmak için mücadeleye devam edeceklerini söyledi. Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında Esenler Erokspor, konuk ettiği Amed Sportif Faaliyetler ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından açıklamalarda bulunan Esenler Erokspor Yardımcı Antrenörü Uğur Okur, "Güzel bir maç oynadık, maçın başından sonuna kadar kazanmak için elinden gelen her şeyi yapan bir Erokspor takımı olduğunu bugün maçı izleyen herkes görmüştür ve takdir etmiştir diye düşünüyorum. Bizim için maçta iki tane çok önemli kırılma anı oldu: Birisi Onur’un sakatlığı. Maalesef onun sakatlığından sonra yapmak zorunda kaldığımız oyuncu değişiklikleri, yabancı kuralından dolayı rakibin üzerindeki ciddi tehditlerimizden birini çıkartmak zorunda kaldık. Ona rağmen yine pozisyona giren, oyuna hükmeden, kazanmak için oynayan takım Erokspor’du. İkinci yarının başında da yine Berat’ın kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyon belki bizim için bir başka kırılma anıydı. O gol olsa belki maç farka giderek bitecekti ve şu anda farklı şeyler konuşuyor olacaktık ama dönüyor dolaşıyor iş nasibe geliyor. Biz yine sonuna kadar mücadelemizi devam ettireceğiz. Yani rakiplerimiz puansal olarak ciddi bir avantajı ele geçirmiş gibi görünüyorlar ama futbolda ne olacağını kimse bilemez. İlk ikiden de çıkamayabiliriz ama biz yine play-off’tan, üçüncü olarak ya da başka bir şekilde Süper Lig’e çıkmak için mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceğiz" ifadelerini kullandı. Müsabakadaki hakem performansını eleştiren Okur, "Özellikle söylemek istediğimiz bir şey var bugün; hakem yönetiminden çok memnun değiliz. Yani bu şundan kaynaklanıyor: Yanlış kararlar verdiler, vermediler diye değil ama bir hakem yönetiminde insanların takdir haklarını sürekli aynı yerden kullanmaması gerektiğini düşünüyorum. Yani biraz daha futbol oynamaya çalışan takıma yardımcı olunmalıdır diye düşünüyorum. İşte zaman geçirmeler, maçın erken bitmesi, Berat’ın penaltı pozisyonuna bile bakılmaması ve hiç anlamadığım konu şu maalesef; birisi bize bunu açıklarsa çok sevineceğim. Gol atmak üzere şut atacak bir arkadaşımızın pozisyonu varken pozisyon niçin kesilir de faul verilir? Niçin bu pozisyon sonuna kadar beklenmez, VAR’dan gerekiyorsa müdahale edilmez? Gerçekten bunları anlamakta zorluk çekiyorum. Ama kime neyi anlatacağız? Mücadelemiz bir şekilde devam edecek. Herkesin takdirine bırakıyoruz bugünkü maçı. Dediğim gibi sonuna kadar mücadelemiz devam edecek. Futbolcu arkadaşlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Onlar gerçekten bu ligin belki kağıt üzerinde birinci veya ikinci şampiyonu olamayacaklar ama oynadıkları futbolla şampiyonluğu hak eden takımın oyuncuları olduklarını herkese gösterdiler" diye konuştu.
İstanbul Barış Kanbak: "Kazanacağımız önemli bir puan vardı, cömertçe bıraktık" İstanbulspor Teknik Direktörü Barış Kanbak, Erzurumspor FK mağlubiyeti sonrası, "Kazanacağımız belki çok önemli bir puan vardı. Bugün onu cömertçe bıraktık. Rakibe 3 puan kazandırdık" dedi. Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında İstanbulspor, evinde karşılaştığı Erzurumspor FK’ya 1-0 mağlup oldu. Müsabaka sonrası düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan İstanbulspor Teknik Direktörü Barış Kanbak, "Hem Sakarya hem de Serik’in puan kaybettiği bir hafta oldu. Bu durum bize alt tarafla puan farkını açma fırsatı sunmuştu. Maçın ilk yarısında oyuna iki taraf da dengeli başladı. Biz daha fazla topun bizde kaldığı anları yaşadık. Özellikle Erzurum karşısında olduğu için daha da fazla anlam kazanıyor. Çalıştığımız bütün varyasyonları aslında gördük. Fakat bugünün eksiği üçüncü bölgede final paslarının kalitesinin olabilecek en alt seviyede olmasıydı. Bu bizim üretkenliğimizi, golü bulma inancımızı her geçen dakika kırmaya başladı. Devre arasında arkadaşlarımızla konuşurken maçı olabildiğince sona kadar götürmek ve bir fırsat gelecekse onu doğru kullanmaktı. Dakika 80’e kadar rakibe tehlikeli bir pozisyon verdiğimizi düşünmüyorum. Ama futbolda anların hatasını yaşadık. Takım oyununun iyi olduğu ama küçük bir anın büyük etkiler oluşturduğu maçları geride bıraktık. Bugün de onlardan biri. Kazanacağımız belki çok önemli bir puan vardı. Bugün onu cömertçe bıraktık. Rakibe 3 puan kazandırdık. Şampiyonluk yolunda daha güçlü gitmelerini sağladık. Kalan 4 maçımız kazanmak için çıkılacak maçlar. Alt tarafla aramızdaki 5 puanı olabildiğince korumamız ve hatta elimizden geldiğince açarak devam etmemiz gerekiyor. İyi bir dinlenmeden sonra Sivas deplasmanına hazırlanacağız. Umut ediyorum ki deplasman performansımız önümüzdeki hafta da devam eder. Bu sezon deplasmanlarda çok daha iyi bir İstanbulspor izletiyoruz. Bugün için tek olumlu şey Sivas’a gidecek olmamız diyebilirim" şeklinde konuştu.
İstanbul Serkan Özbalta: "Bu oyunun sonunda şampiyonluk istiyoruz" Erzurumspor FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta, İstanbulspor galibiyeti sonrası, "Bu oyunun sonunda şampiyonluk istiyoruz. Amed ile 4, Erokspor ile 8 puana çıkardık farkı ama garantilemedik henüz" dedi. Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında Erzurumspor FK, deplasmanda karşılaştığı İstanbulspor’u 1-0 mağlup etti ve bitime 4 hafta kala liderliğini sürdürdü. Mücadelenin ardından Erzurumspor FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta, değerlendirmelerde bulundu. Özbalta, "Zorlu bir haftayı geride bıraktık. İstanbulspor maçı kazanmak isteyecekti ki bulundukları konumdan kurtulmak istiyorlardı. Dünkü Serik ve Sakarya mağlubiyetlerinden sonra onlar da bugün biraz daha rahatlamak istiyorlardı. Tam da bu doğrultuda mücadelesi yüksek bir maç oldu. Devre arasında iyi bir maç olduğunu ve böyle devam ederse maçın sonlarına doğru işi bitirmemiz gerektiğini oyuncularla paylaştık. İstediğimiz neticeyi aldık. Bu oyunun sonunda şampiyonluk istiyoruz. Kendi maçlarımıza bakıyoruz ama maç bittikten sonra da diğer müsabakanın skorunu merak ediyorduk. Amed ile 4, Erokspor ile 8 puana çıkardık farkı ama garantilemedik henüz. Kendi sahamızda Boluspor maçını da kazanıp Erokspor’un maçına bakıp belki de matematiksel olarak garantileme şansımız var. Öyle olmadığı takdirde de sonrasında kalan 3 müsabakadan 1 puan çıkardığımızda şampiyonluğu garantiliyoruz. Çünkü ikili averajda Erok’un da, Amed’in de önündeyiz. Buradan oyuncularımı kutluyorum, alınlarından öpüyorum. Ecmel başkana da teşekkür ediyorum, soyunma odasına gelip güzel dileklerde bulundu. Pazartesi günü için bütün taraftarlarımızı davet ediyorum. Bu galibiyet bütün Erzurum şehrine, halkına armağan olsun" ifadelerini kullandı. Aynı anda zirve yarışındaki takipçileri Esenler Erokspor - Amed Sportif Faaliyetler maçının oynanmasının kendilerini psikolojik olarak baskı altında hissettirip hissettirmediğiyle ilgili soruyu da yanıtlayan Serkan Özbalta, "Erzurumspor FK, mali anlamda yüksek bütçeli takımlarla boğuşuyor bu sene. Bu tarz takımların arasında bu noktaya gelmek oyuncularda ufak da olsa baskı hissettiriyor. Aslında şampiyonluğu hayal etmek, kazanımlarını düşmek ve buraya kadar geldikten sonra elindeki şampiyonluğun gitmemesini istiyor. Her ne kadar sağlıklı bir ortam sağlasak da, zihinlerini berraklaştırsak da, dingin halde sahaya çıksalar da insanoğlunun tabiatında bu gerilim ve stres var. Hata yapmaktan bazen korkuyoruz ve bu da bazen endişe oluşturuyor. İlk yarı belki bundan dolayı böyle geçti ama ilk yarıda İstanbulspor’un da bir reaksiyonu vardı. İkinci yarıda biraz daha kararlı bir Erzurumspor maçı çevirmesini bildi" diyerek sözlerini tamamladı.
İstanbul Mesut Bakkal: "İnşallah hep beraber Süper Lig’e çıkacağız" Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Mesut Bakkal, 1-1 sona eren Esenler Erokspor maçının ardından yaptığı açıklamada, "3 maçı aldığımız zaman inşallah hep beraber Süper Lig’e çıkacağız. İnşallah bu takım şampiyon olacak" dedi. Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında Amed Sportif Faaliyetler, deplasmanda karşılaştığı Esenler Erokspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından açıklamalarda bulunan Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Mesut Bakkal, "Öncelikle puan aldığımız için sevinçliyiz. Hem puan hem puanlar için buraya gelmiştik. İyi bir çıkış olan takımımız; haftalardır iyi oynuyor. Maça biraz vasat, biraz ürkek başladık. Savunmayla hücumu pek ayıramadık. Sonra golü yedikten sonra rahatladık. Daha üretken olmaya başladık. Pozisyonlar denemeye başladık. Sonra ikinci devre golü de bulduk hemen ve büyük bir bölümünde, özellikle son on dakikaya kadar iyi götürdüğümüz bir maç. Galip de gelebilirdik, son dakika bir pozisyon var 85-86’da. O da olabilirdi ama olmadı. Şimdi 4 puanlık avantajımız devam ediyor. Son 4 haftaya girdiğimiz zaman çok önemli bir avantaj. Bunu değerlendireceğiz. Hemen dönüyoruz, hazırlıklarımız devam edecek. İçeride Ümraniye maçına hazırlanacağız. Arkası da bu şekilde devam edecek. Bu avantajımızı kullanmak istiyoruz. Bugün her ne olursa olsun mağlup olmamak önemliydi. İyi bir takıma karşı oynuyorsunuz ve 1-0 geri düştükten sonra oyunu çevirdik. Bu önemliydi. Taraftara teşekkür ediyorum, deplasmanda bile bizi yalnız bırakmadılar. Mücadelesinden dolayı her iki takımı da kutluyorum. Artık her maçı final olarak şampiyonluğa ulaşmak istiyoruz. Bu beraberliğimiz bir tane kaybetme hakkımızın olduğunu gösteriyor. 3 maçı aldığımız zaman inşallah hep beraber Süper Lig’e çıkacağız. İnşallah bu takım şampiyon olacak" diye konuştu.