ÇEVRE - 13 Mart 2026 Cuma 13:16

Bakan Kurum: "COP31’i ‘Geleceğin COP’u’ olarak değerlendiriyoruz"

A
A
A
Bakan Kurum: "COP31’i ‘Geleceğin COP’u’ olarak değerlendiriyoruz"

Azerbaycan’da Küresel Bakü Forumu’nda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Biz sadece müzakere salonlarında konuşulan, karar alınan bir COP süreci olsun istemiyoruz. Müzakereden artık uygulamaya geçilen, kararların alındığı, sahada bir fiil bunların takip edildiği bir COP süreci olsun istiyoruz. COP31’i ‘Geleceğin COP’u’ olarak değerlendiriyoruz" dedi.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Küresel Bakü Forumu kapsamında, düzenlenen "Azerbaycan’da Müzakerelerin Ötesinde: COP’u Hayatta Tutma Savaşı Paneli"nde katılımcılara hitap etti. Forumun kritik bir dönemde gerçekleştirildiğine dikkat çeken Bakan Kurum, ortaya konan bu iradenin iklim gündeminde sürekliliğin önemini ortaya koyduğunu belirtti.


İklim diplomasisinin kalbi sayılan "COP sürecini, yalnızca müzakere salonlarında değil, gerçek hayatta nasıl güçlü ve etkili tutabiliriz?" sorusuna yanıt aramak için bir araya gelindiğini ifade eden Bakan Kurum, "Etrafımız adeta yangın yeri ve bu ortamda atılan her adım çok büyük önem taşıyor. Bu manada da ortak evimiz dünya yalnızca iklim krizini değil, aynı zamanda da aslında küresel iş birliği kapasitesini de burada hep birlikte sınandığı bir dönemi bize ifade ediyor. Tabii böyle çok önemli bir dönemde çok taraflı çözümler artık bir tercih değil, olmazsa olmaz. Yani bir tercih değil bir zorunluluk haline geldi. Bakü’de bu manada bir araya gelmemiz de bu istişareleri geçmiş COP başkanlarımızla birlikte yapıyor olmamız da önemli" dedi.



"COP31’i ‘Geleceğin COP’u’ olarak değerlendiriyoruz"


Türkiye’nin İklim Kanunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya koyduğu 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi’ne dikkat çeken Bakan Kurum, "Türkiye olarak Afrika ve Avrupa arasında, Asya arasında kesişim noktasında olmamız ve kültürler arasında uzun süredir de bir köprü vazifesi görüyor olmamız aslında bizim doğuyla batı, kuzeyle güney arasında bir köprü vazifesini gösterme noktasında irademizi de net bir şekilde ortaya koyuyor. Biz sadece müzakere salonlarında konuşulan, karar alınan bir COP süreci olsun istemiyoruz. COP31 müzakereden artık uygulamaya geçilen, uygulamada kararların alındığı, sahada bir fiil bunların takip edildiği bir COP süreci olsun istiyoruz. COP31’i ‘Geleceğin COP’u’ olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu.



"Bakü - Belem yolculuğundaki kararlar bizim için yol gösterici"


Bakan Kurum, COP31’de Avustralya ile iş birliğine dikkat çekti, sürece ilişkin süreklilik ve kararlılık vurgusu yaptı:


"COP31’de ev sahibi Türkiye. Tüm kararların bu noktada COP31 Başkanlığı olarak istişare edildiği, yürütüldüğü bir süreci yürütecek. Yine Avustralya’yla müzakere başkanlığını COP31 başkanıyla istişare içerisinde, uyum içerisinde yürütecek ve aslında iki farklı ülkenin de burada gücünü tüm dünyaya gösteriyor olacağız. Biz Avustralya’yla uyum içerisinde çalışıyoruz. Diğer taraftan Belem’de alınan kararlarımız var. Yine bir önceki COP başkanımız ve ev sahibi Azerbaycan’da da COP sürecine ilişkin belki de dünyanın beklemediği bir başarıyı Muhtar kardeşim, Azerbaycanlı dostlarımız ortaya koydular. Biz işte bu COP’larda alınan kararları daha da güçlendirecek bir eylem ajandası oluşturma sorumluluğumuzun da farkındayız. Bu eylem ajandasını ortaya koyacağız. Tabii süreklilik bu sözleşme esasında şart. Burada 1,5 santigrat derece hedefini Bakü-Belem yolculuğunda ortaya konulan kararlar bizim için de yol gösterici olacak. Troika dediğimiz aslında gelecek, geçmiş ve mevcut başkan kavramı. Aslında burada farklı bir Troika’yı da yaşıyoruz. İstikrarın ve buradaki öngörülebilirliğin güçlendirildiği, güvenin ve somut çıktıların da net bir şekilde COP sürecinde ortaya koyulduğu bir COP başkanlığını yürütüyor olacağız."



"COP’u canlı tutmak için metinleri sahaya indirmekle yükümlüyüz"


Türkiye’nin COP31 vizyonunun ‘diyalog, uzlaşı ve aksiyon’ temelinde olacağının altını çizen Bakan Kurum, COP süreçlerinin hayata geçirilecek eylemlerle canlı tutulabileceğine vurgu yaparak şu açıklamalarda bulundu:


"Diyalogdan hiçbir zaman ayrılmayacağız. Müzakere salonlarında alınan kararların uygulamayla aksiyona geçirilmesini sağlayacağız ve aksiyon boyutunu da hızlandırmak için elimizden gelen tüm gayreti göstereceğiz. Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olması sebebiyle COP31’de Antalya’da tüm dünyanın dikkatini denizlere, okyanuslara çekmek istiyoruz. Bu manada da denizlerin ve göllerin temizliği adına buraya verilecek finansmana kadar birçok projeyi, COP’u canlı tutmak için metinleri de sahaya indirmekle yükümlü olduğumuzu düşünüyoruz. COP31’i aslında bir konferans değil, bu manada çözümler üreten bir eylem süreci olarak tasarladığımızı da ifade etmek isterim."



"Hiçbir ülkenin geride bırakılmadığı bir cop sürecini yürütmek istiyoruz"


Bakan Kurum, Türkiye’nin ‘COP31 Eylem Ajandası’ için çalışacağını belirterek şu hedeflerin altını çizdi:


"Başlıklarımız ne olacak eylem ajandamızdaki? Sıfır Atık uygulamamız ki; Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi himayelerinde yürüttüğümüz artık bugün bir dünya markası haline gelmiş Sıfır Atık Projemiz var. Birleşmiş Milletler nezdinde de Sıfır Atık Günü ilan ettiğimiz oradaki uygulamalarımızı, Antalya’da da işlediğimiz bir konferansı yaşatıyor olacağız. Gençlerimiz önemli. Gençlerimizin iklim eylemine daha güçlü katılımını sağlamak zorundayız. Yani bugün dünyada 1,5 derece hedefi nedir diye sorsanız aslında yüzde 10’u belki biliyor. Biz bu farkındalığı artırmak zorundayız. Yine finansman, teknoloji ve veri temelli uygulama araçlarını güçlendireceğiz ve bu çerçevede de aslında gelişmekte olan ülkelere destek sağladığımız, Pasifik ülkelerinin burada düşünüldüğü, dünyadaki hiçbir ülkenin de geride bırakılmadığı bir COP sürecini yürütmek istiyoruz. Türkiye’nin dış politikadaki duruşu budur. Sayın Cumhurbaşkanımızın tüm dünyaya verdiği mesaj budur. Biz de COP başkanlığı olarak aslında medeniyetimizden aldığımız ilhamla bu duruşumuzu gösteriyor olacağız."



Bakan Kurum: "COP31’i ‘Geleceğin COP’u’ olarak değerlendiriyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Baba ve kız aynı kokpitte: 42 yıllık pilot gökyüzüne kızıyla veda etti Antalya’da yaşayan 65 yaşındaki kaptan pilot Ali Akman Sarıhan, 42 yıllık uçuş kariyerinin son seferini kızı Cemresu Sarıhan ile birlikte gerçekleştirdi. Antalya-Şanlıurfa seferinde baba ile kızın aynı kokpitte görev yaptığı uçuşta duygusal anlar yaşandı. Yolcuların alkışlarla eşlik ettiği uçuş, havalimanında geleneksel su takı töreniyle tamamlandı. 2003 yılında sivil havacılık sektörüne geçerek SunExpress bünyesinde uçmaya başlayan Ali Akman Sarıhan, yıllar boyunca on binlerce yolcuyu güvenle taşıdı. Sarıhan’ın kızı Cemresu Sarıhan da babasından ilham alarak pilot oldu. Eğitimlerini tamamlayan Cemresu Sarıhan’ın sivil havacılıktaki ilk uçuşu ise babasının emeklilik uçuşuna denk geldi. Antalya ile Şanlıurfa arasında gerçekleştirilen seferde kaptan pilot koltuğunda Ali Akman Sarıhan yer alırken, ikinci pilot koltuğunda kızı Cemresu Sarıhan oturdu. Baba ve kızın ilk kez birlikte görev yaptığı uçuşa aileleri ve yakınları da eşlik etti. "Hayatım boyunca bana ilham oldu" Uçuş öncesi yolculara anons yapan Cemresu Sarıhan, bu seferin kendisi ve ailesi için özel bir anlam taşıdığını belirterek şunları söyledi: "Bugünkü uçuşumuz benim ve ailem adına çok anlamlı. Kokpitte birlikte görev yaptığım kaptan pilotumuz Ali Akman Sarıhan, babam, bugün 42 yıllık uçuş kariyerinin son uçuşunu gerçekleştiriyor. Yaklaşık 50 yıl önce asker olarak başladığı havacılık hayatına, F-16 uçaklarından Boeing uçaklarına kadar birçok farklı uçakla binlerce saatlik gökyüzünde görev yaptı. Son 23 yıldır SunExpress ailesinde on binlerce yolcuyu da güvenle taşıdı. Hayatım boyunca bana ilham olan, gökyüzünü sevmeyi öğreten ve bugün büyük bir gururla yaptığım bu mesleğe adım atmamı sağlayan kişi kendisi. Benim için o sadece bir kaptan değil, aynı zamanda öğretmenim, yol göstericim ve en büyük destekçim. Bazı insanlar gökyüzüne bakar, bazıları ise hayatını orada geçirir. Benim babam da hayatını gökyüzüne adayanlardan biri oldu. Canım babam, iyi ki varsın, iyi ki benim babamsın, iyi ki doğdun." Uçuş sırasında yolculara seslenen Ali Akman Sarıhan ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Çok duygu dolu bir gün. Benim için 42 yıllık uçuş hayatımın son uçuşu. Kızım Cemresu’nun ise meslek hayatına, sivil havacılıktaki ilk uçuşu. Bu, dünyada nadir rastlanabilecek bir an. Aynı uçakta, aynı kokpitte olmak bizim için çok özel. 42 yıl boyunca bu mesleği severek yapma fırsatım olduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Kızımı bir pilot olarak görmek ve birlikte uçmak, uçuş hayatımın bana verdiği en güzel hediye. Bugün bu defteri kapatıyorum ama hikaye kızımla devam ediyor." Anonsların ardından uçaktaki yolcular baba ve kızı alkışladı. Şanlıurfa GAP Havalimanı’na iniş yapan uçak, daha sonra yeniden Antalya Havalimanı’na döndü. Uçak, havacılık geleneği olan su takı töreni ile karşılanarak kaptan pilot Ali Akman Sarıhan’ın meslek hayatına veda uçuşu tamamlandı.
Hatay Tabutunun üzerine damatlığı konuldu: İran’da hayatını kaybeden tır şoförü son yolculuğuna uğurlandı Afganistan dönüşünde İran’ın Tebriz şehrinde tırına füzenin şarapnel parçasının isabet etmesiyle hayatını kaybeden Hataylı tır şoförü Hüseyin Fırat, memleketi Reyhanlı ilçesinde damatlığının üzerine konulduğu tabutuyla kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğunu uğurlandı. Saldırı anına tanık olan babası Coşkun Fırat, "Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı" dedi. Reyhanlı ilçesi Bağlar Mahallesi’nde yaşayan 29 yaşındaki Hüseyin Fırat, askerlik mesleğini bıraktıktan sonra baba mesleği olan tır şoförlüğünü sürdürerek ekmek parasını kazanıyordu. İstanbul’dan aldığı yükle Afganistan’a doğru yola çıkan Fırat, dönüş yolunda İran’ın Tebriz şehrine geldiği esnada düşen füzenin şarapnel parçalarının tıra isabet etmesiyle ağır yaralandı. Ağır yaralanan tır şoförü Fırat, İran’ın Zencan Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Fırat, İran’da hastanede 6 gün süren hayat mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Fırat’ın cenazesi diplomatik işlemlerin ardından İran’dan Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde baba ocağına getirilerek helallik alındı. Genç tır şoförünün cansız bedeni Reyhanlı Mezarlık Kompleksi’nde göz yaşları içerisinde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Fırat’ın tabutunun üzerinde yer alan damatlığıysa yürekleri dağladı. "İran’da bir güvence yok, cesetler dolu ve masum insanlar rast gele öldürülüyor" Evladının tırına şarapnel parçası isabet ettiği anları anlatan baba Coşkun Fırat, "İsrail ve Amerika’yı kınıyorum. Oğlumla peş peşe gidiyorduk, aramızda sadece 30 metre vardı. Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı. Şu an da İran’da bir güvence yok, masum insanlar rastgele öldürülüyor. Allah kimseye böyle acı yaşatmasın. Bize İran’da hastanede güzel baktılar" dedi. "Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde" Evladının damatlığını ceketini bağrına basarak acı dolu anlar yaşayan Hayriye Fırat, "Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde. Mekanın cennet olsun Hüseyin’im. Kahrolsun İsrail, oğlumu aldı elimden" dedi.
Aydın Köşk’te İncir Yetiştiriciliği, Muhafaza ve Gıda Güvenirliği Eğitimi gerçekleşti Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Toplantı Salonunda "İncir Yetiştiriciliği, Muhafaza ve Gıda Güvenilirliği Eğitimi" gerçekleşti. Avrupa Birliği coğrafi işaret tesciline sahip Aydın İncirinde kalite ve verimliliği artırmaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilerle buluşmalar devam ediyor. Aydın İl genelinde gerçekleştirilen üretici toplantılarının bir diğer durağı Köşk ilçesi oldu. Köşklü incir üreticileri ile gerçekleştirilen toplantıda ilçenin incir üretim potansiyeli, üretimde kaliteyi artırmaya yönelik uygulamalar ve teknik konular ele alındı. Gerçekleşen bilgilendirme toplantısına Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Armağan Tanrıkulu, Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürü Selahattin Serdar Aykut, İl ve İlçe Müdürlüğü teknik personeli, Köşk Ziraat Odası personeli ve tarım danışmanları, incir depo ve ihracatçıları ve incir üreticileri katıldı. Üreticilere yönelik bilgilendirme ve eğitim çalışmaları Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsü ile Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliği ile bilimsel veriler ve teknik bilgi temelli olarak gerçekleştirildi. Gerçekleşen toplantıda, Bilimsel üretim teknikleri ve sürdürülebilir incir yetiştiriciliği, Kurutma sürecinde ürün kalitesinin korunmasına yönelik uygulamalar, Hastalık ve zararlılarla mücadelede doğru yöntemler, Verim ve kaliteyi artırmaya yönelik güncel teknik yaklaşımlar hakkında üreticilere detaylı bilgiler verildi. Kaliteli incir üretiminin en önemli aşamalarından biri olan ilekleme sürecinin doğru uygulanması konusuna da özellikle değinildi. Son iki yılda, incirde sürdürülebilir ve kaliteli üretim materyali sağlanması amacıyla Aydın Valiliği destekleriyle ilimizde iki adet ilek bahçesi tesis edildi. Gerçekleştirilen toplantıda üreticilerle bilgi paylaşımı yapılarak, bilimsel üretim yöntemlerinin sahada yaygınlaştırılması ve Aydın İnciri’nin kalite standartlarının daha da güçlendirilmesi hedeflendi açıklandı. Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürü Aykut toplantı sonrası; "Değerli uzmanların anlatımıyla ’İncir Yetiştiriciliği, Hastalık ve Zararlıları, Depolama, Muhafaza ve Gıda Güvenilirliği’ konularında verimli geçen toplantımızı gerçekleştirdik. Yoğun katılım sağlayan ve emeği geçen tüm herkese teşekkür ederiz. Ürününüz bol ve bereketli olsun" açıklamasında bulundu.