POLİTİKA - 13 Kasım 2024 Çarşamba 11:47

Bakan Tunç: “Gençlerimizi zehirleyen sanal bahis, yasa dışı kumar gibi suçlarla Türk yargısı mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir”

A
A
A
Bakan Tunç: “Gençlerimizi zehirleyen sanal bahis, yasa dışı kumar gibi suçlarla Türk yargısı mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir”

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Dijital uyuşturucu gibi gençlerimizi, evlatlarımızı zehirleyen sanal bahis, yasa dışı kumar gibi suçlarla da Türk yargısı mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir”dedi.


Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu 1. Toplantısı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Bakan Tunç, ailenin toplumun çekirdeği ve özü olduğunu, sevginin, saygının, bütün değerlerin ilk filizlendiği yer olduğunu kaydetti. Ailenin insanın ruhsal ve duygusal ihtiyaçlarını karşılayan, ona kimlik ve aidiyet duygusu sağlayan bir ‘mesken’ yani kalıcı ve güvenli bir yuva işlevi gördüğüne dikkat çeken Tunç, “Aile, içsel huzurun ve sükûnetin yaşandığı bir sığınaktır. Aile, bireylerin huzur ve güven aradığı en temel limandır. Kadını, erkeği, çocuğu tüm bireyleriyle aile güçlü olursa toplum da güçlü olur. Toplumun huzuru ailenin korunması ve güçlendirilmesiyle mümkündür. Ailenin kilit taşı, mayası ise kadındır, kadının haklarının korunmasıdır. Bu bağlamda kadın haklarını korurken kadına karşı şiddeti de açık ve tartışmasız bir şekilde reddediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle ‘Kadına şiddet insanlığa ihanettir.’ Bu nedenle kadına karşı şiddeti insan hakkı ihlali olarak görüyoruz ve bu konuda sıfır tolerans ilkesiyle hareket ediyoruz” diye konuştu.


Son 22 yılda ailenin korunması ve güçlendirilmesi, kadın hakları ile çocuk hakları konusunda anayasal, yasal ve idari birçok önemli düzenlemeyi hayata geçirdiklerini ifade eden Tunç, “Kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunu, kadınlara ve çocuklarımıza pozitif ayrımcılık tanınmasını, çocuğun ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahip olduğunu, devletin her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma yükümlülüğünü anayasal güvenceye bağladık. Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu’nu yürürlüğe koyduk” dedi.


4. Yargı Paketi ile kadınlara yönelik suçlara karşı yeni düzenlemeler yapıldığını hatırlatan Tunç, “Kadına karşı işlenen kasten öldürme, kasten yaralama, eziyet, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarının cezalarının arttırılmasını, kadına yönelik kasten yaralama suçunun tutuklama nedeni sayılmasını, ısrarlı takibin müstakil suç haline getirilmesini, duruşmalarda salt iyi hal indirimi alabilmek için kravat indirimi olarak anılan failin duruşmada mahkemeyi etkilemeye yönelik tutum ve davranışların takdiri indirim nedeni olarak kabul edilemeyeceğine ilişkin düzenlemeyi, kadınların adalete erişimini güçlendirmek için ücretsiz avukat bulundurmasını hayat geçirdik. İdari teşkilatlanmada ise aile mahkemelerini, kadına yönelik şiddetle ilgili Özel Soruşturma Büroları ile tedbir mahkemelerini, Adalet Bakanlığı bünyesinde Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nı, suç mağduru kadın ve çocukların faillerle bir araya gelmeden uzmanların desteğiyle özel ortamlarda ifadelerini verebilmelerine imkân sağlayan adli görüşme odalarını ve çocuk izlem merkezleri başta çocuklar, kadınlar, engelli ve yaşlı bireylere Sosyal İnceleme Raporu (SİR) hazırlayan ve psiko-sosyal destek sağlayan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerini kurduk” diye konuştu.


Bakanlık olarak kadınların adalet ve yargı hizmetlerine katılmasını çok önemsediklerini bildiren Tunç, "Bu kapsamda 2002 yılında kadın hâkim ve savcı sayısı bin 847 iken, bugün bu sayıyı yüzde 406 oranında artırarak 9 bin 355’e çıkardık. Halihazırda toplam 3 bin 642 olan hâkim ve savcı adayı ve yardımcısının bin 690’ı kadındır. Adalet teşkilatımızda görev alan 95 bin 870 personelden 46 bin 21’i, yani yaklaşık yarısı kadın personelden oluşmaktadır. Çocuklarımızın haklarını ve esenliklerini güvence altına almayı amaçlayan Çocuk Koruma Kanunu’nu yasalaştırdık. Çocukların yetişkinlerden ayrı olarak adli süreçlerden yıpranmamaları ve üstün yararlarının gözetilmesi bakımından Çocuk Mahkemeleri ve Çocuk Adalet Merkezlerinin kurulmasını sağladık. Ayrıca çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasını icra sisteminin dışına çıkararak, bu işlemlerin Çocuk Görüşme Merkezlerinde uzmanlar tarafından yerine getirilmesini sağladık” dedi.


Ailenin ve aile bireylerinin korunması konusundaki kararlılıklarını koruduklarını aktaran Tunç, “Bu kapsamda hazırlık çalışmalarını tamamladığımız önümüzdeki günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanacak ‘Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgemizde’ kadına karşı şiddetin önlenmesine, ailenin zararlı akımlara karşı korunmasına ve çocuklarımızın siber suçlar ve siber zorbalıklardan korunmasına yönelik birçok hedef ve faaliyete yer vereceğiz” diye konuştu.


Küresel düzeyde yoğun bir propagandası yapılan, Türkiye’de aileyi tehdit eden cinsiyetsizleştirme başta olmak üzere zararlı akımları önleyici tedbirler alacaklarını ifade eden Tunç, “Bu konuda gerek anayasal gerek yasal tüm düzenlemeleri hayata geçirmek zorundayız. Çocuklarımızı zararlı yayınlardan, içeriklerden uzak tutmak, onları her türlü ihmal ve istismardan koruyarak sağlıklı gelişimlerini temin etmek hepimizin vazifesidir. Özellikle dijital oyunların içinde veya sohbet odalarında çocuklarımızı şiddete teşvik eden, onlara ruhen zarar veren, toplumsal değerlerimizden uzaklaştırarak aileleriyle bağlarını kopartan hiçbir dijital platforma asla izin vermeyeceğiz. Bu tür platformlara, sayfalara erişim engeli ve kapatma da dahil olmak üzere her türlü yaptırım kararlılıkla uygulanacaktır. Ayrıca geleceğimizi tehdit eden, aileleri dağıtan, çocuk ve gençlerimizin dünyalarını karartan uyuşturucu belasıyla da mücadelede kararlıyız ve bu kararlılık yolundan asla vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.


Bakan Tunç şu ifadeleri kullandı:


“Bunun yanında dijital uyuşturucu gibi gençlerimizi, evlatlarımızı zehirleyen sanal bahis, yasa dışı kumar gibi suçlarla da Türk yargısı mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir. “


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Bilişim uzmanı uyardı: E-Devlet’in kopyalarıyla dolandırıcılığa dikkat Van’da bilişim uzmanı Bilgin Berge, dolandırıcıların e-Devlet’in birebir kopyalarını oluşturarak vatandaşları tuzağa düşürdüğünü belirterek uyarılarda bulundu. Dolandırıcıların özellikle sosyal medya üzerinden güvenilir ya da onaylı görünen sayfalar aracılığıyla link paylaştığını ifade eden bilişim uzmanları, vatandaşların bu tür bağlantılara doğrudan tıklamaması gerektiği konusunda uyarıyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile emin olunmadan işlem yapılmaması gerektiğini belirten uzmanlar, güvenli yöntemin arama motoru üzerinden e-Devlet yazarak ya da doğrudan "turkiye.gov.tr" adresine girerek işlem yapmak olduğunu dile getiriyor. "Kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz" İHA muhabirine konuşan bilişim uzmanı Bilgin Berge, bu tür girişimlerin ilk kez yaşanmadığını ve benzer dolandırıcılık yöntemlerinin devam edeceğini belirtti. Dolandırıcıların genellikle insanların zaaflarını hedef aldığını ifade eden uzman Berge, "Bu nedenle öncelikle halkımızın bilinçli olması gerekiyor. Sosyal medyada güvenilir görünen, hatta onaylı bir sayfa dahi bir paylaşım yapıyorsa, doğrudan tıklamamak gerekiyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile bundan emin olmadan işlem yapılmamalı. Zaten basit ve güvenli yöntemler var. Arama motoruna "e-Devlet" yazarak ya da doğrudan turkiye.gov.tr adresine girip ilgili başlığı aratarak o başvuru formuna ulaşabiliriz. Dolandırıcılar genellikle insanların zaaflarından faydalanır. Örneğin, ‘Daha önce kredi mi çektiniz? Kredinizin iadesi için tıklayın’ gibi ifadeler kullanırlar. Oysa yapılması gereken şey basittir: e-Devlet’e giriş yapar, ‘kredi iadesi’ diye aratırsınız. Eğer böyle bir hizmet varsa zaten resmi olarak karşınıza çıkar. Aynı şekilde para iadesi, sigorta iadesi ya da devletin ücretsiz bir şey dağıttığı yönündeki paylaşımlar da sıkça kullanılır. Açıkça söylemek gerekir ki, kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz. Eğer bir yerde paranın ya da iadenin reklamı yapılıyorsa, orada büyük ihtimalle bir dolandırıcılık vardır. Tıklamamak gerekir" dedi. "tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir" İnternette veya sosyal medyada gezinirken dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın ‘alan adı’ olduğunu dile getiren Berge, "Önce site ismine, ardından uzantısına bakılmalıdır. Resmi kurumlar genellikle ‘gov’ uzantısını kullanır diye bir algı var. Ancak asıl önemli olan ‘gov’dan sonra gelen uzantıdır. Bu uzantı ‘.tr’ midir, yoksa başka bir ülkeye mi aittir? Dolandırıcılar farklı ülkelerden alan adı alarak bu güven algısını bilinçli şekilde oluşturur. Örneğin ‘.tc’ uzantısı sıkça kullanılır. Oysa ‘.tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir. Ancak birçok kişi bunu Türkiye’ye ait sanır. Dolandırıcının amacı da zaten bu güveni sağlamaktır. Vatandaş bu siteye tıkladığında ‘Bu güvenli bir site’ düşüncesiyle devlet bilgilerini girer ve bu bilgiler doğrudan dolandırıcının eline geçer" diye konuştu. "Bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır" Müfredatta bilgisayar operatörlüğünün olduğunu, ancak bilgisayar okuryazarlığının olmadığını ifade eden Berge, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa bilgisayar okuryazarlığı, teknik detaylara boğulmadan herkesin anlayabileceği temel bilgileri kapsar. Operatörlük kadar kapsamlı değildir; 7’den 70’e herkesin anlayabileceği bir içerik sunar. Bu nedenle okullarda en az haftada bir saat bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır. Bunun yanında web okuryazarlığı ve temel siber güvenlik dersleri de müfredata eklenmelidir. Ayrıca bu eğitimler sadece okullarla sınırlı kalmamalıdır. Örneğin bir vatandaş telefon almadan önce kısa bir bilgilendirme eğitiminden geçebilir. Ya da evine internet bağlatmadan önce temel siber güvenlik konusunda zorunlu bir eğitim alması sağlanabilir. Belki 60 saatlik bir temel siber güvenlik eğitimi gibi uygulamalarla bu sorunların önüne geçilebilir. Bu tür önlemlerle hem bireysel farkındalık artar hem de dolandırıcılık girişimlerinin etkisi ciddi şekilde azaltılabilir."
Aydın Bozdoğan’da 2025 yılında 161 çift "Evet" dedi Bozdoğan Belediyesi Evlendirme Memurluğu 2025 yılı boyunca toplam 161 çiftin nikah akdini gerçekleştirdi. İlçede aile kurma heyecanı yaşayan çiftlerin en mutlu anlarının büyük bölümü Bozdoğan Belediyesi Nikah Salonu’nda gerçekleştirildi. Bozdoğan’da, 2025 yılı birlikteliklerin yılı olurken Belediye bünyesinde hizmet veren Evlendirme Memurluğu, yıl boyunca başvuruda bulunan 161 çiftin işlemlerini titizlikle tamamlayarak nikahlarını kıydı. Başkan Mustafa Galip Özel: "En büyük yatırım mutlu ailelerdir" Nikah istatistiklerini değerlendiren Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, sağlıklı bir toplumun temelinin güçlü aile bağlarından geçtiğini vurgulayayıp "Vatandaşlarımızın en özel, en anlamlı günlerinde de yanlarında olarak, 2025 yılında 161 çiftimizin yeni bir hayata adım atmasına vesile olmanın gururunu yaşıyoruz. Gençlerimizin kurduğu bu yuvalar, ilçemizin geleceğine atılan en kıymetli imzalardır. Her bir çiftimize ömür boyu huzur ve mutluluk diliyorum" dedi. Başkan Özel, belediye olarak nikah işlemlerinde sürecin hızlı işlendiğini belirterek, "Çiftlerimizin bu tatlı telaşlarında yanlarında olmaya, işlemlerini en hızlı ve düzenli şekilde sonuçlandırmaya özen gösteriyoruz. Bozdoğan Belediyesi olarak aile kurumuna değer vermeye ve vatandaşlarımızın mutluluğu için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.