POLİTİKA - 09 Nisan 2026 Perşembe 20:40

Bakan Fidan: "İsrail, beklediğimiz gibi oyun bozuculuğunu yaptı"

A
A
A

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Dün ateşkes ilan edildi. Daha görüşmelere geçmeden hemen ilk arıza ortaya çıktı. İsrail, beklediğimiz gibi oyun bozuculuğunu yaptı ve Lübnan’a, o ana kadar gerçekleştirmediği çapta geniş kapsamlı bir hava harekatı icra etti. Çok fazla sayıda sivilin ölümüne sebep olan bir hava harekatıydı. İsrail’in bu provokasyonu eşliğinde devam edecek olan bu görüşmeler, haliyle zor geçecek görüşmeler" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Ankara’da bir araya geldi. Gerçekleşen görüşmenin ardından iki bakan ortak basın toplantısı düzenledi. Bakan Fidan, ABD ve İran arasında gerçekleşen ateşkes ve İsrail’in Lübnan’ın saldırıları hakkında konuştu.

"Bölgemizin istikrarını, güvenliğini ve huzurunu bir bütün olarak görüyoruz"

Görüşmede bölgedeki sıcak gelişmeleri tekrar etraflıca değerlendirme imkanı bulduklarını söyleyen Fidan, "Malumunuz, bölgemiz gerçekten çok sıcak günlerden geçiyor. Her türlü istişareye, dayanışmaya, görüş alışverişine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Bu Türkiye olarak bizi bölgemizle daha fazla eş güdüm içerisinde olmaya bir bakımdan mecbur kılıyor. Bölgemizin istikrarını, güvenliğini ve huzurunu bir bütün olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, kalıcı istikrarın tesisi amacıyla bölge ülkeleriyle yakın eş güdüm hâlinde yoğun gayretlerimizi kararlılıkla ilerletiyoruz" ifadelerini kullandı.

"İsrail’in müzakere sürecini sabote etmeye yönelik bilinen eylemlerine karşı aklıselimle hareket edilmesi zaruridir"

Bölgenin, 28 Şubat’ta başlayan savaşla birlikte yakın tarihinin en ciddi sınamalarından biriyle karşı karşıya kaldığına dikkati çeken Fidan, "Küresel ölçekte ciddi etkiler oluşturan bu savaş karşısında, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde komşularımızla ve ortaklarımızla yakın bir iş birliği ve temas trafiği içerisinde bulunduk. Bu temaslarımızda savaşa nihai bir son vermeye yönelik gayretleri sürekli gündemde tuttuk ve bunun için çalıştık. Bu çerçevede, kardeş Pakistan’ın aktif şekilde destek verdiğimiz girişimiyle varılan iki haftalık ateşkesi büyük memnuniyetle karşılıyoruz. Ateşkesin sahada Lübnan’ı da kapsayacak şekilde tam olarak uygulanmasını ve sürecin kalıcı bir barışa evrilmesini temenni ediyoruz. Bunun yolunun ancak diyalog, diplomasi ve karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesiyle mümkün olacağını tüm taraflara vurguluyoruz. Bu çerçevede, Pakistan’da başlayacak görüşmelerde tarafların uzlaşmacı, esnek, sabırlı ve yapıcı bir tutum sergilemeleri de ayrıca önem taşımaktadır. Yaşanan krizlerden gerekli dersler çıkarılmalıdır. İsrail’in müzakere sürecini sabote etmeye yönelik bilinen eylemlerine karşı aklıselimle hareket edilmesi zaruridir. Özellikle dünya kamuoyunun da İsrail’in muhtemel sabotaj hamlelerine karşı hazır olması ve gerekli tepkiyi koyacak durumda bulunması gerekmektedir. Ayrıca İran ve Körfez ülkeleri arasındaki ilişkilerin daha sağlam bir temele dayandırılarak normalleşmesi de dahil olmak üzere bölgede yeni bir güvenlik ve barış mimarisinin tesis edilmesini ümit ediyoruz. Türkiye olarak bu süreçte aktif rol oynamaya ve gerekli her türlü katkıyı vermeye hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyorum" diye konuştu.

"Miadı dolmuş ve bazı çevreler nezdindeki kullanışlılığını artık yitirmiş olan plan ve projelere yeni Suriye’de yer olmayacaktır"

Bölgede kalıcı barış ve huzurun en önemli yapı taşlarından birinin de Suriye’nin istikrarı olduğunu ifade eden Bakan Fidan, "Suriye halkı 14 yıl boyunca şiddet ve zulümle mücadele etmiş ve 8 Aralık 2024’te tarihi bir devrime imza atmıştır. Suriyeli kardeşlerimiz, devrimden bugüne kadar geçen kısa süre içerisinde ülkelerinin siyasi ve ekonomik açıdan yeniden imarı yolunda sabırla ve azimle ilerlemiş, istisnai bir başarı kaydetmiştir. Gelinen noktada, Suriye’nin bölgemizdeki krizin menfi yansımalarından uzak tutulması gerekliliği açıktır. Son dönemde Suriye ile yürüttüğümüz yoğun diplomasi trafiğinin arka planında da esasen bu amaç yatmaktadır. Suriye’nin sürdürülebilir istikrara kavuşması sürecinde kaydedilen ilerlemenin olumsuz etkilenmemesi önceliğimizdir. Türkiye, bu yönde yürüttüğü çabalarda Suriye’nin her zaman yanında olacaktır. Suriye ile derdimiz ve tasamız birdir; mutluluğumuz ortaktır. Güvenliğimiz ve istikrarımız birbirini tamamlar niteliktedir. Bu çerçevede ülkede devam eden entegrasyon sürecini de yakından takip etmekteyiz. Bu sürecin kesintiye uğramadan, Suriye’nin ve komşularının selameti çerçevesinde nihayete erdirilmesi ülkemiz açısından önem ve önceliğini korumaktadır. Miadı dolmuş ve bazı çevreler nezdindeki kullanışlılığını artık yitirmiş olan plan ve projelere yeni Suriye’de yer olmayacaktır. Bölgemizde süregelen krizler karşısında Suriyeli kardeşlerimizin kapsayıcı bir anlayış etrafında birleşip ülkeyi ileriye taşımaya odaklanması aklıselimin gereğidir" dedi.

"İsrail, Gazze’deki soykırımını şimdi Lübnan’a taşımaktadır"

Bölgedeki barışın önünde en büyük engelin İsrail olduğuna vurgu yapan Bakan Fidan, "Uluslararası toplumun artık net bir şekilde idrak etmesi gereken hakikat şudur; İsrail yayılmacılığı sona ermedikçe Orta Doğu’da kalıcı barış, istikrar ve güvenliğin inşası mümkün olmayacaktır. İsrail’in bölgede kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahaleler yoluyla dayatmasına artık bir dur denmelidir. Netanyahu hükümeti bugün hala savaş bahanesiyle Gazzelileri kıtlık koşullarına mahkum etmekte, Batı Şeria’daki iki devletli çözümü ortadan kaldırmaya yönelik hukuksuz adımlarına her gün bir yenisini eklemekte, Doğu Kudüs’te ibadet özgürlüğünü sistematik biçimde kısıtlamaktadır. İsrail, Gazze’deki soykırımını şimdi Lübnan’a taşımaktadır. Bölgede ateşkesin daha mürekkebi kurumadan Lübnan’da çocuk veya sivil gözetmeksizin sürdürülen İsrail saldırıları yüzlerce cana mal olmakta, bölgeyi daha da derin bir insani krize sürüklemektedir. İsrail’in Lübnan’daki işgalini sonlandırılması ve sivil halkın korunması ertelenemez bir öncelik haline gelmiştir. Tüm bölgemizin huzuru ve küresel istikrar bakımından kritik önem taşıyan şu hususu bir kez daha vurgulamak istiyorum; Netanyahu hükümetinin bölgedeki ateşkesi ve yoğun gayretlerle tesis edilen müzakere süreçlerini bir kez daha sabote etmesine kesinlikle izin verilmemelidir" ifadelerini kullandı.

Antalya Diplomasi Forumu’na Cumhurbaşkanı Şara’nın da katılacağını duyuran Dışişleri Bakanı Fidan memnuniyet duyduklarını da ifadelerine ekledi.

"Cumartesi günü başlaması planlanan görüşmeler, gerçekten savaşın durdurulması için ortaya konabilmiş tek somut mekanizmadır"

ABD ve İran arasındaki ateşkese ve savaşın bitmesi için gerçekleştirilmesi planlanan görüşmelere dair de konuşan Bakan Fidan, "Cumartesi günü başlaması planlanan görüşmeler, gerçekten savaşın durdurulması için ortaya konabilmiş tek somut mekanizmadır. Bir ateşkes eşliğinde bu görüşmelerin yapılıyor olması, aslında çok uzun tartışmalardan sonra, savaş devam ederken tarafların mutabık kalabildiği bir husus olmuştur. Biliyorsunuz, iki görüş vardı: ‘İlk önce tam kapsamlı bir anlaşmaya varalım, sonra ateşkes olsun’ ve ‘Önce ateşkes olsun, sonra anlaşmaya varalım’ görüşleri. Sonra ortada birleşildi. Denildi ki, ‘Ön çerçevede mutabık kalalım ve tartışacağımız konuları, ateşkesle beraber hayata geçirelim’ şeklinde bir orta yol bulundu. Bunun için de cumartesi günü görüşmeler başlayacak. Burada Pakistanlı kardeşlerimize çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten her türlü çabayı ortaya koydular. Taraflar tıkandığı zaman gerek biz gerek onlar sürekli sahnedeydi. ‘Nasıl açarız, nasıl daha iyi çözümler getiririz, her iki tarafı da dengeli tutabilecek, sürecin içinde tutabilecek ne yapabiliriz?’ hep bunun arayışı içerisinde olduk. Gerçekten son üç dört hafta, sürekli yoğun diplomasi ve bir akıl oyununun oynandığı bir süreç oldu. Ama daha olayların çok başındayız" ifadelerine yer verdi.

"İsrail, beklediğimiz gibi oyun bozuculuğunu yaptı"

Ateşkes ve gerçekleşecek barış görüşmelerinin sabote edilememesi gerektiğini söyleyen Fidan şöyle devam etti:

"Biliyorsunuz, dün ateşkes ilan edildi. Daha görüşmelere geçmeden hemen ilk arıza ortaya çıktı. İsrail, beklediğimiz gibi oyun bozuculuğunu yaptı ve Lübnan’a, o ana kadar gerçekleştirmediği çapta geniş kapsamlı bir hava harekatı icra etti. Çok fazla sayıda sivilin ölümüne sebep olan bir hava harekatıydı. İsrail’in bu provokasyonu eşliğinde devam edecek olan bu görüşmeler, haliyle zor geçecek görüşmeler. Şunu hatırlatmak isterim, tartışılacak olan konular çok zor başlıklar. Bunların bir kısmı daha önce Amerika ile İran arasında yapılan görüşmelerde çok sık tartışılmış konulardı. Burada bir yere varılmıştı, bir anlayış birliği oluşmuştu. Özellikle nükleer konularda. Ama şu anda orada bile birtakım git-gellerin olduğunu görebiliyoruz. Özellikle zenginleştirme konusunda. Ben burada şu anda bir pozisyon belirtmek istemiyorum ki taraflar bu konuda daha rahat ve esnek hareket edebilsinler. Ama nükleer konu, en fazla tartıştıkları konuydu. O konuda bile görüş farklılıkları olabilir. Onun dışında, daha önce tartışmadıkları ama bu savaş vesilesiyle devreye giren yeni hususlar var. Bunlardan birisi Hürmüz Boğazı’nın bundan sonraki durumu ve seyrüsefer emniyetinin geleceğidir. Çünkü Hürmüz Boğazı sadece Körfez ülkelerini değil, bütün küresel ekonomiyi çok yakından ilgilendiren bir geçiş noktasıdır. Bunu bütün dünya, son bir aylık savaş sürecinde çok net bir şekilde hissetti ve gördü."

"Cumhurbaşkanımızın liderliğinde oluşturduğumuz bir bölge vizyonuna sahibiz"

Bölgesel güvenliğin sağlanmasının da önemli olduğunu belirken Bakan Fidan, "Bölge ülkeleri ile İran’ın da bu vesileyle bir uzlaşma zeminine gitmesi ve aralarında bulunan örtülü veya açık ne kadar problemli alan varsa çok açık ve şeffaf bir şekilde ortaya konması ve bunun da bir sonuca bağlanması gerekmektedir. Türkiye olarak biz, son 1,5-2 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde oluşturduğumuz bir bölge vizyonuna sahibiz. Bunu taraflara ifade etmekteyiz. Taraflar, özellikle bölgedeki Arap ülkeleri, bir kısmı Körfez’de, bir kısmı Körfez dışında olan ülkeler, İran ile olan sorunlarını dışarıdan aktör çağırarak halletme arayışları, buna mukabil İran’ın bölgede vekil unsurlar aracılığıyla yayılma girişimleri, her zaman için bölgede çok ciddi gerilimlere sebep olmuştur. Biz, bölgesel sahiplenme prensibinden hareketle, tarafların bir araya gelerek, bölgenin evlatları olarak, artık bölgede bulunan ulus devletlerin sınırları belli, bayrakları belli, bulundukları yerler belli olduğu bir düzende, herkesin birbirine saygıyı, egemenliğe saygıyı, toprak bütünlüğüne saygıyı deklare edeceği ve bunun etrafında güvenlik ve kalkınma gibi alanlarda iş birliğini ilerletecek bir mekanizmayı esas görüyoruz. Bunu yapabiliriz ve yapmalıyız. Esasında bu savaş çıkmasaydı, Türkiye bu konuda ileri adımlar atma yönünde ilerliyordu. Çünkü bölgedeki müttefiklerimiz de, ortaklarımız da ve dostlarımız da buna ikna olmuşlardı. Artık bölge savaşlardan yoruldu, bölge işgallerden yoruldu, bölge terörden yoruldu, bölge iç savaşlardan yoruldu, bölge kandan yoruldu. Bölgenin, ilk başta Müslümanların, bölgenin evlatlarının bir arada barış ve huzur içinde yaşaması gerekmektedir" dedi.

Gerçekleştirilecek görüşmeler için iki haftanın yeterli olamayabileceğinden bahseden Fidan, tarafların mutabık kalmasıyla ateşkesin devam edebileceğini ve böylelikle görüşmelerinde devam edeceğini söyledi. Tüm dünyanın ilgisinin bu görüşmede olacağını dile getiren Fidan, ayrıca bu savaşın bitmesi konusunda tüm dünyanın ortak bir fikre sahip olduğunu belirtti.

"Her türlü provokasyon, zorlama ve engelleme vardır; ancak biz ısrarla bu yolda ilerlemeye devam edeceğiz"

Filistin meselesiyle ilgili sorulan bir soruya da cevap veren Fidan, "Gazze’de yürüyen görüşmelerle ilgili bu savaşın başından beri biliyorsunuz, bir konuya dikkat çektik. Bu savaş devam ederken ve buna ilişkin gayretlerimizi yoğunlaştırırken, lütfen dünya kamuoyu Gazze’de olup bitenden de dikkatini almasın. Çünkü bunu yaptığınız anda İsrail’in suistimal etme mekanizması devreye giriyor. Biliyorsunuz, Gazze barış planının uygulanmasında çeşitli aşamalar ortaya konmuştu. Birinci aşamada, belli taraflara düşen yükümlülükler var. Ara bulucular olarak, bunların taraflar tarafından hayata geçirilmesi için çalışmaya başladık. Şimdi bu esnada yeni oluşturulan Gazze heyetinin de işin içinde şu anda aktif rol aldığını görüyoruz. Özellikle Gazze’den sorumlu yüksek temsilci Nikolay Miladinov ve ofisinin de işe başladığını görüyoruz. Biliyorsunuz, Hamas heyeti geçtiğimiz hafta Türkiye’ye geldi. Ondan önce de Türkiye’ye gelmişti. Bizler kendileriyle uzun uzun görüştük. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından da birinci toplantıdan sonra bir kabulleri oldu. Kendileri de bilgilendirme yaptılar. Şimdi şöyle bir durumdayız: Birinci aşamanın uygulanmasında birtakım problemler var. Hamas, kendine düşeni büyük ölçüde yerine getirdi. Ama İsrail’in bu aşamada, birinci aşamayla ilgili belli sözlere bağlı kalmadığına ilişkin veriler ve bulgular var. Hamas, haklı olarak, ikinci aşamaya geçmeden önce birinci aşamada İsrail tarafından yapılmamış hususların hayata geçirilmesi konusunda ısrarcıdır. Ondan sonra ikinci aşamaya geçelim yaklaşımı söz konusudur. Bunlar nelerdir? Ağırlıklı olarak birçok konu var. Bunların başında insani yardımlara ilişkin miktarların, söz verildiği veya anlaşmada öngörüldüğü gibi olmaması gelmektedir. İkincisi, hasta hareketliliğine ilişkin sınır kapılarının açık tutulması, özellikle Refah Sınır Kapısı’nın açık tutulmasına ilişkin politikanın hala istikrara kavuşmamış olmasıdır. Diğer taraftan, Gazze’lilerden müteşekkil 15 kişilik teknik yönetim heyetinin hala Gazze’ye girip yönetimi devralmamış olması gibi birinci aşamaya ilişkin tamamlanmamış konular vardır. Şu anda heyetlerimiz Kahire’dedir. İkinci görüşme için tekrar bir araya gelmek üzere çalışmaktadırlar. Heyetler hem ara bulucular kendi aralarında bir araya gelmektedir hem de Hamas ile bir görüşme yapılması, mümkünse planlanmaktadır. Bu da ikinci aşamaya doğru nasıl gidileceğini görmek içindir. Biz diplomasiden, diyalogdan umudumuzu kesmiyoruz. Bütün gücümüzle bu alana asılıyoruz. Bütün ortaklarımızla beraber bu işi koordine ediyoruz. Her türlü provokasyon, zorlama ve engelleme vardır; ancak biz ısrarla bu yolda ilerlemeye devam edeceğiz"

"İstikrarı daha da güçlendirmeyi amaçlıyoruz"

Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani de, toplantının çok zor bir süreçte gerçekleştiğini ifade ederek, "Bölgemizde farklı farklı gelişmeler görüyoruz. Özellikle Suriye’nin ileri ve gelişimi sırasında. Tabii bizim ilişkilerimiz özellikle kazan kazana bağlı bir ilişkilerdir ve stratejik ilişkilerimiz gittikçe gelişiyor Türkiye ile. Ankara’da güvenilir ve bağlı bir şekilde bir işbirliği ortak bulduk. Biz de böylelikle istikrarı daha da güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Aynı zamanda kardeş Türkiye ülkesi ile birlikte enerji, ticaret, altyapı gibi alanlarda büyük bir işbirliği içerisindeyiz. Böylelikle bütün tehditleri de bertaraf etmekteyiz" dedi.

"Suriye ile SDG arasındaki anlaşmaya sadık kalacağımızı belirtmek istiyorum"

Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin enerji konusu olduğuna değinen Şeybani, Hazar Denizi ve Akdeniz’deki işbirliğinin artacağını vurguladı. Burada gerçekleştirilecek projenin önemine değinen Şeybani, "Buradaki gerçekleştireceğimiz projeler de her iki ülke için çok büyük bir önem arz etmektedir. Ülkenin müesseselerini yeniden inşa etmek, hızlı bir şekilde ilerlemekte. Ve şunu söylemem gerekir ki ilk parlamentoyu Suriyeliler için Haseke’de başlayacaktır. Böylelikle yakında bu parlamentonun ilk oturumu gerçekleştirilmiş olacağız. Biz de Suriye ile SDG arasındaki anlaşmaya tamamen sadık kalacağımızı buradan bir kez daha belirtmek istiyorum. Böylelikle hem sınırlar, petrol kuyularıyla ilgili tüm anlaşmaları yerine getiriyoruz" diye konuştu.

"Bütün Suriye oluşumlarını tek çatı altında olmasına önem veriyoruz"

Suriye’de tek ülke, tek ordu ve egemenliği inşa edeceklerini vurgulayan Şeybani, "Hem Kürt kardeşlerimize de hem de bütün Suriye oluşumlarının tek çatı altında olmasına önem veriyoruz. Hem güvenlik ve askeri cihazların da birlikte olması bizim için de gerçekten çok büyük bir önem arz ediyor. Tabii bizim ulusal çabalarımız da uluslararası çabalarımızla bağlıdır. ABD ve İran arasındaki bu barış gerçekten çok önemlidir. Böylelikle bölgedeki istikrarı destekleyecektir. Sayın basın mensupları, Suriye 14 yıl boyunca çok büyük bir kayıp vermiştir. Ne yazık ki milyonlarca şehitler ve milyonlarca göç verdik. Bundan dolayı büyük bir etki altında kalmıştık. Ancak biz tekrar yeniden ayağa kalkmalıyız. Bu tür durumların bir daha ileride engellenmesi için çabalarımızı sarf etmemiz gerekiyor. Aynı zamanda bölgedeki ülkelerin birbirlerinin egemenliğini koruması gerekiyor" şeklinde konuştu.

İsrail’in bölgede hale genişlediğine dikkati çeken Şeybani, "İsrail bazı bölgeleri halen genişlemekte. Hem havadan hem de karadan saldırılarına ve ihlallerine devam etmektedir. Tabii biz de ABD’nin arabuluculuğuyla güvenlik bir anlaşmayı sağladık. Ancak İsrail’in ne yazık ki gelişimci politikalarıyla bu da baltalanmış oldu. Biz de tekrar ABD’yi ve uluslararası toplumu 1974 anlaşmasına sadık kalmalarını davet ediyoruz. Ve nitekim böylelikle Suriye daha iyi bir şekilde önümüzdeki dönemde ilerleyecektir. Son olarak da Türkiye hükümetine bizleri stratejik bir şekilde destekledikleri için teşekkür ediyoruz. Yeni Suriye her zaman gelişmeye hazır olacaktır, yatırımlara hazır olacaktır" dedi.

Ömer Faruk Karataş - Gürkan Sayın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Doğa için yürüyen gençler 40 çuval çöp topladı CHP Manisa Gençlik Kolları’nın 19 Mayıs haftası kapsamında düzenlediği doğa yürüyüşü ve çevre temizliği etkinliğinde yaklaşık 40 çuval atık toplandı. Gençler, çevre duyarlılığı mesajı verdi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Manisa Gençlik Kolları tarafından Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftası kapsamında düzenlenen doğa yürüyüşü ve çevre temizliği etkinliğinde yaklaşık 40 çuval çöp toplandı. Manisa’da gerçekleştirilen etkinlikte gençler, doğa yürüyüşü boyunca çevreye gelişi güzel atılan atıkları toplayarak hem çevre temizliği yaptı hem de çevre bilincine dikkat çekti. Etkinlik sonunda toplanan yaklaşık 40 çuval atık, ilgili birimlere teslim edildi. CHP Manisa Gençlik Kolları yetkilileri, 19 Mayıs ruhunun yalnızca anma programlarıyla sınırlı olmadığını belirterek, gençlerin toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket ederek geleceğe sahip çıkması gerektiğini ifade etti. Etkinlikle ilgili açıklamada bulunan CHP Manisa Gençlik Kolları İl Başkanı Onur Çabuk, çevre konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi. Çabuk, "Bugün yalnızca doğa yürüyüşü yapmadık; aynı zamanda doğaya bırakılan sorumsuzluğun izlerini de topladık. Sadece birkaç saat içerisinde 40 çuval çöp toplamak, aslında çevre konusunda ne kadar büyük bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor." dedi. Gençler olarak çözüm üreten bir anlayışı büyütmek istediklerini kaydeden Çabuk, "Atatürk’ün emanet ettiği bu ülkeye sahip çıkmak; doğasına, çevresine ve geleceğine sahip çıkmaktan geçiyor. Daha temiz bir Manisa ve daha yaşanabilir bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.
Balıkesir CHP Genel Başkanı Özel: "İstiklal Madalyası Balıkesir’in hakkıdır" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’e İstiklal Madalyası verilmesi için kanun teklifi hazırladıklarını hatırlatarak, "Bu Balıkesir’in hakkıdır" dedi. CHP Genel Başkanı Özel, Balıkesir’deki Kuvayi Milliye Meydanı’nda düzenlenen ’Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinginde konuştu. Özel, "Son seçimde Ahmet Akın kardeşim ile 20 ilçede Balıkesirlilerin karşısına çıktık. Ahmet Akın’ı büyükşehir belediye başkanı seçtiniz. Ahmet Akın, 25 aydır gece gündüz çalışıyor. Hangi siyasi partiden seçilmiş olursa olsun tüm belediye başkanlarını tebrik ediyorum. Biraz önce söylendi. İnanılmaz bir borç ve faiz yükü. 111 bin metrekare parke taşı, 534 km içme suyu hattı yenilenmiş, 60 yıldır alt yapıya yapılmayan yatırımlar 25 ay içinde yapılmış. Asbestli borulardan kurtulunmuş. Sağlık için önemli hizmet yapılmış. 15 bin ihtiyaç sahibine 200 milyon destek sağlanmış. Su faturası desteği ile 150 milyon harcanmış. Özellikle yoksul öğrencilere beslenme destekleri ile evine, kimsenin yüzüne vurmadan, okulda diğer çocuklardan geri düşürmeden yapılan bu hizmet önemlidir. Ahmet Başkanı ve ekibini taktir ediyor ve kutluyorum. 4 emekli evi yapılmış, 27 bin çiftçiye sulama desteği verilmiş. Sokak hayvanlarını destek sağlanmış, 281 bin sokak hayvan kısırlaştırılmış ve bakımı yapılmış. Kent genelinde bin 900 kültürel etkinlik düzenlenmiş. Elbette çalışacak. Bu zorluklara rağmen Ahmet başkanı yürekten kutluyoruz. Bir tarafta CHP gelirse sosyal yardımlar kesilecek yalanı vardı, 5 katına çıktı Türkiye’de" dedi. "5 kilometresi yapıldı, gerisi kaldı" Özel, "Balıkesirliler, bir yanda bu şehre hizmet edenler var, diğer yanda bu şehirden oyu alıp, birinci parti çıkıp hasetliğe başlayanlar var. Kuzeybatı çevre yolu, seçimin bittiği akşam yarım bırakıp gittiler. Çere yolunun 5 kilometresi yapıldı, gerisi kaldı. Bu devlet adamlığı değildir. 75 yıldır kazanamadığımız şehre asla küsmedik biz. Buradan çağrımdır. O yolun inşaatına bir an önce başlayın, Balıkesir’e verdiğiniz sözü tutun. Bandırma-Yenişehir hızlı treni olmadı, ilçeler arasında 8 ayrı yol sözü verdiler tutmadılar, merkez ve Edremit’te devlet hastaneleri hala bitmedi. Bu yıl ödeneğini de düşürdüler. Edremit’in devlet hastanesini de satış listesine koydular. Sındırgı’da devlet hastanesi 2018’de temeli atıldı, 7 yıl oldu. Hatırlıyorum, 500 günde bitireceğiz diyorlardı, 2 bin 500 gün oldu hala bitmedi. Havalimanında durum aynı, bina var, pist var uçuş yok. 92 çalışan var, uçuş yok" dedi. "Bir diğer husus, madenlerin Balıkesir’e yaptıkları" diyen Özel, "Biz maden çıkartılmasına karşı değiliz. Katliam yapan, doğayı katleden vahşi madenciliğe geçit vermeyiz. AK Parti döneminde 6 bin 439 ÇED raporu verdiler. İvrindi ve Gökçeyazı’da köylüler çırpınıyorlar. Kazdağları’nın altını üzerindeki zeytinidir. Balıkesir’in vahşi madenciliğe karşı onurlu mücadelesinde sonuna kadar sizinleyiz. Zeytin, zeytinyağı üreticisinin feryadı var. Maalesef Tunus’tan 4.7 groston kötü zeytinyağı ithal ettiler. Maliyeti 270 lira. Dünyanın en güzel zeytinyağını yarıştırıyorlar. Tunus’tan zeytinyağına ithalat izni verenler, sizin dostunuz değildir" diye konuştu. "İstiklal Madalyası Balıkesir’in hakkıdır" Özel, CHP’nin Balıkesir’e İstiklal Madalyası verilmesi için 001 numaralı kanun teklifi hazırladığını ifade ederek, "Bu Balıkesir’in hakkıdır" dedi. "Balıkesirliler, eskiden ekonomik krizler yaşandığı yılla anılırdı, 94 krizi, 2001 krizi derdik. 2018 yılından beri bitmek bilmeyen bir krizin içindeyiz" diyen Özel, "Çünkü bu kriz bir yıllık kriz değil, bir sistem krizidir. Bu kriz, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin demokrasi ile geldiği ülkede yetkileri tek kişide toplamanın krizidir. Bu düzenin adı Ak Parti’nin kara düzenidir. Bu düzende havalimanına uçuş garantisi vardır, yandaşlara kredilerin ödenme garantisi vardır. Bu düzende vatandaşa geçim garantisi yoktur. Açlık sınırının 35 bin lira, yoksulluk sınırının 113 bin lira olduğu bir yerde 28 bin lira asgari ücretle büyük bir ızdırap vardır. Balıkesir emekli ve emekçi şehridir. Balıkesir çiftçi şehridir, yüzleri gülememektedir. Yapılması gereken suratı asık olan çiftçinin, emekçinin, memurun bu kara düzenden kurtulmasıdır. Ya hep beraber kurtulacağız ya da hiçbirimiz kurtulmayacağız" dedi. Dünyanın en adaletsiz vergi düzeninin Türkiye’de olduğunu söyleyen Özel, "Türkiye’de 100 liralık vergi toplanıyor. Bunun yüzde 90’ı zenginler ödesin, yüzde 10’u orta gelire düşsün. Fabrikatörün de, kapıdaki bekçinin de aynı vergiyi ödediği bir sistem var. Elektrikten, sudan, doğalgazdan aynı vergi. Evladına ayakkabı alıyorsun aynı vergi, çocuk bezinde aynı vergi. Bu vergilerin yüzde 65’i. Bu meydanın çok verdiği bir vergi var, gelir vergisi. Bu da toplam vergilerin yüzde 23’ü. Yaptı yüzde 89. Senin zenginler ödeyecek dediğin kurumlar vergisi yüzde 11. Çok az vergi ödemesi gerekenler yüzde 89. AK Parti’nin kara düzeni budur. Bu kara düzeni al aşağı edeceğiz. Bir devri kapatıp yeni bir devir açacağız. İlk seçimde vergide adalet gelecek" diye konuştu. İktidarları döneminde çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alacaklarını kaydeden Özel, "Asgari ücreti insanca bir seviyeye çıkartacağız. Asgari ücreti de KOBİ’nin, esnafın sırtına yük yapmayacağız. Biz kimsenin aç, açıkta kalmasına izin vermeyeceğiz. Temel vatandaşlık gelirini mutlaka getirip, hiç geliri olmayanı kaderi ile baş başa bırakmayacağız. Elektrik ücretini hasattan hasada alıp, çiftçiye elektrik parası diye çökmeyeceğiz. Emekliyi, çalışanı, memuru kaderi ile baş başa bırakmayacağız. Bizimle çalışmaya var mısınız" dedi. Ahmet Akın: "Yeter artık yeter" CHP’den ayrılacağı iddia edilen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ise, partiden ayrılmayacağını açıkladı. Başkan Akın, "Bu millet birli beraberlik görmek istiyorsa Balıkesir’e aksın. Bu birlik beraberlik bizim ruhumuzda var. Atalarımızdan aldığımız emanette var. Hukukun üstünlüğüne inanan, özgürlükleri elinden alınmış tüm arkadaşlarıma selam gönderiyorum. Dün, bin 71 evladımızı Ata’mızın huzuruna götürdük. Gençlerimizin kararlığı, heyecanı bizim de azmimizi daha da yükseltti. Hepsine teşekkür ediyorum. Cumhuriyet emin ellerdedir. Balıkesir, cumhuriyetin, demokrasinin kalesidir. Biz Allah korkusu ile hesap veren, alt yapısı ile güçlenen, afetlere hazırlanan, sporu ile dinamikleşen, kültürü ile yaşayan bir Balıkesir’i hedefledik. Halkımızın istekleri çalışmalarımızın ana unsuru olmuştur. Türkiye’nin gelirine göre en borçlu belediyesini devraldık. 6 milyar borç ödedik. Memleket sevdalısı, Balıkesir aşığıyız. Emanete sahip çıkıyoruz" dedi. Kente 10 milyar liranın üzerinde yatırım yaptıklarını ifade eden Akın, "50-60 yıl bu memleketin alt yapısına yatırım yapmamışlar. Çıkıp bende görmezden gelebilirdim, biz de Allah korkusu var. Yerin altındakinin de sorumluluğu var. Evlatlarıma asbestli borulardan zehirli su içirmeyeceğiz. Allah nasip etti görevi devraldık. Hiçbir bahaneye sığınmadık, sadece milletimize sığındık. Siyasette üç dönem milletvekilliği yaptım. Gezmediğim bir mahallem yok. Siyaset ayrıştırıcı bir dilden vazgeçecek. Yeter artık. Ayrıştırmaya son diyoruz. Balıkesir, Kuvayi Milliye’nin baş şehri. Değerli arkadaşlarım, benim derdim bu şehre hizmet etmektir. Yüzde 50’den fazla oy alarak, tüm partilerden alarak gerçekten bunu iliklerine kadar hisseden bir kardeşiniz olarak ’Benim kitabımda ayrıştırıcılık yoktur, birlik ve beraberlik vardır’ diyorum. Bu anlayışı egemen kılmak için Balıkesir’den bu anlayışı sürdürüyoruz. Benimle ilgili dedikodu yayılıyor. Herkese söylüyorum. En başta bunu üreten insanlar da biliyor dedikodu olduğunu. Siyasetin dedikodudan öte olmadığını düşünüyorlar. Defalarca açıkladım. Yoruldum, yol arkadaşlarım bile bu soruyu sormaya tenezzül ediyorlar. ’Ahmet Akın, CHP’den ayrılacak’ diyorlar. Bu dedikodu yapmaktır. Ben Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün evladı, askeri olarak 2 büyük eseri için canla başla çalışıyorum. Cumhuriyete layık olmak için, CHP’nin fikirlerini iktidara taşımak ve yerelde de aynı fikirlerle hizmet etmek için mücadele ediyorum. Partili arkadaşlarım, ben Cumhuriyet Halk Partiliyim. Yeter, artık yeter" dedi. Mitingde Parti Meclis Üyesi Mahmut Tanal, Kadın Kolları Genel Başkanı Arzu Kaya, Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakıroğlu, Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Ahmet Akın, Balıkesir ilçe belediye başkanları ve Balıkesir milletvekilleri de katıldı.