TEKNOLOJİ - 01 Mart 2026 Pazar 12:05

Bakan Uraloğlu: "60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik"

A
A
A
Bakan Uraloğlu: "60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz" dedi.


Bakan Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) 2025 yılında yürüttüğü çalışmalar kapsamında yenilenen gar ve istasyonlara ilişkin açıklamada bulundu. Uraloğlu, 2003 yılında demiryollarının devlet politikası haline getirilmesiyle birlikte önemli bir gelişim sürecinin başladığını belirterek yüksek hızlı tren hatlarının devreye alınmasıyla Türkiye’nin Avrupa’da 6’ncı, dünyada ise 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi ülke konumuna yükseldiğini ifade etti.



"Yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz"


Gar ve istasyonların demiryolu taşımacılığının en önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Gar ve istasyonlarımız, sadece yolcu indirip bindirilen noktalar değil; aynı zamanda şehirlerimizin hafızasında yer eden kavuşmaların, vedaların ve yeni başlangıçların mekanıdır. Bu yapıları yenilerken tarihi kimliğini koruyor, aynı zamanda vatandaşlarımız için daha konforlu, daha erişilebilir ve daha modern alanlar oluşturuyoruz. Yaptığımız yenileme çalışmaları, sadece ulaşım altyapısını değil, bulunduğu bölgenin görünümünü ve kullanım kalitesini de doğrudan etkiliyor. Yoğun yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz" açıklamalarında bulundu.


Demiryolu uzunluğunun 2003 yılında 10 bin 948 kilometre olduğunu hatırlatan Uraloğlu, bu rakamın bugün 13 bin 919 kilometreye ulaştığını belirtti. Aynı dönemde demiryolu altyapısının teknik kapasitesinin de önemli ölçüde geliştirildiğini kaydeden Uraloğlu, çift hat oranının yüzde 5’lerden yüzde 18’lere çıktığını, sinyalli hat uzunluğunun 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye, elektrikli hat uzunluğunun ise 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye yükseldiğini söyledi.



Tarihi kimlik korunuyor, yapılar güçlendiriliyor


Tarihi nitelik taşıyan gar ve istasyonlarda yürütülen çalışmaların, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Koruma Kurullarının onayı doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirten Uraloğlu, mimari, statik, elektrik, mekanik ve çevre düzenlemelerini kapsayan projelerin titizlikle uygulandığını söyledi.



"60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik"


Yenileme çalışmalarına ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz. 16 gar ve istasyonda statik güçlendirme çalışması yaptık. Mekanik ve elektrik sistemleri modern ihtiyaçlara göre yeniledik ve özgün malzeme ve renk tercihleriyle tarihi kimliği koruduk."



"Yapılar, demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor"


Gar ve istasyonların herkes için daha erişilebilir hale getirilmesi amacıyla önemli düzenlemeler yaptıklarını belirten Uraloğlu, 7 gar ve istasyonda engelli yolcular için bilet satış alanları, bekleme salonları ve peronlarda gerekli düzenlemelerin hayata geçirildiğini söyledi.


Uraloğlu, "Yürüttüğümüz çalışmalarla gar ve istasyonlarımızı sadece yenilemiyoruz; aynı zamanda daha güvenli, daha konforlu ve daha kullanışlı hale getiriyoruz. Bu yapılar, geçmiş ile geleceği buluşturan ve demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.



Bakan Uraloğlu: "60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Aralarındaki korna anlaşmazlığı yüzünden karakolluk oldular Antalya’nın Serik ilçesinde sanayide çalışan iki genç aralarındaki korna satışı yüzünden anlaşmazlığa düşerek karakolluk oldu. Her iki taraf da kornaların sahibi olduklarını iddia ederek birbirlerini hırsızlıkla suçladı. Serik sanayisinde çalışan iki arkadaş daha önce iş karşılığında korna satışı yaptılar. İki arkadaş yaşadıkları ödeme sorunu yüzünden anlaşmazlığa düştü. Daha önce kornaların otomobilinden çalındığını iddia eden D.M.’nin kendisini hırsızlıkla suçladığı haberleri gördü. Haberler sonrası çok zor durumda kaldığını anlatan oto elektrik çalışanı Süleyman Koç, "Kornalar bana ait ama herkesin gözünde ben kötü duruma düştüm. Her şeyin açığa çıkmasını istiyorum" dedi. "Elemanları tembihlemiş" Otomobilden kornaları geri alacağını D.M.’ye söylediğini ve durumdan bilgisinin olduğunu söyleyen Süleyman Koç, "2 bin 500 lira para aldım. Sonra dinamosunu sökmüştüm, ’ona sayarız’ dedi. Birkaç gün sonra ben yokken çalıştığım iş yerine gelmiş. Benim kornayı almış ve ’aldığımı söylemeyin’ diye elemanlara tembih etmiş. Daha sonra kornaları takacaktım, baktım ortada yok. D.M. isimli şahsın gelip aldığını öğrendim. İki gün sonra evine gittim. Kendisini aradım, kornaları vermesini söyledim. O da tamam diyerek, ’malzemeleri sök al’ dedi" ifadelerini kullandı "Kamera görüntüleri var" Bir süre sonra D.M.’nin de geldiğini belirten Koç, "Yaklaşık 10 dakika sonra eve kendileri de geldi. D.M.’nin kendisinin bir araçtan teyp alırken güvenlik kamera kaydını anne ve babasına izlettirdim. Kendisi de araçtan kornayı söktüğümü biliyordu. Kornalar benim olduğu için hiç bir şey diyemedi. Konsol bezimi de aldım. Benim teybi aldığımı söylemiş ama ben almadım. Arabayı aldığı günden beri üstünde. Kendisi bir araçtan teyp sökerken güvenlik kamera görüntüleri var. Ben bunları öğrenince kötü oldum" dedi. "Gerçek ortaya çıksın" Kendisiyle alakalı haberleri görünce çok kötü duruma düştüğünü anlatan Süleyman Koç, "Arkadaşlarım aradı, hakaret edenler oldu. Milletin gözünde kötü duruma düştüm. İş yerinde müşterilerde azalma oldu. İşyerime gelen kişilere gerçekleri anlatıyordum. Çünkü herkesin gözünde suçlu duruma düştüm. Olay sonrası emniyete giderek ifade verdik. D.M. isimli şahıs kornayı kendisinin aldığını itiraf etti. Ben herkesin gözünde kötü duruma düştüm. Her şeyin açığa çıkmasını istiyorum, kendi evindeki kamera kayıtlarının alınıp incelenmesini istiyorum" şeklinde konuştu.
Manisa Manisa’da ‘atık yağını getir, suyunu kurtar’ kampanyası Yunusemre Belediyesi bünyesinde, Manisa Büyükşehir Belediyesi koordinesinde hayata geçirilen "Atık Yağını Getir, Suyunu Kurtar" kampanyası ile şehirde önemli bir çevre hareketi başlıyor. Gelecek nesillere daha temiz bir doğa bırakmayı hedefleyen Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Yunusemre Belediyesi anlamlı bir proje ile evsel bitkisel atık yağlar çevre kirliliği olmaktan çıkarılarak ekonomiye geri kazandırmayı amaçlıyor. ‘Sıfır Atık’ vizyonu doğrultusunda hazırlanan kampanya çerçevesinde, atık yağını getiren vatandaşlar hem doğayı korumuş olacak hem de yeni bitkisel yağ ve canlı çiçek hediyeleriyle ödüllendirilecek. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’ın öncülüğünde gerçekleştirilen bu iş birliği, su kaynaklarımızı tehdit eden atık yağ kirliliğine karşı güçlü bir set çekmeyi hedefliyor. Kampanya kapsamında 3 litre atık yağ getiren vatandaşlara 1 litre yeni bitkisel yağ ve canlı çiçek, 10 litre getirenlere 2 litre yeni yağ ve çiçek, 20 litre ve üzeri atık yağ getirenlere ise 3 litre yeni yağ ve çiçek hediye edilecek. Kontenjanla sınırlı olan bu teşvik edici uygulamada, bir kişi en fazla 3 litre yeni yağ teslim alabilecek. Doğa dostu bu etkinlik, 31 Mart 2026 Salı günü Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda kurulacak toplama noktasında gerçekleştirilecek. Sabah saat 09.00’da başlayacak olan atık yağ toplama süreci, akşam 17.00’ye kadar devam edecek. Manisa halkının çevre bilincini pekiştirmeyi hedefleyen Büyükşehir ve Yunusemre belediye yetkilileri, sadece 1 litre atık yağın 1 milyon litre temiz suyu kirletebileceğine dikkat çekerek, tüm Manisalıları bu anlamlı günde Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’na davet ediyor.