POLİTİKA - 14 Kasım 2024 Perşembe 00:28

Bakan Işıkhan: “ABB’nin 8,4 milyar borcu var, borçlarını kapatma noktasında bir adım atmadılar, haciz uygulamaktan başka şey yapamayacağız”

A
A
A
Bakan Işıkhan: “ABB’nin 8,4 milyar borcu var, borçlarını kapatma noktasında bir adım atmadılar, haciz uygulamaktan başka şey yapamayacağız”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin şu anda 8,4 milyar lira SGK borcu var. 2019 yılında Melih Bey’den belediye devr alındığında SGK prim borcu 200 milyondu. Yedi ayda borcu neredeyse 2 katına çıktı, haciz uygulamaktan başka şey yapamayacağız” dedi.


Bakan Işıkhan, “Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin şu anda 8,4 milyar lira SGK borcu var. 2019 yılında Melih Bey’den belediyeye değer alındığında 200 milyondu SGK borcu. Şimdi 8,5 milyar. Bu konuyu Mart ayında ilk kez dile getirdiğimizde 4,5 milyar lira borcu vardı. Yedi ayda borcu neredeyse 2 katına çıktı. Üstelik bu süreçte borçlarını kapatma noktasında ne adım ne taksitlendirme başvurusu yapmadılar. Ve her geçen gün üzülerek ifade etmem gerekir ki borçları katlanarak artıyor. Bu durumda haciz uygulamaktan başka şey yapamayacağız." şeklinde konuştu.


AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2025 yılı bütçesinin yanı sıra Mesleki Yeterlilik Kurumu bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporları ile Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün Sayıştay raporu görüşüldü. Bütçe görüşmelerin ardından Bakan Işıkhan, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.


“Yeni Doğan Çetesi soruşturması çerçevesinde 2 hastanenin SGK ile olan sözleşmeleri feshedildi”


Bakan Işıkhan, Yeni Doğan Çetesi soruşturmasına ilişkin milletvekillerinin sorduğu sorulara yönelik soruşturmayı yakından takip ettiklerini belirterek, “İstanbul Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın SGK’ya 13 hastaneyle ilgili özetle fatura ve işlemlerin incelenmesine yönelik bir yazı geldiğini ve bu çerçevede 13 hastanenin 12’sinde SGK’nın sözleşmesi olduğu için, 12 hastane teftişi alındığını dile getirdi. Bakan Işıkhan, “Müfettiş incelemeleri neticesinde teftiş süreci tamamlanan Özel Bağcılar Medilife Hastanesi’nin 29 Nisan’da, Özel Bağcılar Şafak Hastanesi’nin 9 Ağustos’ta SGK ile olan sözleşmeleri feshedilmiş ve ödemeler durdurulmuştur. Teftişlerinde sona yaklaşılan diğer hastanelerle ilgili olarak da Sağlık Bakanlığımızın ruhsat iptalleri kararıyla ödemeler durdurulmuş ve SGK sözleşmeleri feshedilmiştir” açıklamasında bulundu.


Yeni Doğan Çetesi soruşturmasının Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Cumhuriyet Savcılığı ile birlikte titizlikle yürütüldüğünü söyleyen Işıkhan, “SGK ayağında konu ile ilgili olarak hali hazırda 10 müfettiş tarafından yürütülen inceleme ve soruşturma devam etmektedir. Sorumluların gerekli cezaları almaları ve bedellerinin ödenmesi için de bu işin takipçisi olduğumuzu vurgulamak isterim” ifadelerini kullandı.


“SGK bütçesinden özel hastanelere aktarılan kaynak ciddi anlamda azalma gösterdi”


Işıkhan, SGK tarafından özel hastanelere aktarılan kaynaklarla ilgili SGK’nın sağlık harcamalarından özel hastanelere olan ödemelerin oranının her geçen yıl azaldığını belirterek, “SGK’nın özel hastanelere olan harcamaları 2012 yılında yüzde 16,6 iken 2014’de yüzde 15’e, 2016’da yüzde 12,9’a, 2018’de yüzde 11,2’ye, 2020’de yüzde 8,6’ya, 2022’de yüzde 7,3’e ve 2023’de yüzde 6,2’ye düşmüştür. Gördüğünüz gibi SGK bütçesinden özel hastanelere aktarılan kaynak ciddi anlamda azalma göstermiştir. Kamu ve özel hastanelerde kişi başına yapılan harcamalarda artış olmuştur. Bunun nedeni Genel Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatlarında sürekli yaptığımız güncellemelerdir” şeklinde konuştu.


Bakan Işıkhan, 2023 yılı Sayıştay denetim raporlarında denetim bulguları sayısının 7 adeti denetim görüşünün dayanağı bulgular ve 8 adeti de diğer bulgular olmak üzere 15 tane olduğunu söyleyerek, bulguların muhasebesel ya da sistemsel hatalardan kaynaklanan ve farklı hesaplarda takip edilen işlemler olduğunu söyledi. Herhangi bir usulsüz işlem ve kamu zararı söz konusu olmadığının da dile getiren Işıkhan, 2016-17 yıllarında sırasıyla 63 ve 57 olan bulgu sayısının 2023 yılında 15 adete kadar düşürüldüğünü kaydetti.


Sayıştay tarafından belediyelerin SGK borçlarının tahsil edilmesine yaşanan sorunlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Işıkhan, kapsamlı ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi için SGK’nın prim gelirlerinin tahsilatının çok önemli olduğunu ifade etti.


“Belediyelerin SGK borçları 36 aya kadar vadelerle tecil edilebilmekte”


Ne kadar çok sigorta primi toplanırsa emeklilere ve vatandaşlara o derece iyi hizmet sunumunu gerçekleştirileceğini işaret eden Işıkhan, “Belediyelerin 96 milyar liralık borcu bugün 150 milyar liraya ulaşmış durumdadır ve maalesef sürdürülemez hale gelmiştir. Borçlu belediyelerle iletişime geçerek borçları ve ödeme yöntemleri konusunda öncelikle bilgilendirme yapıyoruz. Borçların takibi amacıyla ödeme emirleri tebliğ edilerek borçların ödenmesi talep edilmektedir. Belediyelerin borçları özel yapılandırma kanunları kapsamında 120 aya kadar vadelerle taksitlendirilmek üzere genel bütçe paylarından kesinti yapılarak tahsil edilmektedir. Yapılandırma kapsamında oluşan borçlar ise 6183 sayılı kanun kapsamında 36 aya kadar vadelerle tecil edilebilmektedir. Bununla birlikte borçlu belediyeler borçlarına karşılık gayrimenkul teklifiyle borçlarını ödeyebilme imkanına da sahiptirler” değerlendirmesinde bulundu.


“Bütün belediyelere sesleniyoruz ‘borcunuzu ödeyin’”


Işıkhan, bütün belediyelere eşit yaklaşıldığını da sözlerine ekleyerek, “Bütün belediyelere kamuoyu önünde aynı çağrıyı yapıyoruz. Tüm belediyelere sesleniyoruz. Sizin aracılığınıza bir kez daha sesleniyoruz, ‘borcunuzu ödeyin, borçlarınızın birikmesine ve ödenmesi zor seviyelere gelmesine müsaade etmeyin, tek seferde ödemiyorsanız gelin bize başvurun, taksitlendirelim, isterseniz gayrimenkul takası teklifi yapın, değerinde alalım’ diyoruz. Bizim çağrılarımızı dikkate alıp borçlarını ödeme iradesi gösteren belediyelerimize elbette bir işlem yapmıyoruz” diye konuştu.


“En borçlu belediyeler maalesef CHP’li belediyeler”


Belediye borçlarının tahsisinde parti ayrımı yapmadıklarını kaydeden Işıkhan, İzmit Belediye Başkanı, Şişli Belediye Başkanı, Bodrum Belediye Başkanının kendileriyle görüştüğünü, borçlarını ödeme noktasında isteklerini dile getirdi. Bütün çağrılara rağmen borçlarını ödemek için hiçbir adım atmayan belediyelere mevzuatın da öngördüğü şekilde haciz dahil işlemleri uygulamak zorunda olduklarını söyleyen Işıkhan, “Bunu yaparken de ne yapıyoruz? En borçlu belediyelerden başlayarak işlemleri gerçekleştiriyoruz. En borçlu belediyelerde kimse alınmasın, üzerine de almasın maalesef CHP’li belediyeler” diye konuştu


“ABB’nin 8,4 milyar borcu var, borçlarını kapatma noktasında bir adım atmadılar, haciz uygulamaktan başka şey yapamayacağız”


Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB) borçlarına ilişkin de konuşan Işıkhan, “Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin şu anda 8,4 milyar lira SGK borcu var. 2019 yılında Melih Bey’den belediye devr alındığında SGK prim borcu 200 milyondu. Şimdi 8,5 milyar. Bu konuyu Mart ayında ilk kez dile getirdiğimizde 4,5 milyar lira borcu vardı. Yedi ayda borcu neredeyse 2 katına çıktı. Üstelik bu süreçte borçlarını kapatma noktasında bir adım atmadılar, taksitlendirme başvurusu yapmadılar. Ve her geçen gün üzülerek ifade etmem gerekir ki borçları katlanarak artıyor. Bu durumda haciz uygulamaktan başka şey yapamayacağız” diye kaydetti.


SGK borcu olan belediyelerin siyasi partilere göre dağılımını da paylaşan Işıkhan, 150 milyar borçta CHP’nin yüzde 67,5, AK Parti’nin yüzde 25, MHP’nin yüzde 3, DEM Parti’nin yüzde 2 pay düştüğünü açıkladı.


"AK Partili belediyelerden borcuna karşılık cami aldığı gerçeği yansıtmamaktadır"


Bakan Işıkhan, SGK’nın AK Partili belediyelerden borcuna karşılık cami aldığı iddialarını da yanıtlayarak, “SGK’nın şimdi AK Partili belediyelerden borcuna karşılık cami aldığı gerçeği yansıtmamaktadır. Ve hiçbir şekilde cami, okul binalarını biz takas yapmıyoruz. Bunun da bilgisini size söyleyeyim. Son olarak tüm belediyelerde ayrım yapmaksızın mevzuat neyse biz onu yapıyoruz” dedi.


Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen illerin istihdam verilerine ilişkin konuşan Işıkhan, Adıyaman’da depremden önce 73 bin 506 olan sigortalı 4-a çalışan sayısının Temmuz 2024’te 93 bin 449’a çıktığını, Hatay’da depremden önce 208 bin 113 4-a çalışan sayısı Temmuz 2024’te 201 bin 535 olduğunu, Kahramanmaraş’tan depremden önce 174 bin 436 olan çalışan sayısı depremden sonra 53 bin 115’e düştüğünü ardından, Temmuz 2024’te ise 172 bin 731’e ulaştığını, Malatya’da ise depremden önce 124 bin 88 olan çalışan işçi sayısının depremden sonra 62 bin 685’e düştüğünü ve Temmuz 2024’te ise bu rakam 115.739 olduğunu aktardı.


“Geçici koruma sağlanan Suriyelilerin genel sağlık sigortası kapsamına alınmasına yönelik herhangi bir çalışmamız bulunmamakta”


Suriyeli mültecilerin genel sağlık sigortalılığı kapsamına alınacağı iddialarına ilişkin Bakan Işıkhan, “Geçici koruma sağlanan Suriyelilerin genel sağlık sigortası kapsamına alınmasına yönelik herhangi bir çalışmamız bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra kamuoyunda dile getirilen geçici koruma statüsündeki Suriyelilerin sağlık harcamalarının SGK bütçesinde karşılandığı, dolayısıyla SGK bütçesine yük oluşturduğuna dair iddiaları da kesinlikle reddediyoruz ve bu iddialar doğru değildir” şeklinde konuştu.


“İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yapılan harcamaların yüzde 61,2’si doğrudan iş gücüne ve işsizlere yönelik yaptığımız harcamalardır”


İşsizlik Sigortası Fonu’nun hem Sayıştay hem de bağımsız denetime tabi olduğunu da söyleyen Işıkhan, her ay fonun gelir ve gider durumlarını Bakanlığın web sayfasında paylaştıklarını bildirdi. Işıkhan, “Fonun istismar edildiği şeklindeki ithamları kabul etmemiz mümkün değildir. Fondan yapılan harcamaların yüzde 61,2’si doğrudan iş gücüne ve işsizlere yönelik yaptığımız harcamalardır. Yüzde 35’i ise istihdamı korumaya ve artırmaya yönelik destek, teşvik ödemelerini kapsamakta, yüzde 3,7’si ise fon yönetiminin ve vatandaşa yönelik sunulan hizmetlerin daha etkin sağlanabilmesini temin etmek amacıyla yaptığımız harcamalardan oluşmaktadır” bilgilerini paylaştı.


“Sensörlü şeker ölçüm cihazlarının geri ödeme kapsamına alınması için çalışma yürütülmektedir”


Bakan Işıkhan, Türkiye’de 18 yaş altı 20 bin civarında tip 1 diyabetli çocuk olduğunu söyleyerek “Bu çocuklarımızın sensörlü şeker ölçüm cihazlarına ihtiyaç olduğunu ben de biliyorum. Sensörlü şeker ölçüm cihazlarının geri ödeme kapsamına alınması için ilgili firmalar tarafından yapılan başvurular, sağlık hizmetli bilimsel ve akademik danışmanlık Komisyonumuzca değerlendirilmiştir. Sağlık Bakanlığından da görüş alınarak kurumumuzca görüşülmüştür. Sensörlü şeker ölçüm cihazlarının geri ödeme kapsamına alınması için gerekli iş ve işlemlerin değerlendirme süreci devam etmektedir. Sensörlü şeker ölçüm cihazlarının geri ödeme kapsamına alınması için gerekli iş ve işlemler en kısa sürede sonuçlanacaktır. Biraz önce Maliye Bakanlığımız etkileriyle de görüştük. Onların da olumlu görüşleri oldu” ifadelerini kullandı.



Bakan Işıkhan: “ABB’nin 8,4 milyar borcu var, borçlarını kapatma noktasında bir adım atmadılar, haciz uygulamaktan başka şey yapamayacağız”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kent Park ve Fatih Sultan Mehmet Parkı birleşiyor Çayırova’da vatandaşların ve esnafın talepleri doğrultusunda yenileme çalışması başlatılan Kent Park ile Fatih Sultan Mehmet Parkı’nda çalışmalar devam ediyor. Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, birbiriyle entegre edilecek iki parkın ilçeye yeni bir sosyal yaşam alanı kazandıracağını belirtti. Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerince sahada yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Kent Park’taki düzenlemelerin hak sahibi esnaf ve vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda projelendirildiğini belirten Çiftçi, alanın daha sade ve kullanışlı bir yapıya kavuşturulduğunu ifade etti. Çiftçi, Fatih Sultan Mehmet Parkı’ndaki inşaatın tamamlanmasıyla iki alanın bir bütün olacağını aktararak, "Bulunduğumuz alan Kent Park alanı. Hem hak sahiplerinin talepleri hem de vatandaşlarımızdan gelen istekler doğrultusunda burayı yeniden projelendirdik. Daha sade, daha yalın ve yönetilebilir bir şekilde alan oluşturduk. Hem vatandaşımız burada rahat bir şekilde vakit geçirebilecek, hemen devamında da bu alanla bağlantılı olarak Fatih Sultan Mehmet Parkı inşaatımız devam ediyor. Park inşaatımız tamamlandıktan sonra Kent Park ile bir bütün olacak" dedi. "Güvenlikli bir park olarak inşa ediyoruz" Fatih Sultan Mehmet Parkı’ndaki revizyon çalışmalarını da detaylı bir şekilde yürüttüklerini vurgulayan Çiftçi, şunları kaydetti: "Alanı komple parkın içerisine dahil ederek, yürüyüş alanları ve sosyal donatılarıyla, bütün vatandaşlarımızın değerlendirebileceği güzel bir yer olacak. Bu parkı vatandaşlarımızın talepleri doğrultusunda güvenlikli park olarak inşa ediyoruz. Hem panoramik manzarası hem de şehrin rahat ulaşılabilir konumunda olması bakımından güzel bir çalışma olacak. Tamamlandığında hep birlikte burada vakit geçireceğiz."
İstanbul Türkiye’de 72 bin diyaliz hastası bulunuyor Türkiye’de yaklaşık 72 bin son dönem kronik böbrek yetmezliği hastası bulunuyor. Bu hastaların yaklaşık 69 bini hemodiyaliz, 3 bini ise periton diyalizi tedavisi ile yaşamını sürdürüyor. Dünya Böbrek Günü kapsamında, Türk Böbrek Vakfı tarafından 1800 pet şişe kullanılarak hazırlanan 2,5 metre yüksekliğinde dev böbrek maketi, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Yaklaşık 2,5 metre yüksekliğinde ve 150 kilogram ağırlığındaki maket, plastik tüketiminin doğaya etkisini sembolik bir şekilde gözler önüne serdi. Düzenlenen etkinlikte hem böbrek hastalıklarına dikkat çekildi hem de su kaynaklarının korunmasının önemi vurgulandı. Etkinlikte konuşan Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, "Türkiye’de yaklaşık 72 bin son dönem kronik böbrek yetmezliği hastası bulunuyor. Bu hastaların yaklaşık 69 bini hemodiyaliz, 3 bini ise periton diyalizi tedavisi ile yaşamını sürdürüyor. Hemodiyaliz tedavisinde kullanılan su miktarı ise konunun çevresel boyutunu ortaya koyuyor. Bir hastanın 4 saatlik tek bir hemodiyaliz seansında en az 200 litre şebeke suyu kullanılıyor. Türkiye genelinde yılda yaklaşık 2-2,5 milyon ton su, bu tedavi sürecinde kullanıldıktan sonra atığa dönüşüyor" dedi. Erk, kronik böbrek yetmezliğinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, "Böbreklerimizi korumak aslında doğal kaynaklarımızı korumaktır. İklim değişikliği ve su kaynaklarının giderek azalması, suyun değerini her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Günlük 2-2,5 litre su tüketimi gibi basit alışkanlıklar hem böbrek sağlığımızı koruyabilir hem de sağlık sistemindeki büyük yükün önüne geçebilir" dedi. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nur Canpolat ise böbrek hastalıklarının dünya genelinde hızla arttığını belirterek, "Dünya genelinde yaklaşık her 10 kişiden birinde kronik böbrek hastalığı bulunuyor. Türkiye’de ise her 6-7 yetişkinden biri böbrek hastalığı riski taşıyor. Ancak böbrek sağlığının temelleri çocukluk döneminde atılır. Yeterli su tüketimi, sağlıklı beslenme, tuz ve paketli gıdaların azaltılması, fiziksel aktivite ve gereksiz ilaç kullanımından kaçınmak böbrek sağlığını korumada büyük önem taşır" dedi. Canpolat ayrıca çocukların iklim değişikliği, hava kirliliği ve su kaynaklarının azalması gibi çevresel risklere karşı daha hassas olduğunu vurgulayarak, çevreyi korumanın aynı zamanda çocukların böbrek sağlığını korumak anlamına geldiğini ifade etti. Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Zelal Adıbelli ise böbrek sağlığı ve çevresel sürdürülebilirlik konularına değindi. Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Nadir Alpay ise böbreklerin görevleri ve böbrek sağlığı adına edinilmesi gereken alışkanlıklardan bahsederek, "Kanı sürekli temizlemek (her gün yaklaşık 180 litre kan böbreklerden süzülür), vücudun su dengesini sağlamak(böbrekler vücuttaki su miktarını ayarlar), mineral ve tuz dengesini düzenlemek, kan basıncını (tansiyonu) kontrol etmek, kırmızı kan hücresi üretimine yardım etmek ve kemik sağlığını korumak böbreklerin önemli görevleridir. Böbrekleri dolayısı genel sağlık halini korumak için kazanılması gereken basit ama önemli alışkanlıklar vardır. Bu alışkanlıklara dikkat etmek ve de yıllık olarak böbrek kan tahlillerinin rutin olarak yapılması, böbrek hastalıkları anlamında koruma sağlayacaktır" dedi.
Kırklareli Zirai ilaç ambalajını doğaya atan üreticiye 26 bin 360 TL ceza Kırklareli’nde zirai ilaç ambalajlarını doğaya atan üreticilere 26 bin 360 TL idari para cezası uygulandığı bildirildi. Bitki koruma ürünleri olarak bilinen zirai ilaçların ambalaj atıklarının bilinçsiz şekilde su kenarlarına bırakılması su kaynaklarının kirlenmesine yol açarken, insan ve hayvan sağlığını da ciddi şekilde tehdit ediyor. Yetkililer, bu tür atıkların özellikle dere ve gölet kenarlarına bırakılmasının zehirlenmelere kadar varabilen riskler oluşturduğunu ifade etti. Ambalaj atıklarının yol kenarlarına, boş arazilere ve tarım yapılan alanların çevresine atılması ise doğadaki dengeyi olumsuz etkiliyor. Bu durum arıların ve toprakta bulunan faydalı canlıların yok olmasına neden olurken, zamanla toprak kalitesinin düşmesine ve tarımsal verimin azalmasına yol açıyor. Kırklareli Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerince yapılan denetimlerde çevreye bırakılmış ambalaj atıklarının tespit edilmesi halinde Bitki Koruma Ürünleri Takip Sistemi üzerinden ürünü satın alan üreticinin kimlik bilgilerine ulaşılıyor. Yapılan inceleme sonucunda "5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu" kapsamında üreticilere 26 bin 360 TL idari para cezası uygulanıyor. Yetkililer, üreticilerin bu tür ambalaj atıklarını gelişi güzel doğaya bırakmak yerine usulüne uygun bertaraf etmeleri gerektiğini vurguladı.