POLİTİKA - 26 Mart 2026 Perşembe 14:51

Eski başkanı sokakta protesto eden belediye işçisi konuştu

A
A
A

İzmir’de eski Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal’ı sokakta protesto eden eski belediye çalışanı Pınar Özkan, yaşadıklarını anlattı. Özkan, haksız yere işten çıkarıldığını ve yetkililerle görüşmesine izin verilmediğini, yıllardır Başkan Sandal’la görüşmek isteyip engellendiğini ve bir şans eseri sokakta karşılaşınca neye uğradığını şaşırdığını söyledi.

Bayraklı Belediyesinde Eylül 2023’te işten çıkarıldığını öğrenen ve işe dönmek için günlerce eylem yapan 13 yıllık belediye personeli Pınar Özkan, sokakta şans eseri karşılaştığı eski Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal’a tepki gösterdi. Özkan’ın, kendisini tanımadığını söyleyen Sandal’a, "Sen benim ekmeğimle oynadın. Seni asla affetmeyeceğim. Sen beni nasıl tanımazsın, ben işten çıkardığın Pınar Özkan. Hayır ben hiçbir şey yapmadım. Sen beni 04 kodu ile işten çıkardın. Ne bir şahit bulabildin ne bir tane belge sunabildin. Yine de beni geri almadın. Benim bir tane kızım var. Sana iki cihanda da hakkım helal olmasın. Bu belediye başkanlığını hiç hak etmedin, ekmekle oynadın. Allah seni bildiği gibi yapsın. İki cihanda da Allah seni bırakmasın. Hakkım sana haram, zehir zıkkım olsun. Allah belanı versin" dediği anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.

Eski başkanı sokakta protesto eden belediye işçisi konuştu

Gözyaşlarımın aktığı her an ah ediyorum

İşten çıkarıldıktan sonra yaşadıklarını ve sokaktaki karşılaşmayı anlatan Özkan, "Serdar Sandal Bey’le çıkarıldığımda görüşmek istedik. Eşimle birlikte suçumuzun ne olduğunu öğrenmek istediğimizde apar topar güvenlikler eşliğinde dışarı atıldık. Yüz kızartıcı suç işlemişçesine bu şekilde bir tavırla işten atılmak beni bu feryada sürükledi. Ben Bornova’dan Bayraklı’ya doğru yürürken Özkanlar’da tesadüf karşıma çıktı. O anda hiçbir şey düşünmedim. Hemen kameramı açtım. Aslında sakince neden beni işten attınız diye sormak istedim. Ama kendisinden aldığım alaycı tavırla ‘Bir şey yapmışsındır, çıkarmışımdır’ tarzında davrandığı için ciğerden gelen bir tepki verdim. Ona ilk defa orada ah etmedim, gözyaşlarımın aktığı her an ediyorum" ifadelerini kullandı.

Bankamatikler kalıyor, kimsesizler keyfi şekilde işten çıkarılıyor

Mücadelesinin sürdüğünü ve haksızlığa uğradığını öne süren Özkan, "Bu sadece benim sorunum değil. Aynı şeyleri yaşayan birçok kişi bana ulaştı. Aynı taktik uygulanıyor. Önce çıkarıyorlar, sonra arkasından asılsız iddialar ortaya atıyorlar. Ama davaya gelince hiçbir şey sunamıyorlar. Ne bir şahit ne bir belge. Apar topar bizi işsiz bırakıyorlar ve gelecekte işe girmemizi de engelliyorlar. Belediyede bankamatikler var. Çalışan personeli işten çıkarıyorlar ama işe gelmeyen kişilerin kartını başkası basıyor, bu kameralarla tespit edilmesine rağmen işlem yapılmıyor. Onlar yandaş olduğu için kalıyor, bizim gibi kimsesizler ise keyfi şekilde işten çıkarılıyor" diye konuştu.

Ali İhsan Çiftçi - Sinan Yeniçeri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çeşme’de, duygu dolu Çanakkale anması 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Çeşme’de anlamlı bir anma programı düzenlendi. 18 Mart’ta okulların ara tatilde olması nedeniyle bugün gerçekleştirilen törende duygu dolu anlar yaşandı. Çakabey Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa ilçe protokolü, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, Sıdıka Kelami Ertan Ortaokulu tarafından hazırlanırken, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı okul müdürü Hikmet Aykut yaptı. Aykut, konuşmasında Çanakkale Zaferi’nin yalnızca bir askeri başarı olmadığını, aynı zamanda bir milletin kaderini değiştiren tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Çanakkale’de verilen mücadelenin fedakârlık, inanç ve kararlılığın en büyük örneklerinden biri olduğunu ifade eden Aykut, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğine dikkat çekerek, "Onun askeri dehası ve sarsılmaz iradesi olmasaydı bugün bu topraklarda özgürce yaşamak mümkün olmayacaktı" dedi. Konuşmasında gençlere de seslenen Aykut, Çanakkale ruhunun yalnızca geçmişte kalmaması gerektiğini belirterek, bu ruhun bilim, sanat ve üretimle geleceğe taşınmasının önemine değindi. Şehitlerin emaneti olan vatanın korunmasının en büyük sorumluluk olduğunu ifade etti. Öğrencilere ödülleri verildi Program kapsamında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen şiir ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Öğrencilerin Çanakkale ruhunu yansıtan eserleri, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Tören, öğrenciler tarafından sahnelenen "Geçilmez Çanakkale" adlı gösteri ile devam etti. Duygusal anların yaşandığı gösteri, izleyicilerden büyük alkış aldı. Anma programı, toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Kocaeli Patrondan nezarethanede para teklifi iddiası: "Başını kaldır bana bak, sigortalı söyle" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davanın duruşmasında, olaydan yaralı kurtulan personel Gülhan Bendi yaşananları anlattı. Olaydan önce elektrik sorunları yaşandığını ve yangın merdiveninin maliyet gerekçesiyle yapılmadığını söyleyen Bendi, ayrıca fabrikada Defacto ve LC Waikiki gibi ünlü markalara parfüm dolumu yaptıklarını belirterek, üretimin iddiaların aksine aktif şekilde sürdüğünü söyledi. Bendi, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek para teklif etti" dedi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Sanık savunmaları tamamlandı Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 2’si firari 16 sanığın savunmaları tamamlandı. Sanık savunmaları tamamlanmasının ardından müşteki ifadelerinin dinlenmesine geçildi. Müştekilerden, patlamadan yaralı kurtulan çalışan Gülhan Bendi (40), fabrikanın çalışma düzeni, üretim süreci ve yangın öncesine ilişkin beyanlarda bulundu. "Yandım ama sesleri duyuyordum" Olaydan yaklaşık bir hafta önce elektrik tesisatında sıkıntıların başladığını ve şalterlerin sürekli attığını belirten Bendi, "Ravive Kozmetik’te yaklaşık 4,5-5 yıldır çalışıyordum. Olaydan 1 hafta önce elektrikte sıkıntı vardı. Tuncay Yıldız fişi taktıktan sonra patlama oldu. Ben çıktım ama diğerleri çıkamadı. Yandım ama sesleri duyuyordum, çıktığımda ben de yanıyordum. Saniyeler içinde fabrika tutuştu, herkes çığlık çığlıyaydı. Kurtuluş Bey de yoldan geri dönmüş" dedi. "Hafta sonu çalışmamız istendi" Fabrikadaki üretim süreci ve eksiklikler hakkında bilgi veren Bendi, "Kurtuluş Bey bize özellikle ’hafta sonu gelin, yetişmesi gereken ürünler var’ dedi. Defacto, LC Waikiki, Sheliq, Kiva, Shauran ürünleri o gün yapılacaktı. Önce hastaneye, sonrasında karakola gittik. Shauran üretimini de yapıyorduk, yapılmıyordu söylemleri yalandır. Biz Sheliq paketlemesine gidiyorduk, hatta Ataşehir’deki ofiste bizi görmedikleri, tanımadıkları iddiası yalandır. Olay günü Tuncay Yıldız Defacto’nun karışımını yaptı, biz de dolumunu yapacaktık. Tuncay alana getirdi ürünü. Aynı zamanda krem yapıyordu. Yaklaşık bir hafta boyunca şalter atıyordu ama bir problem olmuyordu, aynı zamanda elektrik faturası da geliyordu" diye konuştu. Tutuklu sanıklardan fabrika sahibinin gelini Aleyna Oransal’ın "iş yerine hiç gitmediği" yönündeki savunmasını yalanlayan Bendi, "Eski fabrikada bir makine vardı, ikinci fabrikaya geçince 2 makine alındı. Aleyna Oransal fabrikaya gelmediğini söylüyor ancak geldi, hatta işimiz yoğun olduğu zaman yardımcı da oldu. Çağatay ve Gökberk Güngör de ofise geliyordu" ifadelerini kullandı. "SGK yalanı için para teklif etti" Çalışanların sigortasız çalıştırıldığına ilişkin de konuşan Bendi, gözaltı sürecinde kendisine para teklif edildiğini ileri sürerek, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek bana para teklif etti. Ben de 3 gün nezarethanede kaldım. Çok merak ediyorum, babaları yaşasaydı suçu yine babalarının üzerine atabilecekler miydi" diye konuştu. "Kurtuluş Oransal çok para dedi" Gülhan Bendi, sözlerine şöyle devam etti: "Tekirdağ’dan ürünler geliyordu, burada dolum yapıyorduk. Kiva, Defacto, LC Waikiki dolumlarını yapıyorduk. Hem kendi fabrikalarına hem de başka fabrikalara üretim ve dolum yapıyorduk. Altay Ali Oransal ve İsmail Oransal (tutuklu fabrika yetkilileri) yeni yere geliyordu. Bazen çalışıyor, müşteri de getiriyorlardı. Daha çok Altay müşterilerle görüşüyordu. Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler, Kurtuluş Oransal ’Çok para’ dedi. İkinci kez gelenler 500 bin istedi, yaptırmadı." "Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin" Gülhan Bendi ayrıca, fabrikaya hiçbir resmi kurumun denetime gelmediğini söyleyerek, "Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Hiçbir resmi kurum denetime gelmedi. Sadece zabıta geliyordu, çaylarını içip gidiyorlardı. Çevreden şikayet geliyordu, koku ve çöplerle ilgili. Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin. Zabıtalar parfüm alıp gidiyordu" cümlelerine yer verdi. Bendi’nin ifadesinin ardından duruşmaya ara verildi.