POLİTİKA - 13 Ocak 2026 Salı 17:49

Bakan Memişoğlu: "Tıp uygulamalarını aile hekimliğinde de yapılabilir hale getirdik, daha da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz"

A
A
A
Bakan Memişoğlu: "Tıp uygulamalarını aile hekimliğinde de yapılabilir hale getirdik, daha da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz"

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarını aile hekimliğinde de yapılabilir hale getirdik ve önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz" dedi.


Tıp ve Kültür Sanat Sempozyumu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesinde düzenlendi. 13-14 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek sempozyumun açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarından önce doktorlardan oluşan orkestranın müzik dinletisi izleyicilerle buluştu. Ardından sempozyum hakkında hazırlanan video gösterimi yapıldı.



"Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modelimizle geçmişten devraldığımız bu birikimi çağın imkanlarıyla buluşturuyoruz"


Video gösterim ve orkestranın ardından açılış konuşmasını yapan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, koruyucu sağlık hizmetlerini merkeze alan bir sağlık politikası yürüttüklerini belirterek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla hayata geçirdiğimiz Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modelimizle geçmişten devraldığımız bu birikimi çağın imkanlarıyla buluşturuyoruz. Bugün bizler, geçmişin birikimini geleceğin bilimiyle buluşturarak; yeni İbn-i Sina’ların, Safiye Ali’lerin, Gazi Yaşargil’lerin yetiştiği; bilimsel çalışmaların ortaya konulduğu güçlü bir sağlık ekosistemi inşa etmek için kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.


‘Taşa Kazınan Şifa’ sergisinin tıp alanındaki gelişmelerin bugüne yansıması olduğunu aktaran Memişoğlu, "Bu köklü birikimin bugün nasıl bir hafızaya ve estetik dile dönüştüğünü ise, sempozyum kapsamında ziyaretçilerle buluşan ‘Taşa Kazınan Şifa’ sergisi son derece çarpıcı bir biçimde ortaya koymaktadır. Sergi; Anadolu Selçuklu ve Osmanlı dünyasında şifayı kurumsallaştıran kadınların izini, mimariyle iç içe geçmiş sembolik bir dille bugüne fısıldamaktadır" diye konuştu.



"Tıp uygulamalarını aile hekimliğinde de yapılabilir hale getirdik ve önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz"


Memişoğlu, tıp alanındaki faaliyetlerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:


"Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarını aile hekimliğinde de yapılabilir hale getirdik ve önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Böylece birinci basamakta, koruyucu sağlık anlayışını güçlendiren bütüncül bir hizmet sunmayı amaçlıyoruz. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalarını; bilimsel, etik ve mevzuat temelli bir çerçevede sağlık sistemimizin bir parçası haline getirmiş bulunuyoruz. Ülkemizde; 83 GETAT Uygulama Merkezi, 2 bin 160 Ünitesi ve 13 bin 485 sertifikalı hekimimizle insanımıza hizmet vermekteyiz. Bugüne kadar 1 buçuk milyon vatandaşımız, toplamda 3 milyon kez bu hizmetlerden faydalanmıştır."



"Bu iki alan, insanlığın ortak hafızasını, estetik anlayışını ve şifa arayışını birlikte şekillendirmiştir"


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise, tıp ve kültür sanat alanının insanlığın ortak hafızasını, estetik anlayışını ve şifa arayışını birlikte şekillendirdiğini dile getirerek, "Tıp, insanın hem bedenini hem de ruhunu da anlamaya yönelik bir ilim. Kültür ve sanat ise insanın ruhunu besleyen, ona derinlik kazandıran en güçlü ifade alanları. Bu iki alan, insanlığın ortak hafızasını, estetik anlayışını ve şifa arayışını birlikte şekillendirmiştir. Anadolu’nun bu kadim toprakları, bu bütüncül yaklaşımın en zengin örneklerine ev sahipliği yapmıştır. Bu yaklaşımın düşünsel temellerini, büyük hekim ve filozoflarımızın eserlerinde de açıkça görebilmekteyiz" değerlendirmesinde bulundu.



"Kültürü hayatın her alanına taşıyan bir anlayışla çalışıyoruz"


Tedavi ile sanatın, akıl ile kalbin birlikte ele alındığına dikkati çeken Ersoy, şu ifadeleri kullandı:


"Darüşşifalardan medreselere kadar pek çok alanda; tedavi ile sanatın akıl ile kalbin birlikte ele alındığını görüyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu sempozyum, işte bu kadim geleneğin çağdaş bir yansımasıdır. Günümüzde tıp bilimi büyük bir hızla ilerlerken, insanı yalnızca biyolojik bir varlık olarak ele almak yeterli değildir. Sanatın iyileştirici gücü, modern tıbbın insana dokunan yönünü güçlendirmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bizler, kültürü hayatın her alanına taşıyan bir anlayışla çalışıyoruz. Sanatın, bilimin ve insan sağlığının kesiştiği bu tür platformları son derece kıymetli buluyoruz. Çünkü biliyoruz ki; kültürle güçlenen bir toplum, geleceğe daha sağlam adımlarla yürür. Bu sempozyumun; disiplinler arası yeni bakış açıları geliştirilmesine, ortak projelerin doğmasına ve kalıcı iş birliklerinin kurulmasına vesile olmasını temenni ediyorum. Bilginin sanatla, bilimin insan hikayesiyle buluştuğu her adım, medeniyet yolculuğumuza değer katacaktır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Teravih etkinlikleriyle öğrencilere manevi eğitim Erzincan’da öğrenciler, Ramazan ayının manevi atmosferini camilerde düzenlenen teravih buluşmalarıyla birlikte yaşıyor. Erzincan İl Müftülüğü Gençlik Hizmetleri ile Erzincan İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen ÇEDES Projesi ve "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri farklı camilerde gerçekleştirilen programlarda bir araya geliyor. Programlarda öğrenciler hem teravih namazını kılıyor hem de değerler eğitimi kapsamında düzenlenen sohbet ve etkinliklere katılıyor. Teravih buluşmalarının yanı sıra düzenlenen iftar ve sahur programları da öğrenciler ile eğitim camiasını aynı sofrada buluşturuyor. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu yansıtan programlara hayırsever vatandaşlar da ikramlarıyla katkı sağlıyor. Etkinliklerde Erzincan İl Müftülüğü ve İl Millî Eğitim Müdürlüğü personelinin yanı sıra gönüllü üniversite öğrencileri de görev alıyor. Böylece öğrencilerin Ramazan ayını daha bilinçli ve dolu dolu geçirmeleri hedefleniyor. Kavakyolu Şehit Salih Ay İlkokulu Okul Müdürü Başöğretmen Oğuz Kürşat Onay, "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında öğrencilerle birlikte Erzincan’daki Gülabibey Camii’nde teravih namazı sonrası çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiklerini söyledi. Onay, çocukların aileleriyle birlikte yaşadıkları Ramazan hatıralarının önemine değinerek, "Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhunun çocuklarda güzel bir hatıra olarak kalmasını istiyoruz. Öğrencilerimiz programı ilgiyle takip etti, arkadaşları ve aileleriyle birlikte saf tutmanın mutluluğunu yaşadı." dedi. Gülabibey Camii İmam Hatibi Mustafa Budak da etkinlik kapsamında çocukları cami girişinde karşıladıklarını belirterek, caminin bölümleri ve cemaatle namaz kılmanın önemi hakkında öğrencilere bilgi verdiklerini ifade etti. Erzincan ÇEDES İl Koordinatörü Sevil Aras Yücel ise etkinliklerin öğrencilerin Ramazan ayını daha anlamlı şekilde idrak etmelerine katkı sağladığını belirterek, programlarda öğrencilerin birlik, paylaşma ve dayanışma duygularını yaşayarak öğrendiğini kaydetti. Yetkililer, Ramazan ayı boyunca teravih buluşmaları ile iftar ve sahur programlarının farklı okullardan öğrencilerin katılımıyla devam edeceğini bildirdi.