KÜLTÜR SANAT - 23 Ekim 2021 Cumartesi 14:37

Başkentte serhat illeri rüzgarı

A
A
A
Başkentte serhat illeri rüzgarı

Ankara’da gerçekleştirilen "Kars, Ardahan, Iğdır Tanıtım Günleri" 3’üncü gününde de renkli görüntülere sahne oldu.

Ankara’da gerçekleştirilen "Kars, Ardahan, Iğdır Tanıtım Günleri" 3’üncü gününde de renkli görüntülere sahne oldu. ANFA Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen etkinlik hem kültür buluşmasına hem de bölgenin ekonomik kalkınmasına yardımcı oluyor.


Bu sene 5’incisi düzenlenen Kars, Ardahan, Iğdır Tanıtım Günleri renkli görüntülere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Yöresel peynirler, ballar, yöresel kıyafet ve oyunlar gibi birçok şey fuarda sergilenirken etkinliğin üçüncü gününde vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor.


24 Ekim’de sona erecek etkinlik tüm hızıyla devam ederken Kafkas Dansı’nı sergileyen Halk Oyunları Grubu, fuarda dolaşan insanların eğlenmesi için gösteriler düzenliyor.


1986 yılından beri ürettiği ürünleri Ardahan’dan getirip standında sergileyen Osman Demir, “Ardahan Göle’de 1986 yılından beri üretmiş olduğumuz, Göle’mizin dünyada en fazla tabii çiçek türü olan, hayvanlarımızın merada bu çiçeklerden beslendiğinden dolayı dünyanın en kaliteli sütünden üretmiş olduğumuz Göle’mizin peynirlerini halkımıza sunmak için geldik” dedi.


“Normalde harita mühendisiyim ama dede mesleğimi yapıyorum”


Aslında harita mühendisi olan, fuarda stant açan bir diğer esnaf İbrahim Canak, dede mesleğini yaptığını ifade ederek, “Ben İbrahim Canak. Kars’ta peynir işiyle uğraşıyorum. Normalde ben harita mühendisiyim ama dede mesleğimiz. Dedem, babam bu işleri yapıyordu. Ben de üniversite bittikten sonra bu işte devam ettim. Bizi izleyenlere şunu söylemek istiyorum. Öncelikle insan hayatı çok önemli bir şeydir. İnsanın canından değerli hiçbir şey yoktur. Herkesin doğal beslenmesini öneriyorum” diye konuştu.


Ardahan Kültür ve Turizm İl Müdürü Efsal Alantar ise etkinlik hakkında değerlendirmelerde bulundu. Alantar, şöyle konuştu:


“3 gündür buradayız. Ardahan’ı tanıtmaya çalışıyoruz. Amacımız zaten Ardahan’ı tanıtmak. Ardahan’ın potansiyelini, kültürünü, geleneğini, göreneğini, yöresel ürünlerini Ankara’da vatandaşa tanıtmak. Talepler artıyor, güzelleşiyor. Gün geçtikçe Ardahan’ı daha çok tanıyan oluyor gelmek isteyen oluyor. Pandemiye rağmen geçmiş dönemlere rağmen Ardahan baya misafir ağırlıyor. Gittikçe de daha çok artacak”.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.