POLİTİKA - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 18:10

BBP Genel Başkanı Destici: "Bizim Cumhur İttifakı ortaklarımızın niyetinden ya da abdestinden şüphemiz yoktur"

A
A
A
BBP Genel Başkanı Destici: "Bizim Cumhur İttifakı ortaklarımızın niyetinden ya da abdestinden şüphemiz yoktur"

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Devletimizin Türkiye’de terörü yok etmek ve ülke gündeminden çıkarmak niyetiyle attığı adım istismar edilirse bunun karşılığının çok ağır ve yok edici olması için elimizden ne gelirse yapacağız. Bir kez daha söylüyorum. Bizim Cumhur İttifakı ortaklarımızın niyetinden ya da abdestinden şüphemiz yoktur. Bizim güvensizliğimiz karşımızdakileredir, muhataplarımızadır" dedi.


BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, parti genel merkezinde basın toplantısı gerçekleştirdi. Destici, gündemde yer alan Rusya-Ukrayna savaşında ateşkes görüşmeleri ve terör örgütü PKK’nın silah bırakma ve fesih kararına ilişkin değerlendirmede bulundu. Rusya-Ukrayna savaşında ateşkese yönelik İstanbul’da düzenlenecek toplantıya dikkati çeken Destici, Türkiye’nin savaşın başından beri Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşın tarafı olmadığını ve dengeli politika yürüttüğünü kaydetti.



"Amerika Birleşik Devletleri, Ukrayna’nın nadir elementlerine çökmüştür"


Rusya-Ukrayna arasında daha önceki ateşkeslerde de Türkiye’nin önemli rol oynadığını belirten Destici, "Amerika Birleşik Devletleri’nde başkanlık değişiminden sonra Trump’ın ısrarla Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşın bitirilmesi noktasındaki vurgusu ama tabii ki bunu karşılıksız yapmamıştır. Amerika Birleşik Devletleri, Ukrayna’nın nadir elementlerine çökmüştür. Ukrayna, Amerika Birleşik Devletleri’yle nadir elementlerinin önemli bir kısmına Amerika’ya verecek olan anlaşmaya imza atmıştır. Şimdi bu barış görüşmesinin hem Ukrayna Rusya hem ülkemiz hem de bütün dünya insanlığı açısından hayırlı olmasını ve barışın tesis edilmesine savaşı sona erdirecek bir noktayla neticelenmesini arzu ettiğimizi ifade etmeyi istiyorum" diye konuştu.



"Zafer mücadele yoluyla elde edilmiştir"


PKK terör örgütü ile 40 yılı aşkın süredir mücadele verildiğini aktaran Destici, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti kanlı ve hain terör örgütüne karşı yılmaz bir mücadele vermiş ve bu mücadelesini de zaferle sonuçlandırmıştır. Bu zafer mücadele yoluyla elde edilmiştir. Ve Türkiye sınırları içerisinde terörist kalmamıştır. Ya Suriye’nin kuzeyine gitmişlerdir ya Irak’ın kuzeyine kaçmışlardır ya da Avrupa’da kalmışlardır. Yarım asra yakın bir süredir, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, Türk milletine karşı hain, alçak ve insanlık dışı saldırılar gerçekleştiren terör örgütü gelinen noktada bir mecburiyet hasılıyla silahları bıraktığını ve kendini feshettiğini açıklamak zorunda kalmıştır. Terör örgütü ve iştirakleri, yandaşları ve paydaşları aralarındaki hain destekçileriyle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenlik güçleri tarafından askerimiz, polisimiz tarafından kesin bir yenilgiye uğratılmıştır" diye konuştu.



"Topyekun kendini feshetmiyor"


Terör örgütünün bir kolu olan PKK’nın silah bırakacağı ve kendini feshedeceği yer alan açıklamada KCK, PYD, YPG başta olma üzere terör örgütünün diğer unsurlarını kapsamadığını iddia eden Destici, "Terör örgütü topyekun silah bırakmıyor. Topyekun kendini feshetmiyor. Bu gerçeği görmemezlikten gelemeyiz. Örgüt silahlı mücadelenin geldiği çıkmazı görerek devletimiz karşısında Türkiye sınırları içinde diz çökmüş siyasal alanda ise pozisyon almaya çalışmaktadır. Bu dönüşüm bir çözüm değil bize göre örgütün stratejik bir manevrasıdır. Bölücü zihniyetin meşrulaşması milletimizin birliği ve ülkemizin bütünlüğü için büyük bir tehdittir. Demokratik çözüm adı altında dayatılmaya çalışılan şey Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerinden vazgeçmesidir" ifadelerini kullandı.



"Bizim Cumhur İttifakı ortaklarımızın niyetinden ya da abdestinden şüphemiz yoktur"


Türkiye’nin bütünlüğünü sarsacak hiçbir girişimi kabul etmeyeceklerini belirten Destici, şöyle devam etti:


"Devletimizin Türkiye’de terörü yok etmek ve ülke gündeminden çıkarmak niyetiyle attığı adım istismar edilirse bunun karşılığının çok ağır ve yok edici olması için elimizden ne gelirse yapacağız. Bir kez daha söylüyorum. Bizim Cumhur İttifakı ortaklarımızın niyetinden ya da abdestinden şüphemiz yoktur. Bizim güvensizliğimiz karşımızdakileredir, muhataplarımızadır. Çünkü 40 yıla yakın bir süredir emperyalist küresel güçlerin uşağı ve maşası olarak devletimizin varlığına, ülkemizin bütünlüğüne, milletimizin kardeşliğine saldırmışlar. Milletin geleceğini heba etmişler. On binlerce insanımızın da katilidirler. Binlerce şehidimizin ellerinde kanı olan bir katiller sürüsüne bir günde inanacak değiliz. Onun için tedbirli olacağız. Geçmişte varlığımıza, birliğimize, istiklalimize, istikbalimize ve evlatlarımıza karşı işlenen hiçbir suçu unutmayacağız, yok saymayacağız ve bunun hesabının da mutlaka sorulmasını isteyecek ve bunun da takipçisi olacağız."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.