POLİTİKA - 03 Aralık 2025 Çarşamba 12:05

Bakan Göktaş: "Engelli bireylerin haklarını tam olarak kullanabildikleri bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Engelli bireylerin haklarını tam olarak kullanabildikleri bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Engelli bireylerin hayatın her alanında var olabildiği, haklarını tam olarak kullanabildikleri bir Türkiye ve dünya için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda düzenlenen programla "Engelsiz Mobil" uygulaması tanıtıldı. Programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, uygulamanın engelli vatandaşların kamu hizmetlerine daha hızlı, kolay ve güvenli bir şekilde erişebilmesi için tasarlandığını dile getirdi. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak yenilikçi adımların çoğalması ve toplumda güçlü bir farkındalığın oluşması için bir fırsat olduğunu belirten Göktaş, engelli bireylerin gününü kutladı.



"Erişilebilirliği temel önceliklerimizden biri olarak görüyoruz"


Engelli bireylerin hak ve hizmetlere kolay ulaşabilmesi için erişilebilirliği temel önceliklerinden biri olarak gördüklerini aktaran Göktaş, "Bakanlık olarak engelli bireylerin güvenle yaşadığı, fırsat eşitliğinin güçlendiği ve hayata tam katılımın sağlandığı kapsayıcı bir toplum inşa etmek için çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve engelli hakları konusunda ortaya koyduğu hassasiyet çalışmalarımıza her zaman yön verdi. Bu anlamda engelli bireylerin hak ve hizmetlere kolay ulaşabilmesi için erişilebilirliği temel önceliklerimizden biri olarak görüyoruz" şeklinde konuştu.


Mobil uygulamanın içeriği hakkında bilgi veren Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Uygulamamızın merkezinde Dijital Engelli Kimlik Kartı bulunuyor. Bu kartı Avrupa Birliği Engellilik Kartı Direktifi ile uyumlu bir yapıda hazırladık. Böylece QR doğrulama ve güvenli kimlik paylaşımı gibi teknolojilerle engelli vatandaşlarımızı dijital ortamda güçlendiren önemli bir adım atıyoruz. Diğer yandan, rapor süresi doğrultusunda, evde bakım ya da engelli aylığı gibi ödemeler yatırıldığında vatandaşlarımızın anında haberdar olmalarını sağlayacağız. Ayrıca toplu ulaşım ve riskli hava koşulları gibi günlük yaşamı etkileyen durumları anlık olarak bildireceğiz. Uygulamanın içinde yer alan Engelsiz Akademi ile kısa eğitim videoları, işaret dili dersleri ve farkındalık içerikleriyle toplumda yeni bir alan açacağız. Engelsiz Harita ile kullanıcıların karşılaşacağı erişim sorunlarını fotoğraf, konum ve açıklama ile bildirmesine imkan sunacağız. Kaldırım bozukluğu, engelli park yerlerinin işgali, asansör arızası, rampası olmayan geçitler gibi her bildirim ilgili kuruma iletilerek, çözüm süreci uygulama üzerinden takip edilebilecek. Bu sayede erişilebilirlik artık şeffaf, ölçülebilir ve yönetilebilir bir sürece dönüşecek. Uygulama ile eğitim ve istihdam imkanlarını, vergi muafiyetleri, toplu taşıma avantajları ve e-Devlet bağlantılarını tek bir ekranda sunuyoruz. Yapay zeka destekli asistan ile kullanıcılar en doğru bilgiye en kısa yoldan ulaşabilecek. Acil durumlarda tek tuşla 112 araması, konum paylaşımı, sessiz acil çağrı, panik butonu ile hızlı ve güvenli bir destek sağlıyoruz."


Projenin arkasında büyük bir dayanışma ağı olduğunu söyleyen Göktaş, "2025 Aile Yılı vesilesiyle hayata geçirdiğimiz bu projeleri engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak daha kapsayıcı ve sürdürülebilir politikalarla devam ettireceğiz. Engelli bireylerin başarısı toplumun başarısıdır. Onların sporda, sanatta, eğitimde, çalışma hayatında elde ettiği her başarı hepimiz için bir gurur kaynağıdır" şeklinde konuştu.



"Engelli bireylerin haklarını tam olarak kullanabildikleri bir Türkiye ve dünya için çalışmaya devam edeceğiz"


Engelli bireylerin pek çok alanda elde ettiği başarıların kendileri için gurur kaynağı olduğunu ifade eden Bakan Göktaş, şunları kaydetti:


"Onların sporda, sanatta, eğitimde, çalışma hayatında elde ettiği her başarı, hepimiz için bir gurur kaynağıdır. Bugün aramızda, Tokyo’da düzenlenen 25. Yaz İşitme Engelliler Olimpiyatları’ndan gelen milli sporcularımız bulunuyor. Onların uluslararası arenada elde ettikleri başarılar, engelli bireylerin imkan sunulduğunda neler başarabileceklerini dünyaya gösteriyor. Tüm sporcularımızı tebrik ediyorum. Bu başarıların benzer örneklerini her alanda görmek mümkündür. Kimi engelli gencimiz yazılım mühendisi olup teknolojide yenilikler yapıyor, kimi görme engelli sanatçımız sahnede harikalar oluşturuyor. Engel dediğimiz şey doğru destek ve fırsatlarla aşılabilir bir durumdur. Yeter ki bizler toplum olarak dayanışma ruhumuzu canlı tutalım ve ‘engelsiz bir hayat’ hedefine inanmayı sürdürelim. Biz, engelli bireylerin hayatın her alanında var olabildiği, haklarını tam olarak kullanabildikleri bir Türkiye ve dünya için çalışmaya devam edeceğiz."


Bakan Göktaş, konuşmasının ardından 25. Yaz İşitme Engelliler Olimpiyatları’ndan gelen milli sporcularla hatıra fotoğrafı çektirdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizlili basın mensuplarına "Sosyal Medyada Etkili İçerik Üretimi" eğitimi verildi Denizli’de yerel basına yönelik düzenlenen eğitim programında konuşan Yavuz Selim Köşger, dijital çağda dezenformasyonun hızla yayıldığını belirterek, "Üretilen her içerik yalnızca şehri değil, ülkeyi de temsil ediyor" dedi. Denizli’de yerel basın mensuplarına yönelik "Sosyal Medyada Etkili İçerik Üretimi" ve "Algoritmalar Çağında Haber Üretmek" konulu eğitim programı gerçekleştirildi. Denizli Valiliği ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen programa basın mensupları yoğun ilgi gösterdi. Programa Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak ve İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürü Sezgin Sağun katıldı. Açılış konuşmalarıyla başlayan programda dijital haberciliğin dönüşümü, sosyal medya algoritmaları ve doğruluk ilkeleri ele alındı. Konuşmasında çağın "algı çağı" olduğuna dikkat çeken Vali Köşger, algının çoğu zaman gerçeğin önüne geçtiğini vurguladı. Dijitalleşmenin tüm alanlarda köklü değişimlere yol açtığını belirten Köşger, özellikle medya sektörünün bu dönüşümden en çok etkilenen alanların başında geldiğini ifade etti. Dezenformasyonun hızla yayılmasına dikkat çeken Köşger, "Doğru bilgi yerine yanlış ve yanıltıcı içerikler çok daha hızlı yayılıyor. Bu durumun oluşturduğu zararı telafi etmek ise çoğu zaman mümkün olmuyor" dedi. Yerel basının sorumluluğuna vurgu yapan Köşger, üretilen içeriklerin doğru, güvenilir ve teyitli olması gerektiğini belirterek, "Denizli’de yapılan bir haber dünyanın her yerinde görülebiliyor. Bu nedenle her içerik yalnızca şehrimizi değil, ülkemizi de temsil ediyor" ifadelerini kullandı. Konuşmasında Malcolm X’in sözlerine de yer veren Köşger, medyanın algı oluşturma gücüne dikkat çekti ve manipülatif içeriklere karşı hassasiyet çağrısında bulundu. Program kapsamında "Sosyal Medyada Etkili İçerik Üretimi" ve "Algoritmalar Çağında Haber Üretmek (Gazetecilik 2.0)" başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Eğitimde dijital çağda doğru bilgi üretimi, algoritmaların etkisi ve etik habercilik ilkeleri üzerinde duruldu.
Ankara Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."