POLİTİKA - 07 Nisan 2026 Salı 12:00

Bakan Göktaş: "Sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaş altı çocuklara hizmet sunmayacak, yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri alacak"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaş altı çocuklara hizmet sunmayacak, yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri alacak"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bu hafta TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek olan sosyal medya düzenlemesine göre 15 yaş altı çocuklara hizmet sunamayacak olan sosyal ağ sağlayıcıların yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri alacağını bildirdi.


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesine ilişkin soru üzerine Göktaş, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda kabul edildiğini hatırlattı. Göktaş, dijital teknolojilerin hızla gelişmesi ve internet kullanımının çok erken yaşlarda başlamasının eğitim ve bilgiye hızlı erişim açısından çocuklar için büyük fırsatlar sunmakla birlikte ciddi riskler barındırdığını söyledi. Çocukları her türlü risk ve tehditten, zararlı içeriklerden korumanın öncelikleri olduğunu vurgulayan Göktaş, "Bu kapsamda Mecliste AK Parti Grubumuz ile hazırladığımız kanun teklifi, geçen hafta komisyonda kabul edildi. Teklif, bu hafta içinde TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek. Çocuklarımızı korumaya yönelik attığımız bu adım inşallah orada da kabul edilerek yasalaşacak" dedi.


TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek olan kanun teklifinin kendileri açısından önemli olduğunu belirten Göktaş, "Görüşülecek torba kanun, sadece Bakanlığımızın çalışma alanlarını ilgilendiriyor. Bakanlık tarihinde ilk defa böylesine kapsamlı bir düzenleme hayata geçirilmiş olacak. Bu da kanun teklifini bizim için önemli kılıyor. Çünkü uzun zamandır bu kanun teklifi üzerinde çalışıyoruz. Teklifin Genel Kurul’da kabul edilerek yasalaşmasının sosyal hizmet ve sosyal yardımların daha etkili ve verimli bir şekilde yürütülmesine büyük katkı sağlayacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.


Zararlı içeriklerin, sanal zorbalıkların, kişisel veri ihlallerinin ve manipülatif reklamların çocukların fiziksel, duygusal ve psikolojik sağlığını tehdit ettiğini ifade eden Bakan Göktaş, özellikle sosyal medya platformlarında ve çevrim içi oyunlarda maruz kalınan uygunsuz içeriklerin çocukların gelişiminde derin izler bırakabildiğini söyledi.



"Sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaş altı çocuklara hizmet sunmayacak"


Siber zorbalık vakalarının özgüven kaybına, sosyal izolasyona ve hatta ciddi psikolojik travmalara yol açabildiğini vurgulayan Göktaş, "Düzenleme ile sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına yönelik çeşitli adımlar atılacak. Sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaş altı çocuklara hizmet sunmayacak ve bunu temin etmek için yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri alacak" ifadelerini kullandı.


Bakan Göktaş, sosyal ağ sağlayıcılar ve oyun platformlarının ebeveyn kontrol araçları sunacağını, ayrıca şikayet ile başvurulara etkin ve kısa sürede cevap verilmesini sağlayacak mekanizmaların kurulacağını belirtti. Sosyal ağ sağlayıcıların aldatıcı reklamları engelleyici tedbirler alacağını dile getiren Göktaş, "Ayrıca 5651 sayılı Kanun’da oyun, oyun dağıtıcısı, oyun geliştirici ve oyun platformu tanımları yapılacak. Oyun platformları, oyunları yaş kriterlerine uygun olarak derecelendirerek sunacak. Günlük erişimi 100 binden fazla olan oyun platformlarının Türkiye’de temsilci bulundurması zorunlu olacak" şeklinde konuştu.



"16 haftalık izin süresini 24 haftaya çıkarıyoruz"


Hayata geçirilmesi planlanan düzenleme kapsamında çalışma hayatında kadın ve erkekler için izin sürelerinde de iyileştirmeler yapılacağını belirten Göktaş, kamu ve özel sektörde çalışan tüm anneler için doğum izni süresinin uzatılacağını ifade etti. Bakan Göktaş, şunları kaydetti:


"Tüm çalışan kadınların doğuma bağlı aldıkları toplam 16 haftalık izin süresini 24 haftaya çıkarıyoruz. Yasal düzenlememiz çıktığı andan itibaren 24 haftayı tamamlamamış olup, tekrar işe dönmek zorunda kalanların da 24 haftayı tamamlamasına yönelik bir ek madde ekledik. Süreç boyunca eğer ki o süreci tamamlamadılarsa ve 24 hafta içerisindelerse onlar da tamamlayabilecekler."


Babalık izninde kamu ve özel sektör arasındaki tutarsızlığın giderileceğini kaydeden Göktaş, yeni düzenlemeyle hem kamuda hem de özel sektörde babaların 10 gün izinli sayılacağını belirtti. Koruyucu aileliğin teşvik edilmesine yönelik de düzenleme yapılacağını aktaran Göktaş, hâlihazırda izin hakkı bulunmayan koruyucu ailelerin çocuğu teslim aldıkları günden itibaren 10 gün izin hakkına sahip olacağını bildirdi. Çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimini tehdit edebilecek unsurlara karşı sıfır tolerans anlayışıyla hareket ettiklerini ve bu noktada Çocuk Koruma Kanunu’na yeni düzenleme getirdiklerinin altını çizen Bakan Göktaş, şu ifadeleri kullandı:


"Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar, kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu çocuk hizmet birimleri, adli görüşme odaları, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü, internet kafeleri ve salonları, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu, beden eğitimi ve spor tesisleri olarak işletilen iş yerlerini şahsen işletemeyecek, bu iş yerlerinde çalıştırılamayacak ve herhangi bir sıfatla fiilen bu iş yerlerinde görev alamayacak."


Düzenlemenin çocukların güvenli ortamlarda büyümesini sağlamak amacı taşıdığını vurgulayan Göktaş, yeni hükmün çocukların korunmasına yönelik politikaların güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Valisi Gül: "Teröristlerden biri öldürüldü, iki terörist yaralı olarak etkisiz hale getirildi" İstanbul Valisi Davut Gül, "Polislerimize bir saldırı meydana geldi. 2 polisimiz hafif yaralı. Teröristlerden biri öldürüldü, iki terörist yaralı olarak etkisiz hale getirildi" dedi. İstanbul Valisi Davut Gül, İsrail Konsolosluğu önünde yaşanan çatışmanın ardından olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Davut Gül yaptığı açıklamada, "Polislerimize bir saldırı meydana geldi. Saldırı neticesinde 2 polisimiz hafif yaralandı. Teröristlerden birisi öldürüldü, iki terörist yaralı olarak etkisiz hale getirildi. Başta İstanbul Emniyet Müdürümüz olmak üzere bütün ekibini tebrik ediyorum. Bu büyük saldırıyı polisimiz tedbirleri sayesinde olabildiğince hafif şekilde atlattılar" ifadelerini kullandı. Polisin olayla ilgili çalışmasının sürdüğünü söyleyen Vali Gül, "Şahısların kimlik tespit çalışmaları devam ediyor. Bağlantı ve diğer konuları emniyetimiz çalışıyor. Provokasyon kokan bir hareket. Biliyorsunuz bu bölgede bankalar ve iş yerleri var. Arka tarafta konsolosluk var. Konsoloslukta yaklaşık 2.5 yıldır herhangi bir faaliyet yok. Konsoloslukta herhangi bir diplomatik görevli bulunmuyor. Emniyetimiz tüm yönleri ile çalışıyor" diye konuştu. Saldırıyı 3 kişinin gerçekleştirdiğini söyleyen Vali Gül, şahısların olay yerine araçla geldiklerini ve uzun namlulu silah kullandıklarını ifade etti.
Samsun Canik’te atığı getirene nakit iade Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Canik Mobil Sıfır Atık Aracı’na atıklarını teslim eden vatandaşlara nakit iade sağladıklarını, ayrıca gıda ve temizlik paketi hediye ettiklerini söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Canik Mobil Sıfır Atık Aracı’yla sıfır atık konusunda farkındalık oluşturduklarını ve aile bütçesine katkı sunduklarını söyledi. Canik Mobil Sıfır Atık Aracı’na ’CanAtık’ mobil uygulama üzerinden atık teslimi gerçekleştiren vatandaşlara nakit iade işlemi gerçekleştirdiklerini aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, ayrıca Canik Mobil Sıfır Atık Aracı’na ve Canik Sıfır Atık Marketi’ne 10 kilogram ve üzeri geri dönüştürülebilir atık getiren vatandaşlara gıda ve temizlik paketi hediye ettiklerini ifade etti. Canik Mobil Sıfır Atık Aracı’yla mahallelerde vatandaşların atıklarını teslim almaya devam ettiklerini, atık yönetimine dair uygulamalarla sıfır atık kültürünü yaygınlaştırırken aile bütçesine katkı sunmayı sürdürdüklerini dile getiren Başkan Sandıkçı, "Canik’te aile bütçesine katkı sağlıyor, gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakma hedefiyle çalışmaya devam ediyoruz" dedi. Atığı getirene peşin nakit Atık teslimi gerçekleştiren vatandaşların nakit iade işlemlerini anında gerçekleştirdiklerini aktaran Başkan Sandıkçı, "Canik’imizde sıfır atık alanında örnek projelere imza atmaya devam ediyoruz. Geri dönüştürülebilir atıkların yeniden kazanımlarını sağlarken ayrıca aile bütçesine katkı sunuyoruz. Canik Mobil Sıfır Atık Aracımıza ve Canik Sıfır Atık Marketimize evlerinde biriktirdiği atıkları getiren hemşehrilerimize nakit iade işlemlerimizi gerçekleştiriyoruz. Her iki atık teslim noktamıza evlerinde biriktirdikleri geri dönüştürülebilir atıkları getiren hemşehrilerimizin, CanAtık isimli mobil uygulamamız üzerinden nakit iade sürecini tamamlıyoruz. CanAtık mobil uygulamasına nakit iadeleri tamamlanan hemşehrilerimiz, buradaki bakiyesini kendi banka hesaplarına transfer ediyor ve dilediği ATM üzerinden para çekme işlemini kolaylıkla gerçekleştiriyor. Canik’te atıkları ekonomiye kazandırıyor, aile bütçesine destek olmayı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. Canik Mobil Sıfır Atık Aracı’yla sokak sokak vatandaşlardan atıkları teslim almaya devam ettiklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, vatandaşların talepleri doğrultusunda mobil uygulama üzerinden ayrıca Canik Sıfır Atık Marketi alışveriş puanı da tanımladıklarını sözlerine ekledi.
Yozgat Yozgat, UNESCO Öğrenen Şehirler zirvesine ev sahipliği yaptı UNESCO Öğrenen Şehirler zirvesinde Yozgat kültürel değerleriyle ev sahipliği yaptı. Programa Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz ve il protokolü katıldı. Programın, yerel kalkınma ve hayat boyu öğrenme kültürünün güçlendirilmesi amacıyla düzenlendiği belirtildi. Program boyunca Yozgat’ın köklü kültürel değerleri sergilenirken, etkinliğin temel odak noktası öğrenen bir toplum inşa etmek olarak belirlendi. Katılımcılar, şehrin sahip olduğu potansiyelin uluslararası standartlarda nasıl geliştirilebileceği konusunda fikir alışverişinde bulundu. Sergi alanında ise Yozgat’a özgü ürünler katılımcılarla buluştu. Akdağmadeni Belediyesi’nin standında yer alan Serhat Yolcu, Akdağmadeni salebinin özelliklerinden söz etti. Yolcu, "Türkiye’nin en kaliteli salebi olan Akdağmadeni salebini biz genellikle şehir dışında fuarlarda, festivallerde, programlarda bugün olduğu gibi hem anlatmaya hem tanıtmaya çalışıyoruz. İnşallah ilerleyen zamanlarda UNESCO programlarına dâhil olup Akdağmadeni salebini en iyi şekilde anlatmaya çalışacağız" dedi. Salebin topraktan çıkarılış ve işleniş sürecini de anlatan Yolcu, "Akdağmadeni salebi toprakta doğada kendiliğinden çıkan endemik bitkiler grubuna giriyor. Mayıs Haziran aylarında salep topraktan çıkmaya başlayacak. Çıktıktan sonra biz bunu yıkıyoruz. Yıkadıktan sonra kara kazanlarda kaynatıyoruz ve kurutma aşamasına geçiyoruz. Kuruduktan sonra taş değirmenlerde öğütüyoruz ve paketlemesini yapıyoruz. Dondurmanın hammaddesi saleptir. Maraş dondurmasına aromasını veren bizim Akdağmadeni salebidir. Son zamanlarda Türkiye’deki dondurma yapım aşamasındaki kafeler ve pastanelere satışları yapıyoruz. Bu da Yozgat’ın ve ilçemizin tanıtımına çok katkı veriyor" diyerek konuya dikkat çekti.
Diyarbakır Prof. Dr. Akdağ: ’’Sağlıklı bir vücut için en önemli kriterlerden biri kalp sağlığıdır’’ Memorial Dicle Hastanesinde görevli kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Serkan Akdağ, ‘’Kalp sağlığının korunması, beyin, böbrek ve akciğer başta olmak üzere birçok organın sağlıklı ve dengeli çalışmasına aracılık eder’’ dedi. Memorial Dicle Hastanesinde görevli kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Serkan Akdağ, kalp sağlığına ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Kalbin, vücudun tüm organlarına, besin ve oksijen ihtiva eden kanın taşınmasını sağlayan hayati bir organ olduğunu belirten Prof. Dr. Akdağ, dolaşım sisteminin temel yapıtaşı olan kalbin, sağlıklı ve dengeli çalışmasının, genel sağlığın korunmasında hayati öneme sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. Akdağ, ‘’ Kalp sağlığının korunması, beyin, böbrek ve akciğer başta olmak üzere birçok organın sağlıklı ve dengeli çalışmasına aracılık eder. Dolayısıyla sağlıklı bir vücut için en önemli kriterlerden biri kalp sağlığıdır. Kalp hastalıklar; damar tıkanıklıkları, kalp yetmezliği, kapak hastalıkları, ritim bozuklukları, doğumsal kalp anomalileri ve kalp zarının hastalıkları olarak gruplandırılabilir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada en sık ölüm nedenleri arasında kalp ve damar hastalıkları ilk sırada yer almaktadır. Ülkemizde de bu durum dünya ortalamasıyla benzer olup, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre her üç ölümden biri kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanmaktadır. Kalp ve damar hastalıklarının oluşumunda en önemli risk faktörleri, genetik öykü, hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, tütün ve alkol tüketimi, dengesiz beslenme, obezite, hareketsiz yaşam ve strestir. Sigara ve tütün kullanımı, damarların yapısını bozarak kalp krizi ve inme riskini ciddi oranda arttırır. Özellikle genç bireylerde sigara ve her türlü zararlı madde kullanımı, kalp damar hastalıkları gelişiminde en önemli risk faktörlerindendir. Sağlıklı beslenme için kalp damarlarını koruyan, tansiyon, kolesterol ve şekeri dengeleyen besinler tercih edilmelidir. Özellikle zeytinyağı, sebze ve meyveler, tahıl ve çiğ kuruyemişler kalp sağlığı için faydalı gıdalardır. İşlenmiş gıdalardan, aşırı tuz, karbonhidrat ve yağ oranı yüksek besinlerden ve fast-fooddan kaçınmak gerekmektedir. Hareketsiz yaşam ve stres bir diğer risk faktörü olup, kalp yapısına zarar verdiği gibi tansiyon ve yüksek kolesterol gibi ek risk faktörlerinin de oluşumuna katkıda bulunur. Düzenli aralıklarla kardiyak muayeneler kalp hastalıklarının erken teşhisine olanak sağlar. Kardiyak muayene esnasında EKG, kalbin elektriksel aktivitesini ölçerek ritim bozuklukları ve kalp krizi ile ilgili önemli bilgiler verir. EKO, kalbin kasılma gücünü, yapısal hastalıklarını, kapaklar ve duvarlar ile ilgili detaylı değerlendirme yapmamızı sağlar. EFOR testi, Holter, koroner BT anjiografi ve daha birçok test ise hekimin gerekli görmesi halinde tanıda yardımcı olan tetkik ve işlemlerdir. Kalp ve damar hastalıklarından korunmanın en etkili yolu koruyucu önlemler almaktan geçer. Düzenli egzersiz, tansiyon, şeker ve kolesterol seviyelerini dengeler ve kalp damar hastalığı oluşma riskini azaltır. Haftada 4 gün yarım saat tempolu yürüyüş, kalp damar hastalıklarından korunmada son derece etkili bir yöntemdir. Ayrıca haftada 3 gün yarım saat yüzme, kalp krizi ve inme riskini önemli oranda azaltır. Sigara ve her türlü tütün ürünlerinden, alkol ve uyuşturucu maddelerden uzak durarak, beslenme ve uyku düzenimize dikkat ederek, düzenli egzersiz yapmayı bir yaşam şekli haline getirerek ve stres faktörlerini en aza indirgeyerek kalp sağlığımızı en iyi şekilde koruyabilir, sağlıklı bir yaşama kavuşabiliriz’’ diye konuştu.