POLİTİKA - 20 Ocak 2026 Salı 12:40

Bakan Fidan, Özbekistan Dışişleri Bakanı Saidov ile görüştü

A
A
A
Bakan Fidan, Özbekistan Dışişleri Bakanı Saidov ile görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile bir araya geldi.


Bakan Fidan, Ankara’da gerçekleştirilen Türkiye-Özbekistan Ortak Stratejik Planlama Grubu Dördüncü Toplantısı vesilesiyle Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile bir araya geldi.



Bakan Fidan, Özbekistan Dışişleri Bakanı Saidov ile görüştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Türk dünyasının ortak acıları anıldı Ankara’da Türk dünyasının ortak acıları Kanlı Yanvar, Jeltosan, Kanlı Noel ve Kerkük Katliamları "Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam" adlı törenle anıldı. Türklere yönelik dünya genelinde gerçekleştirilen katliamların ortak acıları, Türkiye Azerbaycan Dostluk İş birliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) tarafından düzenlenen törenle anıldı. "Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam" başlığıyla gerçekleştirilen programda; Bakü’de 1990’da yaşanan Kanlı Yanvar, Almatı’daki 1986 tarihli Jeltosan Olayları, Kıbrıs’ta 1963’te yaşanan Kanlı Noel ve 14 Temmuz 1959’daki Kerkük Katliamı ele alındı. Törende, konuşan İstanbul AK Parti Milletvekili Şamil Ayrım, farklı coğrafyalarda yaşanan bu acı olayların Türk milletinin ortak hafızasında derin izler bıraktığını belirterek, hayatını kaybedenleri rahmetle andıklarını ifade etti. "Millet şehitlerini unutarak değil onların emanetine sahip çıkarak yol alır" Kanlı Yanvar yalnızca Azerbaycan’ın değil bütün Türk Dünyası’nın ortak acısı olduğunu vurgulayan İstanbul AK Parti Milletvekili Şamil Ayrım, "20 Ocak 1990 gecesi Sovyet tankları Bakü’de yalnız bir şehre girmek için değil bir milletin iradesini ezmek için girdi. Ancak o gece çelik namlular insan onurunu yenemedi. Kadın, çocuk, yaşlı demeden can veren masumlar Azerbaycan’ın bağımsızlık yolunu kanlarıyla aydınlattılar. O gece akan kan, bir korkunun değil özgürlüğün habercisi oldu. Kanlı Yanvar yalnızca Azerbaycan’ın değil bütün Türk Dünyası’nın ortak acısı ve ortak onurudur. Çünkü bu acı başka coğrafyalarda da farklı isimlerle yaşandı. 1986’da Kazakistan’ın Almatı kentinde yaşanan Jeltoksan olayları Türk gençliğinin kimliğine ve iradesine sahip çıkma çığlığıydı. Kendi vatanında ikinci sınıf muamelesine karşı ayağa kalkan gençler ağır bedeller ödedi ama tarihe şunu yazdılar; bir millet susturulabilir ama teslim alınamaz. Bugün bizler bir millet dört katliam derken yalnızca sayıları değil aynı kaderi, aynı direnişi, aynı inancı dile getiriyoruz. Coğrafyalar farklıydı, tarihler farklıydı ama hedef aynıydı. Türk’ün iradesini kırmak ama başaramadılar. Çünkü Türk dünyası zulme baş eğmeyenlerin destanıdır. Çünkü bir millet şehitlerini unutarak değil onların emanetine sahip çıkarak yol alır. Bugün Bakü’de yanan meşale Almatı’da, Kerkük’te, Kıbrıs’ta aynı ışığı taşımaktadır. Bu meşale bağımsızlığın, kardeşliğin ve ortak geleceğin meşalesidir" diye konuştu. "Kültürümüzü, dilimizi koruya koruya devlet kurduk" Törende konuşan Azerbaycan Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov ise, "Mücadelemizle ve aydınlarımızın kurban verilmesiyle kendi kültürümüzü, dilimizi koruya koruya, mücadelemizle bir devlet kurduk. 1991 yılının 18 Ekim’inde biz bağımsızlığımızı ilan ettik ve yeni Azerbaycan’ı kurduk. "Başkaları bizi katlederken, biz kendimize sahip çıkmalıyız" Türk dünyasında birlik ve beraberliğin önemini belirten Irak Parlamentosu Kerkük Milletvekili Erşat Salihi, "Varlığımızı hiç eden, varlığımızı kaybettiren kendimiz olmamalıyız. Başkaları zaten bizi katlederken, biz kendimize sahip çıkmalıyız. 1974 senesinde Kıbrıs Barış Harekatı gerçekleştiği zaman onlarca Türkmen gençleri Türk Büyükelçiliği’ne giderek biz de savaşçı olarak gitmek istiyoruz demişti, böyle olmalıyız" şeklinde konuştu. Törene, Azerbaycan Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov, Kazakistan Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, Irak Parlamentosu Kerkük Milletvekili Erşat Salihi ve ilgili kurum ve kuruluştan yetkililer katıldı.
Kocaeli Arkadaşının ölümünden sorumlu tutulan sanık: "Onun ailesi yoktu, benim ailem var" Kocaeli’nin Körfez ilçesinde Zafer Ateş’in bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada son sözü sorulan sanık, "Ölenin ailesi yoktu ancak benim ailem var. Ailesi olmayan biri kazara ölmüş olabilir ancak benim ailemin yok olmasına izin vermeyin" ifadesini kullandı. Mahkeme heyeti, eylemin haksız tahrik altında işlendiğine hükmederek sanığı 18 yıl hapis cezasına çarptırdı. Olay, 10 Aralık 2024 tarihinde Yavuz Selim Mahallesi Sağlık Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, Selçuk Ş. ile Zafer Ateş (52) arasında tartışma başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine çıkan kavgada Zafer Ateş bıçakla yaralandı. Göğsünden yaralanan Ateş, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olaya ilişkin çalışma yapan polis ekipleri, kaçan şahsı ablasının evinde yakaladı. Gözaltına alınan zanlı, ifadesinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Ölenin ailesi yoktu ancak benim ailem var" Olayla ilgili davanın son celsesi Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık ve avukatı katıldı. Savunması için söz hakkı verilen Selçuk Ş., Zafer Ateş ile arkadaş olduklarını ve aralarında herhangi bir husumetin bulunmadığını söyledi. Olay gününü de anlatan Selçuk Ş., savunmasına şöyle devam etti: "Olay günü benim evimde yer sofrasında yemek yiyip alkol tüketiyorduk. Zafer, ablamla evlenmek istediğini söyledi. Bunu duyan ablam, alkol masasında bunun konuşulmasından dolayı rahatsız oldu ve kızdı. Bunun üzerine Zafer, ’Seni de öldürürüm, ablanı da öldürürüm’ diyerek elindeki bıçakla tehdit ve küfür etti. Aramızda arbede çıktı. İkimizin de elinde bıçak vardı. Zafer, sofraya takılıp kendimi korumak amacıyla elimde tuttuğum bıçağın üzerine düşerek yaralandı. Olay kazayla gerçekleşti. Sadece 1 bıçak darbesi var. Öldürmeye kastım olsaydı, daha fazla bıçak yarası olurdu. Herhangi bir husumetimiz ve kavgamız yoktu. Pişmanım, keşke olmasaydı. Maktulün 2 kişiyi öldürdüğünün göz önünde bulundurulması istiyorum. Ölenin ailesi yoktu ancak benim ailem var. Ailesi olmayan biri kazara ölmüş olabilir ancak benim ailemin yok olmasına izin vermeyin." 18 yıl hapis Mahkeme heyeti, suçun haksız tahrik altında işlendiği kanaatiyle sanığa 18 yıl hapis cezası verilmesine hükmetti.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yapılan hain saldırı, provokasyondur" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Nusaybin-Kamışlı sınır hattında, Suriye tarafındaki terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yapılan hain saldırı, provokasyondur" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Nusaybin-Kamışlı sınır hattında, Suriye tarafındaki terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yapılan hain saldırı, milletimizin huzuruna yönelmiş, terörle mücadele kapsamındaki gelişmeleri hedef alan açık bir provokasyondur. Bu tür eylemleri planlayan ve icra edenler bilmelidir ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliğine yönelik her tehdit ve mukaddesatımıza yönelik her alçaklık, en kararlı şekilde karşılık bulacaktır. Söz konusu saldırıyla, terörsüz Türkiye hedefini sabote etmeye yönelik karanlık odakların bir kez daha devreye girdiği görülmektedir. Bu girişimler, ne devletimizin kararlılığını zayıflatabilecek ne de milletimizin birlik ve beraberliğine zarar verebilecektir. Olayla ilgili olarak ilgili kurumlarımız tarafından derhal soruşturma başlatılmıştır. Bu hain teşebbüsün failleri ve arkasındaki yapılar, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde tespit edilerek gerekli tüm adli ve idari işlemler gecikmeksizin uygulanacaktır. Hiçbir saldırı ve provokasyon cezasız kalmayacaktır" ifadelerine yer verdi.
İzmir AliaPark’ta engel tanımayan özel bir gün Aliağa Rehabilitasyon ve Engelliler Derneği ile Balçova Engelsiz İzmir Derneği, Aliağa Belediyesi’ne bağlı AliaPark Atla Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret etti. Ziyarette özel gereksinimli çocuklar, merkezde düzenlenen atla terapi etkinliğine katılarak keyifli ve unutulmaz anlar yaşadı. Atla terapi etkinliği; çocukların ahırları dolaşarak atlarla birebir temas kurmalarıyla başladı. Ardından AliaPark’ın yenilenen kapalı manejinde atlara binme imkânı buldular. Gerçekleştirilen tüm faaliyetler, AliaPark Atla Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi’nin sosyal sorumluluk anlayışı doğrultusunda tamamen ücretsiz olarak gerçekleştirildi. Özel çocuklardan Aliapark’a anlamlı hediye Duygu dolu anların yaşandığı ziyaret sırasında; Aliağa Rehabilitasyon ve Engelliler Derneği’ne bağlı çocuklar, kendi elleriyle yaptıkları tabloyu merkez yetkililerine hediye etti. Bu anlamlı eser, sergi kapsamında Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar tarafından satın alınarak AliaPark Atla Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi’ne armağan edildi. Yetkililer, atla terapinin özel gereksinimli bireylerin fiziksel güçlenmesine, sosyal uyumuna ve duygusal gelişimine büyük katkı sağladığını belirterek, bu tür etkinliklerin artarak devam edeceğini belirtti. AliaPark Atla Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi, özel gereksinimli bireylerin toplumsal yaşama etkin katılımını destekleyen projeleriyle yalnızca Aliağa’ya değil tüm Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyor.