POLİTİKA - 20 Ocak 2026 Salı 11:38

Bakan Göktaş: "Eylem Planıyla, Roman vatandaşlarımızın hayatını iyileştiren hizmetlerimizi büyüteceğiz"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Eylem Planıyla, Roman vatandaşlarımızın hayatını iyileştiren hizmetlerimizi büyüteceğiz"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "yerelde karşılığı olan Eylem Planıyla, Roman vatandaşlarımızın hayatını iyileştiren hizmetlerimizi büyüteceğiz. Çocuklarımızın okulda devamını güçlendirecek, gençlerimizi mesleğe ve işe daha hızlı taşıyacak, kadınların üretim ve gelir imkanlarını artıracağız" dedi.


Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi (2023-2030) kapsamındaki 1.Aşama Eylem Planı (2023-2025) uygulaması tamamlandı. Bugün Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi 2. Aşama Eylem Planı (2026-2030) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.


Bu kapsamda Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi (2023-2030) ve 1. Aşama Eylem Planı (2023-2025)’ ‘İzleme Değerlendirme Kurulu Toplantısı’ gerçekleşti. Ankara Hakimevinde düzenlenen toplantıda açılış konuşmasını yapan Göktaş, "Bugün aynı zamanda, Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle yayımlanan 2. Aşama Eylem Planımız da yürürlüğe girdi. Yeni Eylem Planımızdaki hedefleri, yerelde güçlü bir koordinasyonla hayata geçirerek Roman vatandaşlarımızın kazanımlarını yaygınlaştıracağımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2009 yılında başlattığı ‘Roman Açılımı’nın, Roman vatandaşlara yönelik kamu politikalarında yeni bir safhayı başlatan tarihi bir dönüm noktası olduğunu dile getiren Göktaş, "Bu yaklaşım konuya sadece sosyal yardım penceresinden değil, hak temelli, katılımcı ve sonuç odaklı bir kamu politikası çerçevesinden bakmamızı sağladı. Roman vatandaşlarımızın günlük hayatta karşılaştığı güçlükleri, sahadan gelen verilerle ve doğrudan temasla görünür kıldı" değerlendirmesinde bulundu.


"Eylem Planımız; 6 politika alanında, 41 eylem ve 90 faaliyetten oluşan, sahaya doğrudan temas eden bir uygulama çerçevesidir"


2. Aşama Eylem Planını; 1. aşamada kurdukları altyapının üzerine inşa edilen bir ‘devam, güçlenme ve yaygınlaştırma’ süreci olarak gördüklerini aktaran Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:


"İlkinde yakaladığımız ivmeyi koruyarak, devam eden hedefleri daha geniş bir kapsama taşıyacağız. Eylem Planımız; 6 politika alanında, 41 eylem ve 90 faaliyetten oluşan, sahaya doğrudan temas eden bir uygulama çerçevesidir. Bu çerçevenin merkezinde eğitim ve istihdam yer alıyor. Sağlık, barınma, sosyal hizmet ve sosyal yardım başlıklarıyla güçleniyor. Genel politikalar bölümünde ise sosyal içerme, haklara erişim, kültür-sanat ve izleme-değerlendirme araçlarıyla, hedeflerimizi kalıcı sonuçlara taşımayı amaçlıyoruz. Eğitimde hedefimiz; Roman çocuklarımızın okulda kalıcılığını ve başarılarını sağlamaktır. Mesleki Eğitim Merkezlerine yönlendirmeyle gençlerin meslek edinmesini desteklemek. İstihdamda hedefimiz; Roman vatandaşlarımızın işe erişimini kolaylaştırmak, istihdamlarını artırmaktır. Bu kapsamda mesleki kurs ve işbaşı programlarını yaygınlaştırıyoruz. İş arama becerileri ve işe uyum desteklerini sahaya indiriyoruz. Finansal okuryazarlık, kooperatifçilik, e-ticaret ve e-ihracat eğitimleriyle ticari hayata katılımı yaygınlaştırıyoruz. 87 SODAM koordinasyonunda girişimcilik desteklerinde bilgilendirme ve rehberliği güçlendiriyoruz. Sağlıkta hedefimiz; Roman vatandaşlarımızın sağlık okuryazarlığını ve hizmetlere etkin erişimini artırmaktır. Barınmada; yerelin ihtiyaçlarına uygun biçimde yaşam alanlarını iyileştirmektir. Bu kapsamda barınma yardımlarında erişimi geliştiriyor, mahalle dokusunu gözeten konut ve yerinde dönüşüm modellerini destekliyoruz."



"LOCALROMA ile de yürüttüğümüz çalışmaları ve iyi uygulamaları daha da yaygınlaştıracak altı yapıyı güçlendireceğiz"


Roman vatandaşlara yönelik faaliyetleri yerelde etkisini artırmak için özel önem verdiklerini vurgulayan Göktaş, "Sosyal yardım ve sosyal hizmetlerde; Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP), Sosyal Dayanışma Merkezi (SODAM) ve mobil ekipler üzerinden hizmetlerimizi ve desteklerimizi hane bazlı ihtiyaçlara göre yönlendirme mekanizmalarımızı güçlendiriyoruz. Roman nüfusun yoğun olduğu illerde valiliklerimizin koordinasyonunda yerel eylem planlarıyla faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Sahadaki koordinasyonu güçlendirmek için Roman Koordinasyon İl Koordinatörlerimizle hizmetleri ihtiyaca göre hızlıca ulaştırıyoruz. Bu kapsamda 25 ilde İl Çalışma Gruplarımızı kurduk ve illerimizdeki paydaşlarla düzenli toplantılar yaparak ihtiyaçları hızlıca tespit ediyoruz. Kurumlar arası eşgüdümle, somut ve ölçülebilir hedefleri hayata geçiriyoruz. Roman Entegrasyon Projesi, LOCALROMA ile de yürüttüğümüz çalışmaları ve iyi uygulamaları daha da yaygınlaştıracak altı yapıyı güçlendireceğiz" açıklamasında bulundu.



"Eylem Planıyla, Roman vatandaşlarımızın hayatını iyileştiren hizmetlerimizi büyüteceğiz"


86 milyon vatandaşı kucaklayan, hizmet götüren bir Türkiye inşa etmek için kararlılıkla çalıştıklarını söyleyen Göktaş, şunları kaydetti:


"2. Aşama Eylem Planımız Roman sivil toplum kuruluşlarımızın ve temsilcilerimizin hazırlık sürecine doğrudan katılımıyla şekillendiğini belirtmek isterim. Kapsayıcı hizmet erişimi, güçlendirmeyi merkeze alan destekler, kalıcı ve sürdürülebilir çözümler ve merkezden yerele kesintisiz eşgüdüm üzerine kuruludur. Bu anlamda yerelde karşılığı olan Eylem Planıyla, Roman vatandaşlarımızın hayatını iyileştiren hizmetlerimizi büyüteceğiz. Çocuklarımızın okulda devamını güçlendirecek, gençlerimizi mesleğe ve işe daha hızlı taşıyacak, kadınların üretim ve gelir imkanlarını artıracağız. Bu ülkenin zenginliği, farklılıklarımızın yan yana yaşamasındadır; gücü de kimseyi geride bırakmamasındadır. 2. Aşama Eylem Planımızla; sahada dokunduğumuz her hanede, her okulda, her iş yerinde bu anlayışı büyüteceğiz. Roman vatandaşlarımızın yanında olmaya; ortak yaşam kültürümüzü, dayanışmamızı ve kardeşliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Uluslararası Mersin Maratonu dünya takviminde ilk 31’e girdi Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 7’ncisi düzenlenen Uluslararası Mersin Maratonu, dünya genelinde düzenlenen 214 maraton arasında 31’inci sıraya yükselerek önemli bir başarıya imza attı. Artan uluslararası katılım, rekor dereceler ve organizasyon kalitesiyle maraton, Mersin’i spor turizmi alanında dünya vitrinine taşıdı. Bu yıl, ‘Tarih ve doğaya, spora ve dostluğa, attığın her adımda Mersin koşar arkanda’ sloganıyla gerçekleştirilen Uluslararası Mersin Maratonu, sporculara sunduğu yüksek standartlar, güçlü organizasyon yapısı ve uluslararası katılım düzeyiyle, Mersin’in spor alanındaki vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. 42K, 10K ve Halk Koşusu (3K) olmak üzere üç farklı kategoride düzenlenen maratona; Türkiye’nin yanı sıra 5 kıtadan 34 ülkeden toplam 2 bin 97 sporcu katıldı. Geniş uluslararası katılım, Uluslararası Mersin Maratonu’nun her yıl artan küresel bilinirliğinin somut bir göstergesi oldu. Maratonun elit yarışlarında elde edilen dereceler de organizasyonun dünya çapındaki konumunu güçlendirdi. 42K Maratonunda Kenyalı atlet Vitalis Kibiwott, 2:07:14’lük derecesiyle parkur rekoru kırarken, Kadınlar Kategorisinde Kenya’dan Rebecca Sirwanei Tauni, 2:25:35’lik derecesiyle birinciliği elde etti. Uluslararası takvimde hızla yükselen bir organizasyon 2024 yılında düzenlenen 203 maraton arasında 49. sırada iken, yüksek rekabet düzeyi, rekor performanslar ve organizasyon kalitesi sayesinde Uluslararası Mersin Maratonu, 2025 yılında dünya genelinde düzenlenen 214 maraton arasında 31. sıraya yükseldi. Bu başarı, maratonun kısa sürede kat ettiği gelişimi ve uluslararası takvimde hızla yükselen bir organizasyon haline geldiğini de açıkça ortaya koydu. Hedef, Mersin’i spor, kültür ve uluslararası etkinliklerle dünya kentleri arasında daha görünür kılmak Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’i spor, kültür ve uluslararası etkinliklerle dünya kentleri arasında daha görünür kılmayı hedeflediklerini vurgularken, Uluslararası Mersin Maratonu’nun, kentin spor turizmi potansiyeline önemli katkılar sunmaya devam edeceğini ifade etti.
Adana Hayvan üreticilerinin kurtlarla başı dertte Adana’nın Feke ilçesinde hayvancılıkla geçimini sağlayan üreticiler, son yıllarda artan kurt saldırıları nedeniyle büyük kayıplar yaşıyor. 1600 rakımda, eksi 30 dereceyi bulan zorlu kış şartlarında ayakta kalmaya çalışan üreticiler, kurtların sürülere gündüz saatlerinde dahi saldırdığını belirterek yetkililerden çözüm bekliyor. Adana’nın Feke ilçesine bağlı Mansurlu Mahallesi’nde hayvancılıkla uğraşan üreticiler, kurt saldırılarının her geçen yıl arttığını ifade etti. Özellikle son 10 yılda kurtların sürüler halinde dolaştığını ve hayvan kayıplarının ciddi boyutlara ulaştığını belirten üreticiler, kurtların insanlardan korkmadığını, havaya ateş açılmasına rağmen kaçmadığını dile getirdi. "Hayvancılığı bırakma noktasına geldik" Üreticilerden Onur Atlı, bölgede hayvancılık yapmanın her geçen yıl daha da zorlaştığını belirterek, "Burası yaklaşık 1400–1600 rakımda. 300 başa yakın küçükbaş, 30 civarında büyükbaş hayvanımız var. Gündüz eksi 3, gece eksi 30 dereceyi bulan şartlarda hayvancılık yapıyoruz. Son 10 yıldır kurtlarla mücadelemiz ciddi şekilde arttı. Eskiden sadece geceleri dağda kalan hayvanlarımızı alırlardı, geçen yıl 78 hayvanımız telef oldu. Bu yıl gündüz vakti sürülere saldırıyorlar. Şu ana kadar 20 hayvanımızı kaybettik. Yıllar içinde onlarca hayvanımız telef oldu, artık hayvancılığı bırakma noktasına geldik" dedi. "Adana’nın köyü ama Erzurum değil" Mansurlu mevkiinde hayvancılıkla uğraşan bir diğer üretici Kadir Atlı da kurt saldırılarına artık gündüzde karşılaştıklarını ifade ederek, "Bizim işimiz gücümüz hayvanlarla. Burası Adana’nın bir köyü ama kış şartları Erzurum’u aratmıyor. Ulaşım son iki yıldır iyi, belediyemiz sağ olsun çalışıyor. Ancak bizi bitiren tek sorun kurtlar. Köpeklerimiz olmasına rağmen, hayvanları güderken gözümüzün önünden alıp gidiyorlar. Geçen yıl 80 hayvanımız telef oldu. Bu yıl komşumuzun kurbanlık hayvanını ölü halde bulduk. Adamın 50 bin lirası boşa gitti. Öldürmek ceza. Ne insandan kaçıyorlar ne de havaya sıkınca kaçıyorlar" dedi. Üreticiler yetkililerden çözüm bekliyor Son yıllarda kurtların bölgede daha sık görülmeye başladığını vurgulayan üreticiler, kurtların insanlardan kaçmadığını ve mevcut yasal düzenlemeler nedeniyle müdahale edemediklerini belirterek yetkililerden kalıcı ve etkili bir çözüm talep etti.
Mersin Mersin’in kültürel mirası Bellek Ofisi ile kayıt altına alınıyor Mersin’in geçmişine tanıklık eden isimleri bir araya getiren Mersin Bellek Ofisi, sözlü tarih çalışmalarıyla kentin kültürel mirasını kayıt altına alıyor. Bilimsel yöntemlerle yürütülen çalışmalar, Mersin’in hafızasını dijital ortamda koruyarak gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mersin Bellek Ofisi, kentin tarihi ve kültürel mirasını yaptığı sözlü tarih çalışmaları ile gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. Mersin’in somut ve somut olmayan kültürel mirasını araştırma, kayıt altına alma, dijitalleştirme ve geleceğe hazırlamayı amaçlayan Bellek Ofisi, kent tarihine tanıklık etmiş değerli isimler ile yürüttüğü sözlü tarih çalışmalarını bilimsel temellerde ele alıyor. Mersin’de yıllarını geçirmiş, kent tarihinin öznesi haline gelmiş ve kültürel mirasın canlı tanıklığını yapmış kişiler, profesyonel ekipman ve uzmanlar eşliğinde sözlü tarih çalışmasına önemli katkılarda bulunuyor. Bellek Ofisi, kültürel mirası kent kimliği ile bütünleştiriyor Binlerce yıllık geçmişe sahip olan ve medeniyetlerin mozaiğini bünyesinde taşıyan Mersin, yakın tarihi ile de önemini korurken, kültürel mirasını kent kimliği ile birleştiriyor. Kültürel mirasın sirayet ettiği her alanı nesiller boyu canlı tutmayı amaçlayan Mersin Büyükşehir Belediyesi, Bellek Ofisi aracılığıyla tarihe tanıklığı somut hale getiriyor. Mersin’in yakın dönem tarihine tanıklık eden isimlerin birinci ağızdan sunduğu bilgiler ve hatıralar kentin geçmişini belgeleyen gazete, dergi, fotoğraf, harita, efemera ve eski evraklar ile destekleniyor. Çeşitli materyalleri arşive kazandıran Bellek Ofisi, toplanan tüm belgeleri modern arşivcilik tekniklerine uygun şekilde koruyor ve kentin dijital hafızasını oluşturuyor. Kent kimliğini pekiştirmeyi, aidiyet duygusunu artırmayı ve kültürel mirası görünür kılmayı esas edinen tüm çalışmalar, tarihi kaynaklar ile bu şekilde güçlendiriliyor. "Mersin Bellek Ofisi, kent mirasının araştırma süreçlerine dahil oluyor" Mersin Bellek Ofisinin misyonu hakkında konuşan Büyükşehir Belediyesi Kent Katılımı ve Sivil Toplumla İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça, kentin kadim tarihi ile bütünleşmiş her alanda çalışmalar yürütüldüğünü vurguladı. Kentin sosyal ve kültürel ilişkilerinin yoğunluğuna değinen Akça, "Mersin, gerçekten kendine has dokusu olan, belki örneklerine rastlamayacağımız çok kadim bir kent. Mersin Bellek Ofisi böyle kendine has özellikleri, hatıraları olan bu şehirde çalışmalarını sürdürüyor. Bu hatıralar somut ve somut olmayan kültürel mirasımız aslında. Somut objelerimiz, hatıralarımız, kartpostallarımız, mektuplarımız, tablolarımız bunların hepsi Mersin Bellek Ofisinin çalışma ve araştırma süreçlerine dahil oluyor. Mersin Bellek Ofisi tüm bu saydığım unsurları öncelikle araştıran, tasnif eden ve bunları uzun vadede dijitalleştirerek tüm kamuoyunun bilgisine sunmaya çalışan bir ofis olarak doğdu" dedi. "Yakın zamanda birinci sözlü tarih kitapçığımızı Mersin kamuoyuna sunacağız" Sözlü tarih çalışmaları ile gerçek ve doğru tarihi ilk elden belgelediklerini dile getiren Akça, tarihe tanıklık etmiş kişilerle oluşturulan ağın her geçen gün güçlendirildiğinin altını çizdi. Sözlü tarih çalışmalarını bilimsel yöntemlerle ele aldıklarını ifade eden Akça, "Mersin Büyükşehir Belediyesine bağlı olarak çalışmalarını sürdüren Mersin Bellek Ofisimiz, profesyonel video ve ses kayıtlarıyla Mersin’deki hayat hikayeleri eşliğinde ön görüşmeler yapıyor. Akabinde Mersin Bellek Ofisi binamızda kayıtlarımız tamamlanmış oluyor. Tüm bu kayıtları arkadaşlarımız dinleyerek deşifre ediyor ve metinlere dönüştürüyorlar. Yakın zamanda birinci sözlü tarih kitapçığımız da Mersin kamuoyuna sunmuş olacağız" diye konuştu.