POLİTİKA - 21 Ocak 2026 Çarşamba 13:42

Bakan Tunç: "Bayrak indirme olayıyla ilgili 14 kişi gözaltına alındı''

A
A
A

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığımızın aldığı kararla bayrak indirme olayıyla ilgili olarak 14 kişi gözaltına alınmıştı, gözaltı süreçleri devam ediyor" dedi.

Adalet Bakanı Tunç, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını cevapladı. Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü yandaşlarının Türk bayrağına saldırısı hakkında konuşan Bakan Tunç, "Olaylarla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılıklarımız başta Mardin ve Nusaybin olmak üzere gerekli adli soruşturmaları hemen başlattılar. Devam eden soruşturmalar var. 393 kişi hakkında işlem yapılmıştı. Bunlardan 35’i hakkında tutuklama kararı verildi. Şu anda 105 kişi hakkında gözaltı kararı var. 50 kişi hakkında da yakalamaya yönelik kararlar alındı. Suriye hükümetiyle, hükümet güçleri ile SDG/YPG terör örgütü mensupları arasındaki çatışmaları bahane ederek ülkemizin değişik yerlerinde gerçekleştirilen gösteriler ve provokasyonlarla ilgili gerekli adli soruşturmalar yapılıyor. Özellikle Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığımızın aldığı kararla bayrak indirme olayıyla ilgili olarak da 14 kişi gözaltına alınmıştı, gözaltı süreçleri devam ediyor" diye konuştu.

"Atlas evladımızın hunharca katledilmesi sonrasında başlatılan soruşturmada suça sürüklenen çocuk tutuklandı"

Suça karışan, suça sürüklenen çocuklar konusunun çok önemli bir konu olduğunu belirten Tunç, "Özellikle Minguzzi cinayetiyle sarsılmıştık. Şimdi Atlas evladımızın hunharca katledilişi hepimizi derinden yaraladı. Bu konuda Cumhurbaşkanımız da kabine toplantısında ve sonrasında yaptığı açıklamalarla bu konunun üzerinde hassasiyetle durulması ve gerekli yaptırımların uygulanması konusundaki kararlılığı ifade etmişti. Bu konu uzun zamandır gündemimizde. Türk Ceza Kanunu’nda suça sürüklenen çocukların hangi yaş gruplarında nasıl cezalandırılacaklarıyla ilgili hükümler ortada. Özellikle caydırıcılığın sağlanması, çocukların korunması bakımından yapılabileceklerle ilgili bir taslak çalışması yapmıştık. Meclis grubumuza da ilettik. 12-15 yaş grubu, 15-18 yaş grubu çocukların Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesinde öngörülen şekilde cezalandırılmalarıyla ilgili mevzuatımızda yeni bir düzenleme gerekir mi, gerekmez mi hususunu uzun süredir tartıştık. Adalet Bakanlığı olarak şöyle bir taslak üzerinde karar kılmıştık; 18 yaş altı çocukların suçun işleniş şekli, çocuğun suç işleme eğilimi, daha önceki suç kayıtları ve kamu düzeni gibi gerekçelerle hakimlerin çocuklar bakımından uygulanacak indirimi uygulamayabileceği, dosya bazında olaya göre hakime bir takdir yetkisi veren bir düzenlemeyi, taslağa Meclis grubumuza aktarmıştık. 11. Yargı Paketi’nde bu yer alacaktı" diye konuştu.

"Suça sürüklenen çocukların suça sürüklenme nedenlerinin araştırılması için bir Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu"

Suça sürüklenen çocuklar konusunda Meclisin bir karar aldığını ve AK Parti Grubu ile diğer gruplar arasında uzlaşma sağlandığını ifade eden Bakan Tunç, "Bu uzlaşma çerçevesinde suça sürüklenen çocukların suça sürüklenme nedenlerinin araştırılması ve gerekli caydırıcılığın, yaptırımların belirlenmesi anlamında bir Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu. Bu Meclis Araştırma Komisyonu şu anda çalışmalarını devam ettiriyor. İstanbul Milletvekili Tuğba Turgut başkanlığında çalışmalar devam ediyor. Komisyon raporu çerçevesinde bizim de taslağımız, önceki çalışmalarımızla beraber ortaya çıkacak görüş doğrultusunda mevzuatla ilgili bir düzenleme yapılması elbette ki biz gerektiği kanaatindeyiz. Cumhurbaşkanımız da bu konudaki kararlılığı ifade etti. Çocukların suça sürüklenmesinin sebeplerini ortadan kaldırmak lazım. Ailevi durumlar, ekonomik durumları, eğitim durumları ve sosyal medya etkisi, tüm bunlar hepsi bir arada gözetilerek kapsamlı bir çalışmayı Meclis Araştırma Komisyonu’nun çalışmaları çerçevesinde sürdüreceğiz. Atlas evladımızın hunharca katledilmesi sonrasında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada suça sürüklenen çocuk tutuklandı. Aileyi sosyal medya üzerinden tehdit edenlerle ilgili olarak da 4 kişi tutuklandı ve 1 kişi gözaltında bulunuyor" açıklamasında bulundu.

"Kartalkaya faciasında maalesef bütün milletimizin yüreği yaralandı"

Kartalkaya faciasının yıldönümü olduğunu hatırlatan Tunç, "Kartalkaya faciasında maalesef bütün milletimizin yüreği yaralandı, büyük bir faciaydı. Rabbim bir daha göstermesin ama bu yangınların bir daha olmaması bakımından da gerekli tedbirlerin alınması noktasında çalışmaların yapılması lazım. Orada 34’ü çocuk, 44’ü yetişkin 78 canımızı kaybettik. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı hemen olay anından itibaren soruşturmalarına başlamıştı ve 32 şüpheli hakkında da iddianame düzenlenmişti. Dava devam etti. Bolu Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden davada 11 şüpheli hakkında olası kastla birden fazla kişinin ölümüne neden olmak suçundan 34’der kez müebbet hapis, 34 çocuğun ölümüne neden olunduğu için 44 kez de 24 yıl 11 ay şeklinde 11 kişi hakkında cezalara hükmedilmiştir. 17 şüpheli hakkında da bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralamaya neden olmak suçundan 18’le 24 yıl arası cezalara hükmedilmişti. Bir şüpheli hakkında da taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan 12 yıl ceza verilmişti. İlk derece mahkemesi bu şekilde karar verdi. Kamu görevlileri bakımından da soruşturma izinleri ilgili bakanlıklar tarafından verildi. Bu izinler çerçevesinde de şu anda kamu görevlilerinin soruşturmasıyla ilgili süreç devam ediyor. Soruşturma tamamlandığında, iddianame düzenlendiğinde de o süreç devam edecek. Diğer 32 şüpheli bakımından da istinaf süreci devam ediyor. Biz bu dava sürecini yakından takip ediyoruz. Cumhurbaşkanımız da olay anından itibaren bu konudaki kararlılığı hem Bolu’daki cenaze törenlerinde ifade etmişti. Ondan sonraki süreçte de zaman zaman kendilerini bilgilendirdik. Kamuoyunda da verilen kararların nasıl bir yankı uyandırdığını hepiniz de gördünüz. İstinaf süreci, sonraki yargıtay süreci devam ediyor" şeklinde konuştu.

Muhammed Musab Gümüşer - İbrahim Berat Yılmaz - Bilal Sarıkavak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Baş diyetisyenden kurban eti uyarısı: "Kurban etini en az 12-24 saat dinlendirmemiz gerekir" Diyetisyen Filiz Beycan, Kurban Bayramı boyunca aşırı ve dengesiz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, kurban etinin en az 12-24 saat dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baş Diyetisyeni Filiz Beycan, Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme konusunda vatandaşlara uyarılarda bulundu. Bayram boyunca kontrolsüz et tüketiminin sindirim sistemi problemleri başta olmak üzere kolesterol, trigliserid ve tansiyon yükselmesine neden olabileceğini ifade eden Beycan, özellikle kurban etinin kesilir kesilmez tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Bayram sabahında hafif bir kahvaltı yapılmasının önemli olduğunu belirten Beycan, "Kurban etini en az 12-24 saat dinlendirmemiz gerekir. Etin içerisindeki ölüm sertliği dediğimiz bir sertlik oluşur ve bu da sindirim sistemimizde problemlere yol açabilir. Yediğimizde eğer hazımsızlık, şişkinlik oluşmasını istemiyorsak etimizi mutlaka dinlendirmeliyiz. Onun için ilk önce kahvaltıda peynir, yumurta tarzı protein kaynaklarından oluşan, yanına zeytin, yeşillikler eklenmiş bir dilim tam buğday ekmeği tarzında bir kahvaltı yapabiliriz" dedi. "Gün içerisinde mutlaka 2,5 litre kadar su tüketmemiz gerekiyor" Et pişirme yöntemlerine de değinen Beycan, "Daha çok haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemlerini tercih etmemiz gerekiyor. İçerisine ekstra tereyağı veya kuyruk yağı gibi yağlar kullanmamak lazım ki sağlığımız olumsuz etkilenmesin. Bir diğer önemli hususumuz sebze yemeklerini mutlaka tüketmemiz lazım. Hem etin sindirimini artırabilmek hem de içerisindeki demir emilimini artırabilmek için yanına sebze veya salata ilavesi yapmamız gerekiyor. Mutlaka yanında su tüketimi çok önemli. Böbreklerimize proteinden bir yük binecektir. Bu yükün hafifletilmesi için de gün içerisinde mutlaka 2,5 litre kadar su tüketmemiz gerekiyor. Aynı zamanda kahve ve çayın fazla tüketilmesi de vücuttaki sıvı ihtiyacını artıracağı için su tüketimi bu yönden de önemli" şeklinde konuştu. "Etin yanında asitli içecekler değil de ayran, su tarzı içecekler tercih edilebilir" Vatandaşların en sık yaptığı hatalardan birinin eti kesilir kesilmez tüketmek olduğunu söyleyen Beycan, "Eti kesilir kesilmez pişirmememiz gerekiyor ki sindirim sisteminde problemlere, hazımsızlığa, şişkinliğe, kabızlığa yol açmasın. Bir diğer husus yine etin yanında mutlaka sebze ve salatanın tüketilmesi gerekiyor. Bu da bizim sindirim sistemimizi daha rahatlatacaktır. Çok kızartmalı, yağlı değil de haşlama tarzı olabilir. İçerisinde baharatları çok fazla kullanmamak gerekir ki sindirim sistemimiz daha rahat çalışsın. Bunlara dikkat edebiliriz. Yine dediğimiz gibi su tüketimi çok önemli. Etin yanında mutlaka asitli içecekler değil de ayran, su tarzı içecekler tercih edebiliriz" ifadelerini kullandı. "Kolesterol hastaları haftada iki defa 90-120 gramı aşmayacak şekilde et tüketebilir" Kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların beslenmelerine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Beycan, "Eğer hastamız diyabet hastasıysa tatlı tüketmesini, hamur işi tüketmesini hiç istemiyoruz. Ancak ikramlık olarak meyve tüketebilir veya kuru yemiş, kuru meyve gibi hafif ikramlıklar tercih edilebilir. Bunun yanında eğer kalp damar hastalığı mevcutsa, kolesterol yükseklikleri varsa et miktarları çok önemli. Haftada iki defa 90-120 gramı aşmayacak şekilde et tüketmesi gerekiyor. Yine pişirirken yağlı değil de yağsız etleri tercih etmesini istiyoruz. Bunun yanında tansiyon hastalarımız için pişirirken içerisine ekstra tuz ilavesi yapmamalarını istiyoruz ki tansiyon yükselmesi meydana gelmesin. Sindirim ve mide problemleri olanlarda da daha çok haşlama öneriyoruz. Kızartılmış etler sindirim sisteminde problemlere yol açabilir" açıklamasında bulundu. "Eti tekrar dondurmuyoruz, aksi halde zehirlenme etkisi ortaya çıkabilir" Etin saklama koşullarına ilişkin de bilgi veren Beycan, etlerin küçük porsiyonlara ayrılması gerektiğini ifade ederek, "3-4 gün içerisinde tüketeceksek buzdolabında 0-4 derecede, bir hafta içerisinde tüketeceksek daha çok eksi 2 derecede saklayabiliriz. Ama uzun vadede, yaklaşık 6 ay kadar bir süre saklamayı planlıyorsak eksi 18 derecede dondurarak muhafaza etmemiz gerekiyor. Pişireceğimiz zaman da oda sıcaklığında, kaynar su altında veya kalorifer yanında çözdürme işlemi yapmamalıyız. Buzdolabı içerisinde uzun sürede çözdürme yapmamız gerekiyor ki bakterilerin oluşmasını önleyelim. Ve çözdürdüğümüz eti tekrar dondurmuyoruz. Eğer dondurursak zehirlenme etkisi ortaya çıkabilir" şeklinde konuştu. Bayram boyunca aşırı et tüketiminin halsizlik, baş ağrısı, tansiyon yükselmesi ve gut gibi sağlık problemlerine yol açabileceğini belirten Beycan, dengeli porsiyonlarla birlikte sebze tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Erzurum "Gelin koçu" şampiyon Erzurumspor bayrağı ve mavi-beyaz balonlarla süslendi Erzurum’da Kurban Bayramı öncesi asırlardır sürdürülen "gelin koçu" geleneği bu yıl da renkli görüntülere sahne oldu. Erzurumspor FK bayrağı ve mavi-beyaz balonlarla süslenen koç, vatandaşların yoğun ilgisini çekti. Erzurum’un merkezine 17 kilometre uzaklıkta bulunan Aziziye ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi’nde Kurban Bayramı öncesi asırlardır sürdürülen "gelin koçu" geleneği bu yıl da yaşatıldı. Damat tarafı tarafından hazırlanan ve çeşitli süslemelerle donatılan koç, gelin evine götürülerek hem bereketin hem de iki aile arasındaki bağlılığın simgesi oldu. Erzurumspor coşkusu gelin koçuna yansıdı Bu yıl gerçekleştirilen gelenekte gelin koçu, kırmızı tüllerin yanı sıra şampiyon Erzurumspor FK’nın bayrağı vee mavi-beyaz balonlarla süslendi. Erzurumspor’un şehirde oluşturduğu şampiyonluk coşkusu gelin koçuna yansırken, ortaya renkli görüntüler çıktı. Erzurum’da uzun yıllardır sürdürülen gelenekte damat tarafı tarafından hazırlanan koç, çeşitli süslemelerle gelin evine götürülüyor. Bazı aileler tarafından altın takılarla da süslenen koç, aile büyüklerinin duaları eşliğinde teslim ediliyor. Özellikle Kurban Bayramı öncesinde sıkça görülen gelenek, yeni neslin ilgisiyle yaşatılmaya devam ediyor. "Koçumuza Erzurumspor FK bayrağını da taktık" Damat Mikail Şen, Erzurum’un köklü geleneklerinden birini yaşattıklarını belirterek, "Erzurum’un yüzyıllardır geleneksel adetlerinden biri olan kurbanlık koçumuzu süsledik, gelin tarafına götürdük. Tabii bu koç hem damat tarafının hem gelin ailesinin bağlılığını ve saygınlığını gösterir. Koçumuza bir de Erzurumspor FK bayrağını taktık. Bu sene Erzurumspor’un şampiyonluk sevincini de yaşadık. Hem Erzurum hem Erzurumspor adına herkesin bayramı kutlu olsun, hayırlı bayramlar" dedi.