POLİTİKA - 01 Nisan 2026 Çarşamba 12:15

Bakan Uraloğlu: "Hürmüz Boğazı’nda Türk sahipli 14 tane gemi var, 3 tane geminin çıkma talebi yok"

A
A
A
Bakan Uraloğlu: "Hürmüz Boğazı’nda Türk sahipli 14 tane gemi var, 3 tane geminin çıkma talebi yok"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı’ndaki Türk gemileriyle ilgili, "Boğaz’da Türk sahipli 14 tane gemi var. Dolayısıyla gemilerin bütün mürettebatıyla görüşme halindeyiz. 3 tane geminin çıkma talebi yok" dedi.


Bakan Uraloğlu TBMM’deki AK Parti Grup Toplantısı öncesi basın mensuplarını sorularını cevapladı. Hürmüz Boğazı’ndaki Türk gemilerinin son durumu hakkındaki soru üzerine Uraloğlu, "Önümüzdeki sıkıntı devam ediyor. Dışişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda gemileri oradan çıkarabilir miyiz diye gayret içerisindeyiz. Boğaz’da Türk sahipli 14 tane gemi var. Dolayısıyla gemilerin bütün mürettebatıyla görüşme halindeyiz. 3 tane geminin çıkma talebi yok, belli operasyonlar için orada. Enerji üretimi için gemilerimiz var. Onun haricinde diğer gemileri çıkarma ile ilgili görüşmeler devam ediyor. Henüz gemileri çıkarma imkanı olmadı. Personelle ve kaptanlarla sürekli iletişim halindeyiz. İnsani problemlerinin olmadığını söylemek isterim. Yakından takip ediyoruz" cevabını verdi.


Karadeniz’de Türk sahipli geminin vurulması ile ilgili soru üzerine Bakan Uraloğlu, "Bu olay vurulma mıdır, patlama mıdır uzmanlarımız takip ediyor. Ama dıştan bir müdahale olduğunu söyleyebilirim. Bizim karasularımızın dışında olan bir olaydır. Seferler anlamında genel bir problem yoktur" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yerli yapay zeka girişimleri artıyor Yapay zeka sohbet botları son dönemde çok fazla kullanılan teknoloji olarak dikkat çekiyor. Kullanıcılar artık hayatın her alanında bu yapay zeka sohbet botlarını kullanıyor. Artan taleple birlikte yapay zeka girişimlerinin sayısı her geçen gün artıyor. Türkiye’deki toplam yapay zeka girişimi sayısı da 457’ye ulaştı. Yapay zeka artık hayatın her alanında kullanılan bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Özellikle ChatGPT, Gemini veya Grok gibi sohbet botları kullanıcılar tarafından oldukça tercih ediliyor. Metinler oluşturabilen, soruları anlayan ve uygun yanıtlar vermeye çalışan yapay zeka sohbet botları dünyanın birçok yerinde aktif olarak kullanılıyor. Bu teknolojiyle birlikte talebin artması, yapay zeka girişimlerin de çoğalmasına neden oldu. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) tarafından açıklanan verilere göre; Türkiye’deki toplam yapay zeka girişimi sayısı 457’ye ulaştı. Sengi.surf adı altında bir uygulama geliştirdiklerini ve kullanıcıya daha sade bir dille ulaşmaya çalıştıklarını ifade eden Yazılım Uzmanı ve platformun kurucusu Uğur Toprakdeviren, "Bu uygulama daha sade bir dille kullanıcılarına hitap ediyor. İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte çok karmaşık bilgilere de maruz kalabiliyoruz. Bu amaç doğrultusunda birkaç arkadaşımızla birlikte bu siteyi kurduk. Bu tarz platformların örneği var ancak bu chatbot’lar daha çok seni sohbetin içinde tutmaya çalışıyor. Bizim yaptığımız platformda ise kişinin sadece sorduğu soruyla ilgileniyor. Platformumuz kullanıcı ile ilgili herhangi bir kayıt tutmuyor" dedi. "Yapay zekanın insanların mesleğini elinden alacağını düşünmüyorum" Yapay zekanın günümüzde bu kadar popüler olmasının ve gelişmiş olmasının çok fazla veriye sahip olunmasından kaynaklandığının altını çizen Toprakdeviren, "Eskiden çok fazla veriye sahip değildik. Yapay zekanın insanların mesleğini elinden alacağını düşünmüyorum. Yapay zeka insanların işlerini kolaylaştırır ama insanı doğallıktan uzaklaştırma ihtimalini de düşünmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka konusunda geride değiliz" Toprakdeviren, "Türkiye’de yapay zeka anlamında birçok çalışma yapılıyor. Özellikle ses teknolojilerinde ve doğal dil işleme gibi konularda çalışmalar bulunuyor. Yapay zeka konusunda geride değiliz. Sadece bu konudaki asıl problem veriye erişim. Çok fazla veri olmadığı için çok iyi bir ürün çıkaramıyor olabiliriz. Veriye ne kadar çok erişebilirsek, ne kadar çok kategorize edilmiş temiz veriye sahip olursak, çok daha iyi sonuçlar alacağımıza inanıyorum" açıklamalarında bulundu. "Yerli yapay zeka projelerinin daha fazla artacağını düşünüyorum" Yerli yapay zeka projelerinin en önemli ortak özelliğinin kendilerine has üsluplarının olması olduğunu vurgulayan Toprakdeviren, "Özellikle dilimiz ve kültürümüz bu anlamda ön plana çıkıyor. Yapay zekada dezavantajlı olduğumuz konu veriye erişim. Bu konunun üzerinde biraz daha çalışma yapılırsa, yerli yapay zeka projelerinin daha fazla artacağını düşünüyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Kocaeli Gebze’de çöken bina için yeni rapor Gebze’de yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin resmi süreç devam ederken, yerel bilirkişi heyeti raporu dışında ikinci bir rapor daha olduğu ortaya çıktı. Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, yerel bilirkişi heyeti raporundaki çelişkilere ışık tuttuğu öğrenildi. Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana gelen bina göçmesine ilişkin süreç, raporların ilgili makamlara sunulması ile devam ediyor. Yerel bilirkişi raporunun basına sızmasının ardından konuyla ilgili ikinci bir rapor daha hazırlandığı ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlanan ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı. Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporu, meydana gelen bina çökmesine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu. Raporda yer alan değerlendirmelere göre; çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunuyor. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği belirtiliyor. Raporda ayrıca yer altı su seviyesindeki değişimlere de değiniliyor. Yer altı su seviyelerinin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca yapıdaki bazı beton dayanım değerlerinin binanın projesinde öngörülen seviyelerin altında kaldığı da raporda yer alıyor. Zemin hareketi sınırlı kaldı Raporda, metro proje inşaatı süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı ve bu değerin bina altında aniden oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı vurgulanıyor. Binanın zemin oturmalarının da ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınırlar içinde kaldığı, zamanla sönümlendiği ve sonrasında ilave bir hareket gözlenmediği aktarılıyor. Tünellerde hasar bulgusu yok Hazırlanan ilk yerel bilirkişi raporunun genelinde, metro inşaatının sürece etkisine dair varsayımsal birçok kanaatin yer aldığı belirtiliyor. Hazırlanan teknik raporda bu konuya da değinerek, açıklık getiriliyor. Metro tünellerinde yapılan teknik incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadığı kaydedilirken; metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde eksenel sapma veya yapısal bozulma tespit edilmediği belirtildi. Raporda ayrıca tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı ve inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğü de ifade edildi.