POLİTİKA - 14 Ocak 2026 Çarşamba 13:07

Bakan Kacır: "Savunma sanayimizin ihracatı, geçtiğimiz yıl 10 milyar doları aştı"

A
A
A
Bakan Kacır: "Savunma sanayimizin ihracatı, geçtiğimiz yıl 10 milyar doları aştı"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 185 ülkeye ulaştırılan yerli ve milli ürünlerle Türkiye’nin küresel ölçekte yüksek teknoloji markası haline geldiğini belirterek "Yalnızca ülkemizin değil; dostlarımızın ve müttefiklerimizin de güvenliğine katkı sunan savunma sanayimizin ihracatı, geçtiğimiz yıl 10 milyar doları aştı" dedi.


Savunma Sanayii Başkanlığı Savunma Sanayii Akademisi tarafından Millî Yetkinlik Hamlesi kapsamında düzenlenen Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi’nin ikincisi, 14-15 Ocak tarihlerinde Ankara’da bir otelde gerçekleştiriliyor. "Yeteneğin Lideri, Liderin Yeteneği" temasıyla düzenlenecek zirvede liderlik, insan kaynağı yönetimi, yetkinlikler ve gelecek vizyonu başlıkları ele alınıyor.


Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, savunma sanayiinde 3 bin 500’ü aşkın şirket, araştırma kurumları ve üniversitelerde yaklaşık 100 bin çalışanın yer aldığı güçlü bir üretim ve teknoloji geliştirme ağına sahip olunduğunu bildirdi. Kacır, Türk savunma ve havacılık firmalarının dünya çapındaki görünürlüğünün her geçen yıl arttığını belirterek, "Yalnızca ülkemizin değil; dostlarımızın ve müttefiklerimizin de güvenliğine katkı sunan savunma sanayimizin ihracatı, geçtiğimiz yıl 10 milyar doları aştı. 185 ülkeye ulaştırdığımız yerli ve milli ürünlerimizle, Türk savunma sanayii markasını küresel ölçekte kalitenin ve yüksek teknolojinin sembolü haline getirdik" şeklinde konuştu.



23 yılda 369 milyar liralık yatırımın önü açıldı


Son 23 yılda savunma sanayii alanında 965 yatırımın teşvik edildiğini aktaran Kacır, bu yatırımlarla toplam 369 milyar liralık yatırım hacminin önünün açıldığını ifade etti. Kacır, 2002’den bu yana TÜBİTAK burs ve destek programları aracılığıyla 2 bin 142 savunma sanayii projesine destek sağlandığını belirterek, "4 bin 300 bilim insanımız ve gencimize toplam 64,1 milyar lira kaynak sunduk" değerlendirmesinde bulundu.



Kritik savunma projeleri TÜBİTAK bünyesinde geliştirildi


TÜBİTAK enstitüleri bünyesinde hayata geçirilen projelere değinen Kacır, GÖKDOĞAN, BOZDOĞAN ve SOM-J gibi milli füzelerin, KUZGUN akıllı mühimmat ailesinin, milli muharip uçak KAAN’ın ana yönetim bilgisayarları ve gerçek zamanlı işletim sisteminin bu çalışmaların somut çıktıları olduğunu söyledi. GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN projelerinin ardından ramjet motorlu uzun menzilli füze GÖKHAN’ın geliştirildiğini kaydeden Kacır, bu projenin Türkiye’nin hava hakimiyetine önemli katkı sağlayacağını ifade etti.



Yeni nesil teknolojiler savunma mimarisine entegre ediliyor


Milli Teknoloji Hamlesi’nin sağladığı ivmenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayan Kacır, "Caydırıcılığımızı en üst seviyeye çıkaracağız. Teknolojiyi sahada en etkin biçimde kullanabilen ülkeler gelecekte söz sahibi olacak" dedi.


Bu doğrultuda lazer, elektromanyetik silahlar, otonom ve sürü sistemler, siber güvenlik, uzay, hipersonik ve kuantum teknolojilerinin savunma mimarisine entegre edilmesine yönelik projeler başlatıldığını aktaran Kacır, yenilikçi teknolojilerin öncelikli alanlar arasında yer aldığını kaydetti.



Ar-Ge merkezleri ve girişimler destekleniyor


Savunma sanayiinde 79 Ar-Ge ve tasarım merkezinde 23 bin 700 kişinin istihdam edildiğini belirten Kacır, teknoparklarda faaliyet gösteren 340 girişimde ise yaklaşık 7 bin 900 çalışanın görev yaptığını söyledi.


Her ölçekteki girişimin ihtiyaçlarına yanıt verecek altyapı ve destek mekanizmalarının geliştirildiğini ifade eden Kacır, "Ana yüklenicilerimiz ile girişimler arasındaki iş birliğini güçlendirerek yeni başarı hikâyelerinin filizlenmesini ve hızla ölçeklenmesini sağlayacağız" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Yıldırım Belediyesi’nden sokak hayvanlarına sıcak yuva Yıldırım Belediyesi, havaların soğuması ile birlikte sokak hayvanlarına yönelik çalışmalarını yoğunlaştırdı. Yıldırım Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü sokak hayvanları için 100 adet kedi evi yaptı. Hazırlanan kedi evleri ve sokak hayvanları için Yıldırım belediyesi tarafından üretilen mamalar sokak hayvanlarının yoğun olduğu bölgelerdeki muhtarlıklara teslim edildi. Yıldırımı sadece binalardan ve insanlardan ibaret görmediklerini vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, özellikle sokak hayvanlarının korunması için önemli projelere imza attıklarını vurguladı. Sokak hayvanlarını emanet olarak kabul ettiklerini vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım’ın dilsiz sakinlerinin korunması için Pativet, Haybulans, mama üretim tesisi gibi projeler hayata geçirdik. 2025 yılında 9 bin 970 sahipsiz hayvanı tedavi ettik. 1000’e yakın sokak hayvanını sahiplendirdik. Bin 606 sahipsiz hayvana aşı uygulaması yaptık. İlçe genelindeki beslenme odaklarında kesintisiz olarak sahipsiz hayvanlarını besliyoruz. Diğer taraftan ekiplerimiz 62 okulu ziyaret ederek öğrencilere hayvanlara karşı duyarlılığın artması için eğitim veriyor. Sokaklara terk edilen hayvanların tedavisi, barınması, sahiplendirilmesi ve temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla çalışmalarımızı aksatmadan sürdürüyoruz" dedi.
İstanbul 55 yaşında Biyologluğu bırakıp tiyatrocu oldu Kartal’da 28 yıldır biyolog olarak çalışan Rezzan Türkoğlu (55) mesleğini bırakarak tiyatroya yöneldi. "Yapma, aç kalırsın" diyenlere inat eğitim alan ve gece gündüz çalışan Türkoğlu, tiyatro oyunlarında oynamaya başladı. Türkoğlu, "Solo düet" isimli tek kişilik oyununu sergileyerek de hayalini gerçekleştirdi. Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü mezunu Rezzan Türkoğlu (55), Kartal’da yaşıyor ve 28 yıldır büyük firmalarda biyolog olarak çalışıyor. Başarılı bir kariyeri bulunan evli ve 1 çocuk annesi Türkoğlu, 55 yaşında hayatının yönünü değiştiren bir karar aldı. "Hayallerime koştum" Bundan sonraki yaşamına tiyatrocu olarak devam etmek istediğini söyleyen Türkoğlu, "Sanat hep içimde yanan bir ateşti. Ama hayat şartları ve iş dünyası sebebiyle yapamıyordum. Bir anda karar verdim ve çantamı alıp işten ayrıldım. Müdürüm ‘Yapma aç kalırsın’ dedi. Arkadaşlarımın bazıları ‘Bu saatten sonra olmaz’ dediler. Bazıları durumumu cahil cesareti diye yorumladı. Ama hiçbirini dinlemedim. Hayallerime koştum" dedi. "Yaşımdan dolayı zorluklar yaşadım" Eşi ve kızından büyük destek gördüğünü söyleyen Türkoğlu, "Tiyatro eğitimi almaya başladım. Müzik aletleriyle aram iyiydi. Bir yandan da gitar, yan flüt dersleri vererek gelir elde ediyordum. Kısa sürede tiyatro sahnesine çıkmayı başardım. Oyunlarda küçük roller almaya başladım. Artık hayallerime giden yolda hızlıca ilerliyordum. Yaşımdan dolayı tabii ki zorluklar yaşadım ama sevdiğim için bunların üstesinden kolaylıkla geliyordum" diye konuştu. "İnanmayan arkadaşlarım izlemeye geldi" Sonunda istediği noktaya geldiğini söyleyen Türkoğlu, şunları söyledi: "En büyük hayalim tek kişilik tiyatro oyunuyla sahneye çıkmaktı. Çalışmalarım, uykusuz gecelerim sonuç verdi. Hocalarımın onayıyla ‘Solo Düet’ isimli tek kişilik oyun sergiledim. Hayatımın en heyecanlı ve mutlu anıydı. Oyunumu izlemeye sevenlerim ve başaramayacağımı düşünen bazı arkadaşlarım geldi. İnanıyorum ki, izlerken onlar da gurur duymuştur." Türkoğlu, bundan sonra tiyatro oyunlarında ve dizilerde çok karşılaşılan bir oyuncu olacağını da sözlerine ekledi.