POLİTİKA - 12 Mart 2026 Perşembe 16:51

Bakan Tekin: "12 Mart 1921, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir"

A
A
A
Bakan Tekin: "12 Mart 1921, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ile ilgili yayınladığı mesajda, "12 Mart 1921, necip bir milletin kendi istikbali ve istiklali hakkında verdiği hükmün, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir" dedi.


Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlığa ait ’MEB Şura Salonu’nda Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ve Ankara Çankaya Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından düzenlenen ’Korkma Gençliğin Ruhu Burada’ isimli İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı’na katıldı. Açılış konuşması öncesi çeşitli gösteriler düzenlendi ve günün anlamına ithafen videolar izletildi. Programda konuşan Bakan Tekin, gençlerin milli ve manevi değerlerle yetişmesinin önemine dikkat çekerek, Mehmet Akif Ersoy’un ortaya koyduğu mücadelenin ve İstiklal Marşı’nın taşıdığı ruhun yeni nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bakan Tekin ayrıca, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele’de gösterdiği emeğin çok büyük bir sorumluluk gerektirdiğini de ifade etti.



"12 Mart 1921, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir"


İstiklal Marşı’nın, Kurtuluş Savaşı’nda türlü zorluklarla kaleme alındığını ve Türk milletinin sarsılmaz duruşunu ele aldığını belirten Bakan Tekin, "12 Mart 1921, necip bir milletin kendi istikbali ve istiklali hakkında verdiği hükmün, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir. O gün kabul edilen İstiklal Marşımız, ateş hattında kaleme alınmış bir şiir olarak doğmuş; kısa sürede bu tanımın çok ötesinde bir anlam kazanmıştır. Öyle ki İstiklal Marşı, milletimizin en zor şartlarda dahi varlığını hangi değerler üzerine kuracağını, kendini nasıl tanımladığını ve geleceğe hangi sarsılmaz inançla yürüyeceğini ortaya koyan güçlü bir irade beyanıdır. Bu yönüyle kolektif hafızamızın, milletimizin iradesinin ve bağımsızlığımızın timsali olarak yaşamaya devam etmektedir. Milletler; tarihlerini yaşadıkları hadiselerle beraber, o kritik hadiselerin ortasında kendileri hakkında söyledikleri edebi metinlerle tarihe nakşederler. İstiklal Marşı işte böyle esaslı ve kurucu bir manzumedir. Umudun daraldığı, belirsizliğin kol gezdiği bir vasatta kaleme alınmış, istikamet gösteren derin bir metindir. Korkunun değil cesaretin, tavizin değil kararlılığın; teslimiyetin değil iradenin, tereddütün değil imanın en gür sesidir" diye konuştu.



"Duruş sahibi bir Müslümandır Akif"


Mehmet Akif Ersoy’un, Türk milletinin karakterini ve güçlü iradesini zorlu şartlar altında ortaya koyduğunu vurgulayan Bakan Tekin, "Bu yönüyle milletimizin karakterini, sarsılmaz iradesini, ahlaki derinliğini ve nihayetinde dünyaya sunduğu medeniyet iddiasını kayıt altına almış bir metindir. Zaman değişir, şartlar değişir; fakat insanın temel sınavları asla değişmez, değişmemelidir. İstiklal Marşı’nın kalıcı bir tesire sahip oluşu, bu hakikatten beslenmiş olmasındandır. Bu noktada Akif’i doğru bir zaviyeden idrak etmek ve değerlendirmek durumundayız. Kuşkusuz Akif, büyük bir şairdir. Fakat onu anarken hatırlamamız gereken başka vasıfları da olan bir sanatkardır. Öncelikle bilgisinin ve aldığı aksiyonun bedelini kanıyla ve canıyla ödemeye hazır idealist bir düşünce adamıdır Akif. Duruş sahibi bir Müslümandır Akif. Kur’an tefsiri yapacak çapta din alimidir Akif. Evet, Müslüman bir düşünür ve sanatkar; yaşadığı çağın meselelerini ciddiye alır, kolay cevaplarla yetinmez ve olup biteni sorgulayan bir dikkatle değerlendirir. O, bu yönleriyle vefatının üzerinden geçen 90 yıl sonra da bizler için hala bir rol modeldir" şeklinde konuştu.



"Onun şahsiyeti, yazdıklarıyla hayatı arasında kurduğu sarsılmaz bütünlükte kendini gösterir"


Mehmet Akif Ersoy’u anlamanın büyük bir sorumluluk getirdiğini ve Akif’in Milli Mücadele’nin en belirgin insanlarından birisi olduğunu dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Onun şahsiyeti, yazdıklarıyla hayatı arasında kurduğu sarsılmaz bütünlükte kendini gösterir. Hayatı, yazdıklarıyla tam bir uyum içinde şekillenir. İmkan karşısında müstağni, güç karşısında mesafeli, değerleri söz konusu olduğunda ise tavizsiz bir şahsiyet sergilemiştir. Onu müstesna kılan, mısralarındaki ahenk kadar hayatındaki bu eğilmez vakardır. Mehmet Akif’i anlamak, estetik bir metni çözümlemekten ibaret görülemez. Asıl mesele; söz ile hayat, bilgi ile eylem arasındaki o kopmaz bağı fark edebilmektir. O, Milli Mücadele boyunca da şu soruları sorar: ’Zor zamanlarda insan nasıl bir duruş sergilemelidir? Bağımsızlık ne anlama gelir? Bir toplum kendi onurunu hangi değerlerle koruyabilir?’ Mehmet Akif bu soruların cevabını aramış; bağımsızlığı sınırların korunmasından ibaret bir mesele olarak görmemiştir. İstiklal, onun nazarında her şeyden önce insanın kendi onurunu muhafaza edebilme davasıdır. İstiklal Marşı da işte böyle bir zihnin, böyle bir ahlaki arayışın mahsulüdür."


’Korkma! Gençliğin Ruhu Burada’ teması kapsamında gerçekleştirilen öğretmenler arası beste yarışmasında ilk üç dereceye giren eseri sahnede yer aldı. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.



Bakan Tekin: "12 Mart 1921, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da alkollü hemşire direksiyon başında can aldı: Alkollü çıkmamak için kahve içmeye gitti Bursa’da alkollü şekilde direksiyon başına geçtiği iddia edilen sürücünün çarptığı 73 yaşındaki kadın hayatını kaybetti. Kazanın ardından sürücünün ilk müdahaleyi yapmak yerine promil düşürmek için kahve içmeye gittiği iddia edilirken, kaza anı güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, 7 Mart Cumartesi günü sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 çocuk annesi 73 yaşındaki Gönül Eriş, evinden çıkarak ekmek almaya gitti. Ekmek aldıktan sonra evine dönmek için yola çıkan Eriş’e, hızla gelen Burçin Ş. (34) idaresindeki 16 YU 965 plakalı otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan yaşlı kadın ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. 112 Acil Servis ekiplerince hastaneye kaldırılan Eriş, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Öte yandan, çevredeki vatandaşlar Bursa Şehir Hastanesi’nde hemşire olduğu öğrenilen sürücünün kazanın ardından olay yerine yakın bir kıraathaneye giderek kahve içtiğini iddia etti. Polis ekiplerinin olay yerinde alkolmetreye üflettiği sürücünün 0.70 promil alkollü olduğu belirlendi. Alkolmetre sonucuna itiraz eden sürücü hastanede kan testi verdi. Yapılan testte de sürücünün 0.67 promil alkollü olduğu tespit edildi. Mahkemeye çıkarılan sürücü hakkında ev hapsi kararı verildi. Karara tepki gösteren acılı aile ise adalet çağrısında bulundu. Hayatını kaybeden kadının oğlu Serkan Eriş, "Annem cumartesi sabah ekmek almaya gitti. Eve dönerken bir kadının çarpması sonucu hayatını kaybetti. Sürücünün hemşire olduğunu öğrendik. Çevredeki vatandaşların iddiasına göre kazadan sonra ilk müdahale etmek yerine alkollü çıkmamak için Türk kahvesi içmeye gitmiş. Hem alkollü çıkıyor hem de ev hapsine çarptırılıyor. Alkollü bir sürücünün bir kişinin ölümüne neden olmasına rağmen serbest kalmasında nerede adalet var?" dedi. Sürücü Burçin Ş. ise ifadesinde, "Dün gece alkol almıştım. İlk müdahaleyi kendim yaptım. 112 ekiplerine de ben haber verdim" diyerek kendisini savundu. Çevredeki vatandaşlar ise, "Kadın buradan geliyordu. Kaza yaptıktan sonra Türk kahvesi içmeye gitti" ifadelerini kullandı. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
Aydın Üniversite öğrencisi Teslime’nin ölümüne ilişkin yargılama süreci başladı Aydın’ın Efeler ilçesinde geçtiğimiz Ağustos ayında zeytinlik alanda başından vurulmuş halde bulunan üniversite öğrencisi Teslime Hanedan’ın (20) ölümüne ilişkin ilk dava bugün görülürken, sanık olarak yargılanan sevgilisi Efe F. savunmasında "Seni seviyorum dedi ve o sıra silah sesini duydum. Kafamı kaldırdığımda kafasına sıktığını ve yerde yattığını gördüm" dedi. 6 Ağustos 2025 Çarşamba günü Efeler ilçesi Kalfaköy yolu yakınlarında meydana gelen olayda, üniversite öğrencisi Teslime Hanedan’ın (20) başından tabancayla vurularak öldüğü belirlenmişti. Olayla ilgili çelişkili ifadeler verdikleri öğrenilen Teslime Hanedan’ın erkek arkadaşı Efe F.’nin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alınmış, Efe F. cinayet şüphesiyle çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Efe F. hakkında ‘tasarlayarak kadına karşı kasten öldürme’ suçundan dava açıldı. Cinayet zanlısı olarak yargılanan Efe F., bugün ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle hakim karşısına çıktı. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanığın yargılanma sürecine ilişkin görülen ilk mahkemede taraflar hazır bulunurken, hakim karşısına çıkan Efe F. savunmasında Teslime’yi kendisinin öldürmediğini ve intihar ettiğini öne sürdü. "İntihar etmeye karar verdik" Olay günü ve öncesini anlatan sanık Efe F., Teslime ile olaydan 4 ay önce sosyal medya üzerinden tanıştıklarını ve daha sonra sevgili olduklarını belirterek "O sıralarda tek yaşıyordu, evinde ara ara kalıyordum. Teslime’nin evinde kaldığım sürede uyuşturucu kullandığına şahit oldum, diğer arkadaşlar da şahittir. A.Ç., Teslime’ye kokain getirmişti. A.Ç.’yi bana arkadaşı olarak tanıştırmıştı. Daha sonra Teslime, arkadaşı E.S.A.’nın evine taşındı. Ben de arada gidiyordum. Olaydan bir gün önce Teslime gündüz saatlerinde benim evime gelmişti, daha sonra geri döndü. Telefonunu aradım ama ulaşamadım. E.S.A. ile oturduğu eve gittim. Apartmana girdim. Kapıyı çaldım ama açan olmadı. Dışarı çıktım ve yaklaşık 1 metre yüksekliğindeki duvara çıktım. Ev birinci katta olduğu için pencereden içerisi görünüyordu. Salonda masanın üstünde uyuşturucu aparatlarını gördüm. O esnada U.B. de yanımdaydı. Bunun üzerine Teslime’nin kiminle uyuşturucu kullanabileceğini düşünüp telefonla A.Ç.’yi aradım. A.Ç. bana H.S. ile şehir merkezinde araçla gezdiklerini söylediler. Evin önünde beklemeye devam ettik. Teslime’nin yanında E.S.A.’nın da olduğunu tahmin ederek E.S.A.’nın sevgilisi A.P.’yi aradık, o da geldi. Saat 23.30 sıralarında 4’ü birlikte arabadan indi ve eve doğru yürüdüler. Biz de onlara doğru yürümeye başladık. Teslime, beni görünce ‘Efe burada, kaçalım’ dediğini duydum. Tekrar arabaya binip kaçtılar. A.P.’nin arabasıyla üçümüz aracı takip ettik. Aracı kaybettik ve yaklaşık 1 saat sonra Danişment Mahallesi tarafında yolda denk geldik. Aracı kullanan A.P., önlerine kırdı. Araçtan indik, A.Ç.’ye yumruk attım. Ancak diğer tarafta pencere kapalı olduğu için H.S.’ye vuramadılar. Elime taş alarak arka camı kırdım" dedi. "Silahlı ve hazırlıklı gelmişler" İfadesinde ’emanet’ diye adlandırdığı silahlardan da söz eden sanık Efe F. konuşmasının devamında "Bu sırada A.Ç., araçla olay yerinden uzaklaştı ve ‘emanetlerinizi hazırlayın’ dedi. Daha sonra 5 günlük tuttuğum eve gittik. A.Ç. beni görüntülü aradı, ‘emanetinizi toplayın, bu burada kalmayacak’ tarzı cümleler sarf etti. Telefonu H.S. aldı. İlk defa kızlarla oturduğunu sevgilisi olduğunu bilmediğini söyledi. A.Ç. de bilmediğini söyledi ama inanmadım. Çünkü Teslime’yle sosyal medyada resmimiz vardı. U.B. tedirgin olduğunu ve A.Ç.‘den bir silah alacağını söyledi. Ben de gerek olmadığını söyledim. Sonra uyuduk. Uyandığımda E.S.A. evdeydi. A.P. ile barıştıklarını söylediler. E.S.A., Teslime’nin benle barışmak istediğini fakat korktuğunu söyledi. Saat 16.00 sıralarında Teslime’nin kaldığı eve A.P., U.B. ve ben gittik. 18.00 sıralarında da Teslime geldi. Uyuşturucu içtiği halinden belliydi. Uyuşturucu aldığı için kızdım, ailesini arayacağımı söyledim. Olay günü sabahı annesini aradım ve uyuşturucu kullandığını söyledim. Teslime bana ‘ailem beni senin yüzünden reddetti, ailemle aram senin yüzünden tamamen bozuldu’ gibi söylemlerde bulundu. Olay günü sabahleyin Teslime’nin annesini arayıp uyuşturucu kullandığını söylemiştim. Teslime ile konuşmak için bir odaya geçtik. Kafasında her şeyi bitirmişti. Her şeyin benim yüzümden olduğunu söylüyordu. Odada 20 dakika kadar kaldık. Daha sonra salona geçtik ve evde bulunan kişilere markete gitmelerini söyledik. U.B.’ye de o sırada A.Ç.’den silahı almasını söyledim. U.B., diğer şahıslar markete gitmeden 5 dakika önce dışarı çıkmıştı. Biz, evde yalnız kaldık" diyerek süreci uzun uzun anlattı. "Birlikte intihar etme kararı aldık" Teslime’nin evde yalnız kaldıkları bu sürede ‘İntihar edeceğim, böyle yaşayamam’ dediğini söyleyen Efe F. "Ailesinin kendisini reddettiğinden dolayı intihar etmek istediğini söyledi. Ben de ailevi sıkıntılarımı anlattım. Ben de onunla intihar etmek istediğimi söyledim. Ben silahın geleceğini Teslime’ye söylemiştim. O da zaten konuştuğumuzu duymuştu. Teslime ile silahla intihar etmeye o an karar verdik. 10 dakika bu şekilde konuştuk ve Teslime ağlamaya başladı. Makyajını düzeltmek için lavaboya gitti. Ben de arkasından gittiğimde markete giden E.S.A., A.P. ve D.Ç. eve geldi. Teslime, banyoda bulunan uyuşturucu içeren hapı çıkardı ve 14 tanesinden 12’sini içti, 2 tanesini de ben içtim. Hapları içince Teslime’ye ‘niye uyuşturucu alıyorsun ben de senin yüzünden aldım’ diyerek kızdım. Teslime sinirle elini lavaboya vurdu. E.S.A. sesleri duyunca lavaboya geldi. Teslime’nin eli şişmişti ve biz D.Ç. haricinde 4 kişi hastaneye gittik. Sıra aldık beklerken, Teslime elindeki şişliğin birden geçtiğini söyledi. Geri çıktık ve yürüyerek gitmeye karar verdik. Teslime ile ben bir adım önde yürüyorduk. O sırada U.B.’yi aradım, cevap vermeyince silahı alacağı A.Ç.’yi aradım. U.B.’nin taksiye bindiğini söyledi ve taksicinin numarasını attı ve taksiciyi aradım. Bulunduğumuz yeri ve yanımıza gelmesini söyledim. U.B. yanımıza geldi, silahı bana boş verdi. Kurşunları ilk vermek istemedi. Ben ısrar edince verdi. Teslime bana doğru geldi ve silahı verirken gördü. Teslime ağlamaklıydı, bana sarıldı. Ben de ona silahı gösterdim. Neden ağladığını sordum, annesiyle konuşmaya çalıştığını ama konuşmadığını söyledi. Taksi durağına giderken U.B. yanımızdaydı. O sırada U.B., ileride polis olabileceği şüphesiyle silahı Teslime’nin çantasına koymamız gerektiğini söyledi. Silahı Teslime’ye verdim çantasına koydu. Benle Teslime taksiye bindik" dedi. "Seni seviyorum dedi ve kafasına sıktı" Teslime ile Kalfaköy yolu üzerindeki su depolarının orada taksiden indiklerini ifade eden sanık Efe F.; "Teslime’nin intihar etmiş olduğu yere gittik. İlk başta orada oturduk. Ben ablam ve babamla ilgili yaşadığım sorunları, Teslime de babasıyla yaşadığı sorunları anlattı. Ben de o esnada gökyüzüne bakıyordum ve bir anda vefat eden ablamın yanına nasıl gideceğimi söyledim. Boynumun altına silahı dayadım, Teslime elimi itti ve saçmalama dedi. ‘İntihar için gelmedik mi?’ dedim. Ailevi muhabbetlerin ardından Teslime silahı denemek istedi. İlk önce ben havaya ateş ettim. Sonra Teslime havaya ateş etti. Teslime’den silahı aldım. Teslime ailesiyle yaşadığı sorunları anlatmaya devam etti, çok ağladı ve çok bunalarak geldiğimiz yöne doğru yürümeye başladı. Ben de yukarı doğru çıktım. Silahı boşalttım ve içine bir tane mermi koydum. Silahı kafama dayadım, oturur vaziyetteydim. Kafama sıkamadım, havaya ateş ettim. Daha sonra silahla kendimi yere bıraktım. Teslime silah sesini duyunca yukarı koşmaya başladı. ‘İmdat, hazır değilim’ dedi ve ben yerde yatar vaziyetteyken yanıma geldi ve silahı aldı. Ben de elinden silahı aldım ve tartıştık. ‘Benle dalga mı geçiyorsun’ diye bağırdı. ‘Yapamayacaksan defol git’ dedi. Cebimdeki mermileri şarjörü doldurdum. İlk oturduğumuz yere oturduk. Sonra bir el daha havaya ateş ettim. Teslime tatlı bir şekilde silahı istedi. Ben de o sırada ağlıyordum. Teslime beni teselli etti. Silahı aldı ve beni ikna ederek çantaya koydu. Ben ağlayınca o da ağlamaya başladı. 5 dakika sonra kafamı dizlerimin üzerine koydum. Yaklaşık bir buçuk dakika sonra Teslime ‘seni seviyorum’ dedi. Kafamı kaldırmadım. Silah patlama sesi geldi. Kafamı kaldırdığımda Teslime’nin elinde silahın düştüğünü ve oturduğu yerden düştüğünü gördüm. Üzerine çıkıp gözlerini açmaya çalıştım. Aşağı doğru koşarak araba durdurmaya çalıştım. Araç geldi ama durmadı. Geri yukarı çıkıp tişörtümü giydim. Teslime’yi kucaklayıp indim. Yolun kenarında Teslime’yi bıraktım. Giderken de bir kere yere düşürdüm. Burada iki motorcu kızı durdurdum. Onlara sevgilisini telefon uygulaması üzerinden bulduğumu ve intihar ettiğini söyledim. Aynı şeyi ambulansçılar gelince de söyledim. Ambulans gelince insanlar birikmeye başladı. Oradan birinden U.B.’yi arayarak haber verdim. U.B., D.Ç., E.S.A. ve A.P. araçla geldiler. Polisler de geldi. Polisler de orada sorduğunda her şeyi anlattım" diyerek Teslime’yi kendisinin öldürmediğini ve intihar ettiğini öne sürerek beraat talebinde bulundu. Tanıkların dinlenmesinin ardından İddia Makamı yeniden iddianameyi okuyarak Efe F.’nin olayı daha önceden planladığını, tasarlayarak öldürdüğünü ve intihar süsü vermek istediğini öne sürerek sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmasını ve tutukluluk halinin devamını istedi. Sanık ve tanıkların dinlenmesinin ardından mahkeme Efe F.’nin tutukluluk halinin devam etmesine ve olay yerine gelen sağlık ekiplerinin de tanık olarak davaya dahil edilmesine, askerde olan diğer tanık Ali P.’nin tanık olarak dinlenmesine karar vererek, duruşmayı 9 Nisan 2026’ya erteledi. "Bizim de toplanmasını istediğimiz deliller vardı" Mahkeme çıkışında açıklamalarda bulunan Hanedan ailesinin avukatı Ahmet Çetinbilek; "Bugün birinci celse duruşmamız yapıldı. Olayın birinci derece faili Efe F. dinlendi. Bununla birlikte Efe’nin arkadaşları dinlendi. Uzun bir yargılama sürecinin ardından mahkeme bir takım delillerin toplanmasına karar verdi. Ancak İddia Makamı suçun sükut ettiğine ve sanık Efe F.’nin üzerine atılı ‘kadına karşı ve tasarlayarak kasten adam öldürme’ suçunu işlediğini yönünde ilk celsede mütalaa verdi. Ve sanığın cezalandırılmasını istedi. Mahkeme dinlenmeyen tanıklar olduğu için, iki tanığın daha dinlenmesi için duruşmayı 9 Nisan’a erteledi. Bizim de toplanmasını istediğimiz deliller vardı. Biz de onlar için ayrıca beyanda bulunacağız" dedi. "En ağır şekilde cezalandırılsın" Baba Beytullah Hanedan ise "Aydın’a bugün kızımın öldürülmesiyle ilgili mahkemeye katıldım. Mahkemeden kızımı öldüren şahsın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ettim. Sadece benim kızım değil, başka çocuklar ölmesin diye en ağır şekilde ceza almasını talep ediyorum" dedi.
İstanbul Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü’nün yeni başkanı Ahmet Eker oldu Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü’nde (TAYK) gerçekleştirilen yönetim değişikliğiyle birlikte komodor/yönetim kurulu başkanlığı görevini Ahmet Eker devraldı. Uzun yıllardır kulüp yönetiminde Viskomodor (Başkan Yardımcısı) olarak görev yapan Ahmet Eker birlikte kulüpte bir bayrak değişimi yaşandı; komodorluk görevi 2016 yılından bu yana görevde bulunan Vedat Tezman’dan Ahmet Eker’e geçti. Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü’nde 2016 yılından bu yana Komodor olarak görev yapan Tezman Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Tezmarin Turizm ve Ticaret A.Ş. CEO’su Vedat Tezman, görevini Ahmet Eker’e devretti. 11 Mart’ta gerçekleştirilen toplantıyla belirlenen yeni yönetimle birlikte, uzun yıllardır yelken sporunun içinde yer alan ve kulüp faaliyetlerinde aktif rol üstlenen Eker’in komodor olarak göreve başlamasıyla TAYK’ın ulusal ve uluslararası yarış organizasyonları ile Türkiye’de açık deniz yelken sporunun gelişimine yönelik çalışmalarını yeni dönemde de sürdürmesi hedefleniyor. "TAYK’ın uluslararası konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz" Eker Süt Ürünleri Genel Müdürü Ahmet Eker, "Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü’nün köklü geçmişi ve yelken sporuna sağladığı katkılar benim için büyük bir sorumluluk ve aynı zamanda önemli bir motivasyon kaynağı. Bugüne kadar kulübümüz bünyesinde elde edilen başarıların üzerine koyarak TAYK’ın ulusal ve uluslararası yarış organizasyonlarındaki güçlü konumunu daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Türkiye’de açık deniz yelken sporunun gelişmesi, yeni sporcuların bu sporla buluşması ve yarış kültürünün daha geniş kitlelere yayılması için yönetim kurulumuzla birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü Yeni Yönetim Kurulu şöyle: Nazmi Ahmet Eker - Komodor / Yönetim Kurulu Başkanı Selma Rodopman - Viskomodor / Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Merter Öney - Genel Sekreter Emir İçgören - Sayman Zeynep Atabay - Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Tezman - Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Karamehmet - Yönetim Kurulu Üyesi