POLİTİKA - 15 Aralık 2025 Pazartesi 12:48

Bakan Fidan: "Türkiye’nin her daim söyleyecek özgün bir sözü, masaya koyacak kendi doktrini olacaktır"

A
A
A
Bakan Fidan: "Türkiye’nin her daim söyleyecek özgün bir sözü, masaya koyacak kendi doktrini olacaktır"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Geriye dönüp baktığımızda, son 15 yılda Suriye sahasında tarihin en zorlu sınavlarından birini verdik. Bunun siyasi ve ekonomik maliyetini ödedik; ancak insanlık onurundan taviz vermedik" dedi.


Bakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı tarafından ‘Barış, İstikrar ve Refah Üreten Dış Politika’ temasıyla düzenlenen 16’ncı Büyükelçiler Konferansı’nın açılış konuşmasını gerçekleştirdi.


Fidan, konuşmasında, Türkiye’nin krizler karşısında edilgen bir izleyici değil, stratejik hamleleriyle süreçleri şekillendiren bir aktör olduğunu ifade ederek, sahada atılan adımların, bölgesel ve küresel denklemde somut yansımaların görüldüğünü ve görmeye devam edildiğini aktardı.


"Vizyoner bir bakış açısıyla dünyayı okuma pratiği geliştirmek zorundayız"


Günümüzde ticaret, finans, enerji, teknoloji ve göç gibi alanların birer hibrit savaş unsuruna dönüştüğünü dile getiren Fidan, "Günümüzün diplomat profili, muhtelif alanlarda stratejik hakimiyet gerektirmektedir. Bir başka deyişle, günümüz dünyasında diplomat esasen çok yönlü bir stratejist olmak durumundadır. Bu anlayışla, uzun erimli ve vizyoner bir bakış açısıyla dünyayı okuma pratiği geliştirmek zorundayız" dedi.


"Türkiye’nin her daim söyleyecek özgün bir sözü, masaya koyacak kendi doktrini olacaktır"


Türk dış politikasının vizyonuna değinen ve Türkiye eksenli, bağımsız ve milli bir vizyonun esas olduğunu kaydeden Fidan, "360 derece perspektifiyle yürüttüğümüz dış politikamız, işte bu güçlü vizyonun hem mimarı hem de taşıyıcısıdır. Cumhurbaşkanımızın bizlere istikametini çizdiği, ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefiyle; yakın coğrafyasında güvenlik ve refah üreten, Bölgesel ve küresel düzeyde ‘düzen kurucu’’ rolünü pekiştiren, Uluslararası ticarette pazar payını ve rekabetçiliğini artırmış ve uluslararası sisteme kendi özgün siyasi ve kültürel katkısını sunabilen, saygın ve lider bir Türkiye inşa ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde işte bu güçlü Türkiye vizyonumuzu sahada somut icraata dönüştürmek için yoğun çaba sarf ediyoruz. Bugün Ortadoğu’dan Balkanlar’a, Afrika’dan Orta Asya’ya Türkiye’nin tutumunun kurulan denklemlerde dikkate alınması, bir ‘Türkiye Vizyonundan’ bahsedilmesi tesadüf değildir. Bu, gece gündüz demeden sebatla çalışan Hariciye teşkilatımızın ve arkanızdaki güçlü siyasi iradenin eseridir. Bizim zihnimizdeki Türk dış politikası tasavvuru nettir; Türk diplomasisi zaman ve mesafe tanımaz. Ufkumuzun sınırları yoktur. Şiarımız ise şudur; gerek uluslararası düzenle, gerek bölgesel krizlerle, gerekse insanlığın geleceğiyle ilgili her konuda; Türkiye’nin her daim söyleyecek özgün bir sözü, masaya koyacak kendi doktrini olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.


"Filistin hakkında batı başkentlerinde dahi iki devletli çözüm kabul görüyorsa Türk diplomasisinin payı büyüktür"


Bütüncül kapasite ve stratejik akılla, küresel vicdanı ve bölgesel istikrarı sınayan en kritik cephelerde bilfiil seferber halinde olduklarını söyleyen Bakan Fidan, "7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yaşananlar, tüm insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmiş, ancak aynı zamanda bir uyanışa vesile olmuştur. Gazze’de İsrail’in işlediği soykırım karşısında, küresel vicdanın sesi olduk. Filistin meselesinde en başından beri izlediğimiz ilkeli tutum, ateşkesin sağlanmasında başat rol oynadı. Çabalarımız uluslararası kamuoyları nezdinde büyük yankı buldu. Artık Batı başkentlerinde dahi iki devletli çözüm kabul görüyorsa, bunda Türk diplomasisinin ısrarlı ve ilkeli duruşunun payı büyüktür. Bugün geldiğimiz noktada, Filistin’de kalıcı barış için önümüzde halen uzun bir yol var. Bu bilinçle, iki devletli çözüm vizyonunu hayata geçirmek için sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.


"Rusya-Ukrayna savaşında İstanbul, halen tarafların bir araya gelebildiği yegane platform olma özelliğini korumaktadır"


Bölgenin karşılaştığı en çetin sınavlardan biri olan Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılının geride kaldığına dikkati çeken Fidan, "Savaşın başladığı ilk günden bu yana, ilkemiz net oldu; ‘savaşın kazananı, adil bir barışın ise kaybedeni olmaz.’ Bu inançla, savaşın diplomasi masasında sona ermesi için en yoğun gayreti gösteren ülke biz olduk. İstanbul, halen tarafların teknik düzeyde bir araya gelebildiği ve barışın parametrelerini tartışabildiği yegâne platform olma özelliğini korumaktadır" diye konuştu.


"Son 15 yılda Suriye sahasında tarihin en zorlu sınavlarından birini verdik"


Esad rejiminin devrilmesinin yıl dönümünde Fidan, Suriye’nin Türk diplomasisinin tarihin doğru tarafında durduğunu ve alnının akıyla çıktığını gösteren bir başka örnek olduğunu kaydederek, "Geriye dönüp baktığımızda, son 15 yılda Suriye sahasında tarihin en zorlu sınavlarından birini verdik. Bunun siyasi ve ekonomik maliyetini ödedik; ancak insanlık onurundan taviz vermedik. Bu süreçte yalnız bırakıldığımız, birçok ülkenin terör örgütleriyle taktiksel işbirliklerine girdiği dönemler oldu. Ancak biz rotamızdan şaşmadık. Ve nihayetinde tarih kendi hükmünü verdi. 8 Aralık 2024, Suriye halkı için yeni bir umut sayfasının açıldığı bir milat oldu. Ancak Suriye’de işimiz aslında yeni başlıyor. Biz inanıyoruz ki; dış müdahalelerden arınmış, istikrarlı bir Suriye, bölgemiz için büyük bir artı değer olacaktır. Türkiye, bu süreçte dost ve kardeş Suriye halkının yanında olmaya kararlılıkla devam edecektir" açıklamasında bulundu.


"Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi, ittifakımızın birliği ve dayanışması bakımından tarihi bir buluşma olacaktır"


Türk dünyasında da yeni bir dayanışma çağını inşa ettiklerini dile getiren Fidan, sözlerine şöyle devam etti:


"Türk Devletleri Teşkilatı’nın Dönem Başkanlığı’nı, 2026 yılında ülkemizde düzenleyeceğimiz zirveyle Azerbaycan’dan devralacağız. İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi Dönem Başkanlığını halen yürütmekteyiz. Özellikle Filistin meselesi bağlamında, İslam âleminin ortak vicdanını harekete geçirmek için yoğun mesai harcıyoruz. Elbette, halihazırda üyesi olduğumuz uluslararası kuruluşlarda da etkin ve yönlendirici roller üstleniyoruz. Birleşmiş Milletler’de mazlumların sesi olmaya devam ediyoruz. BM Genel Güvenlik Konseyi’nin reform ihtiyacını en yüksek seviyede dile getiriyoruz. Karadeniz’den Balkanlar’a, Afrika Boynuzu’ndan Güney Asya’ya, arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden biriyiz. AGİT bağlamında, teşkilatın yeniden işlevsel hale getirilmesini destekliyoruz. Bugün de aramızda bulunan Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu’nun AGİT Genel Sekreterliği görevine seçilmesi, Türk diplomasisinin yetiştirdiği kadroların uluslararası camiada ulaştığı itibarı göstermektedir. NATO ittifakındaki konumumuz ise hiç şüphesiz hayati önemdedir. 2026 yılında NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağız. Ankara’da düzenlenecek Zirve, Soğuk Savaş sonrasındaki en büyük dönüşümlerden birini yaşayan İttifakımızın birliği ve dayanışması bakımından tarihî bir buluşma olacaktır. Bu tarihi Zirve’nin hazırlıklarını titizlikle yürütüyoruz."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla 50 bin liralık motoruna 204 bin TL ceza yedi, motorunu yaktı Muğla’nın Menteşe ilçesinde 50 bin TL değerindeki motosikletine 203 bin 965 TL trafik cezası yazılan vatandaş motorunu ateşe verdi. 42 yaşındaki Mehmet Öztürk isimli vatandaş tarafına kesilen cezadan sonra bunalıma girdiğini belirterek motorunu yaktığını açıkladı. Menteşe ilçesi Bayır Mahallesi’nde oturan Mehmet Öztürk, alışveriş merkezi önünde sabit duran motoruna ehliyet ve vizesi olmadığı için 203 bin 965 TL ceza kesildi. Araba parçasına trafik cezası yiyen vatandaş duruma tepki göstererek motorunu ateşe verdi. Motoruna park halinde iken 203 bin 965 TL trafik cezası yiyen vatandaş araba parasına ceza yediğini belirterek, "Durduğu yerde motoruma 203 bin 965 lira ceza yedim. Motorun üstünde yakalanmadım, ya da çevirmeye girmedim, herhangi bir olay anında giriş yaptığım bir yer yok. Drone’dan izleme ile motorla park ettiğim halde geldi polisler arkamdan, ehliyetim olmadığı için 203 bin lira ceza yazdı. Hatta küsuratı var, 204 bin lira ödeyemezdim bu parayı, 203 bin olarak ödeyeceğiz. Gerçi indirim de var yüzde 20 ödeyeceğiz. Asgari ücret çalışan birisi olaraktan. Bu ceza ödemem için en az bir sene geçmesi gerekiyor. Sonuçta evliyim, torun sahibiyim. Evimi bakmak zorundayım. Ama bu şekildeyken bu ceza yedim. İtiraz ediyorum, itirazlar içinde bulundum. Cezanın dolayı. Yani benim kullanmış olduğum motorun maliyeti sıfırını almış olsak bugün 50 bin lira. Ama yediğim ceza 204 bin lira. Yani onun için gerekenlerin yapılmasını istiyorum. Ya da itirazlarım ne kadar gider, ne yapılabilir, arkasında duracağım ve koşturmak da istiyorum. Bunalıma girdim nasıl ödeyeceğim ben bu cezayı? Ben iki tane çocuk besliyorum. İki tane torunum var. Bakmakla yükümlü olduğum bir evim var. Nasıl çıkacağım bu işin içinden? Hani elektriğim, suyum, doğalgazım, telefonum, yani şahsi giderlerim. Hani nasıl ödenir yani 203 kusurları bir ceza. Yani şu anda en basit bir araba almaya kalksam bu para. Araba parasına ceza ödeyeceğim. Sonuç belli. Ödenecek, bekleyecek, faiz üstüne faiz binecek, faiz üstüne faiz binecek. Artık sonra icra gelecek. Bu şekilde devam edip gideceğiz diye düşünüyorum" dedi.
İzmir Eski başkanı sokakta protesto eden belediye işçisi konuştu İzmir’de eski Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal’ı sokakta protesto eden eski belediye çalışanı Pınar Özkan, yaşadıklarını anlattı. Özkan, haksız yere işten çıkarıldığını ve yetkililerle görüşmesine izin verilmediğini, yıllardır Başkan Sandal’la görüşmek isteyip engellendiğini ve bir şans eseri sokakta karşılaşınca neye uğradığını şaşırdığını söyledi. Bayraklı Belediyesinde Eylül 2023’te işten çıkarıldığını öğrenen ve işe dönmek için günlerce eylem yapan 13 yıllık belediye personeli Pınar Özkan, sokakta şans eseri karşılaştığı eski Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal’a tepki gösterdi. Özkan’ın, kendisini tanımadığını söyleyen Sandal’a, "Sen benim ekmeğimle oynadın. Seni asla affetmeyeceğim. Sen beni nasıl tanımazsın, ben işten çıkardığın Pınar Özkan. Hayır ben hiçbir şey yapmadım. Sen beni 04 kodu ile işten çıkardın. Ne bir şahit bulabildin ne bir tane belge sunabildin. Yine de beni geri almadın. Benim bir tane kızım var. Sana iki cihanda da hakkım helal olmasın. Bu belediye başkanlığını hiç hak etmedin, ekmekle oynadın. Allah seni bildiği gibi yapsın. İki cihanda da Allah seni bırakmasın. Hakkım sana haram, zehir zıkkım olsun. Allah belanı versin" dediği anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Gözyaşlarımın aktığı her an ah ediyorum İşten çıkarıldıktan sonra yaşadıklarını ve sokaktaki karşılaşmayı anlatan Özkan, "Serdar Sandal Bey’le çıkarıldığımda görüşmek istedik. Eşimle birlikte suçumuzun ne olduğunu öğrenmek istediğimizde apar topar güvenlikler eşliğinde dışarı atıldık. Yüz kızartıcı suç işlemişçesine bu şekilde bir tavırla işten atılmak beni bu feryada sürükledi. Ben Bornova’dan Bayraklı’ya doğru yürürken Özkanlar’da tesadüf karşıma çıktı. O anda hiçbir şey düşünmedim. Hemen kameramı açtım. Aslında sakince neden beni işten attınız diye sormak istedim. Ama kendisinden aldığım alaycı tavırla ‘Bir şey yapmışsındır, çıkarmışımdır’ tarzında davrandığı için ciğerden gelen bir tepki verdim. Ona ilk defa orada ah etmedim, gözyaşlarımın aktığı her an ediyorum" ifadelerini kullandı. Bankamatikler kalıyor, kimsesizler keyfi şekilde işten çıkarılıyor Mücadelesinin sürdüğünü ve haksızlığa uğradığını öne süren Özkan, "Bu sadece benim sorunum değil. Aynı şeyleri yaşayan birçok kişi bana ulaştı. Aynı taktik uygulanıyor. Önce çıkarıyorlar, sonra arkasından asılsız iddialar ortaya atıyorlar. Ama davaya gelince hiçbir şey sunamıyorlar. Ne bir şahit ne bir belge. Apar topar bizi işsiz bırakıyorlar ve gelecekte işe girmemizi de engelliyorlar. Belediyede bankamatikler var. Çalışan personeli işten çıkarıyorlar ama işe gelmeyen kişilerin kartını başkası basıyor, bu kameralarla tespit edilmesine rağmen işlem yapılmıyor. Onlar yandaş olduğu için kalıyor, bizim gibi kimsesizler ise keyfi şekilde işten çıkarılıyor" diye konuştu.